DİN DEĞİŞTİRME: LEHİNDE DE ALEYHİNDE OLANLAR

YİSRAEL HALKI BAŞKALARINA YAHUDİLİĞİ KABUL ETTİRMELİ MİDİR?

Bu soruyu iki bilgeye, Antakyalı Aviomi’ye ve Rabi Chelbo’ya yönelttik ve aşağıdaki yanıtları aldık.

Antakyalı Aviomi “Evet” Diyor – Rabi Chelbo “Hayır” Diyor

TANRI’NIN SÖZÜNÜ YAHUDİ OLMAYANLAR ARASINDA YAYMAK

Dünya tarihinin olağanüstü bir saatindeyiz.  Bütün gerçek peygamberlerimiz tarafından kehaneti yapılan büyük olaya kendi gözlerimizle tanık oluyoruz: Ve putları tamamıyla yok edecek.  Yahudi olmayanlar sahte inançlarını bir yana itiyor ve atalarının taptığı putları kendi elleriyle parçalıyor.

Bu büyük saate tamamıyla hazırlıksız yakalandık.

Sözlerimin meslektaşlarımı öfkelendireceğini biliyorum ama kalbim acı içinde.  Kendimi artık tutamıyorum.  Tora’mızın bağrında beslediğimiz bu inatçı ve isyankar çocuğun başarısını, yükseldiğini ve geliştiğini, Tanrı’yı arayanların kalplerini ele geçirdiğini, onları yanlış yola sevk ettiğini ve bizim hiçbir şey yapmadığımızı gördükçe haklı olarak kızıyorum.

Bugün, Yahudi olmayan herkes sahte tanrılarından vazgeçerken, Hıristiyan haberciler ve misyonerler her yerde halkı yanıltıyor ve sayısız ruhu, Mesih inancına doğru yanlış yola sevk ediyor.

Biz ne yapıyoruz?  Ellerimizi kavuşturmuş, birkaçının kendi isteği ile bize gelmesini bekliyor, bunların da cesaretini kırıyoruz.  Bu ne kadar yanlış bir şey!

Yahudiliği kabul edenler arasından büyük ve doğru adamlar çıkmadı mı?  Ulusumuz, ikinci Bet Amikdaş döneminin sonunda yüz binlerce Yahudi olmayanın, saflarına katılmasından yararlanmadı mı? 

Bet Midraş’ta bilinmeyen nedenlerle bize birçok konuda Hillel Okulu’nun kurallarının geçerli olduğu söyleniyor.  Ancak bir halkın ve dünyanın geleceğini elinde tutan Yahudiliği seçmek konusunda, Şamay Okulu’nun görüşü kabul ediliyor – hem de hiçbir yasal zemin olmadan.

Gerçekten bu büyük anda, tamamıyla güçsüz durumdayız.  Zamanların ruhuna sahip ve bu dönemin büyük fırsatlarını yakalayabilecek, cesur, hırslı ve becerikli bir liderimiz yok.  Kalabalık kitlelere Yisrael’in Tanrı’sının adını yüceltecek haberciler gönderecek ve Tanrı’mızın sözünü dünyaya duyuracak bir lider. 

 

YİSRAEL BİR DİN DEĞİŞTİRENLER DENİZİNDE BOĞULUR

Nazaren’in yandaşlarının başarısı halkımızın kalbinde kıskançlığa yol açtı; cüretli sesler yükseliyor ve Nazarenleri taklit ederek büyük bir kampanya başlatmamız isteniyor.  “Misyonerler” gönderelim ve putlarını reddeden Yahudi olmayanlar arasından inancımız için adam toplayalım diyorlar.

Kardeşlerim, böyle zamanlarda kendimizi korumaya dikkat etmeliyiz!  Din değiştirenler artarsa,  Yavne zamanından bugüne bilgelerimiz tarafından özenle inşa edilen bütün önlemler yerle bir olur. 

Yahudi cemaatine dışarıdan gelecek büyük sayıda insanı absorbe etme kapasitesinden yoksunuz.  Belki gelecekte bunu başarabilecek kadar güçlü olacağız.  Ama bu anda öyle değiliz.  Yahudi olmayan dünyaya karşı sayısal oranımız karşısında Yisrael halkının bir din değiştirenler denizinde boğulma tehlikesi mevcut.  İşin en korkunç yanı, bunu anladığımızda artık bir şeyler yapmak için çok geç olur!

Hillel Okulu’nun görüşü, din değiştirmenin lehine olanları desteklemede kullanılamaz.  Çünkü Hillel’in din değiştirenler hakkındaki olumlu görüşü, Bet Amikdaş’ın bütün görkemi ile ayakta durduğu, Yisrael’in bir krala, Koen Gadol’a ve Sanhedrin’e sahip olduğu bir dönemin ürünüydü.  Yazıldığı gibi din değiştirenler kutsanmıştı: Tanrı sizi Sion’dan kutsasın.  Tanrı onları Yisrael halkını kutsadığı yerden, bütün kutsamaların kaynağı olan Sion’dan kutsuyordu. 

Bugün ne kralımız var, ne de Bat Amikdaş’ımız.  Girmek isteyen herkese kapılarımızı açmak delilik olur.  Felaketi davet etmiş oluruz.