[Rav Yeoşua'nın öğretilerinden]: "... çoğunluğun dayanılmaz bulduğu emirleri topluma zorla kabul ettiremeyiz."
- Babil Talmudu, Bava Bathra 60b

Amerikalı çok zeki bir iş adamı ülkelerin birinde vergi oranlarının çoğu zaman yüzde yetmişin üstüne çıkabildiğini öğrendiğinde şu yorumu yapmıştı: "Bir ülkenin böyle bir politikayı benimsemiş olması hatalıdır. Bu kadar yüksek vergi oranları yüklendiğinde insanlar hilekar olur."

Bu iş adamının çok yerinde gözlemlediği gibi, insanlardan gerçekçi olmayan şeyler istendiğinde, sahtekarlık baş gösterir ve insanlar çoğu zaman, bu isteklere uymama yoluna giderler. Bu yönde davranışlar hem kişisel, hem de toplumsal seviyede geçerlidir. Acı Veren Sözler, Şifa Veren Sözler kitabının yazarı Rav Telushkin, kitabın öfke konusunu işleyen bölümünde konuyu şu şekilde inceler: "Çoğu insan öfkesini kontrol etme becerisine sahip olmadığına inanır. Bana göre ise, akli dengesi yerinde olmayan veya beyin işlevlerini etkileyen ilaçlar alan kişilerin dışında herkes, öfkesini muhakkak kontrol altına alabilecek durumdadır. Bunu kanıtlamak için de, öfkelerini kontrol edebileceklerine inanmayan kişilere şu soruyu yöneltirim 'Öfkenizi tamamen kısabilmeyi başardığınızda iki milyon dolar alacağınızı bilseniz, bunu yapar mıydınız ?'"

Bu yazıyı okuyan Los Angeles'teki California Üniversitesi psikiyatri profesörlerinden Dr.Stephen Marner, Rav Telushkin'e sorusunu şu şekilde değiştirmesini önermişti: "Öfkenizi yüzde yetmiş beş oranında kısabilmeyi başardığınızda iki milyon dolar alacağınızı bilseniz, bunu yapar mıydınız ?"

Dr. Marner olayı şöyle yorumlar: "Yüzde yetmişbeş, yapılabilir bir orandır. Bu yöndeki bir istek, adil bir istektir. Ancak bir konuda yüzde yüz itaat istediğinizde bu zorlama, insanları sadece başarısızlığa yöneltir."

Tanınmış bir Rav'a şu soru yöneltilir: "Nasıl oluyor da toplumunuzdaki herkes söylediklerinizi harfiyen yerine getiriyor? Bu başarıyı nasıl elde ediyorsunuz ?" Rav biraz düşündükten sonra şöyle cevap verir: "Çünkü ben onlardan sadece yapabilecekleri kadarını talep ederim."

İsteklerinize cevap vermede yetersiz kalan kişilerin kusurlarını düzeltmelerini istemek en doğal hakkınızdır. Ancak bu isteklerinizde gerçekçi olmanız gerekir. Kendi yaşamınızda erişemediğiniz kusursuzluğu başkalarından istemeyin.