Rav Jeffrey Salkin bir gün hava alanına giderken, onu götüren taksinin şoförü ile sohbete dalmıştı. Konuşma sırasında şoförün ailesinin, bir ara, Rav Salkin'in şu anda hahamı bulunduğu cemaatin üyesi olduğu ortaya çıkmış. Yoğun trafiğin içinde beklerken adam Rav Salkin'e şöyle sormuş: "Kendi Bar Mitsva töreninden beri sinagoga ayak basmamış olan bir Yahudi'ye ne dersiniz?"

"İşin hakkında konuşabiliriz," diye cevap vermiş Rav Salkin.
"İşimin dinle ne ilgisi var?"

"Dünyaya ve hayata hangi açıdan bakacağımıza bizler karar veririz. Sen bir taksi şoförüsün. Ancak aynı zamanda, bütün insanlığı birleştiren dokunun bir parçasısın. Şu anda beni hava alanına götürüyorsun. Ben başka bir şehire gidiyorum. Orada bazı insanları etkileyebilecek veya birilerinin gelişmesine yardımcı olabilecek bazı konferanslar vereceğim. Sen olmasaydın ben oraya varamayacaktım. Sen benim bu insanlarla bağlantıyı kurmama yardımcı oluyorsun. Az önce ise, arabanın telsizinde, beni bıraktıktan sonra bir kadını hastaneden alacağını duydum. Sen o kadının hastaneden çıktıktan sonra göreceği, tıpla ilgisi olmayan ilk kişi olacaksın. O kadının iyileşmesinde küçük de olsa bir rol oynayacaksın. Sağlıklı insanların dünyasına ilk adımları atmasına yardımcı olacaksın. Belki de daha sonra, ölüm döşeğindeki bir yakınını ziyaretten gelen birini tren istasyonundan alacaksın. Ya da bir genci, evlenme teklifinde bulunacağı genç kızın evine götüreceksin. Sen bağlantıyı sağlayan birisin, köprüler inşaa eden kişisin. Dünyanın daha iyi işlemesine yardımcı olan, ancak fazla görünmeyen insanlardan birisin. Bu, kutsal bir iştir. Sen öyle düşünmeyebilirsin ama, seninki kutsal bir görevdir."

Aslında her işin ruhani bir yanı, kutsal bir boyutu vardır. Elbise işini örnek alalım. Yahudiler arasında çok yaygın olan bu iş kolu Salkin'e göre, manevi asalet ve Yahudiliğin temel buyrukları ile yakından ilişkilidir. Dindar Yahudilerin dualarında her gün tekrarladıkları gibi: "Kutsanmış ol, Evrenin Kralı, Tanrı Efendimiz, Sen ki çıplakları giydirirsin." Elbise işi ile uğraşanlar, Tanrı'nın bu görevini yerine getirmesine yardımcı olmakla, kutsal bir iş yapmaktadır. İyi giyinen insanların kendilerini nasıl rahat hissettiklerini bir düşünün! Salkin'e göre, örneğin gelinlik işi ile uğraşanlar, "hahnasat kala" (gelin ile damadın evlenmesine yardımcı olmak) mitsvasının yerine getirilmesine yardımcı olmaktadır. (Bunun dışında bu işle uğraşanlar, modası biraz geçmiş bir gelinliği imkanları az olan bir geline hediye ederek ek bir mitsva yapabilirler.) Kilolu veya fiziksel yetersizlikleri olan kişilere uygun, çekici giysiler yakıştırmak için bir elbise dükkanında canla başla çalışan bir memur da işine ruhani ve etik bir boyut katmaktadır.

Eğer öğretmen, doktor, avukat, polis veya resepsiyon memuru iseniz, kendi görevinizi yaparken Tanrı'nın işini yerine getirmek için önünüze birçok fırsat çıkabilir. Yom Kipur öncesindeki günlerin birinde Rav Shlomo Zalman, Yeruşalayim'in en kutsal insanlarından biri olan Rav Arieh Levine'e rastlar. Genelde insanlar Rav Levine'e gelip onları kutsamasını rica ederdi. O gün ise Rav Levine, bölgenin en tanınmış doktorlarından biri olan Dr. Miriam Munin'in evine gidiyordu. Ziyaret sebebini de şöyle açıklıyordu: "İnsanlara bu kadar merhametli davrandığı, ve bu kadar iyi tedavi ettiği için, evine gidip, onun beni kutsamasını isteyeceğim."
Rav Arieh Levine'in bu örnekte ifade etmeye çalıştığı gibi: yaptığınız görev ne olursa olsun işiniz, ruhani yücelişe erişmenize yardımcı olacaktır.

Şunu deneyin: Sabah işe gitmeden önce birkaç dakika duraklayın ve işinizle ilgili daha derin bir anlam bulmaya çalışın. Acaba yaptığınız işin hangi boyutu dünyanın daha iyi bir yer olmasına yardımcı olmakta veya bir insanın yaşam kalitesini, az da olsa, artırmaktadır? Bu boyutu tespit ettikten sonra da, işinizin bu kutsal yanı hakkında bir süre düşünün.