Sözcüklerle verilen zarar

Bir insan hakkında ne kadar fazla bilgi sahibi isek o kişiye verebileceğimiz zarar da o kadar fazla olur. Sizi tanımayan yabancı bir kişi duygularınızı incitebilir. Ancak kişiyi derinden yaralayabilmek için genelde, o kişi hakkında birşeyler bilmek gerekir.

Başkası hakkında sahip olduğunuz bilgiyi ona acı çektirmek için kullanmanız Yahudilik açısından büyük bir kötülük sayılır. Mişna'da bu tür davranışlara çeşitli örnekler verilir: "Eğer kişi eskiden günah işlemiş ancak daha sonra pişman olmuşsa ona, 'Eski davranışlarını hatırla' dememek gerekir. Veya bir kişinin din değiştirmiş ataları varsa ona, 'Atalarının yaptıklarını unutma' diye hatırlatma yapmamak gerekir" (Mişna, Bava Mezia 4:10).

Bu Mişna metni ile ilgili olarak Talmud, farklı örnekler ekler:

Daha önce din değiştirmiş bir kişi Tora öğrenmek için size geliyorsa ona, "Kirli ve yasak yiyecekleri yiyen ağız, Yüce Tanrı tarafından beyan edilen Tora'yı mı öğrenecekş" dememeniz gerekir. Eğer bir insan acılara boğulmuş, hastalıklarla boğuşmuş, çocuklarını gömmüşse ona, arkadaşlarının İyov'a dediği gibi, "Düşün biraz, hangi suçsuz adam yok olduş" demek hatalıdır (İyov 4:7; Talmud Bavli, Bava Mezia 58b).

Pişman olmuş bir suçluya daha önce işlemiş olduğu günahları hatırlatmak neden özellikle kötüdür?

İnsanlar çoğunlukla, iyi nam sahibi olabilmek ve iyi insanların arasına yeniden kabul edilebilmek için pişman olurlar. Böyle bir kişiye geçmiş zamanda işlediği kötülükleri hatırlatırsanız, kendisine (ve mazide kalan hatalarını düzeltmeye çalışan başkalarına) moral bozucu mesajlar göndermiş olursunuz: Bu yüzden de kişi, şu anda ne kadar iyilik yapsa, iyi bir dava uğruna ne kadar çalışsa, hayır işleri yapsa da, hayatında işlemiş olduğu suçla birlikte sonsuza kadar anılmaya mahkum olacağı, davranışlarını değiştirmesinin hiçbir işe yaramayacağı hissine kapılacaktır.

Yukarıdaki dört örnekten ikisinin din değiştiren insanlarla ilgili olması ilginçtir. Zira, tarih boyunca, başka bir dinden Yahudiliğe dönmenin çok sık rastlanan bir olgu olmadığı düşünülür. Din değiştirmiş olan insanlara karşı kötü davranma konusunda Talmud'un iki örnek zikretmesi, hem bu tür bir davranışın ne kadar kötü addedildiğini, hem de Yahudi dinine dönmenin düşünüldüğü kadar az rastlanan bir olay olmadığını ortaya koyar. Aksi takdirde bu konu üzerine bu kadar odaklanmanın anlamı olur muydu?

Belki de en zalim davranış, çocuklarını yeni gömmüş olan ebeveyne bu ölümleri hakettiğini söylemektir. İnanması zor olsa da, İyov'un arkadaşlarının ona yönelttiği sözler bu yöndeydi.

İyov Kitabının başında, başarılı, zengin, olağanüstü derecede doğru, on çocuk sahibi İyov'un başına gelen felaketler anlatılır. İyov önce servetini kaybeder, hemen sonra da on çocuğunun tümünü çöken bir binanın altında yitirir. Çocukları için yas tutarken arkadaşları yanına gelerek, birlikte birkaç gün yas tuttuktan sonra ona şu dehşet veren kelimeleri söylerler: "Düşün biraz: Hangi suçsuz kişi yok oldu?"

Aslında düzgün ve iyi kalpli olan bu insanlar böylesine zalim sözleri ağızlarına nasıl alabilmişlerdi ki? Dostları, İyov'un başına gelen bu felaketler karşısında herhalde dehşete düşmüş olmalılar, kendi yaşamlarını tehlikeye atmamak için de İyov'un ve çocuklarının günahkar olduklarına kendilerini inandırmak istemişlerdi.

Ancak İyov Kitabını okuyanlar, bu kişilerin vardığı hükmün ne kadar hatalı olduğunu anlarlar. Zira Kitabın başlangıç bölümlerinde İyov'un çektiği sıkıntıların sebebinin günahları olmadığı açıkça belirtilmiştir. Metinden de anlaşılacağı gibi, Tanrı dünyayı öyle bir düzenlemiştir ki, geçici süreler için, maalesef, kötülük hüküm sürer.

Başkası hakkındaki bilgileri ona acı vermek için kullanmak üzere olduğunuzda Talmud'daki bu önerileri aklınıza getirin. Size böyle davranılsa bunun size ne kadar acı vereceğini tahmin edebilirsiniz. Siz de başkalarına bu şekilde davranırsanız, büyük hata işlemiş olacaksınız.

Pişman olan kişilerin, din değiştirenlerin, ailelerinde ölüm acısını tatmış olanların dosta ihtiyacı vardır. Gerçek dostlara... İyov'un ziyaretçileri gibi suçlayıcı arkadaşlara değil... ***