Yazdır

Bergen-Belsen adlı cehennemdeki 16 saatlik iş gününün ardından, bölük kumandanı Yahudi mahkumlarla biraz dalga geçmekten hoşlanırdı. Gün sonundaki öğün, bayat ve kuru bir parça ekmek, pislik içinde bir sulu çorba ve bitkisel yağdan yapılmış margarinimsi küçük bir kalıptan oluşuyordu.

Margarin büyük bir kabın içinden kaşıkla alınıyordu ve yemek dağıtılıp kaptaki margarin bittikten sonra, kumandan, açlıktan ölmek üzere olan mahkumların zıplayıp kabın içindeki artık margarini yalamalarına "izin veriyordu". Bir deri bir kemik halindeki Yahudiler'in margarin artıklarını yalamaları, kumandan ve muhafızları için büyük bir gece eğlencesi niteliğindeydi.

Ancak mahkumlardan biri kumandanın eğlencesinin bir parçası olmayı reddediyordu. Diğer tüm mahkumlar gibi acınacak bir durumda olmasına ve yaşının kat kat üstünde gösteren birinin 'gölgesine' benzemesine karşın, yine de kendisini bir parça margarin yalamak için eğlence malzemesi yapmamaya kararlıydı. Diğer mahkumlar onu Eliyau olarak çağırıyorlardı. Ortada hiçbir söz alışverişi olmamasına karşın, diğerleri de Eliyau'nun bu katılımı reddetmesinden cesaret almaktaydılar.

Bir gece, mahkumların kalan ufacık cesaretlerini de tamamen yıkan, ruhlarını kıran bir olay oldu. Eliyau artık dayanamamıştı. Birden kendisini yağlı kabın içine attı ve çılgın bir hayvan gibi içinde yuvarlanmaya başladı. Kumandanın keyfine diyecek yoktu. Ne de olsa, Yahudiler'in sonuncusunu da artık insanlıktan çıkarmayı başarmıştı. Şeytani bir tatminle midesinin derinliklerinden çıkan gülüşü bir havlamayı andırıyordu.

Daha sonra muhafızlar çıkıp, Yahudiler'i barakalarında bıraktıkları zaman Eliyau gömleğini çıkardı ve onu parçalara ayırmaya başladı. Diğerleri sessizce seyrediyorlardı. Eliyau delirmiş miydi? Fakat o, istfini bozmadan bazen durup gömleğine dikkatle bakıyor, sanki belirli bir yeri arıyor gibi inceliyordu. Bulduğu zaman da o bölgeden bir şerit yırtıyordu.

Birden başını kaldırdı. Gözleri ateş gibiydi. "Bu gecenin ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. "Bu gece Hanuka'nın ilk gecesi". Eliyau gömleğini tekrar inceledi ve yırtacak bir başka bölge bulup yırttı. Bu şerit de diğerleri gibi onun margarin kabında bilerek yuvarlanarak yağa bulanan bölümlerdendi. O gece Eliyau diğerlerine Hanuka kandillerini yakmada öncülük etti. Fitiller gömleğinden yırttığı şeritlerden, yağlar da içinde çılgında yuvarlandığı margarin kabından gelmişti.