Bu hikayeyi Yeruşalayim'de Hugo Grın adlı bir hahamdan duymuştum.

Küçük bir çocukken, ailem Auschwitz'e gönderilmişti. Kysa bir süre için babamla aynı barakada kalıyordum. Tarif edilemez korkulara, baskılara ve zorluklara rağmen, bir çok Yahudi ellerinden geldiğince dini görevlerini yerine getirmeye çalışıyordu.

Soğuk bir kış gecesi, tutuklulardan biri, bizlere, o gecenin Işıklar bayramı Hanuka'nın ilk gecesi olduğunu hatırlattı. Babam, atık metalden bir Hanukiya yaptı. Fitiller için hapishane üniformasından sarkan ipleri kullandı. Yaş için de, gardiyanlardan birinden bir şekilde aldığı yağı kullandı.

Bu gibi hareketler, tamamen yasaktı ve ölümle cezalandırıldı. Ama bizler riske girmeye alışmıştık. Ama ben yine de elimizde olan değerli kalorilerin " boşa harcanmasına" karşyıdım. Bir parça yağı yakmak yerine aramızda paylaşmak daha iyi olmaz mıydı?

"Hugo,", demişti babam, "Sen de, ben de bir insanın uzun süre yemek yemeden yaşayabileceğini biliyoruz. Ama Hugo, insan umudu olmadan tek bir gün bile yaşayamaz. İşte bu umudumuzun ateşi. Hiçbir zaman bu ateşin sönmesine izin verme. Ne burada, ne de başka bir yerde. Bunu asla unutma Hugo..."

Rabi Kenneth L. Cohen

**

Rabi Kenneth L. Cohen, Seaboard Bölgesinde United sınagogue of Conservative Judaism sinagogunun yöneticisidir. Kendisi ünlü bir yazardır. Ken, gazeteci olan eşi Joanne L.Kene ve iki oğlu Zacharı ve Ylan ile Marıland'de yaşamaktadır. Bisiklete binmeyi ve geleneksel Yahudilik hakkındaki çalışmaları incelemeyi sever. Kendisine This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresinden ulaşılabilir.