BABİL İKİNCİ BİR YAHUDİ YURDU OLACAK MI?

Orada Hayat, Yisrael’de Olduğundan Daha Kolay

Mehoza’daki Muhabirimiz

Bugün muhabirinizin yaptığı gibi, Yisrael’in terk edip Babil’e gidecek ve Sura, Pumbadita, Nehardea ve Mehoza’daki büyük Yahudi merkezlerini ziyaret edecek olursanız, kendinizi derinliklerden havadar bir tepeye çıkmış gibi hissedersiniz. 

Bir kere ekonomik koşullarda büyük bir fark var.  Yisrael’de, Tiberya ve Sepphoris’ten güneydeki şehirlere, her yerde yoksulluk hüküm sürüyor.  Oysa Babil’de şehirler gibi, ticaret ve endüstrileri de zenginleşiyor.  Burada nehir ve kanalların kıyılarına yoğun şekilde yerleşmiş olan çiftçiler son derece başarılı.  Ağır koenlik vergilerinden ve Sabatik yıldan muaf tutuluyorlar.  Bol miktarda bulunan hurma gibi temel yiyecek maddelerinin fiyatının düşük olması, hayatı daha da kolaylaştırıyor.

Kişisel Güvenlik

Bu ekonomik faktörün yanı sıra, Babil ile Filistin yaşam tarzları arasında keskin bir farklılık var: Babil’deki kişisel güvenlik çok daha büyük.

Yisrael’deki Hıristiyan hakimiyetinin kapsamı giderek genişliyor.  Her gün yeni Hıristiyan kararnameleri çıkarılıyor ve giderek sertleşiyorlar.  Bu bile Filistinli Yahudi için yeterince üzüntü kaynağı değil midir?

Diğer yandan Babil’de durum tamamıyla farklı.  Ülkeye hükmeden Persler, Hıristiyan değil.  Cyrus’un zamanında kalan hoşgörülü geleneklerine sadıklar.  Bu, Yahudilerin barış ve güvenlik içinde yaşamasına olanak tanıyor.  Yahudi yerleşimleri gelişiyor ve Tora öğrenimi Yisrael’in, Rabi Yeuda Hanasi’nin günlerinden beri tanımadığı bir şekilde yaygınlaştı.

Muhabiriniz Babil Yahudilerinin bütün merkezlerini ziyaret etti ve bu cemaatin gurur kaynağı olan bilginleri gördü.  Filistinliler arasında fıkralara konu olan –ekmeklerini ekmeğe banıp yiyen aptal Babilliler gibi- basit insanları da gördü. 

Dövüşmeye Hazırlar

Derler ki Pumbaditalı biri seni öperse, dişlerini say.  Muhabiriniz hilekarlıklarıyla ünlü Pumbaditalıları inceledi.

Çalışkan tacirler Nehardeitler ile tanıştı.  Efsaneye göre sinagoglarının duvarları, ilk sürgün edilen kral olan Yudea Kralı Yehonya tarafından getirilen, Bet Amikdaş’tan taşlar içeriyor.  Bu Nehardeitler,  Pumbadita ve Sura’daki kardeşleri gibi askeri geleneklerinden gurur duyuyor.  Hepsi silah taşıyor.  150 yıl önce, İmparator Trajan’ın Pers Krallığı’nı istilası sırasında, onunla ilk çarpışan ve Fırat’ı geçen Roma lejyonerlerini kovalayan, Yahudi savaşçılar oldu.  Böylece yalnız Pers İmparatorluğu’nu kurtarmakla kalmadılar, Yahudi cemaatini Roma’nın sert yönetiminden de korudular.

Madalyonun Öteki Yüzü

Ama Babil’deki güvenli Yahudi yaşamının karanlık bir yüzü de var.  Bu güvenlik, gönül rahatlığına yol açıyor, bu da Babil Yahudiliği ile Yisrael’in arasındaki bağı gevşetiyor.  Bir zamanlar Rav ve Rabi Chiya gibi, Babil’in büyük bilginlerinin ruhlarını Tora ve bilgelikle zenginleştirmek için Yisrael’e başlattığı göçler sona erdi.

Babil’de diasporayı öven –Babil diasporasını tabii- bir inanç ortaya çıktı, bu da  sürgünlerin toplanması ve Yisrael toprağının hızlı bir şekilde kurtulması umuduna sekte vurması açısından tehlikeli bir eğilim. 

Bunun Yisrael’i ve oradaki Yahudi cemaatini incittiği açıktır.  Babil’in Yahudi cemaati, kendini Yisrael’deki tarihi-ruhani köklerinden koparınca, sonsuza kadar gelişmeye devam edebilecek mi?

Başarı sadece Yahudi merkezlerinin maddi yaşamına değil, öğrenim alanına da uzanıyor.

Sura ve Pumbadita’nın ünlü öğrenim evlerinde (Yeşiva), çok sayıda önde gelen bilginin toplandığı Nehardea ve Mehoza gibi yerlerde, kendilerini Yazılı Olmayan Kanunu incelemeye ve bu öğretinin analizine adamış binlerce öğrenci bulacaksınız.

Kitleleri Eğitmek: Halka Açık Dersler

Babil’de kurulan Kala Ayları özel  kurulunda Kanun öğrenimi çok reklam ediliyor.  Bu aylar sırasında (yılda iki kez) çiftçiler tarlalarını, zanaatçılar atölyelerini bırakıyor ve hepsi büyük merkezlere akın ediyor.  Sura ve Pumpadita’da iki ay boyunca en büyük Talmud öğretmenleri (Amoraim) Kanun hakkında ayrıntılı dersler veriyor. Bu dönemlerde Yeşiva’lar tıka basa doluyor. Yorumcular rabi’lerinin sözlerini, çoğu zaman dersi tam anlayamamış olan kalabalıklara tekrarlıyor.  Bu Kala Ayları sırasında, kışın ve yazın sonunda bir araya gelen bilgiye susamış  dinleyicilerin sayısı 24.000 ile 30.000 arasında tahmin ediliyor.

Kala’nın bitiminde işçiler işlerinin başına, bilginler de Yeşiva’lardaki öğrenimlerine geri dönüyor.  Bu dersler katılımcılar üzerinde büyük etki bırakıyor ve Tora’yı kitlelere yayıyor.

Bilginler Çok Değerli

Tora’nın kitlelere yayılması ve Yeşiva bilginlerinin artması, Babil’de büyük bir ruhani canlanmaya yol açtı.  Babilli bilginlerin yüksek sosyal konumu, bu canlanmadan nasibini alıyor.  “Krallar kimlerdir?  Kim olacak, bilginler” sözcükleri, Babil’de ünlü bir deyiş.

Bu Babilli bilginler neşeli kişiler.  Kutsal vesileler ve bayramlarda özellikle neşeleniyorlar.  Bir deyişe göre “Babil’de bayramlar sevinç zamanıdır”.  Kitlelerin seve seve katıldığı bayramlarda özel dizeler okunuyor.

Turumuzun sonuna geldik.  Ekonomik başarı, ruhani canlanma, Tora’nın derin öğrenimi ve bu dünyanın nimetlerinden tam manasıyla bir yararlanma gördük. Tanrı’nın ona sadık olanlara hediyesi.  Babil’deki Yahudi yaşamının özellikleri bunlar.