Haftanın Peraşası BülteniMoşe, Bene-Yisrael'e her şehirde, yargıçlar ve yasayı uygulayıcı polis memurları görevlendirmelerini söyler; "Adalet! Adaleti takip edeceksiniz" diye emreder onlara ve "bunu yozlaşmadan ve kimseyi kayırmadan yerine getireceksiniz" der...
arşiv...

Lütfen Peraşa Kağıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

4 Elul

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5771

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

6:27

7:38

-----

Yeruşalayim

6:18

7:29

Tel Aviv

6:42

7:40

   3 Eylül

Tel Aviv

6:33

7:31

İstanbul

7:24

8:04

2011

İstanbul

7:13

7:53

Ş O F E T İ M

 Hatırlatmalar:

 

 

 

Bu HP  .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özeti (Devarim 16:18-21:9)

[www.chabad.org]

 

Moşe, Bene-Yisrael'e her şehirde, yargıçlar ve yasayı uygulayıcı polis memurları görevlendirmelerini söyler; "Adalet! Adaleti takip edeceksiniz" diye emreder onlara ve "bunu yozlaşmadan ve kimseyi kayırmadan yerine getireceksiniz" der. Suçlar, çok dikkatlice soruşturulacak ve kanıtlar iyice incelenecektir. Mahkûmiyet ve ceza için, en az iki geçerli tanığın ifadesi gereklidir.

Moşe, her nesilde, Tora yasalarını açıklama ve uygulama görevinin emanet edileceği kişiler olacağını söyler. "Sana öğretecekleri Tora sözlerine ve onların vereceği hükümlere göre hareket edeceksin. Sana söyleyeceklerinden ne sağa ne de sola sapacaksın" (Devarim 17:11).

Şofetim peraşasında putperestlik ve büyücülükle ilgili yasaklara, kralın göreve gelmesi ile ilgili ve davranışlarını düzenleyen kanunlara ve kasıtsız cinayet işleyenler için "sığınma şehirleri" kurmanın ana noktalarına da yer verilmiştir. Bunun yanında savaş kurallarının çoğu, yeni evlenen, yeni bir ev inşa eden, bir bağ diken ya da "korkan ya da yumuşak-yürekli" olan birinin savaşa gitmekten muaf olması, bir şehre saldırmadan önce barış şartlarının sunulması zorunluluğu, kuşatma sırasında meyve ağaçlarının kesilmesini yasaklayan kural ile örneklendirilmiş değerli bir şeyin acımasızca yok edilmesi yasağı da bu bölümde yer alır. Tora bu noktada ünlü "Çünkü insan kırdaki ağaçtır" ifadesini kullanır.

Peraşa, "Egla Arufa - Boynu Vurulan Düve" kanunu ile sona erer. Bu, bir insanın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesi ve cesedinin bulunması durumunda uygulanan, toplumun ve liderlerinin, sadece yapmaları gereken değil, bu olayı nasıl önleyebileceklerine dair sorumluluklarını da vurgulayan özel bir prosedürdür.

DEVAR TORA

[Rabi Yisahar Frand - www.torah.org]

 

Tanrı'ya Karşı Samimiyet

Pasuk "Tanrın'a karşı samimi ol" (Devarim 18:13) demektedir. Raşi şöyle açıklar: "O'nunla samimiyet içinde ilerle ve O'nun senin için hazırladıklarını kabul et; geleceği tahmin etmeye çalışma; Tanrı'nın sana verdiğini tam bir imanla kabul et."

Ramban'a göre, bu pasuk Tora'nın bir emirdir. Bu Ramban'ın 613 emrin sayımında Rambam ile görüş ayrılığı içinde olduğu bir konudur. Rambam bunu kendi başına bir mitsva olarak saymaz. Sadece iyi bir öğüt olduğunu ileri sürer. Ramban hemfikir değildir. Samimi olmayı, Evren'in Efendisini, geleceği fal vs. gibi yollarla öğrenme ve buna göre hareket etme suretiyle "kurnazlıkla alt etmeye" (!) çalışmamayı başlı başına bir mitsva olarak görür.

Rav Şah birçok insanda gözlemlediği el falı, "[fal amaçlı] ketuba okuma" gibi saçma uygulamaları çok eleştiren bir mektup yazmıştı. Bu tür hizmetleri (!) reklam olarak yayan insanların kısa yoldan kazanç elde etmeye çalışan birer şarlatan veya soyguncu oldukları konusunda ısrar ediyordu. Muskalara ve insanlarla onların güya bilmedikleri şeyleri paylaşanların önerilerine güvenmeyi yasakladı. Bazı uygulayıcıların uzun beyaz sakalları olmasına ve dindar görünüşlerine rağmen, Rav Şah kişinin bu tür insanlara danışmaması veya öğütlerine güvenmemesi gerektiğini vurguladı. Kaynak olarak peraşamızdaki "Tanrın'a karşı samimi olmalısın" pasuğuna ve Ramban'ın pasuk hakkındaki görüşüne işaret etti. Rav Şah mektubunu şöyle bitirdi: "Bizler sadece Tanrı'ya güvenmeliyiz; diğer şeylerin hepsi boş ve saçmadır."

Hahamlarımız Şelomo Ameleh hakkında öğüt veren bir öykü aktarır. Midraş bu zeki kralın kuşların lisanını bildiğini anlatır. Adamın biri Şelomo Ameleh'e gelir ve kendisinden bu lisanı öğretmesini ister. Kral başta reddeder, ama adam çok ısrarcı olunca kabul eder ve ona kuş lisanını öğretir. Bu adam daha sonra kırda yürümeye başlar ve iki kuşun neler konuştuğunu işitir. Biri diğerine "bu adamı görüyor musun? Gelecek birkaç hafta içinde sahip olduğu bütün hayvan sürüsü ölecek." Adam hemen eve gider ve bütün sığır sürüsünü ilk fırsatta satar. Ve gerçekten de, bütün sürü iki hafta sonra ölür. Adam önemli bir mali sıkıntıdan kendisini kurtarmıştır!

Bir süre sonra, adam tekrar kırda yürürken bir kuşun diğerine, gördükleri adamın evinin iki hafta içinde yanacağını söylediğini duyar. Adam yine evini ve sahip olduğu her şeyi satar. Şüphesiz, iki hafta sonra ev tamamen yanıp kül olur. Adam yine bir felaketi önlemiş olur!

Adam bir daha kıra gittiğinde, bir kuşun diğerine yanlarındaki adamın ertesi hafta öleceğini söylediğini duyar. Bu kez yapabileceği bir şey yoktur. Umutsuzca tekrar Şelomo Ameleh'ten öğüt almaya gidince, kral ona şöyle cevap verir: "Sana kuşların lisanını öğretmek istemediğimi söylemiştim! Çok hatalı bir şey yaptın ve Tanrı sana bir ceza vermek istedi. Seni sığır sürüsünün ölümüyle cezalandıracaktı. Ancak sen O'nu güya alt etmeye çalıştın ve kuşların aracılığıyla cezadan nasıl sakınacağını öğrendin. Oysa o ceza senin yararına olacaktı - o maddi sıkıntı seni sarsacak, teşuva yapmanı ve cezanı çekmeni sağlayacaktı.

Sonra Tanrı senin evini yakarak Teşuva yapmanı sağlamak istedi. Ama sen yine güya felaketi önledin ve teşuva fırsatını kaçırdın. Şimdi günahların halen yerli yerinde duruyor ve Tanrı'ya günahlarının cezası içi başka bir seçenek bırakmadın."

Şelomo Ameleh ile ilgili öykünün gerçek mi, yoksa ders verme amaçlı bir misal mi olduğu konu dışıdır. Ama bu öyküden alınacak iki ders vardır.

İlk ders bu haftanın peraşasındaki pasuktur: "Tanrın'a karşı samimi ol." Karşına çıkan şeyleri kabullen. O'nun gelecekle ilgili gizli planlarını araştırarak Tanrı'yı alt etmeye çalışma.

İkinci ders uygulamadan ziyade, kavramsal olarak çok daha kolaydır. Akademik olarak eğitmek pratikte uygulamaktan çok daha kolaydır. Bu tür sınavlarla karşılaşmayalım. Ancak başımıza felaketler gelirse, onların başımıza gelen en güzel şeyler olduğuna inanmalı ve bunu fark etmeliyiz. Bu tür şeyler cereyan ettiği zaman, şöyle bir tavır almalıyız: Daha kötüsü olabilirdi. Tanrı bana bir uyarı gönderiyor. Bu bir kaparadır (kefaret) ve sonuçta Tanrı'nın yaptığı her şey iyiliğimiz içindir.

AFTARA BAĞLANTISI

[The Jersey Shore Torah Bulletin / www.shemayisrael.co.il]

 

Anohi Anohi - Yeşayau 51:12-52:12

 

Bu hafta teselli ile ilgili yedi Aftara serisinin dördüncüsünü okuyoruz. Aftara acılara dair kehanetlerle kurtuluşa dair kehanetler arasında gidip gelmektedir. Tanrı'nın Yisrael'e sonunda merhamet edeceği ve kurtaracağı bilinci acı ve ıstırabın daha kolay çekilmesine yardım eder. Tanrı da Yisrael'in son kurtuluşu hak edeceği günün özlemini çekmektedir.

SELİHOT

[Haftanın Peraşası 5757 - Şofetim]

 

Şulhan Aruh'un Yamim Noraim (Heybetli Günler - Roş Aşana ve Yom Kipur) ile ilgili bölümü şöyle başlar: "Roş Hodeş Elul'dan Yom Kipur'a kadar olan dönemde, gün doğumundan önce kalkılarak af dileme ve yalvarma duaları edilir." 

Rama, yukarıdaki cümlelere açıklık getirerek bunun sadece Sefaradlara özel bir gelenek olduğunu söyler. Aşkenazlar ise selihot (af) dualarına Roş Aşana'dan önceki Pazar gününden itibaren başlarlar. Roş Aşana'nın ilk gününün Pazartesi'ye düşmesi durumunda ise bu uygulamaya bir önceki Pazar'dan itibaren başlarlar.

Neden Selihot duası etme geleneği vardır ve bu uygulama neden Roş-Hodeş Elul'dan itibaren başlar. Geçtiğimiz hafta da belirttiğimiz gibi, Moşe'nin ikinci On Emir levhalarını almak üzere Sinay Dağı'na çıktığı gün Roş Hodeş Elul idi. Moşe dağda kırk gün geçirdikten sonra Yom Kipur'da halka dönmüştür. Bene-Yisrael'in bu ikinci On Emir levhalarını alması, halkın Moşe Rabenu'nun ilk tabletleri almak üzere dağa çıktığında işlediği Altın Buzağı günahının ardından bir kez daha Tanrı tarafından değerli kabul edildiklerinin bir göstergesiydi. Tanrı'nın Bene-Yisrael için göstermiş olduğu bu büyük merhamet sebebiyle, Elul ayı Tanrı'nın merhamet ifadelerini arttırdığı bir zamandır. Bu sebeple Elul ayı "Hodeş Rahamim - Merhamet Ayı" olarak da adlandırılır ve bu ay içerisinde edilen dualar Tanrı tarafından dinlenir ve kabul edilir. Bu sebeple Roş Hodeş'ten itibaren Elul ayı boyunca Selihot duaları okur ve Tanrı'dan af dileyerek, yeni yıla olumlu bir başlangıç yapabilmek için bizlere merhamet etmesini rica ederiz.

Hem Mişna Berura, hem de Aruh Aşulhan Şir Aşirim'de bulunan ve Hahamlarımızın Elul ayı ile yakın bağlantıda olduğunu söyledikleri bir pasuktan bahseder:

"Ani Ledodi, Vedodi Li... - Ben Sevdiğime, Sevdiğim Bana..." (Şir Aşirim 6:3)

Bu cümledeki kelimelerin ilk harfleri (Alef, Lamed, Vav, Mem) "ELUL" kelimesini meydana getirir. Aruh Aşulhan bu pasukla Elul ayı arasındaki bağlantıyı "Şimdi (Elul Ayı) tüm düşünce ve hareketlerimi Sevdiğime (Tanrı'ya) yöneltmemin zamanıdır. Ben bunu yapınca, Sevdiğim de bana bakacak, yardım edecek ve beni düşünecektir." sözleriyle açıklar. Mişna Berura ise, bu cümlenin aynı zamanda Moşe Rabenu'nun Sinay'a çıkış zamanını ve orada kalış süresine de gönderme yaptığını söyler. Çünkü bu kelimelerin baş harfleri "ELUL" kelimesini oluşturuyorlarken, son harfleri de (Yud, Yud, Yud, Yud) toplamda 40 sayısını (Yud = 10 ; 4 x 10 = 40) vermektedirler. Bu da Moşe Rabenu'nun Sinay'da kaldığı ve Roş Hodeş Elul ile Yom Kipur arasındaki süreye eşittir.

Bu pasuk, bahsedilen kırk gün içinde pişmanlığın ve teşuvanın kabul edildiğini, dolayısıyla Sevgili Tanrı'sına Teşuva yoluyla yaklaşabileceğini, bu olunca da Sevgili Tanrı'sının da kendisine duyduğu sevginin sonucu olarak yaptığı teşuvayı kabul edeceğini ifade etmektedir. Bu sebeple Tanrı'ya yaklaşabilmenin en yüksek derecede mümkün olabildiği bu zaman doğru bir şekilde kullanılmalıdır. Bu dönemde Selihot duasının yapılmasının sebebi budur.

MİŞNE TORA

[Rambam'ın Sözlü Tora'nın tüm konularını kapsayan devasa kanun kodeksi Mişne Tora'nın çok kısa bir özeti. Hazırlayan: Rabi Dr. Azriel Rosenfeld]

Önemli Not: Bu yazı dizisinin amacı Tora'nın tüm kanuni konuları hakkında okuyucuya bir fikir vermekten ibarettir. Okuyucu, pratik Alaha konusunda burada yazılacak - hem de çok kısa bir özet olan - kanunları bir temel olarak kullanamayacağını bilmelidir. Alaha konusundaki pratik uygulamalar için uzman bir Haham'a danışmak gerekir.

 

On Dördüncü Kitap: ŞOFETİM / YARGIÇLAR

82. Avel - Yastaki Kişi

 

Kaybettiğimiz akrabalarımız için yas tutmamız emredilmiştir (Vayikra 10:19). Yas tutulacak akrabalar anne, baba, erkek ve kız evlat, erkek ve kız kardeşler, (Hahamlarca öngörüldüğü şekilde: sadece anne tarafından iseler bile) ve Hahamlarımızın öngördüğü bir kural olarak, eşlerdir. Akrabası henüz gömülmemiş kişinin et yemesi veya şarap içmesi yasaktır ve Tora'nın bütün ‘yap' şeklindeki emirlerinden muaftır.

Yas tutan veya ölüm anında orada mevcut olan kişinin giysilerini yırtması gerekir. Yas gömme anında başlar veya (eğer naaş gömülmek üzere bir başka yere yollanırsa) onu gömecek kişilere teslim edildiğinde veya cenazenin tamamlandığı duyulduğu anda veya gömme işinin mümkün olacağı konusunda bütün umutların tükendiği anda başlar. Öleni onurlandırma amaçlı olmadığı sürece, gömme işini ertelemek yasaktır (Devarim 21:23). Ölünün bedeninden, giysilerinden, kefeninden veya mezarından yarar sağlamak yasaktır.

[İlki hariç, hepsi Hahamlarca öngörülmüş olan] Yedi gün boyunca yas tutan kişinin saçını kesmesi, bedenini yıkaması veya yağlaması, deri ayakkabılar giymesi, başını açması, giysilerini yıkaması, gereksiz işler yapması, Tora öğrenmesi, herhangi birini selamlaması, bir iskemleye oturması veya eşiyle ilişkide bulunması yasaktır. İlk 30 günün geri kalanı boyunca saçını kesmesi, giysilerini yıkaması, evlenmesi, kutlamalara katılması ve seyahat etmesi yasaktır. Anne veya baba için yas tutulduğunda bu yasaklar on iki aya veya arkadaşları ona yeter diyene kadar uzar. Eğer kişi akrabasının öldüğünü ölümden 30 gün geçtikten sonra öğrenirse, sadece o gün kısa bir süre yas tutması yeterlidir. Kişi Şabat günü başkalarının önünde yas tutmamalıdır. Bayram gününde yas tutulmaz ve bir bayramın gelişi başlamış olan yası sona erdirir. Kişi aşırı derecede yas tutmamalıdır. Gelenekler cemaatten cemaate farklılık gösterebilir.

BİR HAYAT DERSİ

[Adam Lieberman / "A Life Lesson" - www.aish.com]

 

Hakkında Vaaz Verdiğin Şeyi Uygula

 

Bu haftaki peraşada Moşe Bene-Yisrael'e uymaları gereken ek emirler vermektedir. Bir kral hakkında şöyle denmektedir:

"Kraliyet tahtına çıkmasıyla birlikte bu Tora'nın iki kopyasını Levi-Koenler'in huzurunda bir tomar üstüne yazmalıdır. [Tora daima kralın] Yanında olmalı ve [kral,] hayatının tüm günlerinde [bu tomarı] okumalıdır" (Devarim 17:18-19).

Tanrı kralın bütün emirleriyle birlikte sürekli bir Tora'ya sahip olmasını ister. Neden bir kralın, yani başkalarına ne yapacaklarını söyleme yetkisi olan bir insanın bunu yapması gerekiyordu?

Bunun nedeni de çok sık görülen bir durumdur. Genellikle ister kasıtlı, ister kasıtsız olsun, bazı yetkililer, başkalarının belli kanunları uygulamasını zorlarken, kendileri sanki başka kanunlara tabiymiş gibi davranmaktadır.

Neden bu "yetkili" insanlar kendileri ve başkaları için farklı kanunların uygulanması gerektiğine inanırlar? Bunun nedeni, başkalarına emir yağdırırken, sizin de "Tanrı" adlı bir patronunuz olduğunu unutmanın çok kolay olmasıdır.

İşte bu yüzdendir ki, Tanrı her kralın iki Sefer-Tora'ya sahip olmasını ve bir tanesini sürekli yanında bulundurmasını ister. Kralın gittiği her yere Tora da onunla gider. Açıkçası kral olmanın birçok kazancı vardır ve tabii ki kral hepsine hak kazanmıştır. Ama kralın temel davranışı kendisinin değil, Tanrı'nın kurallarına uymak olmalıdır.

Buradaki güçlü mesaj çok açıktır. Bir lider için bir kurallar serisi, takipçileri için ise farklı kurallar serisi olamaz. Tanrı Yahudilere kralların ve halkın aynı kurallarla yaşamaları gerektiğini söylemiştir.

Bunun hayatımızın her safhasında sürekli cereyan ettiğini görürüz. Anne ve babalar çocuklarına hiçbir zaman yalan söylememeyi öğretirler, ama telefon çaldığı zaman baba o çocuğa "Ona evde olmadığımı söyle" diye fısıldar. İşte bu, Tanrı'nın her zaman, ne pahasına olursa olsun, kaçınmamızı istediği türden bir davranıştır.

Ve gündelik durumlarda başkalarına verdiğiniz sağlam öğütleri kendinize de vermeye başlamanız gerekir. Hakkında vaaz verdiğiniz şeyi uygulayın. Arkadaşlarınıza, ailenize, iş arkadaşlarınıza verdiğiniz aynı sözlerle siz de yaşayın ve hiçbirinden üstün olduğunuzu hissetmeyin. Bu sizi, hiçbir zaman hayal edemediğiniz yönlerde gelişmeye zorlayacaktır ve Tanrı'nın planı da tam olarak budur.

YAHUDİ EVİNİN TEMELLERİ

[Dini Uygulama Rehberi - Rabi Nisim Behar]

Selihot Kuralları

 

1. Roş Hodeş Elul'da Moşe Rabenu ikinci On Emir levhalarını almak için Sinay Dağı'na çıkmıştı. Orada 40 gün kaldıktan sonra 10 Tişri tarihinde inmişti. Bu günde Altın Buzağı günahı için halkın affedildiği müjdesi alınmıştı. Bu günler, dolayısıyla bizim için kutsal olup, Tanrı'ya yalvarma günleridir.

2. Roş Hodeş Elul'dan Kipur gününe kadar, gün doğmadan çok önce Selihot duası için kalkılır (Roş Hodeş Elul dışında, Şabat günlerinde ve Roş Aşana'da da Selihot duaları okunmaz). Çünkü sabahın erken vakitleri, Tanrı'nın önünde merhamet ve istek saatleridir.

3. Kipur gecesi haricinde, gece yarısından önce Selihot ve Vayaavor cümlesi söylenmez.

4. Minyan yoksa, ne Vayaavor cümlesi, ne El Meleh parçası, ne de Rahamana parçasındaki Bedil Vayaavor sözleri söylenemez.

5. Selihot'a başlamadan önce Birkot Aşahar (E-loay Neşama'dan Vaani Avarehem'e olan bölüm) söylemek yerinde olur. Çünkü bu berahalar söylenene kadar Tora'dan hiçbir Pasuk okunamaz.

6. Selihot'ta Aşre Yoşeve Veteha parçası bittiğinde Hatsi Kadiş söylenir. Minyan yoksa Selihot'a Kadiş söylemeksizin devam edilir. Minyan geldiği zaman Selihot'un ortasında durulup Tanah'tan üç pasuk okunur ve ardından Kadiş söylenir.

7. Selihot sırasında mümkünse ayakta durulur. Ayakta duramayan bir kişi ise en azından El Meleh ve Vayaavor söylendiğinde ayağa kalkmalıdır.

8. Erev Roş Aşana ve Erev Yom Kipur haricinde, Avel olan bir kişi, Selihot dinlemek üzere evinden çıkıp sinagoga gidemez.

9. Selihot, Roş Aşana ve Kipur Tefilaları'nı okuyacak olan Hazan, içinde Tanrı korkusu olan ve herkesçe iyilikleriyle tanınan bir kişi olmalıdır. Eğer kendini bu kutsal görev için hazır görmezse o kişinin Teva'ya çıkarılmaması daha doğrudur.

 

Haftanın Sözü

["Shabbat Shalom Weekly" - Rabi Kalman Packouz]

 

Kendinden beklediğinden fazlasını başkasından bekleme.

 

Haftanın Peraşası'nı, t  e  b  e  r  r  u  d  a     b  u  l  u  n  a  r  a  k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

 ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kağıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.