SEYAHAT NOTLARI

''Yeruşalayim - Küçük ve Korunmuş Bir Şehir, İçinde Yaşayan Birçok İnsan...''

(Tudela'lı Benjamin Tarafından Kaleme Alınmıştır.)

Dünya gezgini Rav Tudela'lı Benjamin gezdiği yerler hakkındaki izlenimlerini okurlarımızla paylaşmayı kabul etmiştir. Bu dizinin üçüncü makalesi olan aşağıdaki yazı, Rav Benjamin'in kalmakta olduğu Bağdat şehrinden bize gönderilmiştir. Yazarın Kutsal Topraklar hakkındaki izlenimlerini içermektedir. Dördüncü makale, Allah'ın izniyle, gelecek hafta yayınlanacaktır.

Aşer kabilesinin topraklarının sınırında bulunan Akko, Tir'e bir günlük yürüme mesafesindedir. İsrael Toprakları burdan başlar. Akko ''büyük denizin'' kıyılarındadır. Gemiyle Yeruşalayim'e gelen bütün hacı adaylarının  tercih ettikleri bir limandır. Şehrin yakınlarından eski  bir nehir geçer. Şehirde, liderleri Rav Tsadok ve Rav Yonah oğlu Rav Yafet olan 200 kadar Yahudi yaşamaktadır.

Kıyı boyunca onbeş  kilometre uzaklıkta, bir tarafında deniz, diğer tarafında ise Carmel Tepesi  olan Hayfa şehrine ulaşırız.  Carmel tepesi birçok Yahudi mezarının bulunduğu bir mekandır. Burada ayrıca Peygamber Eliya'nın mağarası bulunur. Burada, yerlilerin Aziz Elias adını verdikleri bir kutsal anıt inşa edilmiştir. Dağın yamacında ise Kişon nehri akmaktadır.

Buradan hareketle, Gerizim Tepesi ile Ebal Tepesi arasındaki vadide bulunan Şehem (Nablus) şehrine varılır. Burada, Samariten adı verilen ve sadece Moşe'nin Yasalarını (Kitab-ı Mukaddes ve Sözlü Yasalar haricindeki) uygulayan 1,000 kadar Kutit'e rastladık. Samaritenlerin dini liderlerinin direkt olarak Rahip Aaron'un soyundan geldikleri iddia edilir. Yahudilerle Samaritenler birbirleriyle evlenmezler. Pesah Günü ve diğer bayramlarda Rahipler, Gerizim tepesindeki sunakta, aynen Tora'da yazılı olduğu gibi, kurban keserler: ''Ve Kutsallığı Gerizim Tepesinden ilan edeceksin''. Burası onlara göre kutsal Tapınağın mekanıdır.

 

Yeruşalayim'de Turistik Gezi

Buradan Yeruşalayim'e çıktık. Bu şehir, üç kale duvarı ile çevrili küçük  bir şehir. Burada çeşitli milletlerden insanlar var. Müslümanlar onlara Yakobit, Suriyeli, Yunanlı ve Frenk diyorlar. Aklınıza gelebilecek her türlü dil konuşuluyor burada. Yeruşalayim'de Yahudilerin her sene Kraldan kiraladıkları bir boyama fabrikası bulunmaktadır. Yahudilerin dışında boyama işinin başka hiç kimse tarafından yapılmasına izin verilmemektedir. Sayıca 200'ü bulan Yahudiler, şehrin köşesindeki Kral David'in Kulesinin civarında otururlar. David kulesine dayanan duvarların temelleri (kalınlıkları 10 ''ell'' yani 5 metre civarı), atalarımız tarafından inşa edilmiştir. Diğer kısımlar ise İsmailliler tarafından inşa edilmiştir. Bütün şehirde David'in Kulesiden daha güçlü olan bir yapı yoktur.

Burada ayrıca iki yapıya daha rastladık. Bir tanesi, hastaların tedavisi ile ilgilenen ve insanların yaşamları sırasında ve ölümden sonra bütün ihtiyaçlarını karşılayan bir hastane. Diğeri ise İsrael Kralı Şelomo tarafından inşa edilmiş olan büyük bir Tapınak. Bu binada barınan dörtyüz kadar süvari her gün buradan savaşa gitmektedirler. Bu askerlerin dışında, Fransa ve Edom'dan (Roma) buraya gelen ve Kutsal Topraklarda belli bir süre için çalışmaya yemin etmiş atlı şövalyeler de var. Yemin süreleri sona erdiğinde, şövalyeler evlerine dönebiliyor.

Burada ayrıca, yüce bir sunak var. Burası O Adamın (İsa) mezarının bulunduğu mevkii. Dünyanın her tarafından Hacılar bu kutsal yeri ziyarete gelmektedir.

Yeruşalayim'in dört kapısı vardır : Avraam'ın Kapısı, David'in Kapısı, Siyon Kapısı ve antik zamanlardan beri yerinde duran ve Tapınağın tam karşısında olan Yehosafat kapısı. Bugün bu Tapınak, Templum Domini adı ile anılmaktadır. Bu noktada Ömer bin Hattap, büyük ve olağanüstü güzellikte bir kubbe inşa etmiştir. Müslüman olmayan halk buraya (resim ve haç sokmadan) sadece dua için girebilmektedir. Bu yerin tam karşısında ise, antik Tapınağın duvarlarından biri olan Batı Duvarı bulunur. Bütün Yahudiler buraya dua etmeye gelirler.

Ziyaretçiler İsimlerini Oyuyorlar

Yeruşalayim'den biraz uzakta, Bethlehem şehri bulunmaktadır. Yol üzerinde, bir kilometre kadar ötede, Annemiz Rahel'in Mezarı bulunur. Yaakov'un onbir oğlunun anısına bu mezar, onbir taştan inşa edilmiştir. Bunun dışında bu mezarın üstünde, dört sütun tarafından desteklenen bir kubbe vardır. Buralardan geçen Yahudiler Mezarın duvarlarına isimlerini oyarlar. Bethlehem'de de boyama işi ile uğraşan iki Yahudi var.

Daha da güneyde Hebron şehri var. Yalnız, bu şehir antik Hebron şehri ile aynı mevkide değil. Eski Hebron, yandaki yamaçların üzerinde kurulmuştu. Atik Hebron yüzyıllar önce yıkılmıştı. Aşağıdaki vadide Mahpelah Mağarası ve çevresindeki tarla bulunur. Hebron şehrinin şimdiki yeri işte burasıdır. Mağaranın üstünde, Bron'lu Hz. Avram adlı bir kilise var. İşmaelliler zamanında burası bir Yahudi sinagoguydu.  Buraya, Yahudi olmayanlar tarafından altı mezar inşa edildi. Buralara gelen ziyaretçilere bu mezarların Atalarımıza ait olduğu söyleniyor.  Hacı adayları, belli bir ücret ödeyerek burayı ziyaret edebiliyorlar. Buralara gelip mağaranın bekçisine ücretini ödeyen bir Yahudi, atalarımız zamanında yapılan demir bir kapıdan girerek, elinde yanan bir mumla merdivenlerden aşağıya inebilecektir.

İlk vardığı mağarada hiçbirşey yoktur. İkincisinde de öyle. Üçüncü mağarada ise altı mezarla karşı karşıya gelecektir : Avraam ve Yitzhak, Yaakov, Sara, Rivka ve Leah'nın mezarları. Bu mezarların hepsi birbirine dayalı. Kişilerin isimleri ise taşların üzerine oyulmuş.

 

Çok Büyük Şehir - Ramleh

Rams veya Ramleh, Kitab-ı Mukaddes günlerindeki Ramah şehridir. Burası Peygamber Şmuel'in doğum yeri ve gömülü olduğu asıl yer. Edom'lular (yani Hıristyanlar) Ramleh şehrini ele geçirdiklerinde, Şmuel'in cenazesinin kalıntılarını yerel sinagogun yanında gömülü  bir halde buldular. Buradan Şiloh şehrine aktarıldılar. Oradaki taşların üzerindeki yazılardan anladığımız kadariyle, Ramleh duvarlarının yapımı antik çağa kadar dayanıyor. Ramleh çok büyük bir şehir. Burada 300 kadar Yahudi oturuyor.

Kıyı boyunca batıya doğru Yaffo şehri var. Burada ise, boya işi ile uğraşan bir tek Yahudi var.

Güneyde ise, Mısır sınırına yakınlığı yüzünden, uzak yakın her taraftan gelen tüccarlar tarafından ziyaret edilen Aşdot ve Aşkelon kıyı şehirleri var. Çok büyük ve güzel şehirler. Aşkelon'da liderleri Rav Tsemah, Rav Aaron ve Rav Şlomo olan 200 kadar Yahudi oturuyor. Bu şehirde ayrıca, 300 kadar Samariten ve 40 Karay Yahudisi var.

 

Bilginlerin Mezarı

Buradan tekrar kuzeye doğru yönelerek, Aziz George (Lidda'ya) geri döndük. Bir buçuk günlük bir yolculuk da bizi  Zerin'e, yani Cezreel'e getirdi. Bu şehirde büyük bir su kaynağı ve boyacılıkla uğraşan bir Yahudi var. Biraz daha ilerde Seforis'te (Tsippori), Atamız Rav Yehuda'nın (Rav Yehuda Hanassi), Rabban Gamliel, Rav Hiya (Babil'den gelip buraya yerleşen) ve Amitai'ın oğlu Peygamber Yonah'ın mezarları var. Bu mezarların çoğu, ve daha birçok mezarlar, dağların yamaçlarında. 

Tiberyas ise Kinneret'in (Galile Denizi) batı köşesine tünemiş, nerdeyse deniz kadar geniş bir nehir. Ürdün nehri kuzeyden bu ''göle'' giriş yapmakta ve güneyden tekrar çıkmaktadır. Buradan vadi boyunca akan nehir Sodom Denizine (Tuz Denizi) dökülür. Tiberyas'ta  takribi olarak 50 Yahudi var. Başlarında ise, Rav Avraam (''Kahin''), Rav Muhtar ve Rav Yitzhak var. Burada toprağın altından gelen sıcak bir su kaynağı toprak üstüne doğru kaynıyor : Bunlar, Tiberyas'ın sıcak su kaynakları. ***