Haftanın Peraşası Bülteni 5779

Bu Hafta İçin Saatler 

11 HEŞVAN

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5779

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

17:27

18:38

-----

Yeruşalayim

17:19

18:31

Tel Aviv

17:43

18:39

20 EKİM

Tel Aviv

17:36

18:32

İstanbul

18:03

18:43

2018

İstanbul

17:53

18:32

İzmir

18:06

18:55

 

İzmir

17:57

18:46

LEH LEHA-  לך לך

 

 

Peraşa Özetİ
[www.chabad.org]
(Bereşit 12:1-17:27)

 


Noah'tan sonra on nesil daha geçmiştir. İnsanoğlu bir kez daha manevi düşüş içindedir. Yaratılış'ın 20. nesli olarak Avram doğar. Dünyayı gözlemleyerek, Avram Tanrı'nın Varlığı'na dair kaçınılmaz gerçeğe ulaşır ve sonunda Tanrı'nın kendisi ile iletişim kurmasına hak kazanır.

Tanrı Avram'a ülkesini, akrabalarını ve babasının ailesini terk ederek, kendisine göstereceği bilinmeyen bir ülkeye gitmesini söyler ve orada büyük bir millet haline geleceğini vaad eder. Avram söyleneni yapar, yanına eşi Saray'ı, yeğeni Lot'u, hizmetkarlarını ve Tanrı'ya yaklaştırmış olduğu diğer insanları alarak yola koyulur. Kenaan topraklarına geldikleri zaman, Tanrı Avram'a görünür ve buranın, Avraam'ın çocuklarına vereceği ülke olduğunu bildirir. 

Kenaan 'da kıtlık başlar ve Avram yiyecek sağlamak için Mısır'a göç etmek zorunda kalır. Avram Kenaan Bölgesine, Mısırlılar'ın kendisine verdiği büyük bir zenginlikle döner. Çobanları arasında çıkan "iyi otlak" kavgası sonucunda Avraam, yeğeni Lot ile yollarını ayırmaya karar verir. Lot, Yarden ovasındaki zengin, ancak sınır derecesinde yozlaşmış Sedom kentinde yaşamayı tercih eder.

Bölge krallıkları arasında patlak veren savaşta Sedom yenilgiye uğrar; Lot esir düşer. Avram, adamlarını toparlar ve kendisinden sayıca çok fazla olan karşı gücü yenilgiye uğratarak Lot'u kurtarır. Sedom kralının ganimetten pay teklifini ise reddeder.

Kehanetsel bir anlaşma ile, Tanrı Avram'a, çocuklarının yabancı topraklarda 400 yıl boyunca sığıntı olacaklarını, ancak bunun sonunda, ebedi mirasları Kenaan'a, büyük bir zenginlikle döneceklerini bildirir.

Kısır olan Saray, Mısır'lı hizmetkarı Agar'ı, aileye bir çocuk kazandıracağı ümidiyle Avram'a ikinci eş olarak verir. Agar, hamile kalır ve Yişmael'i doğurur.

Tanrı Avram'a sünnet olmasını ve Kendisi ile yapmış olduğu antlaşmanın simgesi olarak tüm nesillerinin de sekiz günlükken sünnet (Berit-Mila) olmalarını emreder. Tanrı Avram'ın ismini Avraam, Saray'ınkini de Sara olarak değiştirir. Kendisinin 99, Sara'nın ise 89 yaşında olduğu bir zamanda, Tanrı'dan, Yitshak'ın doğacağına dair söz alan Avraam, daha önce hem kendisi sünnet olur, hem de Yişmael ve kendisine bağlı diğer tüm erkekleri sünnet eder.


ZAHOR ET YOM AŞABAT – ŞABAT GÜNÜNÜ HATIRLA

 


Şabat günü için güzel kıyafetler giymek ve güzel yemekler pişirmek gerekir. Ancak kişinin maddi sorunları varsa sıkıntıya girip bunları yapmamalıdır. Fakat her şeye rağmen küçük bir değişiklik yapabilir. Şabat günü üç öğün (seuda) yemek gerekir. İlk seuda Cuma akşamı Arvit duasından sonra, ikinci seuda Şahrit duasından sonra ve Seuda Şlişit dediğimiz üçüncü seuda da Minha duasını takiben yenmelidir. Her üç öğünde de masada iki tam ekmek olmalıdır. iki tam ekmek Cuma günü yağan iki porsiyon “man” gıdasını hatırlatır.

 

HAFTANIN SÖZÜ

 


Bilgelerin ateşinin karşısında ısın ancak alevleriyle yanmamaya dikkat et. (Pirke Avot 2/10)

 

Mİ-DRAŞ YİTSHAK
Rav İsak Alaluf
ÜÇ EBEDİ BERAHA

 



Bereşit kitabının en ilginç peraşalarından birisi Avraam’ın hayatının işlenmeye başladığı Leh Leha peraşasıdır. 

Raşi’nin öğretisine göre bir kişi uzun bir yolculuğa çıktığı zaman üç önemli şeyde zorluk yaşar. Bunlardan birincisi uzun yolculuklar çoğalmaya engeldir. Tanrı bu konuda Avraam’a garanti verir: “Veesha legoy gadol – seni büyük bir toplum yapacağım.” İkinci zorluk ise maddi olarak büyüyememektir. Tanrı bu konuda da Avraam’ın yanındadır: “Vaavareheha – seni mübarek kılacağım.” Bu beraha Raşi’ye göre maddi anlamda destek demektir. Bir baka zorluk ise isminin her hangi bir şekilde bilinmemesidir. Çünkü seyahat halindedir ve yerleşik olması halinde elde edebileceği isim “seferi” olduğundan daha zor elde edilebilecektir. Tanrı bu konuda da beraha verir. “Vaagadela şemeha – ismin büyüyecek.”

KUTSAMALARIN ANLAMLARI

İlk iki berahayı anlamak kolaydır. Çocuk sahibi olmak ve maddi açıdan rahat etmek tsadiklerin bile isteyebilecekleri şeylerdir. Ancak üçüncü beraha biraz gariptir. Alçakgönüllü bir insan olarak Avraam şan ve şeref peşinde değildir. Bu berahanın ona verilmesinin anlamı ne olabilir?

Gemara Tanrı insan için bir mucize yaratacak olursa kişinin bunu ödemesi gerektiğini öğretir. Yani o kişi için yapılan mucizelerin her biri o kişinin zehutlarında yani yaptığı mitsvaların getirilerinde bir azalmaya neden olur. Çünkü hiçbir şey karşılıksız değildir. Avraam için ilk iki berahanın yerine gelmesi için gerçekleşecek olan mucizelerin bedeli Avraam’ı ürkütmektedir. Fakat Tanrı onu rahatlatır. Elbette Avraam da bu mucizelerin bedelini ödeyecektir ama o insanlık için örnek ve ünlü biri olacaktır. Bu ün sayesinde birçoklarını monoteist inanca ve Tanrı yoluna geri döndürmeyi başaracaktır. Buradan kazanacağı zehutlar mucize karşılığında ödeyeceği zehutun çok üstünde olacaktır. Avraam’ın ünlü ve örnek gösterilen bir kişi olmasının ona kazandıracağı burada gizlidir.

Bu basit açıklamanın ardından daha derin bir açıklama görmeye çalışalım. Yine Raşi’ye göre Avraam öyle bir beraha almıştır ki sadece kendisi değil, oğlu hatta torunu bile bu beraha ile anımsanacaktır. Günde üç kez, Şabat’ta dört kez ve Kipur günü beş kez Bene Yisrael bu berahayı Amida’nın ilk berahasını telaffuz etmek sureti ile dile getirecektir. “Veesha legoy gadol – E.loe Avraam, vaavareheha – E.loe Yitshak, Vaagadela şemeha – E.loe Yaakov” anlamını taşıyacak ama asıl berahanın sahibi olan Avraam ile beraha nihayet bulacaktır. Bu da bütün Amidalar’ın ilk berahası olan “magen Avraam” berahasıdır.

RaMBaN tarafından verilen bir açıklamaya bakarak ataların ve ata annelerin ne denli önemli olduklarına bakalım: Bu kez sadece Gematria ile değil aynı zamanda isimdeki harf sayısı ile bir sonuca varmaya çalışacağız: Avraam beş, Yitshak ve Yaakov dörder harften ibaret yazılırlar. Bunların toplamı 13 sayısına eş değerdir. 13 sayısı da hem Aava yani sevgi hem de Ehad yani “tek” sözcüğünün Gematria değeridir.    Ataların bu dünyaya kattıkları en önemli değer Tanrı’nın Tek olduğunun yaygınlaşması, bilinmesi ve elbette ki Tanrı sevgisi ile hareket edilmesidir. Benzer şekilde ata annelerin isimlerini oluşturan harflerin sayısına bakalım: Sara dört, Rivka dört Rahel ve Lea ise üçer harften oluşan isimlere sahiptirler. Bunların toplamı da 13 sayısını verir ki ata annelerin atalar gibi davrandıklarının bir başka kanıtıdır. Bu iki sayıyı topladığımızda Tanrı’nın dört harfli isminin Gematria değerine ulaşırız ki bu da Tanrı’nın isminin atalar ve ata annelerin varlığı ile dünya çapında bilindiği ve tanındığı sonucunu bizlere öğretecektir.

ATALAR VE ATA ANNELER

Burada hanımların bir soru sormaları gerekir. Eğer Tanrı’nın isminin yaygınlaşmasında hem ataların hem de ata annelerin birlikte çabaları olduysa neden Amida’da sadece ataların isimleri vardır da ata annelerin yoktur. Hiçbir Gematria hesaplamasına, ilk harf son harf tartışmasına girmeden metnin kendisinde hem ataların hem de ata annelerin bulunduğunu görmek mümkündür. Şu cümleye bakalım: “Umevi goel livne beneem lemaan şemo beaava – çocuklarının çocuklarına Kendi ismi onuruna sevgi ile kurtarıcıyı getiren.” Bu cümledeki son sözcük “aava” yani er ikisinin isim harf toplamlarında bulduğumuz sözcüktür. Ancak başında “bet” harfi vardır ve bu da 2 sayısını simgelemektedir. İki kez sevgi sözcüğünün kullanılması bizlere sadece ataların değil ata annelerin de burada bulunduğunu göstermektedir.

Avraam’a verilen üç berahanın Amida’ya nasıl yansıdıklarını yukarıda anlatmıştık. “Veesha legoy gadol – E.loe Avraam, vaavareheha – E.loe Yitshak, Vaagadela şemeha – E.loe Yaakov” Ancak Rabiler ismin büyümesi, şan ve şeref almasının E-loe Yaakov ile nasıl bir bağlantı kurabilmişlerdir. Diğer ikisini anlamak kolaydır. Birincisi çoğalma ile ilgilidir ve Midraş’a göre Avraam’ın en çok sıkıntı çektiği şey uzun süre evlat sahibi olamamaktır. Yitshak’ın en fazla sıkıntı çektiği şey yine Midraş kaynaklı verilere göre Pelişti kralı ile olan anlaşmazlığın ardından maddiyattır. Ancak ismin büyük olması ve Yaakov arasında nasıl bir bağlantı gizlidir?

Avraam’ın ilk ismi bilindiği gibi Avram’dır. Eğer isim bu şekilde kullanılırsa hesap yine farklı olacaktır. Ancak “vaagadela şemeha – ismini büyüteceğim” sözüne bakarsak burada imla konusunda bir hata buluruz. “Şem” yani isim zahar yani erildir. Onun için vaagadel şemeha – ismini büyüteceğim” demesi yeterlidir. Halbuki buraya bir “he” harfi eklemiş ve ismini nasıl büyüteceğini ona göstermiştir. Avram olan isim “He” eklenmesi suretiyle Avraam olacaktır.

Kipur dualarında 26 kez tekrarlanan ve herkesin bildiği bir bölüm vardır. “E-l meleh” burada şöyle bir cümle geçer: “E-l oretanu ayom berit şelos esre. Zehor lanu ayom berit şeloş esre – bize bu gün 13’lük akdi öğreten Tanrı bu gün 13’lük akdi hatırla.” Burada temelde sözü edilen Tanrı’nın 13 kelimelik merhamet özellikleridir. Ancak derinde ifade edilen ve iki kez sözü edilerek hatırlanması istenen Tanrı’nın atalar ve ata annelerle yaptığı 13 + 13’lük akdi hatırlamasıdır.

Toledot peraşasında Yitshak ve Rivka çocukları olması için dua etmektedirler. Raşi “vayetar Yitshak L’A-donay lenohah işto – Yitshak karısı için Tanrı’ya dua etti” pasuğunda ilginç bir yaklaşım sunar. Yitshak ve Rivka her ikisi de farklı köşelerde dua etmekteydiler. Raşi bunun için “bu ve bu “ köşeler ifadesini kullanır ki “zu” sözcüğü sayısal olarak 13’e eşittir. Yitshak erkeklerin tarafını tamamlayacak 13, Rivka da kadınların tarafını tamamlaması gereken 13 için Tanrı’ya yakarmaktaydılar. 

 

 

DİVRE TORA
Rav Yehuda Adoni

 


Tanrı Avraam’a yapacağı on sınamanın ilkini peraşamızda görmekteyiz. Tanrı Avraam’a görünerek Avraam! Toprağını, doğduğun yeri, babanın evini terk edip göstereceğim yere git der. Avraam Avinu tereddüt etmeden Tanrı’nın dediğini uygular.

Peraşamız Leh Leha sözleri ile başlar. Bilgelerimiz insanın ikamet ettiği yeri bırakıp başka bir yere yerleşmesi O’nun yaşantısını da değiştirir. Buma İbranicede bilgelerimiz Şinuy Makom olarak tabir ederler. Nitekim bu pasuğun hemen yanında seni büyük bir toplum yapacağım vaadini görmekteyiz. Zira Avraam ve Sara’nın çocukları olmuyordu. Yerlerini değiştirdiklerinde çocuk sahibi olduklarını görüyoruz.  Bu da büyük bir mucizeydi. Tanrı’nın bu vaatlerinden üç atamızın Toramıza geçip bize her zaman rehber olduklarını ve olacaklarını görüyoruz.  Seni büyük bir toplum yapacağım. Avraam’ın Tanrısı seni mübarek kılacağım. Yitshak’ın Tanrısı senin adını yücelteceğim. Yaakov’un Tanrısı anlamlarını taşır. Bu nedenle günde üç kez söylediğimiz amida da Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı, Yaakov’un Tanrısı olarak tek olan Tanrı’nın merhametine sığınıyoruz. Seni mübarek kılan herkes mübarek olacaktır der. Tanrı’mız Avraam Avinu’ya. Bu sözlerden güzel bir öğreti çıkmaktadır. Her insan için dua etmeli, dua eden herkes Tanrı’nın duasına nail olur. Sota Gemarasında Rabi Yeoşua ben Levi şöyle der: Koenler bize dua ettikleri zaman onlarda aynı dualara nail olurlar.  Bunun kaynağını da peraşamızda görmekteyiz sana dua edenler mübarek olacaklardır. Peraşamızda Avraam Avinu eşi Sara’yı yeğeni Lot’u ve Haran’da yaptığı canları alıp yola çıkar diye okuruz. Sara ve Lot aynen anlaşıldığı gibi Avraam Avinu ile yola çıkar “veet anefeş aşer asi beharan” sözü Haran’da yaptıkları canlar bize ne anlatıyor? Bu sözleri Sanedrin gemarasının açıklamalarında öğrenmekteyiz. Riş Lakiş (bir hahamın adı) şöyle der. Her kim ki arkadaşının oğluna Tora öğretir, O’nun oğlu gibi sayılır. Avraam Ainu’nun Haranda yaptığı canlar cümlesinden şu sonucu çıkarabiliriz. Avraam Avinu erkekleri Sara kadınları eğitirdi. Onların konuk severlik anlayışı çok engindi. Onlarca, yüzlerce konukları evlerinde ağırlar ve ikramlarıyla beraber onlara Tanrı’yı tanıtırlar. O’nun tek olduğunu öğretirlerdi. Zira Avraam’ın yerleştiği Mezopotamya’da Kenaan bölgesinde yaşayan insanlar çok Tanrılı inanca sahiptir. Zamanın Kralı Nimrod’u güçlü bir ilah olarak tanıyorlardı. Bu anlamsız inançları insanlardan vazgeçirmek için Avraam Avinu çok çaba harcamıştır. Hayatını çok kez tehlikeye atmıştır. Nimrod Onu yanan bir fırına atmış Tanrı Onu korumuştur. Avraam Avinu’nun konuk severlik gibi güzel bir davranışının yanında iyilik severlik, sevgi samimiyet gibi güzel tarafları yanında kin gibi çok kötü olan davranışlarla yakından uzaktan hiçbir ilgisi yoktu. Yeğeni Lot kendi çıkarı için Avraam Avinu’dan uzaklaşıp Sedomda yerleşmesi orada esir düşmesi karşısında Avraam Avinu adamları ile giden Onun ve bir çok kişiyi kurtarır. O örnek bir insandı.

 

GENÇ NESİLDEN ÖĞRENİYORUZ
Beri Bahar

 


“Tanrı Avram’a “Ülkenden, doğduğun yerden ve babanın evinden [ayrıl], sana göstereceğim ülkeye git” dedi.” Bereşit 12:1

 

Peraşa Avraam’ın ilk sınamasıyla başlar: Bütün geçmişini bırakıp Tanrı’nın göstereceği ülkeye gitmek: “Tanrı Avram’a “Ülkenden, doğduğun yerden ve babanın evinden [ayrıl], sana göstereceğim ülkeye git” dedi.”. Birisi memleketinden ayrıldığında, ilk önce babasının evini bırakır, sonra memleketinden sonra da ülkesinden ayrılır. Peki ama bu pasuk neden tam tersi olarak yazılmıştır?

 

Birisi fiziksel bir ayrılış yapıyorsa, ilk önce babasının evini bırakır, sonra memleketinden sonra da ülkesinden ayrılır. Ancak bu pasukta, Avraam’ın manevi açıdan bir ayrılış yaptığı kastedilmektedir. “Memleketinden ayrıl” eski yollarını değiştir ve kötü alışkanlıklarını arkanda bırak, anlamına gelmektedir. Bunun için, bunun bu pasuktaki sıra terstir, kolay şeylerle başlar. Bir insanın ülkesinin kültürü çokta içine yerleşmez ve o kültürü kökünden kazımak çok daha kolaydır. Daha zoru sosyal çevreden ve arkadaşlardan alınan kötü alışkanlıklardan ayrılmaktır. Son olarak, evde elde edilen kötü özelliklerden kurtulmak çok çok daha zordur.

Sefat Emet Zoar’dan şöyle alıntı yapar: Tanrı her nesilde “ayrıl” demiştir, ancak Tanrı’ya tek karşılık veren Avraam olmuştur. Tanrı hala günümüzde de “ayrıl” diyor ve buna cevap vermemiz lazım. Kötü alışkanlıklarımızdan uzaklaşmalıyız ve rahatsızlık çeksek veya sıkıntılı bile olsak Tanrı’ya hizmet etmeliyiz.     

 

TANRI SEVGİSİ
(PELE YOETS’TEN DERLEMELER)

 


Yaratılış gereği kişi kendisini herkesten çok daha fazla sever bu da son derece doğaldır. Ancak yetser ara etkisiyle bazen kendisini bu sevgiye öyle bir kaptırır ki sağını ve solunu bilemez duruma gelebilir bu da ciddi bir hatadır. Bu yanlış kişinin hem fiziksel hem de ruhani varlığına zarar verebilir.

Kişi kendini zararlı şeylerden uzak tutması gerekirken bunu yapmaz ve kendine zarar verecek olursa bunun hesabını vermek zorundadır. Zararlı şeylerden uzak tutmak için kendisine zarar vereceğini bildiği yerlere de gitmemesi gerekir. Bilmelidir ki eğer bir sıkıntıdan dolayı kurtulmuşsa ve bu bir mucize gibiyse olam aba hakkından kullanmaktadır. Bu yüzden Tora “canlarınıza çok dikkat edeceksiniz” ifadesini kullanmıştır.