Tora yasaları arasında uygulanması en zor olanlardan biri "Komşunu kendin gibi seveceksin" sözleri ile aynı mısrada yer alan sözcüklerdir. Altın Kuralı zikretmeden önce Tora şöyle buyurur, "Öç almayacaksın. Halkından birine kin beslemeyeceksin," (Vayikra 19:18).

Talmud'u oluşturan Rav'lar bu yasaya itaat etmenin ne anlama geldiğini çok somut bir örnekle açıklarlar: "Kin beslemek ne demektir? Eğer A, B'ye şöyle derse: 'Baltanı bana ödünç ver,' ve eğer B 'Hayır' diye cevap verirse; ve ertesi gün B, A'ya 'Bana elbiselerini ödünç ver' derse ve eğer A, 'Al elbiselerimi. Ben senin gibi değilim. Sen dün bana istediğimi vermemiştin,' derse; işte bu, kin beslemektir." (Talmud Bavli, Yoma 23a)

Bu prensibi uyguladığımızda, bize zarar veren kişinin bu işten kârlı çıkacağı aşikârdır. O bize birşey vermeyi reddetmiş, karşılığında, azarlanmanın utancını bile yaşamadan istediğini alabilmiştir.

Aynı zamanda psikiyatr olan Rav Abraham Twerski, kinimizi zaptederek veya kin beslemekten vazgeçerek, bize zarar veren kişinin elde ettiğinden çok daha fazlasını kazanacağımızı ifade eder. Alkol ve diğer madde bağımlılığı konusunda çok tecrübeli olan Rav Twerski, zarar gören tarafın nefret ve kinini zaptedememesini, iyileşmekte olan madde bağımlılarının tutkularının nüksetmesine neden olan en önemli sebeplerden biri olarak gösterir.

Kin beslemenin ağır bedeli ile ilgili olarak iyileşmekte olan bir alkol bağımlısının sözlerine kulak verelim: "Birine karşı kin beslemek ve bu öfkeyi devamlı olarak içimizde taşımak, sevmediğimiz bir kişinin, beynimizin bir köşesinde, kira vermeden oturmasına izin vermeye benzer."

Bu o kadar güçlü bir cümle ki tekrarlamakta fayda var: "Birine karşı kin beslemek ve bu öfkeyi devamlı olarak içimizde taşımak, sevmediğimiz bir kişinin, beynimizin bir köşesinde kira vermeden oturmasına izin vermeye benzer."

Birçok insan hoşlanmadıkları kişi veya kişiler hakkında gün boyunca saatlerce düşünürler. Kafalarının içinde oluşturdukları bu nefret ve intikam hisleri, kin besledikleri kişiye çoğunlukla görünür bir zarar vermez. Kendi günlük yaşamlarını ve belki de hayatlarını ise zindana çevirebilir.

Çoğu insan besledikleri kin yüzünden öfkeli oldukları günlerde kayda değer hiçbir iş yapamadıkları gibi, diğer insanlarla anlamlı herhangi bir ilişki kuramazlar. Zira kafaları yaptıkları işten ziyade, devamlı olarak, nefret ettikleri kişi ile ilgili düşüncelerle doludur.

Dr. Twerski'nin çok akıllıca ifade ettiği gibi: "Buna izin vermeye değer mi?