Gün gün Yahudilik : ŞefkatTanrı, Yahudilerin her zaman Yahudi olmasını ister, sadece Şabat için Yahudi olmak değil. Tanrı Şabat'ı yarattı ve onu kutsadı. Ancak O, haftaiçi günleri de yarattı.

Bu günlerde de kişi kendini kutsal kılmalı - ahlakında, düşüncelerinde, çalışmalarında, başkalarını düşünürken ve desteklerken. Salı günü de Yahudi'dir. Bir insan Şabat'a inanan biriyse, hergün öyle olmalıdır.

Tam tersi de doğrudur. Yahudiler Şabat Tanrısı'na veya Kutsal- Gün Tanrı'sına inanmazlar. Tanrı hayatın bir parçasıdır. O hayatın tümüdür. O her yerdedir veya hiçbirıerdedir. Onun görkemi bir sinagogda tutulamaz, Yeruşalayim'in taş duvarları arasına sıkıştırılamaz, veya sıkıca Yom Kipur'un 25 saati içine kilitlenemez.

Tora çalışmak hergün içindir, yiyecek,düşünce ve telaş gibi. Ahlak kuralları her yerdedir, anaokulunda, ofiste ve yatak odasında. Yahudiliğin kutsallığı içimizdeki kutsallıkla sınırlı değildir; sokakta mücadele başlatan kavgaları da içerir.

Artık insanlar doğaüstüne önem vermiyorlar. Bu yüzden, Tora, insanların bilinçlerine doğru yol alabilmek için her türlü eforu sarf ediyor ve hayatın tüm yollarına işaret ateşi yakar gibi dini semboller yerleştiriyor. Bir süre sonra --incelikle, bilinçaltında, bir anda - Tanrı duygusu içimizde büyür ve artık her yerdedir. Bu bir mutluluk, bir anlam,bir umut ve sevgidir.

Hayatımızın keskin dönüş noktalarında, kişisel geçmişimizin büyük geçitlerinde, ve aynı zamanda daha küçük devirlerde, zaman tekerleği haftanın, ayın, mevsimin, senenin dönüşünü yaptığında bizi her zaman uyaran özel sinyaller vardır. Tanrı her zaman her yerdedir ve kendimizi kutsal kılabilmemiz için teşvik etmektedir.

Yahudi dini yaşamının değişmezleri arasında, şefkat önemli yer tutar.

HESED'in (ŞEFKAT) ANLAMI

İnancın,tümünü içine alan en uygun davranış "Hesed" olarak adlandırılır ki anlamı şefkattir ve kişinin başkasına karşılık beklemeden yardımcı olmasını ifade eder..

Aslında Yahudiliğin tüm girişimlerinin amacı, temel karakteri hesed olan kişileri geliştirmektir. Talmud'un Rabileri, şefkati bir Yahudi'yi tanıtan üç belirgin özelliğinden biri olarak sayar.

Tanrı'nın en popüler Talmudik ismi, Rahmana "Merhametli Olan" dır. Hesed insanının her hareketi Tanrı'nın yardımseverliğinin bir benzeyişidir. Bu, Yahudi Dua Kitabinın her sayfasının ardında, Teilim 'in ve Talmud'un ahlak ve hukuk kurallarının bahsedildiği her bölümde ifade edilir.

Tora, Tanrı'nın bir Hesed eylemi olan Adam ve Havva' yı giydirmesi ile başlar ve Moşe'yi gömmesiyle sona erer. Yahudi kanunları resmi olarak Sinay'da Tora ile başlar, ama Hesed yüzıllar önce Avraam ile başlar. Dünya Hesed olmadan uzun süre dengesini koruyamaz, çökerdi.

Hesed günlük yaşam gereksinimidir ve daha çok verme eylemiyle ortaya çıkar. Kişinin karakterinde önemli davranışları kapsar, yardımseverlik ve merhamet, sevgi ve saygı.

Maymonides, hesed kökenli davranışları içeren emirleri listelemiştir.Bunlar:

Hastaları ziyaret etmek, yasta olanları avutmak, evden ölünün çıkarılmasına yardımcı olmak, gelini düğüne hazırlamaya yardım etmek, evinize gelen misafirlere refakat etmek, ölünün gömülmesine katılmak- tabutu taşımak, ardından saygıyla yürümek, ölüyü methetmek, mezarı kazmak ve gömü işlemini yapmak- gelinle damadı sevindirmek ve onların tüm gereksinimlerini sağlamak pozitif mitsvalardır. Bunlar şefkatin fiziksel eylemleridir ve kişinin bu gereksinimleri yerine getirme zorunluluğunda limit yoktur.

Daha uzun bir liste yapacak olursak da,ihtiyacı olana faiz almadan borç para vermek, aç olanı doyurmak, evsiz olana barınak sağlamak, işe gereksinimi olana iş vermek, üzgün olana nazikçe konuşmak, dargınları barıştırmak, morali bozuk olana umut vermek ve dul ve yetimlere ilgi göstermek gibi mitsvaları ekleyebiliriz.

Tüm bunları Maymonides tek bir emirde toplar, " Komşunu kendin gibi sev ".

ŞEFKAT VE HAYIRSEVERLİK

Şefkate odaklanmadan önce, onu diğer değerlerle karşılaştırmak öğretici olacaktır. Praglı Maharal olarak bilinen Rabi Judah Loew, şefkatin davranış şekli olan "hesed" i hayırseverliğin davranış şekli "tsedaka" ile mukayese eder.

Talmud temel farklılıkları şu şekilde sıralar:

Rabilerin öğretileri: 3 yolda şefkat, hayırseverlikten daha büyüktür.1.Hayırseverlik parayla yapılır; şefkat ise hem kişisel, hem de parayla yapılabilir. 2.Hayırseverlik fakirler içindir, şefkat ise hem fakir hem de zengin için yapılabilir. 3.Hayırseverlik canlılar içindir; şefkat ise hem canlı hem de ölü için yapılabilir. ( Suka 49 b ).

Maharal fark üzerinde daha derin bir açıklamada bulunur: Hayırseverlik, acıma,merhamet duygusuyla başlar. Kişi acı çeken birini görmeye dayanamaz, bu yüzden sempati duygusu bu kişiye yardım etmeye zorlar. Eğer acıklı bir durum yoksa, merhamete ihtiyaç olmaz ve hayırseverlik yapılmaz.

Kişinin karakterinin hesed ile bütünleşmesi için şefkatin daha geniş daha duygulu bir kalbe gereksinimi vardır.

Bu yüzden, yardımseverlik genellikle alıcı tarafından değerlendirilir - çekilen acının büyüklüğü acıyı hafifletmek için yapılacak yardımın derecesini ortaya çıkarırken,diğer taraftan, şefkat verici tarafından değerlendirilir- o kişiye gösterilen ilginin türü iyiliğin derecesini ortaya çıkarır.

Maharal bu noktayı daha da ileri götürür: Tanrı'ya benzemenin en yüce manevi seviyesine ulaşmanın tek yolu, hesed davranışını gönülden ve içtenlikle yapmaktır.

Diğer taraftan, bir kuralı sadece Tanrı istediği için yapmak, ne kadar gerekli ise de, "Tanrı yolunda yürümek" sayılmaz, çünkü aslında bu daha çok dıştaki sese cevap vermekte- Tanrı'nınki olmasına rağmen - içteki sese değil. Aynı zamanda, acıma duygusu olmadan hareket eden kişi çok güzel bir mitsva yapmasına rağmen, bu da "Tanrı yolunda yürümek sayılmaz", çünkü daha çok dıştaki ihtiyaca göre davranılmıştır,

Şefkat onun için bir gereksinim oluşturmasa dahi,her gün ve her saat pratike edilir ve dünyadaki herkese yöneltilmiştir.

Fikir ve bilgilerle donatılsam bile şefkat ve iyilikseverliğim yoksa ben bir HİÇ'im.