Haftanın Peraşası BülteniAaron'a Menora'nın yakılmasıyla ilgili detaylar verilir. Moşe, Mişkan'da çalışacak olan Leviler'i bir takdis töreniyle bu görevlerine atar...
arşiv...<

Lütfen Peraşa Kağıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

2 Haziran

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

2007

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

7:05

8:22

-----

Yeruşalayim

7:08

8:26

Tel Aviv

7:20

8:24

16 Sivan

Tel Aviv

7:23

8:28

İstanbul

8:17

8:57

5767

İstanbul

8:22

9:02

B E A A L O T E H A

 Hatırlatmalar:

·         16-17 Haziran Şabat - Pazar: Roş Hodeş Tamuz

 

 

Bu HP  .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özetİ (Bamidbar 8:1 - 12:16)

[www.ohr.org.il]

 

Aaron'a Menora'nın yakılmasıyla ilgili detaylar verilir. Moşe, Mişkan'da çalışacak olan Leviler'i bir takdis töreniyle bu görevlerine atar. Leviler bu görevlerini, Altın Buzağı günahı sebebiyle gözden düşen Behorlar'ın yerine yapacaklardır. Leviler 5 yıllık bir eğitimin ardından 30-50 yaşları arasında Mişkan'da görev yapacaklar, ardından daha az çaba gerektiren işlerle meşgul olacaklardır. Mısır'dan çıkışın ertesi yılında Tanrı Moşe'ye Korban Pesah ile ilgili talimat verir. Manevi konumları sebebiyle bu korbanı gerçekleştiremeyenler bu sorunun çözümünü isterler ve korbanı getirmek için, tam bir ay sonrasına ikinci bir şans verilir. Tarih boyunca bu gün Pesah Şeni olarak kutlanır.

Mişkan'ın üzerine inen mucizevi bulutlar, Bene-Yisrael'e ne zaman seyahat edip ne zaman konaklayacaklarını işaretlemekteydi. İki gümüş trompet, çeşitli duyurular için kullanılmak üzere imal edilir. Bu duyurular, bazen kabile başkanlarını, bazen tüm halkı çağırmak, ayrıca yola çıkışları bildirmek, bayramları hatırlatmak için ve savaşlarla ilgili olarak yapılacaktı. Kabilelerin hareket düzenleri belirlenir. Moşe, kayınpederi Yitro'ya, Bene-Yisrael'e katılmasını teklif eder, fakat Yitro Midyan'a geri döner.

Halk içinde Man ile ilgili bazı şikayetler başlar. Moşe şikayetler karşısında halkın yükünü tek başına taşıyamamaktan yakınır. Tanrı kendisine 70 yaşlı seçmesini söyler. Bu kişiler tarihin ilk Sanedrin'ini oluşturacaktır. Tanrı Moşe'ye, halkın bıkana kadar et yiyeceğini söyler. Sanedrin'in adaylarından ikisinin üzerine Tanrısal İlham yerleşir ve Bene-Yisrael'i Erets-Yisrael'e Moşe'nin değil, Yeoşua'nın getireceğine dair kehanette bulunurlar. Aralarında Yeoşua'nın da bulunduğu bir grup bu durumu protesto eder; ancak Moşe halk içinde başka peygamberlerin varlığından memnundur. Tanrı, et olmamasından yakınan halka sürülerle bıldırcın getirir. Ancak şikayetçiler bir salgınla cezalandırılır.

Miryam, Aaron'a, Moşe'nin de kendileriyle aynı düzeyde bir peygamber olduğuna dair fikrini bildirir. Tanrı Moşe'nin düzeyinin dünyanın görüp göreceği tüm peygamberlerden farklı olduğunu açıklar ve Miryam'ı, kardeşiyle ilgili olarak dedikodu yaptığı için [dedikodu günahına ceza olarak gelen cüzzam benzeri manevi rahatsızlık olan] tsaraat ile cezalandırır. Moşe Miryam için dua eder ve tüm halk, iyileşene kadar Miryam'ı bekler.

 

DEVAR TORA

[Rabi Berel Wein - www.torah.org]

 

Yükseldiğinde

 

Bu peraşa, Mişkan ve Bet-Amikdaş'taki Menora'nın kandillerini "yaktığın zaman" anlamına gelen beaaloteha (tam anlamıyla "yükselttiğin zaman") sözcüğüyle başlar. Böylece, pasuk Menora'yı yakarken alevin yükselmesini sağlamaktan bahsetmektedir. Öte yandan beaaloteha fiili, anlam itibariyle "yükseleceğin zaman" anlamına da gelebilir. Bu durum hepimiz için önemli bir ders içermektedir. Menora, dünyada Tora'nın ve Tanrı'nın Mevcudiyeti'nişn ışığını temsil eder. Menora'yı yakarken, görevli Koen'in hareketinin ardındaki niyet, Yisrael'e ve tüm dünyaya bu İlahî ışığı yaymak, bu sayede, kötülüğün karanlığını ve dünyayı tehdit eden bu çekişmeyi ortadan kaldırmaktır.

 

Ancak Menora'nın yakılmasının, mekanik ve robotlara özgü bir eylem olmasına niyetlenilmiş değildir. Menora'yı yakma işini yapan Koen'in, öncelikle kendisini, ahlakî ve manevî açıdan yüksek bir konuma ulaştırmış olması gerekir. Böylece, Tora, buna istinaden beaaloteha fiilini yazmıştır - başkaları adına Menora'yı yakma görevini, ancak kendinizi gereken şekilde yükselttiğiniz zaman üstlenebilirsiniz. Ahlâk değerleri yüksek olmayan bir kişinin, diğerlerine ahlâk dersleri veren bir vaiz olması mümkün değildir. Sadece kendi benliklerinde ilahî ışığa sahip olanlar, başkaları için ilahî bir ışık üretebilirler. Yahudilik bu konularda çok katıdır. Bu göreve layık olmayan biri tarafından yakılan Menora'nın ışığı, titremeye ve sonunda sönmeye mahkûmdur. Menora'da, hiç sönmeden yanan ve "Ner Maaravi - Batı Kandili" olarak adlandırılan bir kandil vardı. Bu da başka bir mesaj içerir: Ebediyete ulaşmak, ancak kişinin sürekli ve aralıksız bir şekilde kendisini yükseltme gayretleriyle mümkündür.

Talmud, bu Yahudi kavramının temel fikrini kanıtlamak için uzun öğretiler içerir. Hahamlarımız orada şöyle derler: "Başkalarını süslemeden önce, kendinize çeki düzen verin." Aksi takdirde, kişi, bir başkasına kendi kıymığını çıkarmasını söylediği zaman alacağı cevap, muhtemelen, kendi gözünden büyük kalası çıkarması gerektiği şeklinde olacaktır. Hahamlar bizi bu konuda uyarmışlardır. İki yüzlülük gerçek inancın ve ahlâkın düşmanıdır. Kişi kendisinin her tarafına batmış kalaslarla dolaşırken, başkalarının kıymıkları hakkında vaaz veremez. Talmud'daki Hahamlarımız, kendi dönemlerinde bile, yanlış davranışları için başkalarını azarlayabilecek düzeye ulaşmış kişilerin ender olduğunu da eklemişlerdir. O halde kendi dönemlerimiz için ne söyleyeceğiz? On dokuzuncu yüzyılda, Litvanya'daki Musar (Yahudi etik ve terbiyesi) hareketi, bu beaaloteha mesajını vurgulayarak, Yahudi toplumunun ahlâk değerlerini yükseltmek için çaba göstermiştir. Başkalarını etkilemenin anahtarı, kişinin kendini geliştirmesinde yatmaktadır. İyi bir örnek teşkil ederek, güzel sözler ve davranışlar sergileyerek liderlik yapmanın, Menora'yı yakmak ve kutsiyet ışığını tüm topluma yaymak için, doğru bir yöntem olduğu anlaşılmıştır.

Şimdi, bütün dünyamızı olumlu bir şekilde etkilemek üzere, Yahudi dünyamızda yeniden kendimizi geliştirmek için çaba harcama zamanıdır. Henüz Bet-Amikdaş'a ve Menora'ya sahip olmayabiliriz; ancak onların temsil ettiği kavram ve ders, şimdi ve burada mutlaka mevcuttur. Bizim görevimiz, Menora'nın bu simgesel ilahî ışığını yaymaktır.

 

DEVAR TORA

[Binyamin Koen - www.tfdixie.com]

 

Ateşi Gördüm ve Yağmuru Gördüm

 

"[Moşe'nin] Mişkan'ı kurduğu günde, bulut, Tanıklık [Levhaları'nın] çadırı [olan] Mişkan'ı örttü. Akşamleyin de Mişkan'ın üzerinde, sabaha kadar [orada kalan] ateşe benzer bir görüntü oluştu. [Ondan sonra] Sürekli böyle olacaktı..." (Bamidbar 9:15-16).

Yukarıdaki pasuk, havai fişek sevincinin görüntülerini çağrıştırımaktadır; ama tam olarak neyi anlatmaktadır? Sözleri gerçek anlamlarında incelediğimizde, Tora, bize, gündüz vakti, Mişkan'ın üstünde bir bulutun durduğunu söyler, gece vakti Mişkan'ın üstüne yerleşen bir ateşi tarif ederek devam eder. Orada neler olmuştur? Bulut ve ateş neyi simgelemektedir?

1978'de vefat eden, Rabi Şelomo Yosef  Zevin, bu soruyu şöyle cevaplamaya çalışır. Hayatta karşı karşıya kaldığımız "dengesiz talih" dönemlerinde, bazı günlerde şanslı, bazı günlerde de şansız olduğumuzu gösteren değişken bir plan gözlemleriz. Kişi başarının zirvesinde olduğu ve gün ışığı onun üstünde parladığı zaman, yine de talihsizliğin dalgalarına maruz kalabileceğini farketmelidir. Rabi Zevin'e göre, Mişkan'ın tepesindeki yüksek bulut bize bunu hatırlatmaktadır. Tanrı her zaman kasvetli dönemlere ebediyen bağışıklık kazanmadığımızı bize anımsatmak için, gündüz vakti, her şey parlak göründüğü zaman, bize bu bulutu bir hatırlatıcı olarak getirir. Ateş ise, bunun aksine, bir umut ışığını simgeler. Gece vakti, en karanlık saatte, ateş Mişkan'ın tepesinde parlamıştır. Ateş, her şey karanlık ve cesaret kırıcı göründüğü zaman, iyimser olmamızı ve olayların aydınlık kısmını görmemizi hatırlatır.

Bu ders, günde iki kez söylediğimiz Şema duasında aksettirilir. Her şey parlak veya her şey kasvetli göründüğü zaman, duadaki "Aşem Tanrımız'dır, Aşem Birdir," sözlerini anımsamalıyız. Senaryo ne olursa olsun, Tanrı, sıkıntıların üstesinden gelmemiz için, bize güç ve başarı vermek üzere her zaman yanımızdadır. Hayatın her yönüne bakarken, Mişkan'ın tepesindeki bulut ve ateşin bu simgeselliği bize rehber olmalıdır.

 

BİR MİtSVA

[Rabi Hayim Aşer Levene - www.torah .org]

 

Pesah Şeni: İkinci Fırsatlar

 

Mitsva: Yeruşalayim'den uzak bir yerde bulunmak veya manevi açıdan saf konumda olmamak gibi geçerli sebeplerden dolayı Pesah-korbanını vakti olan 14 Nisan tarihinde getirememiş olan bir Yahudi için, bunun bir ay sonrasında, 14 İyar tarihine rastlayan Pesah Şeni'de ikinci bir fırsat verilmiştir.

Pesah-korbanını özel ve şaşırtıcı kılan bir özellik, diğer emirlerden farklı olarak, getirilmesi için ikinci bir fırsatın verilmiş olmasıdır. Oysa başka mitsvalarda, örneğin Sukot'ta, etrog veya lulav elde edememiş birinin bir ay sonra bunu uygulamasının mitsvayı yerine getirme konusunda hiçbir etkisi yoktur. Ya da, Roş Aşana'da, Şofar'ı duymayı kaçıran kişi, o yıl için tüm fırsatını kaçırmış demektir.

O halde, Pesah-korbanında, onun için ikinci bir fırsatın tanınmasına neden olacak ne gibi bir özellik vardır?

Mısır'dan Çıkış, Yahudi inancında bir temel teşkil eder. Bu tarihi olay, mucizeleri ile birlikte, yaşamı ve tarihi Tanrı'nın etrafında dönen Bene-Yisrael'in doğaüstü kaderini ve Tanrı'nın yakın nezaretini kanıtlar.

Bu tarihi olay, Yahudi milletinin doğuşunu işaretler. Gerçekten de, Mısır'dan Çıkış, şahsî kimliğini üstlenmek üzere bir bebeğin rahimden çıkıp doğuşu ile simgelenir (Yehezkel 16:4).

İşte o noktada, Yahudiler kurtuluşun eşiğinde durdukları zaman, iki emri yerine getirmişlerdir: Berit Mila (sünnet) ve Pesah-korbanı. Bu mitsvaların uygulanmaması, karet adı verilen manevi yok oluş şeklindeki, cezaların en ağırına tabidir.

Farklı bir milletten olup, Yahudiliği kabul eden bir kişi, yeni doğmuş bir bebek sayılır. Yahudilere dâhil olmadan önce, bu kişi [eğer erkekse] sünnet edilir. Dahası, Pesah-korbanının kendisi de, onu gerçekleştiren kişinin sünnetli olması ön şartına bağlıdır.

Bu basit bir korban veya alelade bir mitsva değildi. Pesah-korbanı, daha ziyade, Yahudi milletinin şerefli bir üyesi olarak, kişinin bütünleşmesi ve tüm yüreği ile özdeşleşmesi anlamına gelir. Her sene anılan ve Yahudi halkının sınıflarını birleştiren o ilk korbanı simgelemektedir.

Talmud'da, Yahudiliği kabul eden bir kişinin, otomatik olarak bir Pesah-korbanı gerçekleştirmesi gerektiğinin altı çizilmiştir (bkz. Şemot 12:48). Bu korban, lafın gelişi, özünde Yahudidir. Ve bu nedenle, diğer Yahudi ortaklarla birlikte toplu olarak yenmesi gerekir.

Yahudi bir erkek bebeğin doğduğu sekizinci günde sünnet olması ne kadar önemli ise, Pesah-korbanı da o derece önemlidir. Bu korban Yahudi milleti Mısır'dan çıkıp, bir millet haline geldiği zaman gerçekleştirilmiştir.

Yeruşalayim'den uzakta bulundukları veya manevi açıdan arınma olanakları olmadıkları için Pesah-korbanını vaktinde gerçekleştiremeyen kişilere ikinci bir şans tanınmasının nedeni budur. Peraşamızda, manvi açıdan saf olmadıkları için Pesah-korbanını gerçekleştiremeyen kişiler Moşe'ye yaklaşarak şu soruyu sormuşlardır: "Lama Nigara - Neden Eksik Kalalım?" Bu sözleriyle, aynı zamanda, "sırf elimizde olmayan bir durum nedeniyle, Yahudi ulusunun oluşturduğu topluluğun neden dışında kalalım?" demek istemişlerdir.

Pesah Şeni, Pesah-korbanının orijinal tarihinden bir ay sonra, ulusal kökenlerini tekrar ziyaret etmeleri için, Yahudilere ikinci bir şans sunar. Bu sayede, ilk korbanı kaçıranlar da, Tanrı'nın özel olarak görevlendirdiği ulusun bir parçası olduklarını bu korban suretiyle beyan edebilirler.

 

Her GÜn YAPILAN MİTSVALAR

[www.pirchei.com]

 

Sinagoga Koşmak

 

Sinagoga giderken, mümkün olduğu kadar çabuk hereket etmek bir mitsvadır. Oraya giderken, kişi, duanın önemli bir bölümünü kaçırmamak için, biriyle konuşmak üzere durup vakit kaybetmemelidir. Bu mitsva Şabat günü için bile doğrudur. Normal şartlarda Şabat günü spor amacıyla koşmak ve ter dökmek doğru olmamasına rağmen, konu dua için sinagoga bir an önce ulaşmaksa, koşmak yasak olmadığı gibi, aksine bir mitsvadır.

 

KAYNAKLARIMIZDAN - YAHUDİ TERBİYESİ

[Sefer Maase Avot]

 

"Akranını Kendin Gibi Sev"

 

·                Raban Şimon ben Gamliel şöyle der: "Barış yücedir, zira Aaron, diğer birçok meziyetine rağmen, özellikle barışı sevmesi, barışı takip etmesi, herkese selam vermekte önce davranması nedeniyle övülmüştür.

·                Büyük bir Haham, Stitin'li Tsadik Rabi Avraam'a "Duyduğuma göre, insanlara özel önerilerde bulunuyormuşsunuz ve bunlar işe yarıyormuş" der. "Bu nedenle, sizden de bana, Tanrı korkusuna sahip olmam için gizemli bir tavsiye vermenizi arz ediyorum." Rabi Avraam ise "Tanrı korkusu için söyleyebileceğim bir şey yok; sadece Tanrı sevgisi için bir tavsiye verebilirim" diye karşılık verir. Diğer Haham "Daha iyi" der, "Tanrı sevgisi, Tanrı korkusundan daha üstün bir düzeydir." Rabi Avraam da tavsiyesini verir: "Tanrı sevgisine ulaşmak isteyen kişi, öncelikle akranını tam olarak sevmeyi öğrenmelidir. Aavat Yisrael adı verilen bu sevgiye sahip olan, Tanrı sevgisine de kolayca ulaşır. Bu nedenle Hahamlarımız, ‘Akranını kendin gibi sev' mitsvasının, Tora'nın büyük bir kuralı olduğunu vurgularlar."

 

YAHUDİ EVİNİN TEMELLERİ

[Dini Uygulama Rehberi - Rabi Nisim Behar]

 

Behazara (Amida'nın Tekrarı) Kuralları

 

1.            

95

 
Okuma bilmeyenlerin Hova'dan çıkabilmeleri [=yükümlülüklerini yerine getirbilmeleri] için Hahamlarımız sessizce söylenen Amida'dan sonra Hazan'ın Amida'yı bir kez daha tekrar etmesini öngörmüşlerdir. Hazan Amida'yı Şahrit, Musaf ve Minha'da tekrar okur. Fakat Arvit'te Behazara söylenmez.

2.             Okumayı bilsin ya da bilmesin bütün halkın, Hazan'ın söylediği berahaları büyük bir dikkatle dinlemesi ve her berahadan sonra "Baruh U  Uvaruh Şemo" ve "Amen" demesi şarttır.

3.             Hazan, Behazara Amidası'nı okurken konuşmamak gereklidir; hatta Tora'dan herhangi bir şey bile okunmaz.

4.             Hazan, Behazara Amidası'nı okurken ayakta durmak gerekir. Kendini zayıf hisseden bir kişi veya bir hasta oturabilir.

5.             Herhangi bir sebepten Behazara'ya devam edemeyen ya da bayılan bir Hazan'ın yerine başka biri geçer, kaldığı berahanın başından başlar ve devam eder. Bu durum ortadaki 13 beraha (Ata Honen'den Retse'ye kadar) içindir. Fakat ilk üç berahada (AD... Sefatay'dan AE-l Akadoş'a kadar) kalmışsa Amida'nın başından başlar, sondaki üç berahada (Retse'den E-loay Netsor'a kadar) kaldıysa Retse'dan başlar.

 

HaftanIn Sözü

[Rabi Aşer ben Şaul - Kol Bo]

 

Güneş gündüz ışık verir, Tora ise gece-gündüz ışık verir.

 

Haftanın Peraşası'nı, t  e  b  e  r  r  u  d  a     b  u  l  u  n  a  r  a  k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kâğıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.