|
BİZANS, 8 Elul.- Şimdiye
kadar Roma İmparatorluğu’nun batı yarısının imparatoru olan
Konstantin, doğulu rakibine karşı kesin bir zafer
kazandıktan sonra Bizans’a görkemli bir giriş yaptı.
İmparator Konstantin bu zaferle, Haç’ın bayrağını bütün Roma
İmparatorluğu’nun üzerine dikti: batıda Britanya Adası’ndan
doğuda Pers sınırlarına kadar.
Bizans’taki Hıristiyan cemaatı, fatihleri karşılamak üzere
büyük kalabalıklar halinde geldi. Çoğu Haç’lı bayraklar
taşıyordu.
İmparator Konstantin, doğu ile batının arasında bulunan
Bizans’ı imparatorluğunun başkenti yapma niyetinde olduğunu
belirtti.
İmparator Licinius, denizden tedarik yolunun güçlü bir
donanma ile korunması karşısında zorlanan Konstantin’in
kuşatmasına, Bizans’ın duvarlarının içinde iki buçuk ay
boyunca direndi.
İmparator
Licinius, denizden tedarik yolunun güçlü bir donanma ile
korunması karşısında zorlanan Konstantin’in kuşatmasına,
Bizans’ın duvarlarının içinde iki buçuk ay boyunca direndi.
Dahası, batı için durum hızla kötüye gidiyordu çünkü
Konstantin’in oğlu Crispus’un komutasındaki donanma Marmara
Denizi’nde sıkıştırılmış, Licinius’un üstün donanması
tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya idi.
Ancak
geçtiğimiz hafta Crispus uygun bir rüzgardan yararlanarak,
düşman donanmasına karşı sürpriz bir saldırı başlattı ve
kuşatma altındaki Bizans şehrinin tedarik yolunu kesti. |
Licinius şehri boşaltmaya mecbur kaldı. Geriye kalan 200
gemisinin yardımıyla dar Boğaz kanalından Karadeniz’e
çıkmayı başardı ama Chrysopolis’e ayak bastığında,
Konstantin onu orada bekliyordu. Batılı imparatorun güçleri
ezici bir zafer kazandı.
Lucinius kaçtı; Nycomedia’ya gitmekte olduğu ve İmparator
Konstantin ile anlaşmanın yollarını bulmayı umduğu
söyleniyor.
|
Sayılar |
|
Konstantin (Batı) |
Licinius (Doğu) |
|
90.000 |
PİYADE |
150.000 |
|
10.000 |
SÜVARİ |
15.000 |
|
200 |
GEMİ |
350 |
Tecrübe Konuşuyor
Licinius’un
Hıristiyan karşıtı politikası yüzünden iki imparator
arasındaki ilişkiler uzun zamandan beri gergindi. İlkbaharın
başından beri savaş için hummalı hazırlıklar yapılıyordu.
Konstantin istikrarlı bir tedarik akışı sağladıktan sonra,
güçleri ile Edirne yakınlarında bulunan Licinius’un üzerine
yürüdü.
Konstantin, disiplinli ordusunun Gotlar ve Frenklerle
çarpışırken kazandığı deneyim ve tedarik hattını korumak
için altığı önlemler sayesinde güçlü durumdaydı.
Licinius’un hem karadaki, hem denizdeki sayısal üstünlüğüne
rağmen (tabloya bkz.) Konstantin düşmana ağır kayıplar
verdirdi.
Lucinius,
yeni bir ordu örgütler örgütlemez sığınağını Avrupa’nın
köprübaşı mevziine dönüştürme umuduyla, Bizans’a geri
çekildi. Ama bu an hiç gelmedi.
|