Haftanın Peraşası BülteniMoşe, Bene-Yisrael'e her şehirde, yargıçlar ve yasayı uygulayıcı polis memurları görevlendirmelerini söyler; "Adalet! Adaleti takip edeceksiniz" diye emreder onlara ve "bunu yozlaşmadan ve kimseyi kayırmadan yerine getireceksiniz" der...


arşiv...

Bu Hafta İçin Saatler 

7 ELUL

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5778

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

18:45

19:57

-----

Yeruşalayim

18:37

19:49

Tel Aviv

19:02

20:00

18AĞUSTOS

Tel Aviv

18:54

19:51

İstanbul

19:45

20:24

2018

İstanbul

19:35

20:15

İzmir

19:41

20:30

 

İzmir

19:32

20:20

ŞOFETİM- שפטים



 

Peraşa Özetİ
[www.chabad.org]
(Devarim 16:18-21:9)

 

Moşe Bene-Yisrael'e, şehirlerinde yargıç ve polisler atamalarını söyler. Önemsiz bir miktarda bile olsa, rüşvet yasaktır. Putperestlerin yaptığının aksine, Tanrı'ya yönelik korbanların sunulacağı Mizbeah'ın (sunak) yakınına ağaç dikilmeyecektir. Korban olarak sunulacak hayvanları bundan alıkoyacak kusurlar ve işaretler listelenir. Tora'nın standart-dışı uygulanmasını engellemek için, yeni bir kanunu gerektiren durumlarda, Tora ölçütlerine göre kanun koyma yetkisi Sanedrin'in olacaktır.

Sanedrin'in kararlarına uymayı reddeden bir Tora bilgininin cezası ölümdür. Bir Yahudi-kral, görevinin ve makamının onur ve gücünü vurgulayacak mal ve sembollere sahip olabilir; ama bunu kişisel kaygılar sebebiyle yapamaz. Kendisine iki tane Sefer-Tora yazmalıdır. Bunlardan birini her gittiği yere götürmelidir - böylece gururdan kaçınacaktır. Ne Koenler ne de Leviler'in, Erets-Yisrael'de payları yoktur; geçimleri, halkın geri kalanının Maaser (ondabir) bağışlarıyla sağlanacaktır. Her türlü büyücülük yasaktır. Tanrı Bene-Yisrael'e, onlara rehberlik edecek peygamberler göndereceğine söz verir ve Moşe, yalancı ve gerçek peygamberleri ayırt etme yolunu açıklar. Hata sonucu ölüme sebebiyet veren birinin, ölen kişinin yakınlarından korunmak amacıyla kaçacağı sığınak şehirler belirlenecektir. Ancak kasten öldürmüş olan biri, kan davası güden bu yakının eline teslim edilecektir. Moşe Bene-Yisrael'i, arazilerini genişletme amacıyla sınır işaretlerini yerlerinden oynatmamaları konusunda uyarır. Üçüncü bir kişiyi suçlamak amacıyla komplo kuran iki şahit, o kişinin, suçlu bulunduğu takdirde göreceği cezaya çarptırılacaktır. Bene-Yisrael savaşa gitmeden önce, Tanrı'ya yönelik güvenin bir göstergesi olarak yeni bir Koen Gadol meshedilecektir. Yeni bir ev inşaa edip, henüz içinde oturmamış, ya da savaştan korkan kişiler, orduya alınmaktan muaf olanlar arasındadır. Düşmana öncelikle barış teklif edilecek, reddetmeleri halinde tüm erkekleri öldürülecektir. Kuşatma yapıldığı zamanlarda, meyve ağaçlarına dokunulmayacaktır. Şehir dışında faili meçhul bir cinayet işlenmişse, cesedin bulunduğu yere en yakın şehrin ileri gelenleri bir buzağı alacaklar, kesip, ellerini üzerinde yıkayarak "bu kanı bizim elimiz dökmedi" diyeceklerdir.



AFTARA
Rav İsak Alaluf
ANOHİ ANOHİ

 


Yeşayau peygamberin elli bir ve elli ikinci bölümünden bölümler okunmaktadır. Umutsuz bekleyişlerin umudu olduğunu söyleyen Tanrı buradaki lirik anlatımda teselli edicinin de ancak Kendisi olabileceğini, zamanı geldiğinde Yeruşalayim’in güç ve ihtişamını kuşanacağını anlatmaktadır.

HAFTANIN SÖZÜ

 


Ağzınızı açın ve şarkı söyleyin ey yıkıntılar! Çünkü Tanrı halkını avutmuştur. (Yeşayau: 52/9)

 

Mİ-DRAŞ YİTSHAK
Rav İsak Alaluf
DÜRÜSTLÜK VE DÜRÜSTLÜK

 


“Şofetim veşoterim titen leha – yargıç ve polisleri atayacaksın.”

“Lo tita leha aşera kol ets etsel mizbah Ad... E.loeha  -  Tanrı’nın mizbeah’ının yanında idol olacak bir ağaç dikmeyeceksin.”

Melo Haomer adlı kaynak bu iki öğenin nasıl birbiriyle karşılaştırılabileceğini şöyle anlatır.  Putperestliğin diğer kavramları rahatlıkla tanınabilir. Bunlar ikonlar, heykeller gibi formlardır. Ancak bu amaçla kullanılan bir ağaç diğer ağaçlardan farklı görünmez. O sadece masum bir ağaç görünümündedir ve asla putperest amaçlarla kullanıldığını göstermez. Fakat bu masum görünüş aslında aldatıcıdır. Bu ağaç gerçekte “avoda zara” yani putperestlik için kullanılmaktadır ve bir idolüdür.

Aynı örneği uygunsuz olup da atanan bir yargıç için verebiliriz. Yargılama içten gelmesi gereken derin hisler ve derin bir bilgi gerektiren bir kavramdır. Kişi son derece uygun görünebilir ancak içsel değerleri hiç de bu kavrama uygun düşmez. İşte bu yüzden sanki masum bir ağaç gibi görünür. Halbuki o ağaç gibi içten hiç de uygun olmayan bir durumu vardır.

Rabi Dr. Twerski’ye göre toplumlarda atama durumu işte bu kriterler göz ardı edilmeden yapılmalıdır. Politik, maddi veya manevi kazanç güden, onur peşinde koşan kişilerin bu göreve uygun olmadığı Tora tarafından dolaylı bir şekilde öğretilmekte ve toplum uyarılmaktadır. Adaleti sağlamak uğruna yanlış kararlardan kaçınmak toplumun ileri gelenlerinin önde gelen görevi olmalıdır.

Peraşanın belki de en önemli cümlelerinden birinde “tsedek tsedek tirdof” denmektedir. İster ticari, ister etik, ister alahik olsun her zaman gerçeği söylemenin gereğini bu kısacık cümle çok güzel aktarmaktadır.

Pshische’li Rabi Simha Bunim “Tsedek, tsedek tirdof – dürüstlük dürüstlük izleyin” cümlesini farklı bir şekilde açıklamaya çalışır. Dürüstlüğü izlerken dürüst olun. Yargının gerçek sonucuna varması için her istenen yöntem kullanılamaz. Kullanılan yöntemlerde de dürüstlükten ödün verilmemelidir.

Ticarette iyi ve kötü iş adamları genellikle getirileri ile doğru orantılıdır. İşin sonunda iyi bir kazanç elde eden iş adamı başarılı, zarar eden iş adamı da başarısız olarak bilinir. Bu durum maddiyatın daha egemen olduğu iş dünyasında normal kabul edilse de etik dünyada, maneviyatın daha egemen olduğu bir yerde her zaman doğruyu göstermeyebilir.

Rabi Hayim Shmulevitz Masehet Zevahim 101 B’de ve Vayikra Kitabı Şemini peraşasında yer alan bir olayı bizlere nakleder. Aaron oğullarının ölümünden sonra bir yakılmalık takdime ile ilgili Moşe ile tartışmaya girer. Aaron kendi yaptığının doğru olduğunu iddia ederken Moşe Bu konuda Aaron’u azarlar. Ancak daha sonra gerekli araştırma yapıldığında Moşe, Tanrı’nın emrinin Aaron’un yaptığı gibi olduğunu kabul ve ilan eder. “Haklısın. Tanrı gerçekten senin dediğin gibi bizlere emretti ancak ben unuttum.” (Vayikra 10/20)

Rabi Shmulevitz bu noktada çok önemli bir konuya dikkatimizi çeker. Eğer Moşe burada unuttuğunu söylüyorsa bu Tora’nın ebediliği ile ilgili bir ikilem yaratabilir. Eğer Moşe bunu unuttuysa başka şeyleri de unutabilir. O zaman karşımızda bir ikilem vardır. Halbuki Moşe şöyle deseydi olay farklı olurdu. “Benim sana öğrettiğim doğru olandı evet haklısın.” Ancak Moşe burada tek bir sorumluluğunun olduğunun bilincindedir. Doğruyu her zaman doğruyu söylemek. Tora’nın ebediliğini korumak Moşe’nin görevi değildir. Onun görevi doğruyu söylemektir ve Moşe de bunu yapmıştır.


 

DİVRE TORA
Rav Yehuda Adoni

 


Şelomo Ameleh’in Mişle kitabında bir sözü vardır’ Derahea darhe noam vehol netivotea şalom ‘Toramızın bizlere gösterdiği yollar çok güzeldir. Bütün yoları barış ve huzura çıkar. Demek ki biz huzuru Toramıza bağlı oldukça buluruz.

Ulu Tanrımız dünyayı barışla yarattı. Zira dünyanın yaratılışında birbirine aykırı ve zıt olan iki özellik mevcuttur. “ Ateş ve su” Ateş ve suyun beraber olamayacağı açıktır!

Şamayım gökyüzü, eş umayim sözcüklerinden oluşur ki Tanrı birbirinin karşıtı olan ateş ve suya ŞALOM barışı ilave ederek dünyayı yarattı.” Ose şalom bimromav. Tanrı yükseklerden bizlere barışı yağdırır.

 Tanrı’nın bir adı da ŞALOM dur. Bizlerin de bu şalom adına sahip olmamız gerekir. Tanrı’nın bize verdiği Tora’ya sahip olmakla bizlere manen ve madden Barış ve huzura kavuşmuş oluruz.

 Tora öğrenen herkese Tanrı vücut sağlığı ve ruh sağlığı verir. Kitaplarımızda yazılı olduğu gibi: Ulhol besara marpe. Tanrı bize ruhen ve bedenen şifa verir. David AmelehTeilim kitabında: Torat Aşem temima meşivat nafes. Tanrı’nın bize verdiği Tora eksiksizdir ve canlarımıza ruhlarımıza huzur verir. Mihael adını taşıyan melek yükseklerden bizim barış ve huzurumuz için Tanrı’ya daima duacıdır. Yaşadığımız bu dünyanın devamı olan cennette de barış mevcuttur. Tanrımızın Yaakov Avinu’ya dediği gibi: Veata Tavo el Avoteha beşalom. Sende Atalarının yanına barış ile gideceksin. Bütün huzur ve barış için söylenen bu sözlerden sonrası peraşamız Şofetim ve Şoterim sözleri ile başlar. Yaşadığın her yerde huzur bulmak istiyorsan disiplinli bir hayat sürdüreceksin. Adil olmaktan kaçınmayacaksın, herkese aile içinde toplum içinde adil davranacaksın. Atacağın her adım doğru ve dürüst olması gerekiyor. Bunu ancak kalbinin içinde yerleştireceğin adalet mekanizması ile uygulayabilirsin. Devarim kitabının Peraşaları tümü MoşeRabenu’nun bizlere verdiği nasihat ve öğütleri kapsar. Bu peraşaları bizler Av ve Elul aylarında okuyoruz. Bizlerin, yaklaşmakta olan yeni yılımıza pak temiz ve günahsız olarak girme hakkını elde edebilmemiz için Tanrımız bizim yaşam menfaatimiz için birçok imkanları önümüze sermiştir, bu güzel fırsatları kaçırmamamız için çaba göstermemiz gerekir. Peraşamızda  meyve ağaçlarına göstermemiz gereken özeni de belirtmektedir ve konu şöyle başlamaktadır. Ki adam ets asade insan meyve veren ağaç gibidir. Etrafına faydalı olan insan, her zaman iyilik severdir. Onun amacı hem cinslerine yardımcı olmaktır, her hayır işi her iyilik onun kalbinden kopan bir meyvedir. Meyve ağacına gelince: Toramız ona zarar vermeyeceksin der, zira Tanrı onu bizim faydalanmamız için vermiştir. Onu kesmekle binlerce insanın meyveden mahrum kalmasına sebebiyet vermiş oluruz. Bizler girdiğimiz Elul ayında Tanrı’nın merhametine sığınıyoruz. Torada Tanrı’nın bize vaat ettiği güzel şeylere sahip olmamızı arzu ediyoruz. Bu sözlere Navi Yeşaya’nın aftarada okuyacağımız bir sözü ilave edersek Tanrı’nın bizleri ne kadar sevdiğini anlarız. Ben bizzat kendim sizleri teselli edeceğim.



GENÇ NESİLDEN ÖĞRENİYORUZ
Beri Bahar

 
Tora maneviyattaki en yüksek seviyeden bahseder: “...tüm günler boyunca Tanrın’ı sevmek ve (O’nun) Yolları’nda yürümek üzere yerine getirmek için gözettiğin zaman...” Devarim 19:9. “Onun yollarında yürümek” nedir? Ve Tora neden “tüm günler boyunca” kelimelerini vurgular?


Hahamlar şöyle açıklar, Tanrı’nın yollarında yürümek şu anlama gelir: İyilik yaparak ve merhametli olarak ona benzemeliyiz. Bazı insanlar hataya düşüp birisine büyük bir iyilik yaptığında, “hesed” yani iyilik yapma yükümlülüklerini birkaç haftalık için yerine getirdiklerini zannederler. Bu yüzden Rabi Yisrael Meir Kagan şöyle der, Bu yüzden Tora Hesed mitsvasının tüm günler boyunca olduğunu vurgular. Hayatımızın her günü yolumuzdan çıkıp birisine iyilik yapmalıyız. Böylece Tanrı gibi oluruz!


Bu bir odak ve ileriyi düşünme meselesidir. Birisine kapıyı tutmanız için kendi önleminizi alın. Bir araç yan sokaktan girmek isterse, önünüze girmesine izin verin. Her sabah Tsedaka kutusuna para atın. Önceden planlıyorsanız çok kolaydır.

 

ÇOCUK PERAŞASI

 

Moşe Peygamberimiz şunu öğretti: "Yahudi bir kral her zaman üzerinde küçük bir Sefer Tora(Tora rulosu) taşımalıdır. Hervakit bulduğunda onu okumalıdır.
Üç özel mitsvot'u vardır:
1. İhtiyaç duyduğundan fazla altın ve gümüş toplamamalıdır.
2. Tora'nın izin verdiğinden fazla kadınla evlenmemelidir.
3. İhtiyaç duyduğundan fazla ata sahip olmamalıdır.
Kral aynı zamanda bütün Yahudiler'in Tora'ya uymalarını sağlamalıdır." Yahudi askerlerden sorumlu özel bir kişi vardı. Savaştan önce seslenirdi: "Askerler, korkmayın! Tanrı size yardım ediyor! Korkan bir asker evine gitmelidir!"
Evine gitmesi gereken başka askerler de vardır:
1. Yeni bir ev satın almış ya da inşaa etmiş ve henüz orada hiç oturmamış olan;
2. Yeni bir bağı olup, üzümlerini henüz hiç tatmamış olan;
3. Evlenmek üzere nişanlı olan.
Bal taşhit mitsva'mız vardır. Yani, "yararlı olan hiçbir şeyi yok etmemeli, ziyan etmemeliyiz.
Bu mitsva'ya nasıl uyarız?
*Tabağımızdaki yemeği yeriz.
*Kâğıtların, duvar kâğıdının veya çalışma masalarının üzerlerini karalamayız.
*Kullanılmayan ışıkları söndürürüz.

BİR HİKAYE
DONDURMA KRALI

 


Ralfi, kapı çaldığında, en sevdiği koltuğa daha yeni oturmuştu. "Haydi gidelim, doğum günü çocuğu, yola çıkıyoruz. Yanında bir de kaşık getirirsen iyi olur!" diye bağırdı en iyi arkadaşı Mike. 
O gün Ralfi'nin doğum günüydü ve bütün arkadaşları sürpriz yapmış, onu evden çıkartıp Büyük Dondurmacı'ya götürmeye gelmişlerdi. Sürprizleri çok seven Ralfi, sevinç içinde arkadaşlarıyla beraber dışarı çıkmıştı. Büyük Dondurmacı'da 100'den fazla dondurma çeşidi, bir o kadar da kup seçeneği vardı. En büyük kubun adı "Ice Berg"di. O kadar büyüktü ki, garson, bu kubu getirebilmek için özel bir tepsi kullanıyordu. 
Oraya gittiklerinde, dükkan çok kalabalıktı. Çocuklar bir masa buldular ve doğum günü sahibinin eline mönüyü tutuşturdular. Ralfi, arkadaşlarının düşünceli davranışından dolayı çok mutluydu. Heyecanla, 20 sayfalık mönüyü hızla taradı. 
"Haydi Ralfi, sen doğum günü çocuğusun, istediğini seç!" dedi Mike. 
"Evet Ralfi, Haydi bir Ice Berg al!" dedi arkadaşlarından biri... "Hepimiz o Ice Berg'i nasıl batıracağını seyretmek istiyoruz!"
O sırada garson yaklaştı. "Ne istiyorsunuz çocuklar?" diye sordu. 
"İlk önce doğum günü olan arkadaşımız seçecek" dediler çocuklar, hala düşünceli şekilde mönüye bakan Ralfi'yi işaret ederek.
Garson gülümsedi ve " Size Kral boyu Çifte Çikolata soslu Torpedo Kubunu tavsiye edebilirim. Ya da bir Buzlu Okyanıs- suğer Boy Milkshake ?"
Ralfi garsona baktı ve ciddi bir ses tonuyla, "Hayır. Ben bir Ice Berg istiyorum, lütfen!" dedi. Arkadaşları sevinçle onu desteklediler ve sonra kendi, daha küçük siparişlerini verdiler. 
Kısa bir süre sonra garson, kocaman Ice Berg'le geri döndü. Heyecanlı arkadaşlarının gülücükleri arasında, Ralfi, özel dev kaşığını kocaman süt dağına daldırdı ve sonra ağzına götürerek gülümsedi: "Mükemmel, gerçekten mükemmel !" diye fikrini söyledi. 
Ralfi, kaşık kaşık dondurmasından yemeğe devam etti. Meyve nehirleri arasından süt şelalelerine daldı. Ama kısa bir süre sonra, "doğumgünü çocuğu Kral'ın" yavaşlamaya başladığı dikkatleri çekti. 
"Sorun nedir?" diye sordu Mike, "Doydun mu?"
Çocuk arkadaşına meydan okurcasına baktı ve " Hiç de bile! Bu harika dondurmaya asla doymam!" dedi. Ama sesinde, önceki istek ve heyecan pek yoktu. Ancak, bir kaç dakikadan sonra, Ralfi kaşığını masaya koyup, karnını tutmaya başladı. Gözleri durgunlaştı. 
"Hey, Ice Berg'ini bitirmeyecek misin?" diye sordu çocuklardan biri. 
Ralfi sadece başını salladı ve " Şunu önümden çekin ve lütfen beni eve götürün. Galiba hastalanacağım..."
"Ama sen Doğum günü kralısın, şimdi gidemezsin" diye itiraz etti Mike. "Önümüzde koca bir Pazar günü var. Şimdi güzel bir maça, oradan öğle yemeğine, ardından plaja gitmeyi planlamıştık..."
"Mike," dedi Ralfi biraz gülümsemeyi başararak, "Çok teşekkürler, ama hayır. Günün kralı olabilirim, ama şimdi kendimi gerçek bir joker gibi hissediyorum. Bir dahaki sefere, daha küçük bir dondurma ısmarlayacağım böylece Pazar gününün geri kalanı da eğlenebileceğim..."