Kardeşlerimize Nasıl Davranmalıyız?

Tanınmış din adamı ve yazar Michael Gold ile erkek kardeşi, aralarındaki tatsız kavgadan sonra tam bir yıl boyunca birbirleriyle görüşmemiş, konuşmamışlardı. Bir ara Michael, kardeşinin işini kaybettiğini, evinin taksitlerini ödeyemez duruma geldiği için de evine el konulmak üzere olduğunu öğrendi.

Eşine danıştıktan sonra, kardeşine hemen bin dolarlık bir çek gönderdi. O ara hala görüşmedikleri için kardeşinden o anda herhangi bir karşılık gelmedi. Daha sonra tekrar görüşmeye başladıklarında, kardeşi ona borcunu ödedi. Bir süre sonra kardeşler tam olarak barıştı ve birbirlerine eskisinden çok daha fazla bağlandılar.

Gold kendi kendine şu soruyu sorar: "Ona bu parayı niçin gönderdimş" ve şöyle devam eder, "Beni buna iten duygu, çocukluk yıllarımda anne ve babamın kardeşlerimize yakın olmamız konusunda verdiği öğütlerden kaynaklanmakta herhalde. Babam bana bir keresinde Boy's Town, Nebraska'da çekilmiş bir fotoğraf göstermişti. Daha büyük olan çocuk, kardeşini sırtında taşımaktaydı. Altındaki yazıda da şöyle diyordu, 'O hiç ağır değil, çünkü o benim kardeşim.' Babam bize o zamanlar şöyle demişti, 'sizin de böyle davranmanızı istiyorum.' Kardeşime o çeki gönderdiğimde, herhalde farkında olmadan, anne ve babamıza saygı göstermekle ilgili emri yerine getiriyordum."

Gold'un vardığı sonuç çok etkileyici. Aşırı durumların dışında (kardeşiniz azılı bir katil veya çok rahatsız edici kişiliği olan biri olabilir), kardeşlerinizden kendinizi koparmanız, hayatta olsunlar veya olmasınlar anne ve babanıza gösterebileceğiniz en büyük saygısızlıktır. Her anne ve baba çocuklarının birbirlerine yardımcı olmasını ve ideal olarak, hayatları boyunca birbirlerini sevmesini hayal eder. Bu herhalde bütün anne ve babalar için evrensel bir duygudur. Yahudi anne ve babaların çocuklarına bıraktığı "etik vasiyetname"lerin koleksiyonunu yapan Rav Jack Riemer, en sevdiği vasiyetname örneği olarak daha çocukken Cleveland'a göç eden Avrupa doğumlu Rose Weiss Baygel tarafından kaleme alınmış mektubu gösterir: "Sevgili çocuklarım: Bunu bankada yazıyorum. Evelın, Bernice ve Allen sizlerden şunu istiyorum: İyi kardeşler olun, birbirinize iyi davranın. Ve eğer bir gün gerekirse, birbirinize yardımcı olmayı ihmal etmeyin. Bu benim dileğim."

Eğer kardeşinizin karakteri sizinkiden çok farklı ise, veya ilgi alanları size aykırı geliyorsa, veya onunla olmaktan sıkılıyorsanız, o zaman ne yapmanız gerekir? Michael Gold şunu öğütler: "Kardeşimizin en yakın arkadaşı olmak zorunda değiliz. Kardeşimizin 'bekçisi' olmak zorunda da değiliz." Çocuklarımızın birbirlerine nasıl davranmasını istiyorsak biz de kardeşlerimize karşı öyle davranmalıyız.

Kardeşi olanlara ev ödevi: Gelecek ay boyunca kardeşlerinizin her biri ile haftada en az bir kere konuşmaya çalışın... ***