İsim belirtmeden hediye vermenin doğru olmadığı haller

Eğer bir arkadaşınıza bir armağan verdiyseniz onu bundan haberdar etmeniz [isim belirtmeden hediye vermemeniz] gerekir.

- Talmud Bavli, Şabat 10b

Yahudilik genellikle kuralcı, yani duygulardan ziyade uygulamaları öne çıkaran bir din olarak bilinir. Bu yüzden de Talmud'da, duygusal addedebileceğimiz bu düşünceye rastlamak bizi biraz şaşırtabilir: arkadaşınıza, kimden geldiği belli olmayan bir hediye göndermeyin. Aksine, hediyeyi sizin verdiğinizi ve onu sevdiğinizi bilsin. Ribilerimizin anlayışına göre hediyeyi alan açısından önemli olan, genellikle, armağanın kendisinden ziyade beraberinde getirdiği önemseme ve ilgi duygularıdır. Çoğu insanın hediyeyi açmadan önce birlikte gelen kartı okumaları belki de bu yüzdendir.

Pirke Avot'a göre, ilk armağanı veren Tanrı'ydı. Hediyenin ondan geldiğinin de bilinmesini istemişti: "Ribi Akiva şöyle derdi: 'İnsan [Tanrı tarafından] sevilmektedir. Bu, insanın Tanrı'nın suretinde yaratılmış olmasıyla vurgulanmıştır. İnsana Tanrı'nın suretinde yaratılmış olduğunun bildirilmesi, ona yönelik daha üst düzeyde bir sevginin göstergesidir. Tora'da belirtildiği gibi: Tanrı insanı kendi suretinde yaptı.'" (Bereşit 1:27; Pirke Avot 3:18).

Aslında Tanrı, insanın yanısıra, hayvanlara, balıklara, kuşlara, çiçeklere ve ağaçlara da hayat armağanını verdi. Ancak insanlığa verilen ek hediye iki noktada ayrıcalık göstermektedir: O insanları kendi suretinde yaratmıştır ve bunun farkında olmalarını sağlamıştır. İşte bu armağan yüzünden her bir kişi ilahi gücün bir parçasına sahip olmakla övünebilir.

Bir arkadaşa yöneltilen armağan hayırseverlik amacı ile yapılmış bir bağış niteliği taşıdığında, Yahudi etik anlayışı farklı bir yorum getirebilir. Bu durumlarda hediye isim belirtmeden verildiğinde, onu alan kişi açısından daha az utandırıcı olabilir.

Çoğu insan böyle düşünür. Eğer verdiğiniz armağanın arkadaşınızın duygusal dengesi açısından isim belirtilmeden verilmesini daha doğru buluyorsanız, bu şekilde davranmalısınız. Ancak kimliğinizi belirtip belirtmeme kararını vermeden önce düşünün: Maddi bir sorunla karşı karşıya kaldığınızda parasal bir yardım almışsanız, kimden geldiğini bilmemek sizi daha zor duruma sokacaktır. Zira etrafınızdaki herkesi olası bir bağışveren olarak görecek, birçok kişinin durumunuzu bilmesinden utanacaksınız. Kimliğinizi arkadaşınıza açıklar, yardım edenin siz olduğunu belirtirseniz, yardımı alan kişi durumunun birçok insan tarafından bilindiği konusunda tasalanmayacaktır.

Bunun dışında bir yardımı belli bir kişi ile eşleştirmek, veren kişinin sevgisinin alan kişi tarafından da hissedilmesini sağlayacaktır. Ve eğer durum yeniden bozulursa alan kişi kime müracaat edebileceğini bilecektir.

Ancak hayırseverlik amacı ile yapılan bu tür bağışlar, kuralı bozmayan istisnalardır. Verdiğimiz hediyeler çoğunlukla, ihtiyaçları giderme değil, sevdiklerimizin hayatlarına neşe getirme amacını taşırlar. Hediyeyi almak için zaman ve para harcayacak kadar bizi seven kişinin kim olduğunu bildiğimizde de hissettiğimiz sevinç bir kat daha artar.