Şamay taraftarları ile Hillel taraftarları arasında üç yıl kadar süren bir tartışma yaşanmıştı. Şamay taraftarları: "Yasa (halaha), bizim görüşlerimize uygundur," diye diretiyorlar, Hillel taraftarları da "Yasa, bizim görüşlerimize uygundur," diye iddia ediyorlardı. Göklerden gelen bir ses şöyle bir açıklama getirdi: "Her iki tarafın da öğretileri, yaşayan Tanrı'nın sözleridir, ancak yasa, Hillel taraftarlarının görüşlerine uygundur."

Peki, her iki görüş de yaşayan Tanrı'nın sözleri olduğuna göre [diye soruluyordu], yasanın Hillel taraftarlarının görüşlerine göre yorumlanmasının sebebi neydi?

Çünkü onlar merhametli ve alçakgönüllü idiler. Çünkü onlar hem kendi yorumlarını, hem de Şamay taraftarlarının yorumlarını incelemişlerdi. Daha da önemlisi, Şamay taraftarlarının görüşlerini kendi görüşlerinden önce zikretmişlerdi.

Babil Talmud'u, Eruvin 13b

Rav Hillel ve Rav Şamay, zamanlarının önde gelen bilginlerindedi. Hillel, Yahudi tarihindeki en üstün kişilerden biri olarak günümüze kadar ününü sürdürmüştür.

Kurdukları düşünce sistemleri, Yahudi yasasının nasıl uygulanacağı konusunda yüzlerce tartışmanın esasını teşkil etmiştir. Aslında Yahudi gelenekleri, müzakere ve tartışmaları her zaman teşvik eder. Ancak Yahudi yasası ile ilgili çok sayıda farklı görüş bölünmelere sebep olabilirdi. Bu yüzden de, (Talmud'un bu öyküsüne göre), göklerden gelen ses yasanın Hillel ve öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda uygulanması gerektiğini beyan etmişti.

Göklerden gelen ses, ritüel konusundaki tartışmalar konusunda bile, Hillel ve taraftarları lehine (özellikle ahlaki nedenler yüzünden) karar beyan etmiştir. Zira Hillel ve taraftarları, "merhametli ve alçakgönüllü idiler."

Talmud'daki bu sözlerin akışından, Şamay taraftarlarının zamanla kendilerinden çok emin bir tavır takınmaya başladıklarını anlıyoruz. Gerçeği kavradıklarından o kadar emindiler ki, rakiplerinin sözlerini dinlemeyi veya öne sürdükleri tezleri aralarında münakaşa etmeyi bile gözardı etmeye başladılar. Ağır basan özgüvenleri yüzünden ahlak açısından daha az etkili (Talmud'un sözleri onların "merhametli ve alçakgönüllü" olmadıklarını ima etmektedir) olmaya başladılar ve fikirleri kavrama becerileri açısından da zayıf kaldılar (zaten bir konunun sadece bir tarafını incelerseniz konuyu nasıl kavrayabilirsiniz ki?).

Hillel tarafarları, bir konudaki görüşlerini beyan etmeden önce, rakiplerinin görüşlerini de inceledikleri için, kendi tezlerine karşı geliştirilebilecek her türlü delilin tam olarak bilincindeydiler. Dolayısiyle alçakgönüllü olmaları, onların daha "hoş" insanlar olmalarını sağlamaktan öte, zihni kabiliyet açısından da daha derinlere inme becerilerinin gelişmesini mümkün kılmıştır.
Hepimiz, Hillel ve taraftarlarının davranışlarından birşeyler öğrenebiliriz: Sadece kendi görüşlerinizi savunan, onlara destek veren kitap ve yayınları okumakla yetinmeyin. Çoğu insan gibi siz de bu şekilde hareket ederseniz, sizinle aynı fikirde olmayan insanların nelere inandıklarını hiçbir zaman öğrenemeyecek, en iyi ihtimalle, sizin gibi düşünen kişiler tarafından yazılmış, karşıt fikirlerin alaylı bir şekilde sunuluşunu izleyebileceksiniz. Farklı akımları veya farklı politik görüşleri temsil eden Yahudilerin bundan böyle düzenli bir şekilde, onlarla aynı görüşü paylaşmayan kişilerin yayınladıkları gazete ve dergileri okumaya başlamaları çok olumlu bir gelişme olacaktır.

Eğer kendi görüşlerinize aykırı saydığınız düşünceleri nadiren duyar veya dinlerseniz ve eğer, konuştuğunuz kişilerin çoğu dünyaya sizin gözlerinizle bakan kişilerse, düşünce tarzınız tembel ve hoşgörüsüz bir şekilde gelişecektir. Dinde de, politikada da, sağ veya sol görüşlü "ideologların" durumu çoğunlukla böyledir.

Talmud'un bu bölümünün bize anlatmaya çalıştığı gibi, alçakgönüllü kişiler "hoş" insanlardır. Ancak bundan da öte bu kişiler, ebedi değerleri bize öğretecek yegane insanlar olabilir.