aile perasasiMasum denilen ama aslında ölümcül olan nedir?

Leziz denilen ama aslında zehirli olan nedir?

Bu soruların cevabı dedikodudur. Dedikodu yapmak, ya da insanlar hakkında, onların söylenmesini istemeyecekleri bir şeyi, doğru olsa bile söylemek, bu insanlara, çok acı verebilir, hatta bütün hayatlarının mahvolmasına sebep olabilir. Bu haftanın Peraşası'nda, dedikodu (İbranice'de laşon Hara), yapan birinin nasıl cüzama benzeyen bir hastalığa yakalanacağı anlatılır. Bu mucizevi bir hastalıktı ve tek tedavisi yalnızlığa çekilmekti. Kişi, dedikodunun neden olacağı zararları düşünmeli ve bunu bir daha yapmamalıydı. Ancak bu şekilde iyileşebilirdi. Tanrı bize çok değerli bir armağan olarak konuşma yetisi vermiştir ve bu yeteneğimizi insanlara zarar vermek için değil, onları iyi hissettirmek için kullanmamızı ister.

HİKAYE
Hikayemizde, konuşma gücünü nasıl kullanacağını bilen bir kız anlatılır.

"SINAV KAĞITLARI"
Nensi, ışıkları kapattı ve öğretmenler odasının kapısını dikkatlice kilitledi. Öğretmen yardımcısıydı.Bu görevini çok seviyor ve ciddiye alıyordu.
Nensi, notları yeni verilmiş bir tomar sınav kağıdını dikkatlice bir zarfa koydu ve sınıfına geri dönmek üzere koridorda ilerlemeye başladı. O anda omzuna birinin dokunduğunu hissetti. Nensi, bir an ürktü ama arkasına dönüp, gelenin iyi arkadaşı Kelly olduğunu göründe rahatladı. "Kelly, ödümü mü koparmak istiyorsun?" dedi gülümseyerek.
"Özür dilerim" dedi Kelly. "Ama kaybolmadan önce seni yakalamak istedim. Taze haberleri hemen öğrenmek istiyorum!"
"Ne demek istiyorsun? " diye sordu Nensi.
"Oo, haydi. Sen anlarsın ya..." dedi arkadaşı, "Fen bilimleri sınavlarının notlarının verildiğini biliyorum. Haydi hemen bana sonuçları söyle..Kim kalmış, kim en iyi otu almış?"
Nensi, dosyaları daha da sıkı tutmaya başladı. "Bu imkansız Kelly. Buna iznim olmadığını biliyorsun. Ayrıca neden başkalarının notlarını merak ediyorsun ki?"
Kelly iki elini yana açtı, "Sadece çok meraklıyım! O çok bilmiş Sendi'nin, göründüğü kadar akıllı olup olmadığı merak ediyorum da...Bir de ağzını bıçak açmayan o yeni gelen çocuğun hiçbir soruya doğru cevap verip vermediğini bilmek istiyorum ve de..."
Nensi aniden durdu. Elinde tuttuğu zarfa baktı. Kimin ne not aldığını Kelly'ye söylemesi gerçekten de çok mu kötü olurdu? Kız kaşlarını çattı ve başını salladı: "Kelly, lütfen böyle konuşma. İnsanlar hakkında dedikodu yapmak doğru bir şey değildir."
Arkadaşı Nensi'ye bakıp, "A, kim dedikodu yapıyor ki? Benim söylediklerim doğru şeyler, ayrıca sana da insanlar hakkındaki doğru şeyleri soruyorum!"
Nensi kıpırdamadı. "Doğru dedikodu da dedikodudur ve insanlara zarar verebilir. Senin "doğru" notunu herkese söylesem kendini nasıl hissederdin? Ya da insanlar senin hakkındaki "doğru" sırları konuşsa mutlu olur muydun?"
Kız kızardı. "Sanırım haklısın" diye itiraf etti Kelly. "Kesinlikle bundan hoşlanmazdım. Ama artık dedikodu yapamayacaksak, ne konuşacağız?"
Nensi güldü. "Kelly" dedi, "Endişelenme. Bizim gibi iyi arkadaşlar her zaman konuşacak bir sürü ilginç konu bulabilir...Üstelik dedikoduyu da karıştırmadan!"

TARTIŞMA SORULARI

3-5 YAŞ

Soru: Nensi, istediği "haberleri" söylemediği zaman Kelly neler hissetti?

Cevap: İlk başta bu duruma bozuldu, çünkü çok merak ediyordu. Ama arkadaşı neden söylemediğini açıklayınca, Kelly, meraklı olduğu halde, dedikodu yapmanın doğru bir davranış olmadığını anladı.

Soru: Birisi sizin hakkınızda dedikodu yapsa, ya da arkanızdan konuşsa neler hissederdiniz?

Cevap: Üzülürdüm çünkü insanların iyi olmayan sözleri gerçekten zarar verebilir.

6-9 YAŞ

Soru: Sizce bazı insanlar neden dedikodu yapmayı severler?

Cevap: Belki de bu tip insanlar başkalarını aşağı bir konuma koyarlarken kendilerinin yükseldiğini zannederler. Ama, gerçekte, bir insan, hem kendisi hem de başkaları hakkında, diğerlerini kötü duruma sokmadan iyi duygular besleyebilir. Dedikodu yapmak kimseye bir yarar sağlamaz, aksine çok büyük zararlara neden olur.

Soru: Doğru olduğunu bildiğiniz halde, başkaları hakkında kötü sözler söylemek neden yanlıştır?

Cevap: Bir olayın doğru olması, insana dedikodu yapma hakkı vermez. Ayrıca, çoğu zaman olayları başka kaynaklardan öğreniriz ve bunlar sandığımız kadar doğru olmayabilir. İnsanlar konuşma yeteneklerini, zarar vermek için değil de iyileştirmek için kullansalar, dünya çok daha güzel bir yer haline gelir.

10 YAŞ VE ÜSTÜ

Soru: Sizce medyadaki, özel hayatı korumak için dedikodudan uzak durmak ile insanların "bilme hakkı " arasındaki denge nasıl olmalıdır?

Cevap: Medyanın bazı insanlar hakkında verdiği haberlerin, gerçekten yapıcı amaçlar için bilinmesi gerekir. Ancak, büyük çoğunluk, ilgi çekmek uğruna, haberleri verilen insanların bundan zarar görüp görmeyeceğini düşünmeden sorumsuzca davranır. Bu duruma karşılık gelen bilme hakkı, dedikodunun zararlı sonuçlarıyla karşılaştırıldığında uygun bir davranış olmaktan çıkar.

Soru: Sizce bazı insanlar neden dedikodu yapmayı severler?

Cevap: Belki de bu tip insanlar başkalarını aşağı bir konuma koyarlarken kendilerinin yükseldiğini zannederler. Ama, gerçekte, bir insan, hem kendisi hem de başkaları hakkında, diğerlerini kötü duruma sokmadan iyi duygular besleyebilir. Dedikodu yapmak kimseye bir yarar sağlamaz, aksine çok büyük zararlara neden olur.

Soru: Dedikoduya birebir katılmadan, sadece dinlemek de yanlış mıdır?

Cevap: Dedikoduyu dinlemek, en az dedikodu yapmak kadar yanlıştır. İlk olarak başkalarını, dedikoduyu yaymaları için cesaretlendirir. Halbuki, dinleyecek kişi olmazsa, kimse dedikodu da yapmayacaktır. Ayrıca dedikodusu yapılan kişinin itibarı, dinleyenin gözünde düşer. Böylece dinleyen, ve bütün dünya, daha çok gereksiz, olumsuz etkiyle dolar.