Günün Öğretisi

Aralık 1995'te Boston'lu iş adamı Aaron Feuerstein yetmişinci doğum günü partisinden evine yeni dönmüştü. Telefonu açtığında hattın öbür ucundaki ses ona Lawrence, Massachusetts'taki Malden Mills tekstil fabrikasının tamamen yandığı acı haberini vermişti. Yangında bazıları ciddi olmak üzere yirmi altı çalışanı da yaralanmıştı.

Tevrat'a göre Avraam'ın yeğeni Lot, uzun seneler boyunca amcasının yanında yaşamıştı. Nedense daha sonra Sodom şehrine taşındı. Bilindiği gibi bu şehir, Tevratta, bütün kötülükleri temsil eder. Lot aslında o şehirde oturan Sodomlu komşuları kadar kötü huylu olmadı. Ancak, onların karakteri kısmen de olsa onu etkiledi. Örneğin Sodom halkı, Lot'a misafir olarak gelenlerin kendilerine ''tecavüz edilmek üzere'' teslim edilmelerini istemişti.

"Ve Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü" (Bereşit 1:31). [Ribi Nahman, Şemuel adına şöyle der: " 'Çok iyi' sözcükleri] 'yetzer hara' yı yani kötü eğilimlerimizi simgeler."

Ribi Akiva Eiger (1761-1837) Şabat sofrasında konuklarını ağırlıyormuş. Misafirlerinden biri masaya çarparak istemeden kırmızı şarap dolu bir kadehin örtünün üzerine dökülmesine sebep olmuş. Bunun üzerine Ribi Akiva, çok mahçup olan misafirinin özür dilemek için ağzını açmasına fırsat bile vermeden masayı ayağıyla hafifçe kımıldatarak kendi önündeki şarap kadehini devirmiş. "Bu masanın bir sorunu var galiba," diyerek de misafirini rahatlatmış, "şabat bittikten sonra baktırmam gerekecek".

Maimonides, Art Buchwald ve her davranışın önemi

Maimonides, "Pişmanlık Yasaları" adlı eserinin dikkat çekici bir bölümünde, yaptığımız iyi ve kötü eylemlerin her an için dengede olduğu duygusu ile hayatımıza devam ettiğimizi öne sürer.

Maimonides'in öğüdü: Olumsuz davranış nasıl değiştirilir?
On ikinci yüzyılda yaşamış olan filozof ve din bilgini Moses Maimonides (Rambam), insanların yaşamları boyunca aşırı davranışlardan kaçınarak "altın orta yolu" izlemeleri gerektiğine inanırdı. Örneğin insan her gün en güzel elbiselerini giymekten kaçınmalı, ancak yırtık pırtık elbiselerle de dolaşmamaya özen göstermelidir.

Kürtaj cinayet midir? Bir kadının kürtaj olma hakkı var mıdır?

"Konservatif" veya "liberal" eğilimli kişiler için yukarıdaki soruların cevabı kesindir: Dini açıdan "sağda" olanlar, yaşamın "ana rahmine düşme" ile başladığına, dolayısıyle kürtajın cinayetten farksız olduğuna inanırlar. "Liberaller" ise hayatın doğum anında başladığına ve (bir kadının vücuduyla ilgili istediği her şeyi yapmaya hakkı olduğu için) hamileliğin altıncı ayına kadar kürtaj yapılmasına izin verilmesi gerektiğine inanırlar.

Rav Abraham Twerski çok zengin bir arkadaşının düğün davetine gitmeden önce aklından geçenleri ve bu davet hakkındaki endişelerini şöyle anlatıyor:

İngiliz krallarından biri, ailesini ve özellikle oğullarını çok korkuturmuş. Danışmanlarından biri krala çocuklarına karşı daha yumuşak davranmasını önermiş. Kral bu sözlere çok kızmış: "Babam da beni çok korkuturdu. Ben de oğullarımın benden korkmasını istiyorum."

Konuklarına Refakat Et

Yahudi geleneğinde misafirperverliğin en önemli yanı, konuklarımızı karşılarken gösterdiğimiz titizlik kadar, onları uğurlarken kullandığımız sözcükler ve takındığımz tavırdır.

Tevrat'ta aşk, genellikle erkeğin bakış açısından tarif edilir. Yitzhak'ın Rivka'yı, Yaakov'un Rahel'i, Şimşon'un da maalesef Dalila'yı sevdiğini biliyoruz. Ancak Tevrat'ta sadece bir kadının erkeğini sevdiği açıkça belirtilmiştir: Kral Şaul'un kızı Mihal'in, babasının ordusunun kahraman komutanı David'i sevdiği, tam iki kere belirtilmiştir. (Şemuel I 18:20, 28)

Rav Shlomo Zalman Auerbach (1910-1995), yirminci yüzyılın en önemli din bilginlerinden biriydi. Hayatı boyunca Yeruşalayim'de ikamet eden Rav, öksüzlere, dullara ve bunun gibi toplumun çoğunlukla gözardı ettiği diğer kişilere beslediği merhamet ve saygı duyguları ile tanınırdı.

Dünyada en çok tanınan ve değer verilen ödüller, Nobel ödülleridir. Edebiyat, barış, ekonomi, tıp ve bilim dallarında verilen bu ödüller, yüz yıl kadar önce Alfred Nobel (1833-1896) tarafından yaratılmıştı. Nobel büyük servetini patlayıcı madde üretiminden elde etmişti. En önemli buluşlarından biri ise dinamitti.

Sadece iyi niyet yeterli değildir; bunun dışında kişi iyi niyetinin olumlu sonuçlar doğurması için de çaba göstermelidir. İşte insanın konuşmadan önce sözlerini tartması bunun için önemlidir. MS ikinci yüzyılda yaşamış Rav Meir'in yasta olan kişiye huzurdan çok acı veren teselli sözcüklerini eleştirmesi bu yüzdendir:

Eski çağlarda Bene Yisrael'in haklı olarak nefret edebileceği bir millet varsa o da Mısır'dı. Mısır yönetimi ve halkı, yüzyıllar boyunca Bene Yisrael'den köle olarak faydalanmış, kısa bir dönem için de, yeni doğan erkek bebeklerini katletmeyi denemişti (Şemot 1:22).

Şamay taraftarları ile Hillel taraftarları arasında üç yıl kadar süren bir tartışma yaşanmıştı. Şamay taraftarları: "Yasa (halaha), bizim görüşlerimize uygundur," diye diretiyorlar, Hillel taraftarları da "Yasa, bizim görüşlerimize uygundur," diye iddia ediyorlardı. Göklerden gelen bir ses şöyle bir açıklama getirdi: "Her iki tarafın da öğretileri, yaşayan Tanrı'nın sözleridir, ancak yasa, Hillel taraftarlarının görüşlerine uygundur."

Ünlü din bilgini Rav Israel Salanter (1810-1883) günlerden bir gün bir kunduracının evinde geceyi geçiriyordu. Gece geç vakit olmasına rağmen, titreyen, nerdeyse sönmekte olan mumun ışığında yaşlı kunduracı hala çalışıyordu.

Hıristiyan din bilimcileri ve Batılı düşünürler, bir hayat kurtarmak için bile olsa, yalan söylemenin hatalı bir davranış olduğunu savunmuşlardır.

Yeni evli bir gelini kutlarken önünde dans edip şarkı söyleyenlerin kullanacakları övgü sözlerinin ne olması gerektiği meselesi Hillel ve Şamay hanedanları arasında tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmanın ayrıntıları Talmud'da yer almaktadır.

Frank Lloyd Wright'ın şahit olarak çıktığı bir mahkemede kendisi hakkında "yaşayan en büyük mimar" olarak bahsettiği söylenir.

Ölmekte olan bir hastaya doktoru veya yakını, gerçeği söylemeli mi?

Çok varlıklı bir Yahudi, bir Rav'dan aldığı dersler sonucunda bütün gelenekleri ve kuralları öğrenmiş dindar olmuştu. Ancak bu adam çabuk öfkelenir ve çok küfür ederdi. Bu davranışı ise dindar kişiliği ile pek bağdaşmıyordu.

"Öç almayacaksın... Komşunu kendin gibi seveceksin"

Tora'nın en tanınmış dizelerinden biri belki de, "Öç almayacaksın. Halkından birine kin beslemeyeceksin. Komşunu kendin gibi seveceksin. Ben Tanrı'yım," buyruğudur (Vayikra 19:18). Böyle olmasına rağmen çoğu Yahudi, Tora'daki 613 buyruğun bir tanesi olan bu buyruğun öç almayı yasakladığının farkında değildir.

Carol'un babası kısa bir süre önce vefat etmişti. Bu yüzden de Carol, düğününde ağabeyinin ona refakat etmesini planlamıştı. Ancak törenden kısa bir süre önce kız kardeşi ona, ağabeyinin söylediği bazı sözleri aktardı: "Carol çok tatlı bir kız ama David ondan çok daha becerikli. Bence kısa bir süre sonra ondan sıkılacaktır." Carol bu sözleri duyduğunda mahvoldu. Ağabeyinin ona düğünde refakat etmesini kesinlikle istemedi. Yıllarca birbirleriyle konuşmadılar.

Ulusal Yahudi Eğitim ve Liderlik Merkezi Başkanı Rav İrwin Kula, New Jersey'li bir doktorla sohbet ediyordu. Sohbetlerinin konusu tıbbi olduğu kadar Yahudilikle ilgili konuları kapsıyordu. Ancak doktor, Yahudilikle ilgili konularla pek ilgilenmediği için sohbette tıbbi konular daha çok ağırlık kazanmıştı.

Şammay der ki: ''Herkesi neşeli bir çehre ile karşılayın. ''
- Pirkei Avot 1:15

Rav Telushkin, yakında evlilik törenlerini icra edeceği üç çiftle birlikte birkaç ay boyunca etraflıca konuşma fırsatı bulmuştu. Sohbetleri sırasında her üç çiftin de, çöpçatanlık görevi yapan servisler vasıtasıyle tanıştığı ortaya çıktı. Bir tanesi internet üzerinden hizmet veren bir Yahudi ajans vasıtasıyle, ikincisi bir gazetenin ''kişisel'' ilanları yolu ile, üçüncüsü ise bir çöpçatanlık bürosu yardımı ile eşlerini bulmuştu.

Rav Jeffrey Salkin bir gün hava alanına giderken, onu götüren taksinin şoförü ile sohbete dalmıştı. Konuşma sırasında şoförün ailesinin, bir ara, Rav Salkin'in şu anda hahamı bulunduğu cemaatin üyesi olduğu ortaya çıkmış. Yoğun trafiğin içinde beklerken adam Rav Salkin'e şöyle sormuş: "Kendi Bar Mitsva töreninden beri sinagoga ayak basmamış olan bir Yahudi'ye ne dersiniz?"

"Bir buyruğu yerine getirme fırsatı karşınıza çıkmışsa, hiç beklemeden gereğini yapın."

- Mehilta Bo, Peraşa 9

"Başkalarına sana davranmalarını istediğin gibi davran" adlı kitabında psikiyatr ve Hasidik haham Dr. Abraham Twerski, çok anlamlı bir "bikur holim" (hastaları ziyaret) öyküsü anlatır. Bu güçlü örnekte Rav Twerski, hastaları ziyaret etme mitsvasının hem hastanın hem de onu ziyaret edenin yaşamını nasıl değiştirebileceğini ve yüceltebileceğini aktarır:

Bir uçak yolculuğu sırasında, kan ter içinde kalmış genç bir kadın, üç küçük çocuğu ile uğraşıyordu. Biri ağlıyor, biri uçağın koridorunda ileri geri koşuşturuyor, diğeri ise avaz avaz bağırıyordu. Yolcuların bazıları genç anneye öfke dolu bakışlar fırlatıyor, bazıları ise söyleniyordu.

191: İşveren çalışanlarının nasıl yaşadığını bilmelidir

Bazı işverenler, senede bir kez de olsa, çalışanları için kendi evlerinde bir davet düzenlerler. Buna benzer cömert davranışlar, işverenin çalışanlarına saygı ve sevgi ile yaklaştığını hissettirir.

Birinci Tapınak ne sebeple yıkılmıştı (MÖ 586)? [O zamanlarda yaşayan Yahudiler tarafından] işlenmiş olan üç kabahat yüzünden: putperestlik, cinsel ahlaksızlık, ve cinayet...

İsim belirtmeden hediye vermenin doğru olmadığı haller

Eğer bir arkadaşınıza bir armağan verdiyseniz onu bundan haberdar etmeniz [isim belirtmeden hediye vermemeniz] gerekir.

- Talmud Bavli, Şabat 10b

Mesele bağış yapmak olduğunda önemli olan, niyetinizin ve kalbinizin saf olması veya isim belirtmeden bağış yapmış olmanız değil, verdiğiniz paranın faydalı olması, iyi bir iş için kullanılmasıdır.

Tora bize şunu öğretir: "Yalandan uzak duracaksın" (Şemot 23:7). Onüçüncü yüzyıl bilginlerinden Rav Yehuda Ahasid Tevrat'ın bu yasağını, yalan söylememenin ötesinde başkalarının da yalan söylemesine meydan vermemek olarak yorumlamıştır. Rav Yehuda'ya göre, "Birbirleriyle fısıldaşmakta olan birilerini gördüğünüzde [merakınızı yenerek], aralarında neler konuştuklarını sormaktan kaçının.

Peygamberlerin her türlü deyişini Yahudi geleneğinin kutsal ve aydınlatıcı olarak kabul edeceği düşünülebilir. Ancak bu her zaman geçerli değildir. Örneğin Rav'larımız Yeşaya'nın şu sözlerinden pek hoşnut değillerdi: "Çünkü dudakları kirli bir adamım, dudakları kirli bir halkın arasında yaşıyorum."

[Rav Yeoşua'nın öğretilerinden]: "... çoğunluğun dayanılmaz bulduğu emirleri topluma zorla kabul ettiremeyiz."
- Babil Talmudu, Bava Bathra 60b

Tora yasaları arasında uygulanması en zor olanlardan biri "Komşunu kendin gibi seveceksin" sözleri ile aynı mısrada yer alan sözcüklerdir. Altın Kuralı zikretmeden önce Tora şöyle buyurur, "Öç almayacaksın. Halkından birine kin beslemeyeceksin," (Vayikra 19:18).

Karını kendin kadar sev
- Babil Talmudu, Yevamot 62 b

Tanınmış din adamı ve yazar Michael Gold ile erkek kardeşi, aralarındaki tatsız kavgadan sonra tam bir yıl boyunca birbirleriyle görüşmemiş, konuşmamışlardı. Bir ara Michael, kardeşinin işini kaybettiğini, evinin taksitlerini ödeyemez duruma geldiği için de evine el konulmak üzere olduğunu öğrendi.

Talmud'da yer alan bir İbranice kelime oyununa göre, insanın karakterini ortaya çıkaran üç özellik vardır: "insanın kadehi, cüzdanı ve öfkesi" (Talmud Bavli, Eruvin 65b).

Arkadaşının öküzünü yahut koyununu yoldan sapmış gördüğün zaman, onları görmemezlikten gelmeyeceksin; mutlaka onları arkadaşına geri getireceksin... ve onun giysisi için de böyle yapacaksın; ve arkadaşının kaybettiği, ve senin bulduğun onun kaybolmuş her şeyi için böyle yapacaksın; görmemezlikten gelmemelisin.

Kibirli olmanın panzehiri

Çok büyük bir insan topluluğu gördüğümüzde çoğumuz, içindeki bireyleri görmeden "kalabalık" deyip geçeriz. Kalabalıktaki bireyleri önemsiz addetmek doğal bir eğilimdir.

Patlamadan önce düşünmeniz gereken üç şey:
Çabuk kızan bir insansanız aşağıdaki üç cümleyi bir kağıda yazıp her zaman yanınızda bulundurmaya çalışın. Patlamaya hazır olduğunuzda veya başkalarını yaralayabilecek veya onları aşağılayabilecek bir şeyler söylemek üzere olduğunuzda, o kağıdı ortaya çıkarın ve orada yazılı olanlar hakkında biraz düşünün.

Onuncu Buyruk şöyle der: "Komşunun evine, karısına... hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin." (Şemot 20:17).

Bu buyruğun tartışıldığı derslerde öğrenciler bu buyruk hakkındaki şaşkınlıklarını bazen dile getirirler: "Göz dikmek, gıpta etmek neden bu kadar kötü olsun ki? Bu sadece bir duygu, eylem değil... Tanrı bunu neden yasaklıyor ki?"

Yahudi dünyasında Hafets Hayim olarak tanınan Ribi Israel Meir Kagan (1838-1933), dilini sakınmak ve başkaları hakkında haksızca "laşon ara - kötü konuşma" konuşmamakla ilgili birkaç önemli kitap yazmıştır. Rav Kagan Doğu Avrupa'daki Yahudi cemaatlerini sıkça ziyaret eder, bu ve diğer farklı konularla ilgili konuşmalar verirdi.

Tora'daki "komşunu kendin gibi sev" kesin ifadesinin içeriğinde "kendini sev" buyruğu gömülüdür.

Kendini sevmek, sadece kendimize nasıl davrandığımızı ve kendimizi nasıl algıladığımızı değil, aynı zamanda başkalarına karşı nasıl davranacağımız anafikrini de içerir.

Kazalar oluverir

Dennis Prager'in üç seneden beri Los Angeles'te verdiği Tora dersinde Şemot kitabının 21. bölümüne gelinmişti. Bu bölümde diğer kuralların yanısıra, hayvanların çevrelerine verebilecekleri zararları kapsayan yasalara da yer verilmiştir.

Onu ilk söyleyenin adını zikrederek bir ifadeyi tekrarlayan, dünyanın kurtuluşuna katkıda bulunur.
- Pirke Avot 6:6

Adam bir gün [M.S. dördüncü yüzyılda yaşamış] Rabi Rava'nın yanına gelerek şöyle demiş: "Şehrin valisi bana birini öldürmemi emretti. Ancak bunu yapmayı reddedersem, beni öldürtecek.[Ne yapmam gerekir?]"

Binbeşyüz sene kadar önce Talmud bilginlerinden Rav Safra, günlerden bir gün eşeğini satılığa çıkarır. Bir sabah tam dua ettiği sırada eşeği satın almak isteyen biri onun yanına gelir ve Rav'ın o anda dua etmesine aldırış bile etmeden hayvanla ilgili teklifini yüksek sesle söyler.

İyilikseverlik dolu bir hafta, bir "gemilut hesed" haftası

Jack Doueck'in "Hesed Bumerang'ı" adlı kitabı, iyilikseverlik eylemlerinin (gemilut hesed) sadece Gelecek Dünyada değil, bu dünyada da ödüllendirildiği temel Talmud prensibine dayanır. Doueck, iyilik yapmanın insana tıbbi açıdan sağladığı avantajları belgelemek için çeşitli ilmi verileri sıralar.

Yeruşalayim'in önde gelen din adamlarından Rav Arieh Levine'in oğlu Rav Raphael Benjamin Levine bir gün babasına, ders verdiği Etz Hayim yeşivasına sabah çocuklar geldiğinde neden önünden geçerken onları tek tek dikkatle süzdüğünü sormuş.

Yas tutulmakta olan bir evde sessizliğin önemi

Tevrat bize İyov'un başına gelen korkunç felaketleri anlatır. Çok kısa bir süre zarfında İyov bütün servetini kaybetmiş, üzerlerine bina çöken on çocuğu ölmüştü. Hemen ardından da İyov'un yüzünde ona çok acı veren çıbanlar çıkmıştı.

İftiranın her türlüsü, yani doğru olmayan ifadelerin başkalarına aktarılması, genel olarak ahlak kurallarına ve yasalara aykırıdır. Ancak çoğu insan, başkaları hakkında olumsuz fakat doğru olan ifadelerin aktarılmasını ahlak açısından kabul edilir sayarlar.

Yaptığımız iyilikler bizden sonra da varlıklarını sürdürür

Dünyanın çeşitli yerlerindeki sinagogların birçoğunda, "şekerci" görevini gönüllü olarak yürüten bir yetişkine rastlanır. Uzun Şabat duaları sırasında bu gönüllü, sinagoga gelen çocuklara çikolata veya şeker dağıtır. Rav Jack Riemer cemaati için bu görevi niçin üstlendiğini şöyle anlatır:

"Yargılarken haksızlık yapmayacaksın."
- Vayikra 19:15

Tora'daki "hemcinslerini haksızlık yapmadan yargılama" buyruğu, daha çok hakimlere yönelikti. Bu sözlere dayanarak Rav Pappa Talmud'da, hakimlere, sevdikleri veya nefret ettikleri kişilerle ilgili bir davaya bakmamaları konusunda uyarıda bulunur, zira der, "sevilen bir insanı ilgilendiren bir davada hakim o kişinin hatalarını göremeyecek, nefret ettiği bir kişiyi ilgilendiren bir davada ise o kişinin iyi yanlarını farkedemeyecektir" (Ketubot 105b).

Tora neden, "Yalan söylemeyeceksin", emriyle yetinmeyip onun dışında "Yalan şeyden uzak ol" diye buyurmaktadır? (Şemot 23:7)

Dağa tırmanış: Anlam Arayışım adlı kitabında Kirk Douglas, vahşi hayvan avlamak için gerçekleştirdiği bir Kenya yolculuğunu anlatmaktadır. Çok güçlü bir silah edinen Douglas bu yolculuğu sırasında, bir leopar, bir ceylan, bir oriks (Afrika ceylanı) ve bir zebra vurmayı başarır. Bu yolculuktan sonra kendisine Avcı Douglas lakabı takılan ünlü aktör, Beverlı Hills'e döndükten sonra evinin duvarlarına ganimetlerini astırır.

Yahudiler kadar Yahudi olmayanlara da yardım edin

1978'de Rav Shlomo Carlebach Yugoslavya'nın Dubrovnik kentinde bir konser veriyordu. Konser bittiğinde etrafta dolaşmaya çıkan Rav Shlomo, hıçkırarak ağlayan bir gence rastladı. "Kutsal kardeşim," diye sordu, "neden böyle kalbini parçalarcasına ağlıyorsun?" Adam (Yahudi değildi) Rav Shlomo'ya Paris'teki bir Tıp okuluna burs kazandığını, ancak uçak biletini ödeyecek parası olmadığını anlattı.

Yahudi yasasının kişinin toplum önünde utandırılmasını onayladığı haller

Yahudilik kişilerin başkaları tarafından toplum önünde küçük düşürülmelerini yasaklar. Bu konuda da taviz vermez: "Komşusunu toplum önünde utandıran kişi onun kanını akıtmış sayılır" (Talmud Bavli, Bava Mezia 58b). "Toplum önünde birini küçük düşürerek utandıran, Tora'yı okumuş ve iyilik yapmış olsa dahi, Öteki Dünya'daki yerini kaybedecektir" (Pirkei Avot 3:15).

Yahudiler toplam Amerikan nüfusunun sadece yüzde ikisini teşkil eder. Amerika genelinde faaliyet gösteren yardım kuruluşları, Yahudi Cemaatleri Birliği (UJC) adlı yardım kuruluşuna göre en az kırk katı kadar daha büyük bir topluma hitap eder. Bu gerçekler göz önüne alındığında UJC'nin Amerikanın en büyük yardım kuruluşu olması dikkat çekicidir.

Doğru olmayan ifadelerin aktarılması, yani iftiranın her türlüsünün, evrensel olarak ahlak kurallarına aykırı genel olarak da yasalara aykırı olduğu kabul edilse de, başkaları hakkında olumsuz ancak doğru ifadelerin kullanılmasına ahlaki açıdan izin verilir.

Çalışmaların bitip ayağa kalktığında, öğrendiklerin hakkında iyice düşün. Öğrendiklerinin arasında uygulamaya koyabileceğin neler olabilir, anlamaya çalış.

- Igeret ha-Rambam (Nahmanides'in Mektubu) önüçüncü yüzyıl

Sağıra lanet etmeyeceksin ve körün önüne tökez koymayacaksın. Allahından korkacaksın.
-Vayikra 19:14

İnsan, kör olan birine niye çelme takmak istesin ki? Zalim veya muzır biri başka kişilere de çelme takmak istese dahi, görüleceği korkusu ile bunu yapmaktan çekinebilir.

Yazar ve editör Clifton Fadiman şöyle demişti, "Klasik bir kitabı tekrar okuduğunuzda kitapta (öncesine göre) yeni şeyler keşfetmez, kendinizde daha çok şey keşfedersiniz." Yahudilik geleneğinin klasik Yahudi metinlerini sistematik olarak tekrar etme konusundaki ısrarının ardında yatan mantık, belki de, bu sözlerin içerdiği kavramdır.

Aşırı derecede sert olan [veya "öfkeli olan"] öğretemez.

- Pirke Avot 2:5

Bir insanın aşırı derecede sert olması veya öfkeli bir mizaca sahip olması eğitim vermesini neden engellesin ki?

Modern demokratik ülkelerin yasaları, "hakları koruma" yönünde şekillendirilmiştir. Örneğin bu aralar tüketici hakları konusu, devamlı olarak gündemdedir.

Talmud'a göre bazı insanlar cennetteki yerlerini bir anda kazanırlar. Bunlar kendilerini gerektiğinde feda ederek, başkalarının hayatını kurtaran kahraman kişilerdir. O büyük fedakarlık anına kadar belki de bu kişilerin hiçbir özelliği yoktur.

Talmud'a göre, tövbe etmek için aslında acele etmeye gerek yoktur. Rav Eliezer şöyle demişti: "Ölümünden bir gün önce tövbe et."

Ancak, Rav Eliezer'in öğrencileri bu kuralın tek başına çok işe yaramadığını hemen anlamışlardı:

Yahudi ilkelerini öğrenmeye günde onbeş dakika ayır... Hemen şimdi başla!

Yahudi gözüyle: Kahraman kime denir?

Kahramanlık kavramı neredeyse her kültürde fiziksel güçle ilişkilendirilir. Kahraman başkalarına göre daha kuvvetlidir, gücünü rakiplerini yenmek için ve her zaman olmasa da çoğunlukla, iyilik yapmak için kullanır. Bir toplumda kahraman olabilecek kişilerin sayısı sınırlıdır, zira çoğu bu sıfatın gerektirdiği fiziksel güç ve cesaretten yoksundur.

Evet, ama...

Aslında bu konuya tam olarak hitap eden herhangi bir öğreti yoktur. Ancak şöyle düşünmek gerekir: Bir kişinin genel topluma silah satma hakkı, silah satın almak isteyen kişilerin özgeçmişlerini ne kadar dikkatle incelediğine bağlıdır.

Yahudi cenaze törenleri gösterişsiz olmalı

Birçok insan çok büyük miktarda para harcamayı saygı göstermekle eşdeğer tutar. Cenaze sahiplerinin gösterişli tabutlara yüksek ücretler ödemelerinin sebeplerinden biri budur. Ancak mantıklı düşünürsek, bu tür harcamaların gereksiz olduğu sonucuna varabiliriz: Cesetler toprağa gömülür, orada ikamet etmezler. Yahudi öğretilerine göre ruh baki kalır, vücut çürür.

Çoğu insan, sevgi ile ilgili Tora'nın üç yasasından sadece ikisini iyi tanır: "Komşunu kendin gibi sev" (Vayikra 19:18) ile "Efendin Tanrı'nı bütün kalbinle seveceksin" (Devarim 6:5). Çok az kişi ise, komşumuzu sevmemizi emreden Tevrat bölümünün aynı zamanda yabancıyı da sevmemizi emrettiğini anımsar: "Ve diyarınızda bir yabancı sizinle misafir olursa, onu mağdur etmeyeceksiniz

Körün önüne engel koymayacaksın. Tanrın'dan korkacaksın: Tanrı benim.
- Vayikra 19:14

İlk okuyuşta bu satırlar, Tora'daki 613 emir arasında uygulanması en kolay olanı zannedilebilir. Ancak bu mısranın anlamı zamanla öyle bir geliştirildi ki, Tora'nın ahlak açısından en zorlayıcı satırlarından biri haline geldi.

Yeşiva eğitiminin verdiği en önemli hayat derslerinden biri, bittul Tora kavramıdır (anlamı ''Tora'nın boşa harcanması''). Aslında bu sözcükler, Tora'yı öğrenmede kullanılacağına, boş yere harcanan zamanı ifade eder.

Uzun bir yolculuğa çıkanın yanında yeteri kadar para olmasını sağlayın

Talmud`a göre, iyilik yapma niyetiyle yolculuğa çıkanları Tanrı korur. şöyle ki: "Bir mitzva yapmak için yolculuğa çıkanın (gönderilenin) başına hiçbir kötülük gelmeyecektir" (Pesahim 8b).

*Yahudi değerleri
50. Hafta 347. Gün, Çarşamba

"Utangaç olanlar hiçbir zaman öğrenemez"

Din bilginleri çoğunlukla, inançlarının esaslarını bir vecize olarak sunmaktan kaçınırlar. Bu isteksizliklerini anlayışla karşılamak gerekir. Bir bilim dalını veya bir yaşam tarzını yirmi, otuz veya daha da uzun seneler boyunca araştıran biri için, o bilimin esas gerçeğinin birkaç cümle içinde özetlenebilmesi imkansız gibi görünür.

''Birinden şüphe edildiği halde delil yetersizliğinden suçsuz olduğunu kabul etme'' ile ilgili Rav'ların öğretisi, teoride uygulanabilir gibi görünse de, gerçek hayatta tatbiki zor bir kavramdır.

Seneden seneye geliri değişkenlik gösteren bir kadın yazar vardı. Geliri düştüğünde en başta, hayırseverlik için ayırdığı paradan kısıntı yapardı.

Etrafımızda o kadar insan acı çekerken, dünya nimetlerinden zevk almamız doğru mudur?Eğer doğru olmadığını düşünüyorsanız, bu demektir ki, hiçbir zaman hiçbir şeyden zevk almanız mümkün olmayacaktır. Çünkü dünya her zaman acılarla dolu olacaktır. Tora'nın bize hatırlattığı gibi:

Eskiden çok zengin olan insanlara "milyoner" denirdi. Daha sonraları enflasyonun etkisiyle zengin olan insanlara "milıarder" denilmeye başlandı.

Zararlı dürtülere karşı koymanın yolları

Dolambaçlı yolu seç, Ey Nazirit, üzüm bağlarına sakın yaklaşma.

Azizlere yakışır davranışlarla ilgili bir öykü okuyanlar öyle güçlü bir etki altında kalırlar ki, günü geldiğinde kendilerini benzer bir durumda bulduklarında, o öyküyü okumuş oldukları için çok farklı bir şekilde hareket ederler.

Bahşiş vermek sosyal bir gelenektir. Alınan hizmetin kalitesi ile orantılı olduğu kadar, bahşişi veren kişinin korkaklığı ile de ilintilidir. Zira insan, özellikle yardımcı olan ve iyi hizmet veren kişiye cömertçe bahşiş vermesine rağmen, kaba davranan ve çok yavaş hizmet veren kişiden de bahşişi pek nadiren esirger.

Biri hakkında veya bir kişiye yönelik "kötü" bir şey söylemeden yirmi dört saat geçirebilir misiniz? Bir Rav cemaatine bu şekilde davranmayı önerdiğinde bazı kişiler, bir başkası hakkında en az bir "kötü şey" söylemeden tam bir günü geçiremeyeceklerini ifade etmişlerdi.

Yeteri kadar vermenin bile yeterli olmadigi zamanlar

Ünlü on dokuzuncu yüzıil düsünürü Rav Joseph Dov Soloveichik bir gün ögrencileri ile birlikte oturmakta iken yanina yaklasan bir kisi ona su garip soruyu yöneltmis: "Pesah Seder'inde sarap yerine süt içebilir miyim?"

Adamın biri senenin birinci gününde önünde biriken ödenmemiş faturalara şöyle bir göz attıktan sonra her biri için birer çek yazarak borçlarını ödemek için işe koyulmaya karar vermiş. Faturalara baktığında morali epey bozulmuştu.

Geleneksel Yahudi kültürü yemin etmeyi, ezelden beri, teşvik etmez. Yeminler genellikle, Tanrı'nın adı zikredilerek ve bir Tora kitabının üzerine el koyarak gerçekleştirilir. Bilinçli olmasa dahi Tanrı'yı bir yalana ortak etmek ciddi bir suç sayıldığı için birçok dindar Yahudi, şahadetlerinin doğru olmayan unsurlar taşıyabileceği çekincesi ile yemin etmekten kaçınırlar.

"Gençliğimizde bize yetişkin gibi davranmamız söylenirdi; şimdi ki yaşlandık, bize bebek gibi davranıyorlar"
- Talmud Bavli, Bava Kamma 92b

Bir an için sizi üzen konuları, dertlerinizi düşünün: kendi veya sevdiğiniz birinin sağlık durumu; para sıkıntısı; iş hayatınızda başarısızlık; çevrenizde kabul görme sorunu; evliliğinizle ilgili sorunlar; çocuklarınızla ilgili sorunlar; bir akrabanız, arkadaşınız veya iş arkadaşınızla aranızdaki geçimsizlik.

Bir cam temizleyicisi camları temizlemek için hazırlanırken, çalıştığı apartman dairesindeki çok değerli bir vazoyu istemeden kırıvermişti.

"Yasal olanın ahlaklı olanla eşdeğer sayılmadığı durumlar"

Tora yasalarının büyük bir çoğunluğu çok spesifiktir. Kaybolmuş bir eşyanın sahibine iade edilmesi buyruğu (Devarim 22:3), erkek çocuğun sekizinci günde sünnet edilmesi emri (Bereşit 17:12) veya yalan yere şahitlik yasağı (Şemot 20:13) örneklerinde olduğu gibi.

Yas tutulmakta olan bir evde sessizliğin önemi

Tevrat bize İyov'un başına gelen korkunç felaketleri anlatır. Çok kısa bir süre zarfında İyov bütün servetini kaybetmiş, üzerlerine bina çöken on çocuğu ölmüştü. Hemen ardından da İyov'un yüzünde ona çok acı veren çıbanlar çıkmıştı.

Bazı insanlar şoföre veya garsona teşekkür etmeden veya onlara cömert bir bahşiş bırakmadan taksiden inmeyi veya lokantadan çıkmayı akıllarına bile getirmezler. Ancak bu kişiler yaşamlarını zenginleştirmek için ellerinden geleni yapan eşleri, aile fertleri veya arkadaşları söz konusu olduğunda şükranlarını ifade etme konusunda bazen çok daha cimri davranabiliyorlar.

Sekiz çeşit hayırseverlik vardır, her biri öbüründen bir kademe üstündür. Fakir bir Yahudiye bir hediye veya borç vererek ona yardım etmek veya onunla bir ortaklığa girmek veya ona iş bulmakta yardımcı olmak, kısacası onu başkalarının yardımına muhtaç olmayacak bir duruma getirmek bu kademelerin en üstünüdür.

Rav Arieh Levine ve hastaları ziyaret etme mitzvası 

Rav Arieh Levine (1885-1969) modern Yahudiliğin en ünlü simalarından ve Yahudi tarihi boyunca eşine az rastlanan kutsal insanlardan biriydi.

Rabbenu Gerşom ve başkalarının işlerine burnumuzu sokma yasağı
Ortaçağ Yahudi tarihinin en meşhur kişilerinden biri olan Rabbenu Gerşom, Mayence'de onuncu yüzyılda yaşamış Yahudi bir Alman bilginiydi. Ona "Me'or Hagolah" yani, "Sürgünde olanların Işığı" lakabı takılmıştı. Yahudi hukuku ile ilgili geniş kapsamlı bazı yorumlar ona atfedilmiştir.

Evreni yaratan ve ona hakim olan evrensel tek Tanrı konusuda ısrarı ve putperestliği reddi ile Tora, bir devrim yaratmıştır. Ancak sosyal konulardaki politikası ve etik konulara yaklaşımı çoğu zaman evrimseldir.

Sadece anne ve baban için yaptıkların değil, onlara karşı tutumun da çok önemlidir

Yaşlı babasını pahalı tavukla besleyen bir erkek evladın örnek bir davranış sergilediği, yaşlı babasını tarlalarda ağır işlere gönderenin ise alçakça davrandığı düşünülür.

Amerikan kanunlarına göre tanıklık yapma yükümlülüğü, ancak mahkemeden davet gelirse yürürlüğe girer. Yahudi yasasına göre ise, mahkeme sizi çağırsa da çağırmasa da, varlığınızdan haberi olsa da olmasa da, ve özellikle bildikleriniz masum bir insanı temize çıkaracaksa, ortaya çıkıp gerekli bilgiyi sağlamakla yükümlüsünüz (Vayikra 5:1).

Ölümünden on sekiz ay kadar önce tanınmış bir din adamının babası, geçirdiği inme yüzünden, kısmen felç olmuş ve aşırı derecede zihin karışıklığı yaşamıştı. Devamlı olarak acı çekmesine rağmen bu yaşlı adamın tatlı kişiliği hiç değişmedi. Hayatının son gününe kadar, yanına gelen herkesi sıcak bir şekilde selamlar, ona birşeyler getirenlere teşekkür ederdi.

Sahip olmadığın meziyetlere sahip olduğunu iddia etme

Senelerdir anlatılagelen bir Yahudi fıkrasına kulak verelim:

Sadece seçkin bir kitleye yardım etmeyin!

Sözlü Yahudi yasalarını kapsamlı bir şekilde ilk olarak bir araya getiren altı ciltlik Mişna'nın editörü olan MS üçüncü yüzyılda yaşamış Rav Yehuda Hanasi ("Prens"), din uğruna dünyevi zevklerden kendini tamamen soyutlamış bir kişi olarak karşımıza çıkar.

Ribilerimizin öğretisine göre: Bir Yom Kipur'da itiraf edilen günahlar, diğer bir Yom Kipur'da yeniden itiraf edilmemelidir. Ancak aynı kabahatler tekrarlanmışsa, diğer bir Yom Kipur'da itiraf edilmelidir.

Genelde geç kalmayı adet haline getirmiş olan kişiler bu davranışlarını önemsiz bir hata olarak görmeyi tercih ederler. "Evet," derler, "çoğu zaman geç kalırım. Bu iyi bir şey değil."

Kendini bağış yapmaya adamış dindar bir Yahudi için Şabat zor bir gündür. Yahudi yasasının para kullanmayı men ettiği bu tek günde yardım isteyen aç dilenciler gördüğünde nasıl davranmalıdır? Bu yasak yüzünden bazı kişiler, o günün Şabat olduğunu ve bu sebeple üzerlerinde para taşımadıklarını dile getirerek dilencilerden özür dilerler.

Yahudilik'te Tanrı nezdinde neyin önemli sayıldığı konusundaki inanç nedir?

Talmud'da bu konu ile ilgili çok ilginç bir cevaba rastlanır. Talmud'un bu bölümünde Rav'lar, kişi öldükten sonra ilahi adalet önüne çıktığında ona sorulacak ilk sorularla ilgili tahminler yürütmektedirler.

Tanrı herşeye kadir midir? Yahudiliğe göre, evet. Herşeyi yapabilir. Örneğin Tanrı sadece dünyayı yaratacak güçte değil, ölüleri bile diriltme gücüne sahiptir (Melahim 2 4:32-35). Ancak, Yahudiliğin öğrettiği gibi, Tanrı'nın kullanmadığı, kullanmayı reddettiği bir güç vardır. Tanrı, başkalarına karşı işlediğimiz bir haksızlığı bağışlamaz.

Bir garson veya kasa görevlisinin hesabı toplarken veya para üstü verirken lehinize bir hata yaptığını tespit ettiğinizde onu uyarmanız yerinde olur. Size ne kadar minnettar davranacağına şaşıracak, belki de biraz üzüleceksiniz.

Tanrı'dan ne kadar korkmamız gerekir?
Rabi Yohanan ben Zakkai bir sağduyu ustasıydı. Birinci yüzyılda Yehuda'daki Yahudilerin Romalılar aleyhine ayaklanmalarına, küçük bir Yehuda devletinin Roma İmparatorluğu'na karşı gerçekleştireceği bir isyanın sonuç vermeyeceğini öne sürerek, karşı çıkmıştı.

Tanrı korkusu bizi nasıl daha iyi bir insan yapar (2)

Hiçbirimiz aziz değiliz. Bu bağlamda Tora, insan doğasını şu şekilde tanımlar: "İnsan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür" (Bereşit 8:21). Bu sözler çoğumuz için geçerlidir. Bu mısra, kendimizden daha zayıf insanlarla olan ilişkilerde veya yaptıklarımızın keşfedilmeyeceğini bildiğimizde genel olarak neden ahlaksızca veya haksızca davrandığımızı açıklamaktadır.

Tanrı korkusu bizi nasıl daha iyi bir insan yapar

Çoğumuz "Tanrı korkusu"nu cehennem ateşi ve kükürt kokuları gibi simgeleri içeren dini geleneklerle ilişkilendiririz. Örneğin bazı insanlar, Tanrı'nın buyruklarının birini bile yerine getirmedikleri veya hatalı inançlara sahip oldukları takdirde, Tanrı'nın onları korkunç ve ebedi cezalara çarptıracağına inanır.

Din adamlarımızın öğretilerinden biri şu noktaya dikkatimizi çeker: Tora, ilahi şefkatle başlar ve ilahi şefkatle sona erer (gemilut hesed). Nitekim Tanrı, Tekvin kitabının başında Adem ile Havva'ya giysi temin eder. Tora'nın son bölümü ise Moşe'nin Tanrı tarafından gömülmesini anlatır: ''Ve Moşe'yi Moav vadisine gömdü...''.

Yahudilik'te Tanrı nezdinde neyin önemli sayıldığı konusundaki inanç nedir?

Talmud'da bu konu ile ilgili çok ilginç bir cevaba rastlanır. Talmud'un bu bölümünde Rav'lar, kişi öldükten sonra ilahi adalet önüne çıktığında ona sorulacak ilk sorularla ilgili tahminler yürütmektedirler.

Yaakov Avinu'nun oniki oğlu vardı. Ancak, hepsini eşit derecede sevmezdi. O daha çok, en sevdiği eşi Rahel'in oğlu olan Yosef'i severdi. Binyamin'in doğumu sırasında Rahel vefat ettikten sonra Yaakov, Rahel'e olan sevgisinin büyük bir kısmını oğlu Yosef'e yöneltti.

Parlamento'nun yeni üyelerinden biri günlerden bir gün, ondokuzuncu yüzyıl İngiliz başbakanı Benjamin Disraeli'den ihtilaflı bir konu ile ilgili olarak mecliste söz alıp almaması gerektiği konusunda öğüt istedi.

"Şu ana kadar söylenenlerin dışında söyleyecek bir şeyin var mı ?" diye sordu Disraeli.

Çalışanlarını sömüren insanlarla iş yaptığınızda işçilerini baskı altında tutmaya devam etmelerini sağlamış olursunuz. Eğer siz ve sizin gibi yeteri kadar insan ürünlerini satın almayı bırakırasa işçilerinin çalışma koşullarını iyileştirmeye teşvik edebilirler.

Sizi eleştirebilen bir arkadaşınız muhakkak olsun

Hayır kuruluşlarından birinin senelik yemeğinde bir adam, çok zengin olduğu bilinen bir kadının yanına oturmuştu. Sohbete başlar başlamaz kadın, yemekte bulunan diğer kişiler hakkındaki acımasız eleştirilerini sıralamaya koyulmuştu. Adam yemeğe katıldığına çok pişman olmuştu.

Şimon ben Elazar şöyle derdi: "Öfkesinin doruğunda arkadaşını yatıştırmaya, vefat eden yakını önünde serili olduğunda onu teselli etmeye çalışma..."

- Pirkei Avot 4:23

Bir insan hakkında ne kadar fazla bilgi sahibi isek o kişiye verebileceğimiz zarar da o kadar fazla olur. Sizi tanımayan yabancı bir kişi duygularınızı incitebilir. Ancak kişiyi derinden yaralayabilmek için genelde, o kişi hakkında birşeyler bilmek gerekir.

Yahudilikte takdis duaları (berahalar) her zaman şu sözlerle başlar: "Mübarek ol, Evrenin Hakimi, Efendimiz Tanrı..." Tanrının adı geçtiği için takdis duaları kutsal sayılır. Ortodoks Yahudiler, yemeklerden sonra, ibadet sırasında günde üç kere, ve toplam olarak günde en az yüz kere bu takdis dualarını söylerler.

Yahudi geleneğinde Kral Şlomo, gelmiş geçmiş en bilge kral olarak bilinir. Şlomo'nun dehası hükümdarlığının ilk senelerinde çözüme kavuşturduğu bir dava sonucunda ünlenmişti:

İbranice'de ta'anit dibur terimi "konuşma orucu" anlamına gelir. Eski zamanlarda önde gelen Yahudi bilginlerinden bazıları, uygun olmayan konuşmalardan kaçınmak ve manevi konulara daha çok odaklanabilmek için arada bir bu oruca başvururlardı. Anlatılanlara göre Rav İsrael Salanter, Yom Kipur'dan önceki kırk gün boyunca mümkün olduğu kadar konuşmaktan kaçınmaya çalışırdı.

1928 yılı Demokrat başkan adayı ve New York eski valisi Al Smith, çok etkin seçim kampanyaları yürüten ve her zaman için hakaretin her türüne hazır olan bir kişiydi.

Yahudi yasalarına göre bir kişi başkasına - fiziki, parasal veya sözlü olarak - zarar verirse, o kişi zarar gören insandan onu bağışlamasını istemelidir. Eğer zarar veren kişi bunu yapmazsa, Yahudi geleneğine göre, Tanrı bile onu affedemez.

Küçük kız sadece yedi yaşındayken ailesi ile birlikte yabancı bir ülkeye göç etmişti. Bu kız, yeni okulunda, konuşurken yaptığı dilbilgisi ve sözcük hatalarından dolayı öğretmeni tarafından diğer çocukların önünde defalarca küçük düşürülmüş, utandırılmıştı. Bu olaylar kızda o kadar derin yer etmişti ki seneler sonra yetişkin bir kadın olduğunda topluluk önünde konuşma fikri bile onu dehşete düşürürdü.

Talmud, bilge kişilerin işledikleri hataları aktarırken bazen çok acımasız olabiliyor. Buna rağmen, Ribi Elazar Ben Şimon hakkında anlatılan öykü benzerlerine göre çok şaşırtıcı:

Günlerden bir gün Ribi Elazar, nehir kenarında eşeğinin üstünde gidiyormuş. Kendini özellikle çok iyi hissediyormuş. Talmud'un dediği gibi, "kendinden çok gurur duyuyormuş". Çünkü o gün, öğretmeninden Tora ile ilgili bir hayli bilgi öğrenmişti.

Başkaları hakkında şikayet etmeye meyilli iseniz

Size haksızlık yapıldığında bunu kendinize saklamayıp, çevrenize duyuran bir insan mısınız? Bir görevli size kaba davrandığında, uçaklar geç kalktığında veya bir hizmet layıkiyle gerçekleştirilmediği zaman şikayet mektubu yazanlardan mısınız?..

Yahudi geleneklerine göre kızlar için bat mitzva yaşı oniki, erkekler için bar mitzva yaşı ise onüçtür. Bar mitzva ve Bat Mitzva sözcükleri, "emirleri yerine getirmekle yükümlü" veya "emirlerin oğlu [veya kızı]" anlamına gelir. Bu emir ve törelerin bir kısmı, bizzat bar veya bat mitzva gününde uygulanır.

Yahudi geleneklerine göre kız çocuklarına doğumdan sonra Tora'nın okunduğu ilk gün isim takılır. Erkek çocukların ismi ise, bebeğin sünnet töreni sırasında verilir. Çocuklar İbrani isimlerini çoğunlukla bir aile büyüğünden veya bir akrabadan alırlar.

New York Şehrinde Dvorah ile Naomi'nin oturduğu bölgede o kadar çok dilenci vardır ki, insanlar artık varlıklarının farkında bile değiller. Ya da, farkında olsalar dahi, dilencinin avucuna parayı koyup hızla oradan uzaklaşırlar.

Ribi André Ungar bir hatırasını şöyle anlatır: "Daha çok genç bir hahamken, benden daha yaşlı meslektaşım Harold Reinhart'a bir cenazede eşlik etmiştim. Bu, katıldığım ilk cenazeydi. Gerçekten de trajik bir olay yaşanmıştı. Genç bir adam kaza sonucu hayatını kaybetmiş, geride eşi, anne babası ve küçük çocukları kalmıştı.

Rav Telushkin kendisine aktarılan şu olayı aktarmaktadır:

'' Birkaç sene önce tanıdıklarımdan bir hanım, çok şık bir lokantada kuzeninin davetlisi olarak bir yemeğe katılmıştı. Garson hesabı getirdiğinde kuzeninin yüzü bembeyaz kesildi. Açıkçası hesabın bu kadar kabarık geleceğini tahmin etmemişti. Bu mutsuz tepkisini farkeden kadın, yemeğin bedelini paylaşmayı teklif etti. Adam gülümseyerek mutlu bir şekilde teklifi kabul etti. ''

Birinci Şemuel kitabı Hanna'nın öyküsü ile başlar. Hanna evlidir ve çocuk sahibi olamadığı için çok üzgündür. Şiloh'taki Tapınağa giderek burada sessizce, gözlerinden yaşlar dökülerek, Tanrı'dan ona bir çocuk vermesi için O'na yakarır.

Başkaları hakkındaki olumsuz görüşlerini rahatça ifade eden kişiler çoğunlukla, ne kadar büyük acılara sebep olduklarının farkına varmazlar. Gelininin ev yönetimi hakkındaki düşüncelerini söylemekten çekinmeyen kayınvalide uzun bir müddet kalmak üzere ziyarete geleceğini bildirdiği zaman genç kadının endişe duyması bu yüzdendir. Bazı insanlar ise açık sözlü olduklarını öne sürerek, çok az tanıdıkları insanları bile eleştirme becerileri ile adeta övünürler.

ABD'de senede birkaç kez genç bir insanın katledildiği haberleri basına yansır. Bazen, kurbanın anne ve babası televizyona çıkarak çocuklarının katilini affettiklerini açıklarlar. Çoğunlukla bu kişiler, koyu dindar Hristiyan geleneğinde yetişmiş insanlardır. Bu geleneğe göre bütün günahlar affedilebilir sayılmalı ve bağışlanmalıdır.

Başkalarının iyilik ve tatlılığının farkında olun

Tora, Talmud ve Midraş'ın öykülerinde adı geçen ünlü kişilerin karakterlerindeki kusurları bu kadar istekli bir şekilde ortaya dökmeleri hayret vericidir. Örneğin Tora, Yosef'in gençken çok kibirli olduğunu (Bereşit 37:5-11), Yitzhak'ın oğullarının karakteri konusundaki saflığını (Bereşit 27), David'in evlilik dışı ilişkilerini (Şemuel II 11-12) gizlemez.

Palm Beach Florida'daki Emanu-El sinagogunda Rav Leonid Feldman, her hafta olduğu gibi Şabat duasına başlamak üzereydi. Başlamadan önce herkese "Şabat Şalom" diledikten sonra, orada toplanmış bulunanlara hafta boyunca başlarından geçen ve buradaki kişilerle paylaşmak isteyebilecekleri iyi haberleri olup olmadığını sordu.

Bir işçiye olan borcun zamanında ödenmesi

Ücretle çalışan, gereksinimi olan, yoksul bir soydaşını ya da kentlerinizin birinde yaşayan bir yabancıyı sömürmeyeceksin. Ücretini her gün, güneş batmadan ödeyeceksin. Yoksul olduğu için güvencesi odur. Yoksa sana karşı Tanrı'ya haykırır ve sen de günah işlemiş sayılırsın.
- Devarim 24:14-15

Talmud'daki "bir insanı bir bütün olarak olumlu değerlendirin" vecizesini bilmiyorsanız bu, herhalde, bu sözcüklerin genelde, "herkesi olumlu değerlendirin" veya "herkese düşündüğünüzden daha fazla değer verin" şeklinde yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.

Yahudilik, "Laşon hara", yani hakkında konuşulan kişiyi toplumda küçük düşürücü nitelikteki sözleri yaymayı özellikle ciddi bir ahlak suçu addeder. Telefon kadar (ve şimdilerde e-posta kadar) hiçbir icat, "laşon hara" olgusunu etrafa yaymayı bu denli kolaylaştırmamıştır. Bir kişinin başına gelen utandırıcı bir olay artık, birkaç saat içinde, çok uzak şehir ve ülkelerdeki birçok kişi tarafından kolayca bilinmektedir.

Bir kadin, vücuduyla ilgili istedigi her seyi yapma hakkina sahip midir?

Genelde bu soruya verilen cevap, konuşanın "politik" eğilimini yansıtır. "Konservatifler" (özellikle dini açıdan sağda olanlar) bu soruya, "hayır, bir kadının vücuduyla ilgili istediği her şeyi yapmaya hakkı yoktur, özellikle yapmak istediği şey kürtaj ise," cevabını verirler.

Birinin başkasına kötülük yapmaya niyeti olduğunu öğrendiğinizde...

Çocuk okuldan evine dönmüştü. O sırada oradan geçmekte olan bir kadın da evin etrafında dolaşan diğer bir çocuğun yanındakilere, "Evden dışarı çıktığında onu döveriz," dediğini duymuştu.

Her kim ki komşusunun erdemini o kişinin düşmanı önünde anlatır, bu, "iftiranın tozu"nu oluşturur.

- Moses Maimonides, Mişne Tora, "Karakter Geliştirmenin Yasaları," 7:4

Büyük şehirlerin hoş olmayan yönlerinden biri de, yanlarından geçen yayalardan para talep eden çok sayıda dilencinin varlığıdır. Bir yerden bir yere metro ile giderken o kadar çok dilenci size yanaşabilir ki, bazen, taksi ile gitmek daha ucuza gelebilir!

Yahudi yasaları ile ilgili belirli sorulara Ravların verdiği cevapların toplandığı yazılara ''Responsa'' adı verilir. Bu yazılar İbranice şeelot ve teşuvot - sorular ve cevaplar - olarak bilinir. Bir yargıya varmadan önce responsa yazarı, Tevrat'ta belirtilen prensip ve teamülleri, Talmud'u, Yahudi kanunnamesini, sağduyusunu ve o gün için geçerli bilim kurallarını göz önüne alır.

Günah çıkarma olarak bilinen gelenek Katolik mezhebi ile o kadar özdeşleşmiştir ki çoğu Yahudi, Yahudilikte de benzer bir dua olduğunun farkında değildir. Katolik mezhebindeki günah çıkarma sırasında kişi, affetme yetkisine sahip bir papaza günahlarını itiraf eder.

Bir Yahudi, Yahudi olmayan birine karşı dürüst davranmazsa

Birkaç sene önce bir Rav, Yahudi etiği konusunda bir konferans veriyormuş. Konferansı dinlemekte olanlardan biri ona şu soruyu yönletmiş: "Beni Yahudilikten soğutan bir olayı aktarmak istiyorum. Gittiğim yeşivadaki bir haham, bize şunu öğretti: Ticari bir işlem sonucunda Yahudi olmayan biri, bir Yahudi lehine bir hata yaparsa, bu hatanın sonucunda oluşan fazla parayı Yahudi geri vermekle yükümlü değildir. Bu doğru mu?"

Yahudi yasası insan vücudunun ölümden sonra bile kutsal olduğunu kabul eder. Bu yüzden de Yahudi geleneğinde otopsi yapılmasına, vücudu parçalamanın ve organlarını ayırmanın ölüye saygısızlık, nivul hamet olduğu inancı ile karşı çıkılır.

Bu soru belki size biraz komik gelebilir. Yahudilerin kürke olan merakı meşhurdur. Kürk, Yahudilerle ilgili bazı fıkraların konusunu bile teşkil eder: "Bir vizon bir vizona ne der?" "Gelecek Şabat günü sinagogda görüşürüz."

Ketuba - iki bin yıldır süregelen geleneksel belge - damadın Yahudi düğünlerinde, gelinine sunduğu bir evlilik sözleşmesidir. Yasal bir nitelik taşıyan bu belge, kocanın karısına karşı yükümlülüklerini ve ölüm, boşanma gibi hallerde geçerli olacak maddi sorumluluklarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyar.

Bir kazanın kaza sayılmadığı haller

Gerçekleştirdikleri eylemler çoğunlukla ölümle sonuçlanan alkollu sürücüler savunmalarında olayın bir kaza olduğunu iddia ederler. Yahudilik açısından bu tür bir savunma, kaza ile ihmalciliğin birbirine anlamsız bir şekilde karıştırılmasından başka birşey değildir.

Bilge kime denir? Yaptıklarının gelecekte yaratabileceği etkileri öngören kişilere...

Rav'larımız anne baba ve çocukları arasındaki saygı ilişkileri ile ilgili Yahudi yasalarını şöyle yorumlamışlardır: Yasalar bir taraftan çocuklara anne ve babalarına karşı saygılı davranma yükümlülüğünü getirirken aynı zamanda anne babalara çocukların onlara saygılı davranmasını sağlayacak şekilde davranmaları yükümlülüğünü getirmiştir.

On dokuzuncu yüzyıla ait bir öykü:

Doğu Avrupa ülkelerinin birinde yaşayan iki Rav yolculuklarına ara vererek, yemek yemek ve dinlenmek için dindar bir dulun işlettiği bir hana uğramış. Yemek sırasında Rav'lardan biri, çenesi biraz düşük olan kadınla uzun bir sohbete dalarken, diğeri ise sessizce oturmuş, yemeğini bitirdikten sonra ise din kitabını incelemeye koyulmuş.

Vayikra 19:17 şöyle buyurur, "Kardeşine yüreğinden nefret etmeyeceksin."

Tora neden bu garip ifade tarzını kullanıyor acaba? Basit olarak neden, "Kardeşinden nefret etmeyeceksin" diye buyurmuyor ki?

Bazen bir budala gibi davranmak da iyi bir şeydir

Bin sekiz yüz sene kadar önce adamın birinin bıraktığı bir vasiyetname, o zamanın dini mahkemelerini şaşkınlığa uğratmıştı: "Oğlum ancak bir budala gibi davranmaya başladığında mirasını alabilecektir."

Yahudilerin çoğu, dindar olmayı, sadece Yahudi dini adetlerini yerine getirmek olarak algılarlar. Örneğin, iki kişi üçüncü bir kişi hakkında konuşuyorsa ve bu kişinin dindar olup olmadığı konusu tartışılıyorsa varılan sonuç, çoğunlukla o kişinin dini adetleri yerine getirme düzeyi ile ilintili olacaktır (örneğin, ''O, Şabat'ın gereklerini yerine getiriyor, demek ki, o dindardır,'' veya ''O, kaşerut kurallarına uymuyor, demek ki, o dindar değildir'').

Gençliğimde zeki insanlara hayrandım. Şimdi yaşlandıkça, iyi kalpli insanlara hayranlık duyuyorum.
- Rav Milton Steinberg

Yahudi yasaları genellikle dedikoduların aktarılmasını yasaklar.

Ancak bu kural acaba aşırı kısıtlayıcı mı? Örneğin: Bir arkadaşınız size, finans yönetimi konusunda pek de parlak bir geçmişi olmadığını duyduğunuz biriyle birlikte yatırım yapacağını söylemiştir.

Bir arkadaşınızla konuşuyorsunuz ve sohbetiniz birdenbire bir ambulansın acı sesi tarafından bölünüyor. Tepkiniz ne olur? Ambulansın içinde olan - veya imdadına gidilen - kişinin duygularını paylaşır mısınız, yoksa bu seslerden rahatsızlık mı hissedersiniz? Aynı şekilde, itfaiye arabalarının çanları veya bir polis arabasının acı düdüğü sizi derin bir uykudan uyandırdığında nasıl tepki gösterirsiniz?

Başkasının hesabına "mitzva kahramanı" olma

Yahudi yasaları insanın ekmek yemeden önce ellerini yıkamasını ve kutsama duası okumasını emreder. Bir keresinde arkadaşları Rav Salanter'in ellerine çok tutumlu bir şekilde, neredeyse izin verilen asgari miktar kadar su döktüğünü farketmişler.

Affedilemeyen bir günah: "Tanrı'nın ismini boş yere taşımayacaksın"

On emrin üçüncüsü, genel olarak, "Tanrı'nın adını boş yere ağzına almayacaksın" diye tercüme edilir ve çoğunlukla, Tanrı'nın adının lanetlerken kullanılmaması gerektiği veya "Tanrı" sözcüğünün "T-nrı" olarak yazılması gerektiği şeklinde algılanır.

193: Affedilemeyecek kadar büyük günahı işleyen kişi pişman olduğunu nasıl gösterecektir

1922'de, aşırı sağ bir örgütün mensubu üç antisemit katil, Yahudi olan Alman dışişleri bakanı Walter Rathenau'yu öldürmüşlerdi. Polis katillerin izini bulduğunda ikisi intihar etmiş, Ernst Werner Techow adlı üçüncüsü ise canlı yakalanmıştı. Kısa bir süre sonra Rathenau'nun annesi, Techow'un annesine bir mektup göndermişti:

Yahudi yasalarına göre birini dolandırdıysanız önce ona olan borcunuzu ödemeli, daha sonra da ondan af dilemelisiniz. Bu yol Yahudiliğin pişmanlık için önerdiği yöntemdir.

Talmud'daki en acıklı öykülerin birinde, daha önce çok iyi iki arkadaş olan Rav Yohanan ile Reş Lakiş'in hayatlarını yıkan acı bir kavgadan söz edilir.

Affedilemeyen bir günah: "Tanrı'nın ismini boş yere taşımayacaksın"

On emrin üçüncüsü, genel olarak, "Tanrı'nın adını boş yere ağzına almayacaksın" diye tercüme edilir ve çoğunlukla, Tanrı'nın adının lanetlerken kullanılmaması gerektiği veya "Tanrı" sözcüğünün "T-nrı" olarak yazılması gerektiği şeklinde algılanır.

Birinin size acı çektirdiğini, daha sonra af dilediğini, ancak onu affetmeyi içinize kesinlikle sindiremediğinizi göz önüne getirin. Belki de ortaya sürdüğü savunmanın yeteri kadar samimi olmadığını düşünüyor, hala çok acı çekiyor veya size acı çektiren kişiye biraz da siz acı çektirmek istiyorsunuz.

Dört tip mizaç vardır:
Kolay kızan ve kolay sakinleşen: Kayıplar, kazançları götürür.
Zor kızan ve zor sakinleşen: Kazançlar, kayıpları götürür.
Zor kızan ancak kolay sakinleşen: Bu, azizlere yakışır çok iyi bir mizaçtır.Kolay kızan ancak zor sakinleşen: Bu, çok kötü bir mizaçtır.- Pirkei Avot 5:14

Rav Yahuda der ki: ''Eğer bir adam ev halkını korkutuyorsa, günün birinde bu adam muhakkak şu üç günahı işleyecek (veya bu günahlardan sorumlu olacaktır): zina, kan dökülmesi ve Şabat'ın kutsiyetinin ihlali.''
- Babil Talmud'u, Gittin 6b

Aile içi şiddet: Nasıl yardımcı olabiliriz (2)
Lea'nın öyküsünü ve ona yardımcı olmaya çalşan hahamın neler yapmaya çalıştığnı hatırlayalım.

Çocuklarının kendilerinden saklayacak sırları olmadığına ve olmaması gerektiğine inanan birçok anne baba, çocuklarının odasına kapılarını çalmadan girerler. Yahudi gelenekleri bu tür davranışlara karşıdır. Talmud bu konuda şöyle bir tembihte bulunur: "Kendi evine ansızın girme" (yani, kapıyı çalmadan veya geldiğini duyurmadan evine girme). (Pesahim 112a)

Yahudi ahlak kurallarına göre, yas tutulan bir eve gidildiğinde yas tutan kişi konuşmaya başlamadan önce ziyaretçinin hiçbir şey söylememesi gerekir. Peki, konuşmaya başladıktan sonra nasıl davranılmalıdır?

Ben Zoma şöyle derdi:

İyi bir misafir ne der? "Beni misafir eden ev sahibi benim için ne de çok zahmete girmiş. Önüme ne kadar da çok et koymuş. Ne kadar da çok şarap getirmiş. Ne kadar da çok pasta sunmuş. Bütün bu zahmetlere benim için katlanmış!"

Vilna şehrinde (yüz yıl kadar önce) oturan zengin bir adam bütün varlığını kaybetmişti. Fakir kaldığı için çok utanan adam değişen yaşam koşulları hakkında hiç kimseye bilgi vermemiş ve bir müddet sonra açlıktan ölmüştü.

Bir çocuk şarkısının sözleri şöyledir: "Sopalar ve taşlar kemiklerimi kırabilir, ama sözler beni incitemez." Yetişkinler bunun böyle olmadığını çok iyi bilirler. Tarih boyunca insanlar, sadece söz gücüyle başkalarını sopa ve taş ve bıçak ve silah kullanmaya kışkırtmışlar, bu yöntemle diğer insanlara zarar vermeye teşvik etmişlerdir.

Anne ve babaların çocuklarına bıraktığı en son belge olan vasiyetname, çoğunlukla, öğüt, yaşam felsefesi, sevgi sözcükleri veya çocukların nasıl yetişmeleri gerektiği hakkında bilgiler içermez. Genelde vasiyetnamelerin tek bir hedefi vardır: ölen insanın mal varlığını paylaştırmak.

"İnsanın yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür" diye öğretir Tora (Bereşit 8:21). Bu sözcüklerden insanların doğuştan kötü oldukları anlamı çıkarılmamalıdır. Kastedilen, insanların ahlak açısından "tarafsız" olarak dünyaya geldikleri, ancak kötülüğe olan meyillerinin çok güçlü olduğudur.

"Hello Muddah, Hello Faddah" şarkısı ile üne kavuşan esprili şarkı yazarı Allen Sherman'ın küçük oğlu, eşi ile sürdürdüğü ciddi bir sohbet sırasında odalarına girerek babasına yeni bitirdiği bir resmi gururla sunmak üzere yanlarına yaklaşmıştı.

Bir gün Ben Zoma, Tapınak Tepesi--nin merdivenlerinde kalabalık bir insan topluluğu görmüştü. Kendi kendine, "Bana hizmet etmek için bu kadar çok insanı Yaratan mübarek olsun," diye mırıldanmıştı. Ben Zoma şöyle düşünmekteydi, "Yiyeceği ekmeği elde etmek için Adam kim bilir ne kadar çok çalışmak zorunda kalmıştı?

"Biri seni öldürmek istiyorsa, erken kalk ve önce sen onu öldür"

Yahudi yasalarına göre her bireyin hayatı ölçülemeyecek derecede değerlidir. Ancak, masum insanları öldüren bir kişinin de yaşamaya hakkı yoktur. Tora'nın beş kitabında da tekrarlanan yasa, önceden planlanmış cinayetleri işleyen kişilerin ölümle cezalandırılması gerektiğini vurgular (örneğin, Bereşit 9:6, "Kim insan kanı dökerse, kendi kanı da insan tarafından dökülecektir").

Her bireyin Tanrı'nın suretinde yaratılmış olduğu inancı, kendimizi daha değerli hissetmemizi sağlamalıdır. Tanrı'nın suretinde yaratılmış olmanın anlamı ise şudur: İyiyi kötüden ayırma konusunda Tanrı gibiyiz.

Yahudi bir çift boşanmak üzere başvuruda bulunmuştu. "Get" işlemini Avrupa kökenli yaşlıca Ortodoks bir haham yürütecekti. Şöyle diyordu haham: "Amerika'da gereğinden fazla insan boşanıyor, Avrupa'da ise gereğinden az insan boşanırdı."

Talmud'da öğretildiği gibi Tora'da 613 buyruk olduğunun farkında olan birçok Yahudi, gerçek bir Yahudi olmak için bu emirlerin 613'üne birden itaat etmek gerektiğine inanır. Aslında durum öyle değildir. Örneğin buyruklardan biri, eşinden boşanmak isteyen bir adamın karısına bir "boşanma belgesi" vermesi gerektiğini belirtir (Devarim 24:1-3).

"Komşunu sev": Komşunun sorumluluğu nedir?

Rav Telushkin başından geçen bir olayı şöyle aktarıyordu:

Ütopik bir dünyanın tanımlandığı iki ayrı bölümde Tora, bu dünyada yaşayan varlıkların vejetaryen olduğunu belirtir. Örneğin Adam ve Hava Gan Eden'de iken Tanrı onların sadece sebze ve meyve yemelerini emretmişti (Bereşit 1:29). Daha sonra Noah döneminde ise Tanrı, insanların et yemelerine izin verir (Bereşit 9:3).

Bir davet sırasında misafirlerden biri, seneler önce çok kötü bir kaza sonucu ölen babasından bahsediyordu. Dokunaklı öyküsünün sonuna geldiğinde onu dinleyen arkadaşlarından biri ona şunları söyledi: "şimdi ise hayatın çok iyi.

"Laşon Hara"yı (tam anlamıyla "kötü lisan") yasaklayan Yahudi kanunları, başkaları hakkında küçük düşürücü bir tarzda konuşmayı men eder. Hiç konuşmadan da başkasının itibarını düşürmek mümkündür. Yahudi etik anlayışı bu tür bir davranışı da yasaklar.

Satmaya çalıştığınız ürünün kusurları hakkında sessiz kalarak sadece iyi yönlerini övmek, Yahudi etiğine göre doğru değildir. Biri sizi bu şekilde aldattığında kendinizi kandırılmış hissedersiniz. Dolayısıyle siz de başkalarını yanlış yönlendirmemeye dikkat etmelisiniz:

Amerika'da halk arasında anlatılan bir öyküye göre, fazla konuşmayı sevmeyen bir kişi olarak tanınan Başkan Calvin Coolidge, günlerden bir gün kiliseden eve döndüğünde, karısı ona şöyle sormuş:

Yaşlı bir adamın cenazesinin ardından töreni icra eden haham, kızına "şiva" yı (yedi günlük yas dönemi) nerede uygulayacağını sormuştu. Vefat eden adamın kızı şöyle karşılık vermişti: "Ben öyle bir şey yapmayacağım.

"[MS ikinci yüzyılda yaşamış olan Roma imparatoru] Hadriyanus, günlerden bir gün Tiberyas yakınlarındaki bir yolda yürürken, ağaç dikmekte olan bir adama rastlamış.

"Anne ve babana saygı göster": Tora'nın bu emrindeki şaşırtıcı sözcük seçimi
Tora, On Emir'in Beşincisinde neden anne ve babamızı "sevmemizi" değil de, onlara "saygı göstermemizi" emreder? "Sevgi" sözcüğünü kullanmaya çekindiğinden değildir herhalde.

Tora bize Avraam'ın hayatı hakkında pek fazla ayrıntı vermez. Ancak Bereşit 18'de okuduğumuz gibi o, misafir ağırlama konusundaki örnek davranışları ile bugün bile kendisinden çok şeyler öğrenebileceğimiz bir ev sahibiydi.

Eski bir Yahudi atasözü şöyle der, "Herşey şansa bağlıdır; bu, Aron Akodeş'teki Sefer Tora'lar için bile geçerlidir." Sinagoglarda bulunan Aron Akodeş'lerin çoğunda birkaç tane Sefer Tora mevcuttur. "Şanslı" olanlar her hafta okunmak üzere çıkarılır. "Şanssız" olanlar ise seneler boyunca açılmadan durabilir.

Yüzlerce, belki de binlerce kişinin Yahudiliğe daha derinden bağlanmasını sağlayan ve bu konuda onlara ilham veren yaşlı Rav, eğitimlerine katkıda bulunduğu bu insanlardan seneler boyunca teşekkür ve minnet sözleri duymuştu. Ancak bir gün başına gelen bir olay onu derinden sarsmıştı.

Anne veya babamız bunama dönemine girerse

Bir gün o [Netinah'nın oğlu Dama] Roma'nın önde gelenleri arasında ipek ve altın giysileriyle otururken, annesi yanına geldi ve bu giysiyi üstünden yırtarak aldıktan sonra, ona bir tokat attı ve yüzüne tükürdü. Ancak [Dama] annesini utandırmadı.

Anne ve babanıza saygı göstermek, hürmet etmek ne anlama gelirş

Anne babana saygı göster.
- Şemot 20:12
Herkes annesine babasına hürmet etsin.
- Vayikra 19:3

Bağış yapmak yeterli değildir diye öğretir Yahudi geleneği, kişi aynı zamanda, bağış eylemini mümkün olan en etik şekilde yapmakla yükümlüdür. Ancak bunu yerine getirmek her zaman kolay değildir. Hayırlı olarak algılanan eylem bazen, izlenebilecek en etik yol olmayabilir. Onüçüncü yüzyıl Alman Yahudi toplumunun Sefer Hasidim (Hasidlerin Kitabı) adlı rehberi, bu konu ile ilgili şu örneği aktarır:

Anne babanın çocuklarına sormaları gereken acı ve zor soru

Kral David ihtiyarladığında, yaşayan en büyük oğlu olan Adoniya, Yeruşalayim sokaklarında gezerek yakında kral olacağını çevresindekilere ballandıra ballandıra anlatıyordu.

Ünlü bir öyküye göre:

Adamın biri, onsekizinci yüzyılda Hasidizm'in kurucusu olan Baal Şem Tov'un huzuruna çıkarak ciddi bir sorununa çare bulması için ondan yardım istemişti: "Oğlum Yahudilikten çok uzaklara sürüklendi. Yaşadığı hayat tamamen ahlak dışı. Ne yapmam gerekir?"

Yahudiler arasında yaygın olan bir kanıya göre bu dine mensup kişiler, alkollü içki tüketimi konusunda pek de aşırıya kaçmazlar.

Ancak artık şunu bilmekteyiz ki, Yahudiler arasında da aşırı derecede alkol tüketen kişiler mevcuttur. İçkinin aşırı derecede kullanımını önlemenin en iyi yollarından biri, alkollü içecekleri evlerde veya kutlamalarda daha az bulundurmak, onlara serbestçe erişilmesini zorlaştırmaktır.

Öfke ve hiddet, insanın doğru karar vermesini engeller, yargı becerisini gölgeler. Talmud'a göre aklı başında olan bir kişi kızdığında bilgeliğini yitirir (Nedarim 22b). Bamidbar kitabındaki bir öyküde Yahudi geleneğine göre peygamberlerin en önemlisi sayılan Moşe, İsrailoğullarının su kıtlığı konusunda devamlı olarak şikayet etmelerine çok kızmıştır.

Anne ve babana minnettar olduğunu göster

Bazı insanların anne ve babalarına karşı hissettikleri kızgınlık, seneler boyunca devam eder: "Benim gerçekten kim olduğumu hiçbir zaman anlamaya çalışmadılar. Daha da kötüsü bazen, varlığımın bile farkında değillerdi. Bana hiç zaman ayırmadılar," gibi şikayetlerde bulunurlar.

Anne ve babamıza itaat etmeyebileceğimiz durumlar

Anne ve babalar çocuklarının kendilerine tam olarak itaat etmelerini
beklememelidir. Yahudi ahlak yasalarına göre mutlak itaat hakkı sadece
Tanrı'nındır.

Palm Beach Florida'daki Emanu-El sinagogunda Rav Leonid Feldman, her hafta olduğu gibi Şabat duasına başlamak üzereydi. Başlamadan önce herkese "Şabat Şalom" diledikten sonra, orada toplanmış bulunanlara hafta boyunca başlarından geçen ve buradaki kişilerle paylaşmak isteyebilecekleri iyi haberleri olup olmadığını sordu.

Bu bir Mitzva'dır kitabının yazarı Rav Bradley Atson, geleneksel Yahudi edebiyatından aldığı örnekleri, sağduyusunu ve sinagoglarda verdiği vayzları bir araya getirerek hastalara yardım etmek için kullanabileceğimiz bazı hareket tarzlarını sıralamıştır.

Hangi durumlarda başkaları hakkında olumsuz bilgi aktarabiliriz?

Eğer işini gerektiği gibi yerine getirmeyen bir çalışanınız varsa, hataları ile ilgili olarak arkadaşlarınıza (veya başkalarına) şikayette bulunmanız doğru mudur?

NBC'nin "ata"sı sayılan önde gelen radyo şirketlerinden RCA'in efsanevi kurucusu David Sarnoff şöyle demişti: "Rekabet, ürünlerin en iyi yönlerini, insanların ise en kötü yönlerini ortaya çıkarır."

Soluduğum havayı ben yaratmadım
Beni ısıtan güneşi de...
El ve beyin kaslarımı
Tarlayı sürecek
Ekecek

Yeni bir ev inşa edilirken çatının etrafına mutlaka bir korkuluk yapılması gerektiği belirtilmiştir Tora'da. Eski zamanlarda Yakın Doğu'daki evlerin çoğunun çatısı düz olduğundan, ev halkının veya misafirlerinin çatıda dolaşıp dinlenmeleri olağan karşılanırdı.

Geleneksel Yahudi kültüründe Tora'nın, Talmud'un ve Yahudilikle ilgili diğer metinlerin okunması, bir insanın uğraşabileceği en kutsal işler arasında yer alır. Kendini adamış öğrenciler gün içinde bu uğraşa mümkün olduğu kadar vakit ayırırlar. Diğer taraftan laik toplumun bir parçası olan hırslı insanlar, bütün diğer faaliyetleri dışlama pahasına kendilerini uzun saatler boyunca çalışmaya adarlar.

"Yahudi Mizahı" adlı kitabında Rav Telushkin, iki yüz kadar fıkra ve mizah yollu öykü ile Yahudi yaşamı ve ruh halini incelemeyi hedefler. Kitabı yazmaktan çok zevk aldığını söyleyen Telushkin, konu mizah olduğu için bu kitabı diğer eserlerine göre daha "hafif" saydığını da belirtir.

Talmud'da, gezileri sırasında İran'ın Be Lefet şehrinin pazar yerinde dolaşmakta olan Rav Beroka'nın öyküsü anlatılır. Rav'ın karşısına birdenbire Nebi Eliya belirir. Rav ona şu soruyu yöneltir, "Bu meydanda bulunan kişiler arasında Gelecek-Dünyada olmaya hak kazanan herhangi biri var mı ?" Eliya şöyle cevap verir, "Hayır."

Bu bir Mitzva'dır kitabının yazarı Rav Bradley Atson, geleneksel Yahudi edebiyatından aldığı örnekleri, sağduyusunu ve sinagoglarda verdiği vayzları bir araya getirerek hastalara yardım etmek için kullanabileceğimiz bazı hareket tarzlarını ...

*''Yahudi Değerleri Kitabı'' 41. HAFTA
282. Gün, Pazartesi

Hata işlemeye yeltendiğinizde

Yukarıdaki varlığın farkında ol: Gören bir göz, duyan bir kulak, yaptığın her hareketin kaydedildiği bir kitap.

- Pirkei Avot 2:1

Rav Aaron Levine, hasta bir kadını hastanede ziyaret eden ve ona armağan olarak yeni bir yağmurluk getiren bir kadından bahseder. Kadın elindeki paketle hasta arkadaşının yanına geldiğinde, ona şöyle demişti: "Hava çok bulutlu; yakında bu yağmurluğa ihtiyacın olacak."

Bu bir Mitzva'dır kitabının yazarı Rav Bradley Atson, geleneksel Yahudi edebiyatından aldığı örnekleri, sağduyusunu ve sinagoglarda verdiği vaızları bir araya getirerek hastalara yardım etmek için kullanabileceğimiz bazı hareket tarzlarını sıralamıştır:

Güç karşısında doğruyu söyle

Öğretmeninin hakim olduğu bir davada onu izleyen öğrenci, fakir kişinin haklı, zengin kişinin ise haksız olduğu sonucuna varıyorsa, sessiz kalmamalıdır. Bunun böyle olması gerektiğini nasıl biliyoruz? Çünkü Tora der ki: "Yalandan uzak duracaksın" (Şemot 23:7).

New York merkezli Özürlülere Yardım için Ulusal Yahudi Konseyi, Yahudi gazete ve dergilerinde düzenli olarak ilanlar vererek, okurlarına çağrıda bulunur: "Gelişme özürlü olan biri için gerçekten de anlamlı bir şey yapmak istiyor musunuz?" İlanın devamında Maimonides'in Yahudi yasaları kanunnamesi Mişne Tora'dan bir bölüm yer alır: "Muhtaç bir Yahudi'ye yapılabilecek en büyük yardım...

Onsekizinci yüzyılda Hazidizm'i kuran Ribi İsrael Baal Şem Tov, bir gün taraftarlarıyla birlikte otururken odaya fakir bir adam girmiş. Adamın hiçbir belirgin özelliği olmamasına rağmen Baal Şem onu yanına, masanın başına oturmaya davet etmiş. Daha sonra adam ayrıldığında şaşkın Hasid'ler Baal Şem'e adama niçin bu kadar şeref verdiğini sormuşlar.

"Ben küçükken," diye anlatıyor Rav Telushkin, "birilerine karşı devamlı olarak kin besleyen bir arkadaşım vardı. İlkokulda iken, fitneci olduğunu düşündüğü bir sınıf arkadaşına kızmıştı.

Flört eden kişiler hakkında olumsuz bilgi aktarılmalı mı? Hafetz Hayim'in dört prensibi

En ünlü kitabının adı olan "Hafetz Hayim" ("Hayatı Arzulayan") lakabıyla tanınan Ribi Israel Meir Ha-Cohen Kagan (1838-1933), "dilini tutmak"la ilgili Yahudi öğretilerini sistematik bir şekilde bir araya getirip yayınlayan ilk düşünürdü.

Fikirlerini beğenmediğin insanlardan bile öğren

Talmud'da adı geçen binbeşyüz kadar hahamdan anlaşıldığı kadariyle sadece bir tanesi dinini inkar ederek Yahudiliği terketmiştir; ikinci yüzyıl Rabi Akiva'sıyla aynı zamanda yaşamış olan Elişa ben Abuya. Nedenleri efsanelere bürünmüş olan bir orta yaş krizi sırasında Elişa imanını kaybetmiş ve "Hakim de yoktur, adalet te", inancına kapılmıştır.

"İki adam [çölde] birlikte seyahat ediyorlar ve sadece bir tanesinde tek bir su testisi var. İkisi de sudan içerse, ikisi de ölecek, sadece biri o sudan içerse medeniyete ulaşıp hayatta kalabilecek. [Suyu olan adam nasıl hareket etmelidir?]

Rabi Akiva'nın öğrencilerinden biri bir gün hastalanmıştı. Öğretmenlerinden hiçbiri ziyaretine gitmezken, Rabi Akiva onu ziyaret etmiş, ziyareti sırasında da yerleri bir güzel süpürüp temizlemişti. Bunun üzerine öğrenci iyileşmiş.

Gücü cömertçe kullanın

Bir kral ve bir düğün alayı karşılaştığında düğün alayı krala yol vermelidir. Bu kurala rağmen Kral Agrippa [MS birinci yüzyıl] bir keresinde bir geline yol vermiş, bilge insanlar tarafından da bu davranışı için övülmüştü. Ona, "Bunu neden yaptın?" diye sorulduğunda ise şöyle karşılık vermişti, "Ben her gün taç giyiyorum, o ise, sadece kısacık bir saat boyunca tacını giyecek."

Modern (Amerikan) hukuk kuralları haklara saygı gösterme prensibi üzerine kurulmuştur. Geleneksel Yahudilikte ise yükümlülükler öne çıkar. Bazı durumlarda yasalar, hiçbir şey yapılmamasına izin verebilir. Yahudilikte ise etkin bir şekilde iyilik yapılması gerektiği ısrarla vurgulanır.

Yahudi dini literatüründeki en garip tartışmalardan biri, doğduğunda iki başlı olan bir çocukla ilgilidir. Talmud'daki yorumlardan biri, bu çocuğun babasının mirasından bir veya iki pay almaya hakkı olup olmadığı konusunu inceler ve bu davanın, en bilge kral olarak tanınan Şlomo'nun da dikkatine getirildiğini hatırlatır.

Talmud'un çok tanımıy bölümlerinden birinde şu öğretiye rastlarız: "bir erkeğe göre bir kadın, misafir ağırlama konusunda daha isteksizce davranır" (Bava Metsia 87a). Bu cümle kadınların daha cimri bir mizaca sahip olduklarını ima ettiği için genellikle, "kadın düşmanları" olarak algılanır.

Cömert olmayan insanlar çoğunlukla cimri addedilir. Aslında bu yakıştırma, imkanları olduğu halde, muhtaç kişilere bağış yapmayı reddedenler için doğru sayılabilir. Ancak parasal olmayan konularda insanların yardımcı olmayı reddetmeleri, cimrilikten ziyade tembellikle ilgilidir.

Kişi bir taraftan bütün insanlığın "Tanrı'nın suretinde" yaratıldığına inanırken, aynı anda bazı ırkların diğerlerine göre daha fazla "Tanrı'nın suretinde" yaratıldığına nasıl inanabilir?

"Konuşma Ahlakı" konusunda düzenlediği çalışma grupları sırasında önde gelen eğitmen Rav'lardan biri seminerlerine katılanlara şu soruyu yöneltir: "Hayatınız boyunca başınızdan geçmiş ve bu sınıftaki arkadaşlarınız tarafından öğrenilse sizi utandıracak en az bir olayı anımsamaya çalışın."

Yukarıda ne olduğunu bil: gören bir göz...
- Atalarımızın Ahlak Öğütleri (Pirkei Avot)

-Adamın biri havaalanında yanındakileri iterek hızlı hızlı ilerliyor, etrafındakileri hiç önemsemeden ve onlara "özür dilerim" bile demeden diğer yolcuların önüne geçiyor, beraberindeki yedi yaşındaki küçük kızını elinden sürükleyerek bir an önce uçağa binmeye çalışıyordu.

Rav Yohanan ben Zakay'la ilgili olarak şu söylenirdi: Onunla karşılaştığınızda ilk selamı hep o verirdi.

- Babil Talmud'u, Berahot 17a

Eski çağlarda İsrail'de, davanın ölüm cezası ile sonuçlanabileceği mahkemelerde tanıklık yapmak üzere öne çıkan kişiyi hakimler çok ciddi ve geniş bir şekilde uyarırlar, tanıklığını söylenti veya tahminlere dayandıramayacağını hatırlattıktan sonra, kendisini olay hakkında çok ayrıntılı bir şekilde sorgulayacaklarını ona bildirirlerdi.

Birçok Yahudi, Yahudiliğin kötü niyetli dedikoduyu yasakladığının farkındadır. Ancak iltifat ederken de dikkatli olunması gerektiği konusundaki Yahudi geleneğinin uyarısını çoğunlukla bilmezler.

Bu duayı tekrar hatırlayalım:

İnsanoğlu, aşağıda sıralanmış kuralları yerine getirirse, daha bu dünyadayken ödüllendirilir. Gerçek ödül ise Gelecek Dünyada onu beklemektedir. Ve işte kurallar şunlardır:

Tanrı'nın başlangıçta dünyaya tek bir insanı, Adem'i yerleştirmiş olmasını Ravlarımız şu şekilde yorumlarlar: Her birey "dünya benim için yaratıldı" diyebilsin diye (Mişna, Sanhedrin 4:5).

Çünkü bu kişiler, anne, baba ve eş korumasından yoksun olduklarından, insanlar onlardan kolaylıkla faydalanabilirler. Tora'da Tanrı'nın bizzat kendisinin bu insanlardan faydalanan kişilerden intikamını alacağı sözü verilmiştir: "Hiç bir dul kadını ve öksüzü incitmeyeceksiniz.

Beğenmedikleri yemeği kaba bir tavırla garsona şikayet eden insanları veya bir düğün veya bar mitzva kutlamasında servis yapanlara robot muamelesi yapan misafirleri gördüğümüzde içimizde bir eziklik hissederiz.

Hatalı davrandıklarını kabullenemeyen birçok insan vardır. Başlarına kötü bir şey geldiğinde, ya bunun bir talihsizlik olduğunu söylerler ya da olayın suçunu başkalarına yıkmaya kalkarlar.

Kadının birinin çok mutsuz bir evliliği varmış. Eninde sonunda bu durum kocasından boşanmasına sebep olmuş. Çocuklarının velayeti yüzünden zorunlu olarak görüşmeye devam eden çiftin ilişkisi, boşandıktan sonra da acınacak haldeymiş.

Sigara içenlerin üçte birinin ortalamaya göre yedi yıl daha erken öldükleri bilinen bir gerçektir. Bu durumda anne ve babaların, çocuklarını bu tahrip edici alışkanlıktan mümkün olduğu kadar uzak tutmak için ellerinden geleni yapmaları gerekir.

Beğenmedikleri yemeği kaba bir tavırla garsona şikayet eden insanları veya bir düğün veya bar mitzva kutlamasında servis yapanlara robot muamelesi yapan misafirleri gördüğümüzde içimizde bir eziklik hissederiz.

Hayvanlarını beslemeden önce insanın kendini doyurması yasaktır.
- Babil Talmudu, Berahot 40a

Tora`ya göre: Hayvanlara kötü davranılmasını engellemek

On emrin hangisi, kısmen de olsa, hayvanlara atıfta bulunur?

Eğer bu sorunun cevabını bulamıyorsanız, kendinizi sakın kötü hissetmeyiniz. Birçok insan bu cevabı kolaylıkla bulamaz. Şabat`ın kutsallığını belirten dördüncü buyruk şöyle der: "O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, hayvanların,... hiçbir iş yapmayacaksınız," (şemot 20:9-10).

Talmud hayırsever olmayan kişileri çok sert bir şekilde uyarır: "Eğer kişi hayırseverlik yapmamak için gözlerini yumuyorsa bu davranışı putperestlikle eşdeğerdedir" (Ketubot 68a).

Bazı insanlar keskin zekalarını kullanarak başkalarını aldatmayı adet haline getirirler, bazıları ise aynı şekilde kendilerine çıkar sağlayacak kanun boşlukları ararlar. Ancak bazı insanlar vardır ki, hemcinslerini utanmaktan, küçük düşmekten kurtarmak için zekalarını kullanarak yeni yollar icat etmeye çalışırlar.

Bazen bir hikaye o kadar dokunaklı ve ilham vericidir ki sadece onu okumuş olmak insanı erdemli davranışlara teşvik edebilir. Nobel Ödülü sahibi İsrailli yazar S.Y. Agnon'un basit bir etrog hakkında yazdığı bir hikaye işte bu niteliklere sahiptir.

Belki de bu bölümün başlığı "Çok fazla bağış yapanlar ve daha da cömert olması gerekenler" olmalıydı...

Yahudi yasaları, şaşırtıcı da olsa, aşırı cömertlik gibi bir kavramdan bahseder. Gelirin yüzde on kadarını bağışlamak uygundur. Ancak, Talmud döneminin Rav'ları, hiç kimsenin gelirinin yüzde yirmisinden fazlasını bağışlamaması gerektiği konusunda bir kural koymuşlardır (Ketubot 50a).

Bir okulun servis otobüsündeki çocuklardan bazıları, okula yeni kaydolan ve biraz da kilolu olan kızla alay ediyorlar, pek de atletik yapıya sahip olmayan bu kız için uydurdukları iğneleyici şarkıları yüzüne karşı hep birlikte söylüyorlardı.

Ravlarımızın anlattığı bir öyküye göre:

Bir çocuk bir şişe kırmış. Babası onu tokatlamakla tehdit etmiş. Çocuk korkudan evden kaçmış ve derin bir çukura atlayarak kendini öldürmüş.

Eğer çocuklar doğuştan cömert olsalardı bir eve girdiğinizde bir annenin üç yaşındaki oğluna şöyle haykırdığını duymanız mümkün olurdu: "Oğlum, bütün oyuncaklarını komşu çocuklarına vermekten vazgeç artık!" Ancak, gerçek hayatta durum hiç de böyle değildir: Normal olarak çocukların çoğu dünyaya geldiklerinde bencildir. Onlara paylaşmayı öğretmek için onları bu konuya alıştırmak gereklidir.

"Baba [oğluna] Tora`yı öğretmekle yükümlüdür."

- Talmud Bavli, Kidduşin 29a

Yahudi yasalarına göre, çocuklarına Tora`yı öğretme görevi anne ve babalara, "şema" duasında söylenen şu sözcüklerle verilmiştir: "Bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun. Onları çocuklarınıza benimsetin." (Devarim 6:6-7)

Çocuğuna Tanrı için en önemli şeyin iyilik olduğunu öğret

İbranice "hore" (ebeveyn) sözcüğü, "more" (öğretmen) sözcüğü ile yakından alakalıdır. Yahudilik açısından anne babanın temel görevi (çocuğa sevgi ve gerekli fiziksel bakımı vermenin yanısıra), çocuğuna, geleneklerine bağlı bir Yahudi, merhametli ve ahlaklı bir insan olmayı öğretmektir.

Çocuklarınızı zenginlerle çıkmaya teşvik etmeyin

Bazı anne babalar oğulları bir kızla çıkmaya başladığında öncelikle şu soruları sorarlar: "Güzel mi? ve "Ailesi zengin mi? Bazı ailelerde ise çocuklar şu öğütle yetiştirilirler: "Sadece para için evlenme ama şunu da aklından çıkarma, zengin bir erkeğe (veya kıza) aşık olmak, fakir birine aşık olmak kadar kolaydır."

Çocuklarınızı hem kendilerini hem de başkalarını sevecek şekilde yetiştirin

Çoğu anne baba çocuğunu, en çok, entellektüel ve atletik başarı gösterdiğinde över. Örneğin onu, bir derste gösterdiği başarıdan dolayı büyük çoşkuyla tebrik eder ("Ne kadar zekisin, seninle gurur duyuyorum") ve başkalarına çocuklarından bahsederken, onun bu yönünü özellikle methederler ("Oğlum o kadar akıllı ki, ben bile şaşırıyorum").

Öfke kontrolu konusunu işleyen çalışma seminerlerine katılanlara yöneltilen sorulardan biri, aralarından kaçının bir hata işledikten sonra özür dilemeyi bilmeyen ebeveynlerin bulunduğu ailelerde yetiştiği...

Kendilerini evlatlarına adamış olan anne babalar çocuklarını işlerinden daha fazla severler. Ancak birçok ebeveyn, işlerini çocuklarına göre daha çekici bulduklarından işlerine aşırı derecede fazla, çocuklarına ise çok az zaman ayırırlar.

50. Hafta 346. Gün, Salı

Çocuklarınıza miras borcunuz var mı?

Hali vakti yerinde olan bir kişinin bu konudaki ifadesi şöyleydi:

Bazı Talmud hahamlarının babalara yönelik en şaşırtıcı isteklerinden biri, belki de, "çocuğunuza yüzmeyi öğretin" (Kiduşin 30b) talebidir. Ahlaklı, kutsal, profesyonel alanda başarılı bir yaşam sürdürmekle (Talmud anne babaları çocuklarına bu konularda başarılı olmaları için yardım etmeye mecbur eder) yüzmeyi öğrenme arasındaki ilişki nedir?

Belki de en iyi bilinen Şabat geleneği, kutsal günün kutsama duası eşliğinde iki mum yakılarak başlatılması ritüelidir. Bunun dışında birçok Yahudi evinde ailedeki her bir çocuk için ek bir mum yakma adedi de yerleşmiştir.

Geleneklere bağlı Yahudi anne ve babaların (özellikle babaların) Şabat mumları yakıldıktan sonra, veya masada Şabat yemeğinden önce çocuklarını takdis etmesi, adet haline gelmiştir.

Dennis Prager uçakta seyahat ederken yanında oturan kadın vejetaryen, kendisi ise "kaşer" bir yemek ısmarlamıştı. Yemek konusundaki tercihleri hakkında sohbet ederken kadın, hayvanları öldürmenin hatalı olduğunu öne sürmüş, "Kendi hayatımızın, bir hayvanın hayatından daha değerli olduğunu nasıl iddia edebiliriz?" diye sormuştu.

Yahudiliğin prensiplerinden biri dengeli bir yaşamdır. Çocuğunun manevi gereksinimlerini karşılayan (çocuğunu dini kuralları gözeten bir aile ortamında yetiştiren ve ona Tora'yı öğreten), ancak çocuğunun verimli bir insan olarak yetişmesi için gerekli ortamı sağlamayan veya hayatını kazanması için onu hazırlamayan anne baba, dengesiz sayılır.

Çobanlardan yün, süt veya keçi yavrusu satın almak yasaktır. Aynı şekilde orman bekçilerinden de tahta veya meyve satın alınmamalı... Bir şeyin satın alınmasına izin verildiği durumlarda dahi, eğer satıcı malların saklı tutulmasını talep ediyorsa, bu tip malları satın almak yasaktır.. - Mişna, Bava Kamma 10:9

Talmud'da, Moşe'nin Midıan'lı kayınpederi Yitro'dan Tanrı'ya bir şükran duası sunduğu için övgüyle bahsedilir. Moşe kayınpederine Tanrı'nın İsrailoğullarını kölelikten nasıl kurtardığını ve çölde onlara nasıl yardım ettiğini anlattıktan sonra Yitro şöyle karşılık verir: "Sizi Mısırlılar'ın ve firavunun elinden kurtaran Tanrı'ya övgüler olsun.

Bir haham bir toplantıda İsviçreli bir kadınla tanışmıştı. Kadın, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasında ahlak açısından herhangi bir fark olmadığı konusunda hahamı ikna etmeye çalışıyordu.

Çocuklar dünyaya geldiklerinde, karakterleri kalıtım ve çevre koşulları tarafından belirlenecek "üzerine hiç yazı yazılmamış birer levha" değildir. Her anne babanın hızla öğrendiği gibi, dünyaya geldiklerinde belirgin kişilik ve mizaca sahiptirler.

Halktan çalmak şahıstan çalmaktan daha kötüdür. Çünkü şahıstan çalan, çaldığını geri vererek şahsı yatıştırabilir; halktan çalan ise bunu yapamaz.

Eğer kişi, öküzünü, ücret aldığı bir iş için gündüz tarlaya sürüyorsa, onu gece çalıştırmamalıdır. Benzer şekilde kişi, gündüz çalışarak ücret alıyorsa, gece kendi özel işinde çalışmamalıdır. Veya oruç tutup kendini aşırı bir şekilde dünya nimetlerinden mahrum etmemelidir. Zira bunların sonucunda zayıf düşecek ve işvereni için yapması gereken işte azalma görülecektir.

Yahudilerin toplumda yaygın olarak yarattıkları en olumsuz kanaatlerden biri, tefeciliktir. Örnek olarak, Shakespeare'in Venedik Taciri adlı eserindeki "kötü adam" Shılock, edebiyattaki en meşhur tefecidir.

Okulda yürürken bir yeşiva öğrencisinin gözü, yerde duran bir kağıt parçasına ilişir. Bir din kitabından düştüğünü ve üzerinde Tanrı'nın adını taşıyabileceğini düşünerek kağıdı yerden alır. Ancak dikkatlice baktığında bunun önemsiz bir kağıt parçası olduğuna karar verir ve onu tekrar yere atar.

Rav Telushkin kendi çocuğu ile oınamaya giden kızını eve geç getiren arkadaşına, bir randevusunu geciktirdiği için biraz sinirlenmişti. Ancak eve varıp gecikmesinin sebebini açıkladığında ona hak vermek zorunda kaldı: Arkadaşı son birkaç saati, ölen ve ailesi olmayan bir kadının cenaze merasimini düzenlemekle geçirmişti.

"Düşündüğün kadar iyi değilsin; dünya da düşündüğün kadar kötü değil"

Yahudi geleneğinde, Yahudiler arasında Eliyahu Hanavi olarak anılan peygamber Eliyahu kadar çok sevilen bir peygamber daha yoktur.

Mario Puzo'nun "Baba" adlı romanının en meşhur bölümlerinin birinde bir gangster, kendisini aldatmaya çalışan bir adama ait bir atın kafasını kestirir ve kanlar içindeki at başını adamın yatağına koydurur.

Hoşlanmadığımız hatta nefret ettiğimiz insanlar olabilir. Çok öfkeli olduğumuz anlarda bu insanlara neler yapmak istediğimizi hayal etmiş bile olabiliriz. Bir kadın, örneğin, ona çok kötü davranan bir adamın evinin etrafına kırmızı dev karıncalar gizlemeyi planlamış ancak daha sonra bu planını uygulamaktan vazgeçmişti. İntikam konusunda yayınlanmış bir kitap bile var. Kitapta düşmanlarımızdan intikam almanın onlarca yolu sıralanmış!

Tora Yahudilere düşmanlarını sevmeyi emretmese de, onlara karşı adil davranılmasını talep eder: "Düşmanınızın yolunu şaşırmış öküzüne veya eşeğine rastlarsanız, onu kendisine geri götüreceksiniz" (Şemot 23:4). Tevrat bize belki de haklı olarak nefret ettiğimiz bir kişi ile işimiz olduğunda, her şeye rağmen onlara karşı adil davranmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

Yahudilik tarımla uğraşan bir toplumda doğup geliştiği için Tora kurallarının çoğu hayvanlarla ilgilidir. Örneğin ağır bir yük altında zorlanan bir hayvan gördüğümüzde hayvanın sıkıntısını hafifletmek ve onu yükünden kurtarmak için sahibine yardımcı olmamız emredilmektedir (Şemot 23:5).

Çocuğunuza bir şey vereceğinizi vaat edip, daha sonra o şeyi ona vermemezlik etmeyin. Zira bunun sonucunda çocuğunuz yalan söylemeyi öğrenecektir.

- Talmud Bavli, Sukkah 46b

Gençliğinde bir gece, "Ben ve Sen" adlı iletişim ve diyalogun önemi hakkındaki felsefi eserin yazarı Martin Buber (1878-1965) mistik bir yazı üzerinde çalışırken birdenbire kapısı çalınmış.

Shmaryau Levine, katılması gereken herhangi bir "Yahudi toplantısına" hayatı boyunca geç kalmaya çalıştığını, ancak bunu hiç başaramadığını iddia eder.

Kişinin boşandığı eşine karşı bir nebze merhametli davranması gerektiği, Talmud'da yer alan bu ilginç öyküde öğretilmektedir:

Ribi Yossi'in karısı ona çok acı çektirmiş onunla çok alay etmişti. Ribi Elazar yanına gelip ona şöyle tavsiyede bulunmuş, "Üstadım, boşa onu, sana layık olan saygıyı göstermiyor."

Yahudilerin toplumda yaygın olarak yarattıkları en olumsuz kanaatlerden biri, tefeciliktir. Örnek olarak, Shakespeare'in Venedik Taciri adlı eserindeki "kötü adam" Shılock, edebiyattaki en meşhur tefecidir.

Dindar insanların genellikle ciddi oldukları, zihinlerinin ise sürekli olarak yükümlülükleri ile
meşgul olduğu düşünülür. Bu durumda eğlenceye ve hayattan zevk almaya çok az zaman ayırabildikleri zannedilir.

Psikolojik zeka ve keskin bir ahlaki duyarlılık dolu bir paragrafta Maimonides, dul ve yetimlerle ilgilenen kişilerin üstlenmesi gereken özel bir yükümlülükten bahseder:

Evinizde kavga veya şiddet mi var?

Evlilik yaşamı boyunca neredeyse her çift tartışır, kavga eder veya bir şekilde birbirinin sabrını sınar. Anlaşmazlık sürecinde izlenebilecek çeşitli uygun yöntemler vardır ve eğer bir çiftin tartışmaları bu etik parametreler dahilinde kalabiliyorsa o evlilik sağlıklı olarak devam edebilir. Çoğu zaman da eşler bu tür anlaşmazlıklardan kendilerini geliştirerek çıkarlar.

Yahudi yasaları açısından insanın anne ve babasına bağlılığı olağşanüstü bir önem taşır. Gerçekten de, "Anne ve babana saygı göstereceksin", belki de "On Emir" arasında en çok bilinen buyruktur.

Eşinizi kırmayın

İnsanların yakınlarına karşı iyi davranıp, kaba, karamsar ve sabırsız tutumlarını daha çok yabancılara yönlendirdikleri düşünülür. Halbuki gerçek böyle değildir. Çoğunlukla insanlar en acımasız tavırlarını kendilerine en yakın kişilere sergilerler.

Eşinize kızdığınızda: Olaylara değişik bir açıdan bakın

Tiyatro tarihinin en tanınmış çiftlerden biri olan Alfred Lunt ve Lınn Fontanne ikilisi, elli yılı aşkın bir süre boyunca evliliklerini sürdürmüşlerdi. Bir gazeteci bir gün Lınn Fontanne'e boşanmayı hiç aklına getirip getirmediğini sorduğunda şu cevabı almıştı: "Boşanmayı mı? Asla. Cinayeti ise sık sık."

Birinci evliliği boyunca büyük sıkıntılar geçirmiş bir hanım, yaşadıkları ortak sorunlara bir çözüm bulmak için kocasıyla birlikte terapiste gittiğinde, kocasının önünde hislerini şu şekilde ifade etmişti, "Aramızdaki bütün diğer zorluklarla baş etmeye hazırım: Tek dileğim şu: bana kızdığında bana 'geri zekalı' diye hitap etmemesi. Eğer bunu kabul ediyorsa, onunla evliliğimi sürdürmeye hazırım."

Günlerden bir gün, kayınpederi Yitro'nun sürülerinden birine çobanlık yapmakta olan Moşe, alev alev yanmasına rağmen bitmeyen bir çalı görür. Bu garip görüntüyü daha yakından incelemek için yaklaştığında göklerden gelen bir ses duyar. Tanrı ona Mısır'a dönmesini ve İsrailli köleleri özgürlüklerine kavuşturmasını emretmektedir.

O sabah, tanınmış din adamlarından biri, daha yaşlı bir Rav'dan onu çok üzen ve sinirlendiren bir mektup almıştı.

Yaşlı Rav tanınmış bir yazardı. Mektubu yazdığı kişi ise, Rav'ın yeni yayınlanmış kitabı hakkında bir eleştiri yazısının yer aldığı derginin yönetim kurulu üyesiydi. Yaşlı Rav bu mektubunda dergi ile ilişkisi olan birçok kişiye saldırmaktaydı.

Yüzden fazla çifti birbirlerine tanıştıran, bu şekilde de evlenmelerine imkan sağlayan hayırsever bir adam varmış. Ona, bu kadar çok insanı nasıl aklında tuttuğunu, dolayısıyle kişileri kendilerine uygun diğer insanlarla bir araya getirmeyi nasıl becerdiğini sormuşlar. Adam cüzdanından bir tomar kaşıt çıkarmış.

Leover olarak tanınan Hasidik bir rav cemaatine şöyle öğütlerdi: "Eğer biri sizden yardım istemek için yanınıza gelir ve eğer siz ona 'Tanrı versin' diye karşılık verirseniz, Tanrı'ya karşı gelmiş, ona ihanet etmiş olursunuz.

Yitta Halberstam Mandelbaum bir gün ünlü Hasidik besteci ve şarkıcı Rav Şlomo Carlebach'a Libertı, New York'ta rastlamış ve ona sokakta refakat etmeye başlamış. Birlikte girdikleri kahvede Carlebach, yanında alıp götürmek üzere bir şişe soda sipariş etmiş. Sodanın fiyatının elli sent olduğunu öğrendiğinde ise görevliye iki dolar verip paranın üstünü bahşiş olarak bırakmış.

Karidesi çok seven bir kadın varmış. Dindar bir Yahudi ile evlendiğinde Tevrat tarafından yenilmesi yasaklanmış olan bu deniz ürününü yemekten vazgeçmiş ve yasalara riayet eden bir Yahudi kimliğine bürünmüş. Birkaç sene sonra kocasına, içinde hala karides yeme arzusu olduğu için kendini dinsiz hissettiğini itaraf etmiş.

Dindar Görünen Yavan Sözler Söylemeyin

Yeruşalayim'in önde gelen bilge kişilerinden olan Rabi Shlomo Shwardon parkta oınarken yaralanan çocuğu gördüğünde, onu omuzlarına alıp en yakın hastaneye doğru koşmaya başlamıştı.

Şaşırtıcı da olsa Yahudiliğin bu soruya cevabı, "hayır"dır. Şaşırtıcı, çünkü tarih boyunca dindar geçinip zalim olan birçok insan olduğunu çok iyi biliyoruz. Çoğu zaman da Yahudiler bu tür insanların kurbanları olmuştur.

Hayırsever bir kişi kendisinden bir bağış istenmesini beklemez. Resmen bir ihtiyaç bildirilmemiş dahi olsa o, muhtaç insanların varlığını bilir. Yahudi yasa ve gelenekleri işte bu yüzden insanları sürekli bir şekilde bağış yapmaya teşvik eder: "Dua etmeden önce bağışta bulunmak makbuldur" (şulhan Aruh Orah Hayim 92:10).

Başkaları hakkında çirkin ve gerçek olmayan rivayetler yaymanın ne kadar hatalı olduğu konusunda aklı başında kişiler aynı fikirde olmalarına rağmen, bu yazıyı okuyan ve yazan dahil hepimiz bunu en az bir kere (çoğumuz da birçok kere) yapmıştır.

Nasıl mı? Duyduğumuz dedikoduları başkalarına aktararak.

Yahudilikte hayvanlara karşı merhametli davranmayı düzenleyen birçok yasa vardır. Örneğin, insanın kendini doyurmadan önce, çalışan hayvanının tarladaki yemden beslenmesine izin vermesi gerektiği telkin edilir. Etini yeme amacı ile bir hayvanı kesme zamanı geldiğinde ise bunu, mümkün olduğu kadar hızlı ve acı vermeden gerçekleştirmesi buyurulur.