Haftanın Peraşası BülteniMoşe, Bene-Yisrael'e her şehirde, yargıçlar ve yasayı uygulayıcı polis memurları görevlendirmelerini söyler; "Adalet! Adaleti takip edeceksiniz" diye emreder onlara ve "bunu yozlaşmadan ve kimseyi kayırmadan yerine getireceksiniz" der...
arşiv...

Lütfen Peraşa Kâğıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

22 Ağustos

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

2009

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

6:41

7:53

-----

Yeruşalayim

6:33

7:44

Tel Aviv

6:56

7:55

2 Elul

Tel Aviv

6:48

7:46

İstanbul

7:39

8:19

5769

İstanbul

7:28

8:08

ŞOFETİM  

 Hatırlatmalar:

ü Neve Şalom Anma Günü

 

Bu HP  .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özeti (Devarim 16:18-21:9)

[www.chabad.org]

 

Moşe, Bene-Yisrael'e her şehirde, yargıçlar ve yasayı uygulayıcı polis memurları görevlendirmelerini söyler; "Adalet! Adaleti takip edeceksiniz" diye emreder onlara ve "bunu yozlaşmadan ve kimseyi kayırmadan yerine getireceksiniz" der. Suçlar, çok dikkatlice soruşturulacak ve kanıtlar iyice incelenecektir. Mahkûmiyet ve ceza için, en az iki geçerli tanığın ifadesi gereklidir.

Moşe, her nesilde, Tora yasalarını açıklama ve uygulama görevinin emanet edileceği kişiler olacağını söyler. "Sana öğretecekleri Tora sözlerine ve onların vereceği hükümlere göre hareket edeceksin. Sana söyleyeceklerinden ne sağa ne de sola sapacaksın" (Devarim 17:11).

Şofetim peraşasında putperestlik ve büyücülükle ilgili yasaklara, kralın göreve gelmesi ile ilgili ve davranışlarını düzenleyen kanunlara ve kasıtsız cinayet işleyenler için "sığınma şehirleri" kurmanın ana noktalarına da yer verilmiştir. Bunun yanında savaş kurallarının çoğu, yeni evlenen, yeni bir ev inşa eden, bir bağ diken ya da "korkan ya da yumuşak-yürekli" olan birinin savaşa gitmekten muaf olması, bir şehre saldırmadan önce barış şartlarının sunulması zorunluluğu, kuşatma sırasında meyve ağaçlarının kesilmesini yasaklayan kural ile örneklendirilmiş değerli bir şeyin acımasızca yok edilmesi yasağı da bu bölümde yer alır. Tora bu noktada ünlü "Çünkü insan kırdaki ağaçtır" ifadesini kullanır.

Peraşa, "Egla Arufa - Boynu Vurulan Düve" kanunu ile sona erer. Bu, bir insanın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesi ve cesedinin bulunması durumunda uygulanan, toplumun ve liderlerinin, sadece yapmaları gereken değil, bu olayı nasıl önleyebileceklerine dair sorumluluklarını da vurgulayan özel bir prosedürdür.

DEVAR TORA

[Rabi Efrayim Beck - www.torahmitzion.org]

Sorumluluk

 

İsminden ("Yargıçlar") belli olduğu gibi, Şofetim peraşası yargıçlar, adalet, kanun ve Yahudi toplumunda günlük işlerin düzeni ile ilgili konuları ele alır. Peraşanın sonunda, en garip ve en eşsiz bölümlerinden birini okuruz. O da, "Egla Arufa" yani "boynu vurulan düve" ile ilgili emirdir. Çözülmemiş bir cinayet olayında, cesedin bulunduğu yere en yakın noktada yaşayan büyükler bu cinayetten belli bir ölçüde kendilerini sorumlu tutarlar ve Tanrı'dan bağışlanmayı diledikleri özel bir tören düzenlerler. Tora'da şu sözler geçer: "Bir beyanda bulunup [şöyle] diyecekler: ‘Bu kanı ellerimiz dökmedi ve gözlerimiz [olaya] tanık olmadı. [Mısır esaretinden] Özgür kılmış olduğun Halkın'ı affet, ey Aşem! Masum kan [dökmenin suçunu,] Halkın Yisrael'in içinde bırakma.' [Böylece, halk] İçin, [dökülen] kanın kefareti sağlanmış olacak. Ama sen, masum kan [döken suçluları,] içinden yok etmelisin; zira Tanrın Aşem'in Gözü'nde doğru olanı yapmalısın" (Devarim 21.7-9).

Talmud, şehrin ileri gelenlerinin şehir dışında cereyan eden cinayetten sorumlu tutulmasının sebebini sorgular. Ne de olsa onların bu cinayet sahnesi ile tek belirgin bağlantısı, cesedin bulunduğu yere olan fiziksel yakınlıktır.

Şöyle der Talmud: "Hahamlarımız öğrettiler: ... ‘Bet Din'in cinayet işlemesi akıl alır şey mi? [Belli ki, hayır. Öyleyse neden ‘bu kanı biz dökmedik' demeleri gerekmektedir? Bu açık değil midir? Dolayısıyla sözleri şöyle anlaşılmalıdır:]. Bize gelip de onu doyurmadan göndermedik. Ya da onu yanında eşlik etmesi için birini vermeden göndermedik... [Başka bir deyişle, bize gelseydi onu doyurmadan ya da yanına eşlik edecek birini vermeden tek başına göndermezdik. Kısacası, onun ölümünden dolaylı olarak bile sorumlu değiliz]" (Talmud - Sota 46b).

Ama bu cevap bile bizi hayrete düşürür. Şehirdeki büyükler şehri ziyaret eden herkesi beslemek veya ona eşlik etmek zorunda mıdır? Bu da ziyaretçinin öldürülmesine yol açacak sonuçlar mı doğurur? Bu pek belirgin değildir.

Tora'nın bize ne öğrettiğini anlamak için, büyüklerin açıklamasının ardında neler yattığına dikkat etmeliyiz: İlgisiz ve eylemsiz olma hali. Şehirdeki büyüklerin görevi bazı şeylerin cereyan etmesini sağlamak, bazı şeyleri yapmak ve uygulamakla ilgili sorumlulukları içerir. Pasif olmak yasaktır. Eylemsizliğin olduğu yerde, her türlü olumsuz eylemle doldurulabilen boşluklar bulunur.

Talmud'un sunduğu gibi, şehirdeki yaşlıların sorumluluk anlayışı budur: onlar her bireye uygulanabilen aktif standartlar ve işlemlerden sorumludurlar. Bu sorumluluğu yerine getirmekte başarısız oldukları zaman, pasif halleri bazı şeylerin düzensiz bir şekilde gelişmesine yol açar, kargaşa ile ilgili her türlü olumsuz unsura, hatta cinayete bile yol açar. O zaman şehrin büyükleri, bu sonuçlardan belli bir oranda sorumlu kabul edilir.

Bu peraşadan alabileceğimiz ders, durup hiçbir şey yapmamaya karşılık eylemin önemidir. Etrafımızdaki toplumda neler olup bittiğini göz önünde bulundurduğumuz zaman, bu unsur büyük bir önem taşır. Etrafımızda olup bitenlere karşı pasif olduğumuz zaman bir bakıma sonuçlarından sorumlu oluruz. Pasif olmak bizi toplumdan uzaklaştırmaz, aksine, bizi toplumun sonuçlarına, özellikle olumsuz yönlerine ortak eder. Olumlu sonuçlara ancak faaliyet ve aktif yaklaşımla yol açabiliriz.

5 Soru

Cevapları broşürün sonunda bulabilirsiniz.

1. Bene-Yisrael'e neden Koenler'e ve Leviler'e bazı armağanlar vermeleri emredilmiştir?

2. Kaç tane sığınma şehri vardı ve amaçları neydi?

3. Bene-Yisrael düşmanlarına karşı savaş başlatmadan önce, barış sağlamak için onlara fırsat tanımalıydı. Öneriyi kabul eden şehirlerin ne yapmaları gerekirdi?

4. Bene-Yisrael savaşmaya başladığı zaman, kimler savaştan muaftır? (20:5-8)

5. Savaşta bir şehri kuşatırken, Bene-Yisrael ne yapmamaya özen göstermelidir? Bu yasağın nedeni nedir?

 

MİŞNE TORA

[Rambam'ın Sözlü Tora'nın tüm konularını kapsayan devasa kanun kodeksi Mişne Tora'nın çok kısa bir özeti. Hazırlayan: Rabi Dr. Azriel Rosenfeld]

Önemli Not: Bu yazı dizisinin amacı Tora'nın tüm kanuni konuları hakkında okuyucuya bir fikir vermekten ibarettir. Okuyucu, pratik Alaha konusunda burada yazılacak - hem de çok kısa bir özet olan - kanunları bir temel olarak kullanamayacağını bilmelidir. Alaha konusundaki pratik uygulamalar için uzman bir Haham'a danışmak gerekir.

Üçüncü Kitap: ZEMANİM / ZAMANLAR (Devam)

14. Şevitat Yom Tov - Bayramlarda İşten El Çekme

 

b) Bayramın İkinci Günleri ve Hol Amoed

 

Yom Tov özelliği taşıyan günler Diaspora'da bir yerine iki gün kutlanır. Roş Aşana ise Erets-Yisrael'de bile iki gün kutlanır. İkinci gün kutlaması, Hahamlarımız'ın koyduğu bir kanun doğrultusunda yerleşmiş bir gelenek olmasına rağmen, bazı durumlarda bir ölünün gereksinimleriyle ilgilenmenin dışında ilk gün geçerli olan tüm kurallar, ikinci gün de aynı şekilde geçerlidir.

Pesah'ın ve Sukot'un Yom Tov sınıfında olmayan ara günlerine Hol Amoed (Bayramın, düşük kutsiyetteki günleri) adı verilir. Bu günler her ne kadar Yom Tov'da olduğu gibi kısıtlama gerektirmezse de, yılın alelade günlerinden farklı olarak bu günlerde de bazı faaliyetlerden kaçınmak gerekir. Yapılması yasak olan işler içinde, genellikle, büyük çaba gerektirmeyen ve o anda ihtiyaç duyulan veya o anda yapılmadığı takdirde büyük bir kayba neden olacak herhangi bir iş, gösterişli bir şekilde olmaması kaydıyla, o günlerde yapılabilir. Bu sınıfta olmayan faaliyetler Hol Amoed'de de yasaktır. Aynı durum Pesah arifesinde öğleden sonrası için de geçerlidir. Kişi işini kasten bu günlere ertelememelidir. Bu doğrultuda bir kişinin "nasılsa o günler daha rahat" düşüncesiyle çamaşır yıkamayı bu günlere bırakıp ihlalde bulunması olasılığı nedeniyle bu ara günlerde çamaşır yıkamak, çaresiz kalınmadığı sürece yasaktır. Tıraş olmak da benzer bir nedenle yasaktır [ancak uygulamada Sefarad ve Aşkenaz gelenekleri arasında farklılık vardır].

BİR KİŞİ / BİR ESER

[www.ou.org]

Rabi Yeşaya ben Avraam A-Levi Horowitz (Şela) (1565-1630): Şene Luhot Aberit adlı ünlü eseri vesilesiyle, bu ismi oluşturan sözcüklerin baş harflerinden oluşan Şela ismiyle anılan Rabi Yeşaya ben Avraam A-Levi Horowitz bir alaha ve kabala uzmanı ve bir cemaat lideri olarak tanınmıştı.

Prag'da doğan Şela gençliğinde babası ile Polonya'ya göç etti ve önde gelen bir haham olarak ün saldıktan sonra, bu sahada birçok dini mahkemenin (Bet Din) başkanı olarak hizmet etti. 1606 yılında o dönemin en etkili dini mahkemelerinden, Frankfurt Bet Din'inin başkanı oldu.

1614'te Yahudiler oradan sürüldükten sonra doğduğu yer olan Prag'a geri döndü ve orada haham olarak hizmet etmeye devam etti. 1621'de eşinin ölümünden sonra Erets-Yistael'e göç etti, tekrar evlendi ve Yeruşalayim'e yerleşerek oradaki Aşkenaz cemaatinin liderlerinden biri oldu. 1625'te bir Arap şeyhi onu rehin aldı ve Şela için çok büyük bir fidye ödendi. Şela Teverya'da öldü ve Rambam'ın yanında gömüldü.

Şela hayatı boyunca zengin ve faal bir yardımsever oldu ve özellikle Yeruşalayim'de Tora öğrenimini destekledi. Birçok Kabala, alaha ve vaaz çalışmalarında eylemdeki sevinci ve kötü eğilimin nasıl iyi eğilime dönüştürüleceğini vurguladı. Bu iki kavram on sekizinci yüzyılda Yahudi düşüncesini pekiştiren ve büyük ölçüde Hasidik hareketinin gelişimini etkileyen kavramlar olmuştur.

DÜŞÜNCELER

["Straight Talk" / Rabi Shaul Rosenblatt - www.aish.com]

Alçakgönüllülüğün Büyüklüğü

 

Bu haftaki peraşada bir Yahudi kralının kendisi için bir Tora tomarı yazması ve onu her zaman yanında taşıması emredilmiştir (Devarim 17:18-20). Bu emrin arkasındaki fikir, kralın geniş bir bakış açısı edinme gerekliliğidir. Kendi gücünün nereden geldiğini aklında tutmalı ve her şeyi kontrol ettiğini düşünme hatasına düşmemelidir. Yahudi düşüncesinde kibir bütün özelliklerin en kötüsüdür. Tora Moşe'yi övmeye çalışırken, onu "insanların en alçakgönüllüsü" olarak tanımlar. (Bamidbar 12:3). Hahamlarımız'a göre bu tanımlama, karizmanın en büyük ve en gerçek şeklidir.

Burada alçakgönüllülüğün amacının, güçten sarhoş olmaya karşı bir önlem olmadığını görüyoruz. Daha ziyade, alçakgönüllülüğün kendisi kişiyi güçlendirir. Ama bu nasıl işler?

Alçakgönüllülük öz saygı eksikliği değildir. Kendini küçük düşürmek değildir. Yahudilik'te alçakgönüllülük, bu dünyada benim arzularımdan ve ihtiyaçlarımdan daha önemli şeylerin olduğunu kabul etmektir. Alçakgönüllülük bir bakış açısıdır. Ne kadar yetenekli ve becerikli olursam olayım, ben sadece kocaman bir evrenin küçücük bir parçasıyım. Alçakgönüllü kişi şunu fark eder: "Doğru olan şey, kendime hizmet etmekten kesinlikle çok daha değerlidir."

Bir lider ne kadar alçakgönüllü olursa o kadar büyük olur, çünkü alçakgönüllü kişi kendi onurundan, gücünden ve kendini abartmaktan çıkar sağlamaz. O sadece yönettiği kişilere hizmet eder.

Tora kanununda insanlar kralın hizmetkârları değildir. İlk Yisrael kralı Şaul krallık görevini istememişti. Ve görevi istemediği için, o iş için doğru olan adam oydu. Çünkü bir lider gücün tuzaklarından ne kadar keyif alırsa, yalnızca halka hizmet etme görevini de o kadar ihmal ediyor demektir.

Alçakgönüllü kişi sadece yönettiği kişilerin güvenini kazanmakla kalmaz, aynı zamanda yönettiği insanlardan korkmama özelliğini taşır. Onun için önemli olan tek şey, millet için doğru olanı yapmaktır. Sevilen biri olup olmaması önemsizdir.

Kişisel düzeyde bu konu bizler için de geçerlidir. Eğer alçakgönüllü iseniz, o zaman doğru olduğuna inandığınız şeyle birlikte yaşamak, başkalarının sizin hakkınızda düşündüklerinden daha önemlidir. Alçakgönüllü insan toplumsal baskıdan etkilenmez ve toplumsal standartların karşısında soğukkanlılığını korur. Esasında alçakgönüllülük gerçek bağımsızlığın temelidir.

Kibir sıradanlığa giden en kestirme yoldur. Buna karşı, alçakgönüllülük yüceliğin yolunu açar. Tora'nın Moşe'yi "insanların en alçakgönüllüsü", yaşamış insanların en yücesi olarak addetmesi bir rastlantı değildir.

YAHUDİ EVİNİN TEMELLERİ

[Rabi Nisim Behar / "El Gid Para El Pratikante"]

 

Elul Ayı

 

1. Büyük yargı günü olan Roş Aşana'ya en az bir ay öncesinden hazırlanmaya başlamak görevimizdir. Bu yüzden Elul ayı boyunca daha çok Tsedaka vermeye, Teşuva yapmaya ve normalden daha fazla dua etmeye gayret gösterilmelidir.

2. Roş Hodeş Elul'dan itibaren, bir arkadaşa mektup yazıldığı zaman, yeni yıl için ona şu dilek de eklenmelidir: "Yeni yılda uzun ve iyi hayat kitabına yazıl ve mühürlen".

3. Elul ayında, Tefilin ve Mezuzalar pasul [geçersiz] olup olmadıkları konusunda kontol edilirler.

4. Roş Aşana'dan üç gün önce Hazan ve Tokea [Şofar'ı çalan kişi] Tefilalar ve Tekiot [Şofar sesleri] konusunda hazırlanmalıdırlar.

 

Selihot Kuralları

 

1. Roş Hodeş Elul'da Moşe Rabenu ikinci On Emir levhalarını almak için Sinay Dağı'na çıkmıştı. Orada 40 gün kaldıktan sonra 10 Tişri tarihinde inmişti. Bu günde Egel (Altın Buzağı) günahı için halkın affedildiği müjdesi alınmıştı. Bu günler, dolayısıyla bizim için kutsal olup, Tanrı'ya yalvarma günleridir.

2. Roş Hodeş Elul'dan Kipur gününe kadar, gün doğmadan çok önce Selihot duası için kalkılır. Çünkü sabahın erken vakitleri, Tanrı'nın önünde merhamet ve istek saatleridir.

3. Roş Hodeş Elul'da, Şabat günlerinde ve Roş Aşana'da Selihot duaları okunmaz.

 

5 CEVAP

1. Koenler ve Leviler'in Erets-Yisrael'de payları olmayacaktı. Bu nedenle, diğer kabilelerin onların geçimini sağlamak üzere belirtilen armağanları vermesi gerekir.

2. Erets-Yisrael'in içinde 3 tane sığınma şehri vardı. Bu şehirler kazara cinayet işlemiş olanları intikam almak isteyenlerden koruma işlevine sahipti.

3. Barış sağlanacak düşmanların vergi ödemeleri, ulusal hizmette bulunmaları ve eğer Erets-Yisrael'de yaşayacaklarsa Noah'ın Soyu İçin Yedi Mitsva'yı üstlenmeleri gerekir.

4. Yeni bir ev inşa etmiş ve onu henüz kullanıma açmamış kişi, bir bağ dikmiş ve henüz ürün toplamamış kişi, bir kadınla evlilik sürecini tamamlamamış kişi ve savaştan korkan kişi savaştan muaf tutulurdu.

5. Şehirde bir siper duvarı kurmak için meyve ağaçlarını kesemezler. Meyve ağaçlarından yiyecek sağlayan Bene-Yisrael'in o ağaçları kesmesi onlara nankörlük etmek anlamına gelecektir.

 

Haftanın Sözü

["Shabbat Shalom Weekly" - Rabi Kalman Packouz]

Mutluluk, mutluluk için çaba göstermenin yokluğudur.

 

-- Chuang Tzu

 

Haftanın Peraşası'nı, t  e  b  e  r  r  u  d  a     b  u  l  u  n  a  r  a  k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

 ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kağıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.