Yeni İnanç ve Biz

Chrysopolis yakınlarında hayret verici bir olay meydana geldi.  Putperest Licinius’un yendikten sonra Konstantin, Haç’ı imparatorluğun amblemi yaptı ve kendisini Hıristiyan inancının koruyucusu ilan etti.

Pagan dünyanın dejenerasyonu ona uygun zemini hazırlamasaydı, bunu yapamazdı.  Hıristiyan inancı kurtuluş ve cennette ebedi hayat sözü veriyor.  Romalılar, bu çok arzu edilir yararları çok da zor olmayan bir şekilde sunan bir doktrini hevesle kabul etti. 

Bu fenomeni iyi anlamamız, aramızdan çoğu çekiciliğine karşı koyamayacağı için son derece önemlidir.

Örnek bir hayat sürdürmüş olan bir adamın izinden giderek iyiliğe ve sevgiye ulaşılabileceğini vaaz etmenin çekici tarafları vardır.  Ancak ebediyen doğru olanla ilgili bir öğretide, temel taşlardan biri eksik olunca, bu tür bir inancın bağlayıcı gücünün ne olacağını ve ne kadar uzun süre boyunca ayakta kalabileceğini kendi kendimize sorabiliriz.

Biz Yahudilerin Tora’sı var ve Tora’ya tam ve bilinçli bir şekilde uygun yaşarsak,  Yahudiliğin bizim ve dünya için bir anlamı olacaktır.  Tanrı’nın Tora’yı bize, yaşam yolundaki yönlendirici işaretlerle, bizi bilge yapmak için verdiğini biliyoruz.  Bilgelik ve ahlak, nihai tahlilde, birdir.

Sadece sözcükler hiçbir şeydir – konuşulunca kaybolur giderler.  Sadece hayat – yani diğer insanlara karşı davranışlarımız- Yahudiliğin doğasından gelen üstünlüğünün kanıtı olabilir.

Yeni inancın görünürdeki başarısı bizi kandırmıyor.  Hıristiyanlık insanların duygularını nasıl etkiliyor?   Onlara içeriden ne yapıyor?  Davranışlarını, eylemlerini nasıl etkiliyor?  

Hıristiyanlara bakın.  İnançları onlarda diğer insanlara karşı sevgi uyandırmadı.  Aksine, Hıristiyanlar bugün en şiddetli nefreti, hoşgörüsüzlüğü, kana susamışlığı ve güç hırsını sergiliyor.

Yahudilik ve Hıristiyanlık, birbirlerine karşı bir meydan okumadır.  Yahudiliğin ne olduğunu biliyoruz.  Hıristiyanlığın özü, esas değeri, daha kanıtlanmayı bekliyor.

 

İsmin Önemi Ne?

Yılda bir kez Yeruşalayim’e girmemize izin verileceği ima edildi: Şehrimizin düştüğü, Bet Amikdaş’ın yıkıldığı ve kovulduğumuz tarih olan 9 Av’da, bir zamanlar öylesine güzel olan Bet Amikdaş’ımızın ayakta kalan tek duvarında, kaybımıza ağlayalım diye. 

Hıristiyanları bize bu teklifi yapmaya itenin ne olduğunu bilmiyoruz.  Belki de, onlar inançlarına adanacak güzel yapıları gururla inşa ederken, bizim her yıl kaybımız için ağlamamızdan duyacakları keyif ... ya da bir iyilik dalgası.

Gerçek amaçlarının ne olduğu pek önemli değil.  Önemli olan, putperestlerin şehrimize girmemizi yasaklamasından iki yüz yıl sonra, bize bu şansın verilmesi.  Bunu reddedemeyiz, reddetmemeliyiz!

Sevgili Yerulaşayim’imiz iki yüz yıl boyunca,İmparator Adrian tarafından dayatılan o iğrenç pagan ismi taşıdı: Aelia Capitolina.

Bugün en nihayet bu isim kaldırıldı.  Hıristiyanlar şehri ele geçirdi ve ona eski ismini, Yeruşalayim’i geri verdi. 

Ancak bize karşı yasak kaldırılmadı.  Yahudilerin şehre girmesi hâlâ yasak.  Yeruşalayim tamamıyla bize geri verilmediği sürece sevinmemize neden yok.

Bu şehrin üzerindeki talebimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.  Yeruşalayim bizimdir. 

Adrian ve putperestler Yeruşalayim’i bizden alabileceklerini düşündüler. Bunu ismini değiştirerek ve Yahudilerin şehre ayak basmasını engelleyerek yapmaya çalıştılar.

Ne kadar yanıldılar!   

Bizi birbirimize bağlayan sayısız gözle görülmez bağ var. 

Kutsal şehirle bizim aramızdaki gözle görülür bağlar çözülmeye çalışılırken, gözle görülmeyenler daha da kuvvetlendi.  Yeruşalayim bizimdir, sonsuza kadar.  Hayatta olduğumuz sürece bizim canlı bir parçamızdır.    Hiçbir kararname Yeruşalayim’i halkımızın kalbinden çıkaramaz, güzel anısını aklımızdan silemez. Adrian’ın kararnamesi bunu o 200 yıllık berbat dönem sırasında, putperestlerin döneminde yapamadı.  Hıristiyanların döneminde daha uzun süre beklemek zorunda kalsak da yapamaz.

Peygamberlerimiz bize Yeruşalayim’in tekrar bizim olacağı günün geleceğini söyledi.  Sözleri, dünyada hiçbir gücün karşı koyamayacağı Tanrı’nın iradesiyle telaffuz edilmişti.  Tanrı Kendi zamanını belirler ve O’na karşı çıkanları cezalandırır.