Haftanın Peraşası BülteniAaron'a,Menora'nın kandillerini yakması emredilir ve Levi kabilesi, Mişkan'da hizmetetmek üzere göreve atanır...


arşiv...

Bu Hafta İçin Saatler 

16 SİVAN

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5777

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

19:08

20:26

-----

Yeruşalayim

19:11

20:29

Tel Aviv

19:25

20:29

10HAZİRAN

Tel Aviv

19:28

20:31

İstanbul

20:20

21:02

2017

İstanbul

20:23

21:05

İzmir

20:14

21:04

 

İzmir

20:17

21:07

BEAALOTEHA- בהעלותך



 

Peraşa Özetİ
[www.chabad.org]
(Bamidbar 8:1-12:16)

 
Aaron'a, Menora'nın kandillerini yakması emredilir ve Levi kabilesi, Mişkan'da hizmet etmek üzere göreve atanır. Manevi açıdan saf olmadıkları için Pesah korbanını zamanında getiremeyen bir grup Yahudi'nin "Bu mitsvadan neden mahrum kalalım?" ricasına cevaben ikinci bir Pesah korbanı (Pesah Şeni) tesis edilir.

Tanrı, Bene-Yisrael'in çölde yolculuk ederken ve kamp kurarken uyacakları düzen hakkında Moşe'ye talimat verir. Halk yaklaşık bir yıl boyunca kamp kurduğu Sinay Dağı'ndan bu düzenle ayrılır.

Halk "gökten yağan ekmek" (Man) konusunda memnuniyetsizdir ve Moşe'den kendilerine et temin etmesini ister. Moşe, halkı yönetme yükünü kendisiyle paylaşmaları için, ruhu ile aydınlattığı yetmiş yaşlı kişi seçer. Miryam, Moşe hakkında olumsuz konuşur ve cüzamla cezalandırılır; Moşe onun iyileşmesi için dua eder ve bütün halk yedi gün boyunca Miryam'ın iyileşmesini bekler.

Mİ-DRAŞ YİTSHAK
Rav İsak Alaluf
İLK GÜNKÜ HEYECANI YAKALAMAK

 
İnsanın alışkanlıkları vardır. Hepimizin yaşamı boyunca oluşturduğu bazen terk ettiği, bazen yinelediği bazen de hiç değiştirmediği alışkanlıkları vardır. Yaratılanlar içinde insan alışkanlıkların son derece önemli olduğu bir noktada bulunur.  David Ameleh “ragle hasidav lişmor” derken Tanrı’nın hasid olanların ayaklarını koruduğunu, düşmelerine engel olduğunu söylemektedir. Maarşa ise “ragle – ayaklar” sözcüğünü “ergel – alışkanlıklar” şeklinde okuyunca hasid olanların iyi alışkanlıklarının Tanrı tarafından sevildiğini ve onların korunduğunu anlamak mümkündür.

HEYECAN KAYBI

Her alışkanlık zaman içinde sürekli tekrarlandığı zaman artık ilk günkü heyecanını kaybeder. O alışkanlık mekanik bir hal alır. Her gün dua edenlerin, Tefilin takanların karşılaştıkları en önemli sorunlardan bir tanesi bu alışkanlığın rutin hale gelmesi ile “kavana” veya heyecan sorununun yaşanması ve o mitsvaya gerekli odaklanmanın sağlanamamasıdır. Benzer bir durum peraşamızın en önemli konularından birini oluşturur. Bene Yisrael kırk yıl boyunca çölde “man” denilen muhteşem bir gıda ile beslenir. Tanrısal bir gıda olan “man” bilindiği gibi istenen lezzeti verme ve yüzde yüz oranında sindirilme gibi olağanüstü özelliklere sahiptir. Bir süre sonra Bene Yisrael “man” yemekten bıkar ve diğer yiyeceklere olan özlemini bir şikayetle dile getirmeye başlar. Bu şikayetlerinde “canlarının kuruduğunu” ifade ederken özledikleri yiyecekleri de söylerler.

Her şeyden önce “man” ile ilgili küçük bir Midraş bilgisini de ekleyelim. “Man” toplandıktan kısa bir süre sonra güneş doğunca kaybolur. Toprağa karışır veya çimenler tarafından absorbe edilir. Bu çimenleri yiyen hayvanların bünyesine de bu yolla girer. Bu hayvanları yiyen toplumlar “man” gıdasının lezzetini ve muhteşemliğini bu sayede dolaylı yoldan hissederler ve Bene Yisrael için “aşre aam şekaha lo” ifadesini kullanırlar. Buna rağmen Bene Yisrael “man” ile ilgili sıkıntısını ve bıkkınlığını ifade etmekten çekinmemiştir.

Simhat Tora günü bütün çocuklar Sefertora ile dans etmekte günün sevincini keyifle yaşamaktadırlar. Kenarda bir yerde oturan bir kız çocuğu yerinden bile kıpırdamamaktadır. Bu garip durum Rabi’nin dikkatini çeker ve kız çocuğuna yanaşarak neden böyle oturduğunu sorar. Çocuk durumdan hiç heyecanlanmadığını çünkü Sefertora’nın kendi evlerinin her yerinde bulunduğunu söyler. Rabi o kız çocuğunun cemaatin Sofer’inin kızı olduğunu öğrendiğinde her zaman Sefertora görmekten kızın bir bıkkınlık yaşadığını anlar. İnsanoğlu bu konuda gerçekten bir zayıflık göstermektedir. 

KÜÇÜK BİR SIR VE ÇARELER

Gemara Rabi Eliezer hakkında ilginç bir bilgi verir. Çok uzun yaşayan Rabi’ye günün birinde bunun sırrı sorulduğunda şöyle demiştir. “Hiç kimse benden evvel Bet Midraş’a girmedi ve hiçbir zaman orada ne uyudun ne de kestirdim.” Yeşivalar’da zaman zaman çok yorulanların hafif bir uyku uyudukları bilinir. İşte Rabi Eliezer orayı evi gibi benimsemesine rağmen hiçbir zaman bir alışkanlık haline gelmesine izin vermemiş ve heyecanını her zaman muhafaza etmiştir.

Alışkanlık haline getirdiklerimiz bir süre sonra dini uygulamaları yerine getirirken hepimize bir bıkkınlık hissi vermeye başlar. Rabiler bunu baharatsız bir yemeğe benzetirler. Elbette yemek karnımızı doyurmaktadır ama keyif almak konusunda bazı sıkıntılar mevcuttur. Bu sıkıntıları aşmak için de bazı şeylerin yapılması önerilmektedir.

Bunlardan ilki biraz durmak, düşünmek, analiz etmek ve yola devam etmektir. Son derece hızlı bir yaşam temposu içinde birçoğumuzun durup dinlenmek ve düşünmek için zamanı olmamaktadır. Kendimizi dinlemedikçe, biraz analiz etmedikçe alışkanlıklarımız rutin bir şekilde yerine gelmektedir. Rabiler hayvanların bile bizlere ders verebileceğini söylerken tavşanları örnek almamızı isterler. Tavşan bir yerden bir yere giderken sıçramakta durmakta ve sıçramaya devam etmektedir. Biraz durmak kendimize biraz düşünme fırsatı yaratacaktır.

Paro Moşe ile ilk karşılaşmasında Moşe’nin isteğini büyük bir kuşkuyla karşılar. Moşe çölde üç gün gitmekten ve kobran kesmekten söz etmektedir. Bu Bene Yisrael için üç günlük düşünme ve kendilerine dönme sürecidir ve bunun sonucu Paro’nun istedikleri ile tamamen zıttır. Bu yüzden izin vermediği gibi düşünmeyi engellemek için işin ağırlaştırılmasını ve başka şeyler düşünülmesini engelleme yoluna gitmiştir. Yetser ara da düşünmemizi engellemek ve hayatın koşuşturmasına bizleri çekmek için elinden geleni yapar.

Şabat ve bayram günleri Yahudiler için paha biçilmez bir düşünme ve kendine dönme zamanıdır. Özellikle haftanın ortasına gelen “mikra kodeş” yani bayram günleri koşuşturmanın ara verildiği mükemmel zamanlardır.

MUSAR (ETİK)

Futbol maçının devre arasında teknik direktör takımının düşen motivasyonunu iyileştirmek için “musar” dolu konuşmalar yapar. Çünkü futbol maçında bile düşen motivasyon için bir ara gaz vermek gereklidir. Musar bıkkınlığı ortadan kaldırır ve insanı motive eder. Bıkkınlığı ortadan kaldırmak için önerebileceğimiz ilk şey musar öğrenmektir.

Her gün dualarımızda okuduğumuz bir cümle vardır. “Udvarav hayim vekayamim neemanim venehemadim laad ulolme olamim – sözlerin her zaman ve ebediyen yaşayan var olan gerçek ve güzel sözlerdir.” Burada sözü edilen “sözler” Tanrı’nın bize verdiği en değerli armağan olan Tora’nın sözleridir. Kişi o sözleri okuyup öğrendiği zaman uygulamada bir başka aşamaya geçer. Öğrenmeden sadece uygulamak bir süre sonra alışkanlık yaratır ve sıkıcı gelmeye başlar. Ancak biraz öğrenmek hissetmeyi sağlayacaktır.

Kriat Şema birçoğumuzun bildiği ve genellikle sözcüklerin anlamı üzerinde durulmadan çabuk bir şekilde okunan duadır. Zohar Kriat Şema’nın her sözcüğünün bir kemiğe denk geldiğini ve bu sayede kemiklere şifa verdiğini öğretir. Bunu bilen kişi Şema duasını bir başka keyifle ve “kavana” ile okumak için adım atabilir.

Netilat Yadayim sadece ellerin yıkanması değildir. Bu konuda tembel olan bir kişinin alahaları öğrenmesi bir daha bu mitsvadan vazgeçmemesini sağlayacaktır. Sadece bu mitsvayı yapmaması durumunda ellerinin dokunacağı her şeyin “tame” olacağını idrak etmesi bile bu mitsvayı yapması için bir adım olabilir.

O halde kendimizi motive edecek ikinci yol olarak Tora öğrenimini önermek mümkündür. Özellikle zayıf kaldığımız konularda bilgi sahibi olmak yetser ara’yı yenmek için vesile olacaktır.

Bar Mitsva yapan gençler bu gün bile ilk kez Tefilin takmanın heyecanını hissederler. Tefilin ile oynarlar. Düşen Tefilin sıkıştırılır yeniden takılır. Bazıları gece uyuyamaz. Heyecanlanır bildiklerini unutur. Halbuki gelen misafirlerden Tefilin taktığı için heyecanlanan yok gibidir. Hatta Tefilin’i nasıl taktığına bakmaz bile. İşte o anda Bar Mitsva yapan çocuğa bir göz atmak ve kendi Tefilin törenimizdeki heyecanı hatırlamak gerekir. Tefilin mitsvasını yerine getirirken duyacağımız heyecan o mitsvanın daha da keyifli yapılmasını sağlayacaktır.

Evli çiftler bir süre sonra birbirleri için “alışkanlık” halini alırlar. Bu “alışkanlık” zamanla sorunlara neden olur. İşte bu alışkanlığı kırmanın yollarından biri evlendikleri günün mutluluk ve heyecanını anımsamalarıdır. Evlilikte sorunlar yaşayan çiftlere Rabilerin öğütlerinden biri düğün töreninin kaydını izlemeleri yönündedir. Bu tören yıllar sonra bile gülümsemelerine neden olabilecek ve yanlıştan dönüşü sağlayabilecektir.

Tora dersinden döndüğümüzde, Şabat ve bayram günlerinde, Tora kurallarını uyguladığımızda çocuklarımızın bu kurallardan ve günlerden ve emirlerden sıkıldığımızı asla görmemeleri gerekir. Bunu görmeleri halinde o an bunun farkına varmasalar bile zamanla bu alışkanlıkları onlar için bir eziyet ve zamanla vazgeçilmesi mümkün bir hal alabilir. Bu konudaki sorumluluk elbette bizlere aittir. Tora uygulamalarını “evde boş geçirilecek üç gün” veya “sıkıntılı geçecek adım atılamayacak zamanlar” olarak değerlendirmek çocuklarımızın bu yaşam tarzından uzaklaşmalarına neden olacaktır.

İlk günkü heyecan zaman zaman unutulsa bile biraz “musar” biraz Tora öğrenimi biraz da gayretle bunu yakalamak mümkün olabilir.      

 

DİVRE TORA
Amoel Albert Gerşon

 
Bet Amikdaştaki Menora, Rabilerimizin öğretilerine göre Hohma’yı (bilgelik) simgelerdi.

Şelomo Ameleh; Daat kanita Ma hasarta, Daat hasarta, Ma kanita (Bilgeliği elde ettin ne eksik kalır ki, bilgeliğin eksikse, ne alabilirsin ki) demiştir ve Menora’yı kast etmiştir.

Bütün “Hohma – bilgelik” Bet Amikdaş’tır ve ordan bütün dünyaya yayılmaktadır. Menoranın ışığını görmek insanların bilgeliğini ve Tora’nın sırlarını ortaya çıkarmasını sağlamaktaydı.
 

Tora, Tanrı’nın dünyayı yaratmasından önce vardı ve bu bilgeliği Bene Yisrael’i seçerek verdi. Bunu öğrenebilmek için Menorayı bizzat şekel mitsvası gibi Moşe’ye gösterdi. Moşe onu altından ve tek parça yapması gerekiyordu ve bunu nasıl yapacağını bilemedi. Tanrı’da ona altını ateşe atmasını söyledi ve Menora ortaya çıktı. Rabilerimiz sonunda “Menora kendisi hazır bir şekilde ortaya çıktıysa neden Tanrı Moşe’ye onu gösterdi?” diye sorarlar. Ayrıca başka bir Midraş’a göre Moşe Tora’yı almak için 40 gün kaldı ve öğrendi ama sonunda hepsini unuttu.  Akadoş Baruh U Moşe’ye tekrar hediye olarak verdi Teillim’deki ‘’Alita lamarom şavita şevi lakahta matanot baadam’’ pasuğundaki gibi burada başka bir soru daha var. “Sonunda hediye olarak alacaksa, neden Tora’ya 40 gün zaman ayırdı ve unuttu?”. Cevap; insan Tora bilgeliğini ona zaman ayırmadan kendini Menora gibi ateşe atmadan, zekası sayesinde öğrenebileceğini düşünürse çok yanılır. 


Peraşamızda diğer peraşalarda olmayan özel bir durum vardır. Peraşamızın içinde ancak konu olarak peraşamıza dahil olmayan iki pasukluk bir bölüm vardır. Bu bölüm başında ve sonunda ters yazılmış iki nun harfiyle belirtilmiştir. Bu bölüm “Vayi binsoa Aaron” cümlesiyle başlayan kısımdır. Raşi bu bölümün yerinin burası olmadığını Şabat Gemara’sında yazan cevaba göre yorumlar ve iki sıkıntılı olayı birbirinden ayırmak için Akadoş Baruh U’nun bu bölümü buraya yazdığını söyler.

Şabat Gemara’sında farklı cevaplarda vardır. Bir cevapta Rabi Yohanan bu bölümün tek başına ayrı bir peraşa olduğunu ve “Bamidbar kitabını üçe böldüğünü” söyler, “böylece Tora aslında 5 değil 7 kitaptır” der. Rabi Şimon ben Gamliel ise bu bölümün Raşi’nin de dediği gibi iki sıkıntılı olayı ayırmak için buraya konduğunu ve Maşiah döneminde Akadoş Baruh U içimizdeki yetser arayı yok ettiğinde başka bir bölüme yazılacağını söyler. İlk sıkıntı verici olay 10:33 te yazan Tanrı’nın dağından ayrıldılar pasuğuyla başlayan kısımdır. İkinci sıkıntı verici olay ise 11:1 deki Halk sızlanır gibi oldu pasuğudur. Kli Yakar neden özellikle “nun” harfinin ve de ters yazılmış bir şekilde kullanıldığını bize açıklar. “Nun” harfi Aramca balık anlamına gelir. Peraşamızda Bene Yisrael’in Mısır'da yediğimiz balığı hatırladık pasuğunda balık kelimesini Targum Onkelos “Nunaya” olarak çevirir. O zaman neden “nun” harfi? Tosafot ilk sıkıntılı olayda Tanrı'nın dağından ayrıldılar cümlesinde Bene Yisrael’in daha fazla emir alabilme ve sorumluluk almaktan korkup aceleyle ayrıldıklarından bahseder. Yani okuldan kaçan bir çocuk gibi hareket etmişlerdir.  Oysa ki Rabi Akiva Romalılar Tora öğrenimini yasakladıkları zaman hala Tora öğretmeye devam ediyordu. Ona “korkmuyor musun?” diye soranlara bir örnekle açıklama yapardı. Bir gün, bir tilki dere kenarında dolaşırken balıkçıların ağlarından kaçışan balıklara seslenir “dilerseniz karaya çıkın ben sizi korurum” der. Balıklar da sen hayvanların en zekisi diye geçinirsin ancak görünüşe göre en aptalısın. Yakalanma riski var diye bizi hayatta tutan sudan nasıl kaçarız? Karada her şekilde ölürüz. Yani Bene Yisrael Tora’sına bağlı kaldığı zaman hayatta kalma şansı var, oysa Bene Yisrael Tanrı’nın dağından ayrıldılar pasuğunda Kli Yakar Bene Yisrael’in tam tersi hareket ettiklerini ve Tora’dan kaçtıklarını söylemektedir. Bu yüzden balık anlamına geldiği için “nun”, Rabi Akiva gibi değil ters hareket ettikleri içinde ters yazılmıştır.

Tanrı’nın isteği olsun, her zaman içimizdeki Tora ışığı ve bilgeliği Menora kandilleri gibi canlı kalsın.

 

 

GENÇ NESİLDEN ÖĞRENİYORUZ
Beri Bahar

 
Bu haftaki Peraşa Menora’yla başlamaktadır. Midraş’tan bu peraşanın başıyla ilgili şunu öğrenebiliriz. Menahot Gemarası 28b’ye göre, Menora’da, 7 kandil, 9 çiçek, 11 kürecik, 22 tane kadeh (toplamda 18 tefah) bulunması gerekiyordu.
Ve aslında Tora’nın 5 kitabı Menora ile direk bağlantılıdır. 1) Bereşit’in ilk cümlesi, bereşit bara elokim et aşamayim veet
aarets – Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeryüzünü yarattı. (7 kelime). 2) Şemot’un ilk cümlesi, veelle şemot bene yisrael abaim
mitsrayma et yaakov iş uveto bau – Ve bunlar, Mısır’a Yaakov’la gelen, Yisrael’in oğullarının isimleridir. (11 kelime). 3) Vayikra’nın ilk cümlesi, vayikra el moşe vaydaber aşem elav meoel moed lemor – Tanrı Moşe’ye Buluşma Çadırı’ndan
seslendi ve ona hitaben (şöyle) söyledi (9 kelime). 4) Bamidbar, 17 kelime içermektedir. Gematria im hakolel yöntemi ile
pasuğun “kendisini” de sayarsak 18 ediyor, bu da boyut ile eşleşiyor. 5) Devarim ilk cümlesinde 22 kelime bulunuyor. Bu da
22 kadehle eşleşiyor. Peki Midraş nereden öğrendi ki ilk pasuklara bakmak gerek, başka yerlerden pasuk seçemez mi?

Midraş bunu Teilim sayesinde ilk pasuklara bakması gerektiğini öğrenir. “açılış sözlerin aydınlatacak” Teilim 119:130...
Şimdide Rabi İşay Horovitz’in Moşe’nin alçak gönüllüğüyle ilgili olan bir öğretisine bakalım. Bamidbar 12:3’de
görüyoruz ki: “Ve bu kişi, Moşe, son derece alçakgönüllüydü – toprağın yüzeyi üstündeki insan ırkının tümünden (daha
alçakgönüllü).” İbranice metinde bir kelime fazla gibi gözüküyor. Adam. Eğer bu kelimeyi hiç kullanmasaydı yine biz
metnin bu anlamı kastettiğini anlayabilirdik. O zaman bu kelime neden kullanıldı? Tabii ki bir nedeni var. Açıklamalardan biri şöyle.  Aslında burada mütevazinin üç büyükleri kastediliyor. Tora da üç kişi alçakgönüllülükle mükemmeliyete
ulaşmıştır. “veanohi afar vaefer (Bereşit 12:3) – ben toprağım külüyüm.” Bu Avraam’ın sözüdür. (Alef – Avraam’ı
kastediyor.). “veanohi tolaat velo iş (Teilim 22:7) – ben bir solucanım ve bir insan değil” Bu David Ameleh’in sözüdür.
(Dalet – David’i kastediyor). “venahnu ma (Şemot 16:7) – biz neyiz ki [biz hiçiz]”. Bu Moşe’nin sözüdür. (Mem – Moşe’yi
kastediyor.).
Bu peraşada bir başka konu olarak Pesah Şeni’yi de görmekteyiz. Bamidbar 9:10-11’de görüyoruz ki: “…bir kişi
ölü nedeniyle tame ise veya uzak yoldaysa; Tanrı Adına Pesah korbanını (şu şekilde) yapacaktır: …ikinci ayda on dördüncü
günde…”. Bu pasuklar bize Pesah Şeni’yi öğretmektedir. Pesah Şeni ne simgelemektedir? Her Yahudi – genç, yaşlı –
Tanrının yolunda gitmek için gayret gösterip çaba harcamalıdır. Eğer bir mitsva yapmak istediysek ve karşımıza bir engel
çıktıysa ikinci şans kapıdadır. Hiçbir şeyi toparlamak için geç değildir!

 

YAZILI VE SÖZLÜ TORA
Rav İsak Alaluf
KRALLAR – İSRAEL KRALLIĞI

 


Yisrael krallığını kuran Yarovam bir gün Yeruşalayim’e dönmeyi engellemek için iki altın buzağı yaptırır. Şaloş Regalim’de Yeruşalayim’e gitmeyi yasaklayan Yarovam Pirke Avot tarafından “hata yapan ve başkalarını hataya sürükleyen kişi” olarak tarif edilmektedir. Bu krallık her zaman puta tapar bir krallık olmuştur. Yeuda krallığı ile devamlı savaşlar sonucunda yıpranmış, Suriye Aram krallığı ile mücadele etmiştir. Eliyau Anavi, Elişa gibi peygamberler ortaya çıkarak halkı doğru yola sokmaya gayret etseler de halk bu uyarıları asla dikkate almamıştır. TaNaH Eliyau ve Elişa peygamberlerin mucizelerini anlatır. 

Asurlular tarafından yıkılan bu krallık 285 yıl ayakta kalabilir. Başkent Şomron’u üç yıllık bir kuşatma sonucunda ele geçiren Asurlular halkı Asur ülkesine sürerler. Halk zaten asimile olmaya elverişli olduğundan hemen diğer halklarla kaynaşır. Böylelikle İsrael’in on kabilesi kaybolmuş olur.

MİMAAYAN
Rav İsak Alaluf
BİR ANLIK DÜŞÜNÜŞ

 


Bir anlık düşünmenin insanın hayatını nasıl değiştirdiğine ilişkin güzel bir Midraş Gemara’da yer alır. Yose ben Yoezer adlı büyük bilge Romalılar tarafından ölüme mahkum edilir ve bizzat bir Roma taraftarı olan yeğeni Yekum tarafından infaz edileceği yere götürülür. Yolda amcasını bir kez daha yaralamak isteyen Yekum bu gidişin nasıl olduğunu, kendisinin at üzerinde bilgenin de yaya ve elleri bağlı olduğunu söyler. Tanrı’nın mükafatının nasıl böyle olduğunu alaycı bir şekilde ifade eder. Bilge “eğer Tanrı yolundan gidenler bu şekilde ödüllendiriliyorsa gitmeyenlerin akıbeti ne olacak bir düşün” karşılığını verince   Yekum “senden daha fazla bu yolda yürüyen kim oldu ki” karşılığını verir. Bilge bir kez daha “eğer bu yolda benim gibi yürüyenler bile bu şekilde ceza görebiliyorsa ya gitmeyenlerin sonu acaba ne olur” karşılığını verir. Yekum için bu söz kalbine giren bir bıçak gibidir. O anda Bet Din tarafından verilen dört tip ölüm cezasının hepsini kendisine uygulayarak hayata veda eder. Yose ben Yoezer o anda yeğeninin Gan Eden’e girdiğini gördüğünü ifade eder.

Burada dikkat çekici olan böyle bir anda amcasına kötü sözler söyleyen yeğenine “musar” veren bilgenin sözleridir. Hayatı boyunca her zaman yeğenini doğru yola döndürmeye çalışmış ama başaramamış birinin son anda bile bu hareketi göstermesi ilginçtir. Ancak bu anda verilen “musar” etkili olmuş ve Yekum “teşuva” yaparak ebediyete gitmiştir. Bilge burada yeğeninin bir an bile olsa düşünüp kendine gelmesini sağlamıştır.

 

HER HAFTA İKİ ALAHA

 

 

*Yaşamak için yapılmayan yerlerde Mezuza zorunluluğu yoktur. Bu yüzden Suka’ya Mezuza konmaz. Ancak işyerlerine Mezuza koymak zorunludur.  Banyo amacıyla kullanılan odalara Mezuza konmaz.

*Erets Yisrael dışında ev kiralayan bir kimse ilk otuz gün için Mezuza mitsvasından muaftır.

 

HAFTANIN SÖZÜ

 

 

Doğruluk adalet ve barış ile toplumu yönetin. (Zeharya)