Breslev'li Rabi Nahman
Şunu aklınızda tutun ki, duanın özü, kabul edileceğine dair inançtır.
9 Tevet 5779 :: 17 Aralık 2018             

Haftanın Bilgileri


16 Ara 2018 - 22 Ara 2018

8 Tevet 5779 - 14 Tevet 5779

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

17:23

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

18:04

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

17:33

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

18:24

Haftanın Peraşası

Vayhi

Haftanın Peraşası Bülteni 5767 Yazdır

Lütfen Peraşa Kağıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

  26 Mayıs

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

2007

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

7:00

8:17

-----

Yeruşalayim

7:05

8:22

Tel Aviv

7:15

8:20

9 Sivan

Tel Aviv

7:20

8:24

İstanbul

8:12

8:52

5767

İstanbul

8:17

8:57

NASO

 Hatırlatmalar: -

 

Bu HP  .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özetİ (Bamidbar 4:21 - 7:89)

[www.ohr.org.il]

 

Tora Mişkan'la ilgili olan ve Levi'nin oğulları Gereşon, Keat ve Merari'nin aileleri arasında bölünmüş görevleri belirlemektedir. Yapılan bir sayım, 8000'in üzerinde Levi'nin bu hizmete uygun olduklarını gösterir.

Manevi saflığını bir şekilde kaybetmiş olan her kişi kampın dışına çıkarılacaktı. Haksız yere komşusuna ait bir malı elinde tuttuğunu, mahkemede bunun aksi yönde yemin etmiş olmasına karşın daha sonra itiraf ettiği takdirde, bir kişinin, söz konusu malın değerinin beşte birini ceza olarak vermesi; ayrıca bir de suç korbanı getirmesi gerekecekti. Malın asıl sahibi bu olaylar gerçekleşene kadar ölmüş ve ardından mirasçı bırakmadıysa, ödemeler bir Koen'e yapılacaktı.

Belirli bazı şartlar altında, eşinin kendisine sadakatsizlik gösterdiğinden şüphelenen bir kişi, onu Bet-Amikdaş'a getirecekti. Bir Koen, Bet-Amikdaş'ın zemininden bir miktar toz ile, Tora'nın bu bölümünün yazılı olduğu bir parşömeni, suyla karıştıracaktı. Bunu içen kadın eğer suçsuzsa zarar görmeyecek, aksine, çocuk açısından berekete kavuşacaktı. Ancak eğer suçluysa olağandışı bir ölüm onu bekleyecekti.

Kendisini belirli bir süre [genelde 30 gün] için her şeyiyle Tanrı'ya adayan kişiye Nazir adı verilir. Bu süre zarfında Nazir üzüm bazlı her türlü üründen uzak duracak, saç ve sakallarını kesmeyecek ve ölülerle temastan kaçınacaktı. Sürenin sonunda ise saçını tıraş edip Tora'ca belirlenmiş çeşitli korbanlar sunacaktı.

Koenler'e Bene-Yisrael'i mübarek kılmada aracılık görevi verilir. Mişkan'ın inşası tamamlanır ve Mısır'dan Çıkış'ın ikinci yılında Nisan ayının ilk gününde hizmete açılır. Her kabilenin başkanı, kendi kabilesini temsilen, Mişkan'ın bir yerden bir diğerine taşınmasına yardımcı olacak toplumsal bir hediyenin yanı sıra, kişisel olarak da altın, gümüş bazlı hediyelerle hayvan ve un sunuları getirir.

 

DEVAR TORA

[Rabi Berel Wein - www.torah.org]

 

Levi Genleri

 

Levi kabilesi, Sinay çölünde halkın geri kalanından ayrı sayılmıştır. Baştan beri, Levi kabilesinin özel olmasına karar verilmiştir. Levi, Yosef ve kardeşleri arasındaki fikir ayrılığının esas kışkırtıcılarından biri ve Şehem şehrini yıkanlardan biri olması yüzünden, tarihe şiddetli bir giriş yapmasına rağmen, Levi kabilesi Mısır'da iken bile, Bene-Yisrael içinde dindar bir liderlik ve hizmet bağlamında, kendini tekrar tanımlamaya  başlamıştır.

Levi kabilesi, "Koenler Krallığı ve kutsal bir ulus" olması beklenen Yisrael ulusunun bir minyatürü, diğer bir deyişle, Yahudilerin arasında, diğer kabilelerin ve ailelerin bir örneği olmuştur. Bu yüzden, çölde Altın Buzağı bozgunundan sonra, behor Yahudiler, başlangıçtaki Koen olma haklarını kaybetmişlerdir. Levi kabilesi, bundan sonra, kutsal ibadet ve kamu hizmetinin sorumluluğunu alan görevliler olarak tayin edilmiştir. Levi kabilesine, Tanrı'ya hizmet, Mişkan ve Bet-Amikdaş'ta kutsal işleri ele almak ve belki de, daha da önemlisi, Tora eğitmenleri olmak ve diğer Yahudiler için davranış ve değerler konusunda birer örnek teşkil etmek görevi teslim edilmiştir.

Bu sıfatla, Levi kabilesi, gündelik hayattan ayrı tutulmuştur. Örneğin Erets-Yisrael'de toprak sahibi olmamışlar, vergilerin çoğundan ve vatandaşlık görevlerinden muaf olmuşlardır. Diğer Yahudiler'in kendileri için ayırmaları gereken Maaser (onda bir) vergileriyle geçinmişler; diğer Yahudilerin arasında, eğitim, ilham ve maneviyatta örnek olmak için, kendilerni, sadece Tanrı'ya yönelik hizmet görevini gerçekleştirmeye adamışlardır. Levi kabilesine mensup olmak bir ayrıcalık ve şerefti, ama beraberinde, ciddi sorumluluklar, büyük beklentiler ve sürekli gereksinimler de taşıyordu. Bir Levi, diğer Yahudiler'in gözünde, bir Levi olarak hareket etmeliydi. Bunu başaramadığı takdirde, Tanrı'nın Kutsal İsmi'ni küçük düşürme tehlikesi vardı.

 

Bet-Amikdaş'ın yıkılışından sonra, Levi kabilesinin seçilmiş konumunun bir hatırlatıcısı olarak, bazı izleri korunmuşsa da, Yahudi dünyasındaki özel rolünün büyük bir bölümünü kaybetmiştir. Ancak, yine de, Leviler'in, Tora bilgisinin çekirdeğinde olma ve Yahudi dünyası için ahlâkî esin kaynağı olma görevleri devam etmiştir. Artık bir Bet-Amikdaş olmamasına rağmen, bir Levi hala bir Levi olarak hareket etmelidir.

Belki de şimdi, Yahudilerin, "Bet-Amikdaş'sız bir sürgünde", her zamankinden daha fazla, manevî öğretmenlere, örnek teşkil edecek insanlara, dünyevî sorunların ve gündelik gereksinimlerin  ötesinde yaşayan, Yahudi sürgününün donuk ve moral bozucu dünyasına, kutsal davranışın rengini ve kıvılcımını veren insanlara ihtiyaçları vardır.

Görünen o ki, Yahudi sürgünündeki yeni ve daha zor olan dünyasında, sadece Levi kabilesi, tek başına, bu görev için yeterli olmayacaktı. Bu yüzden, Rabi Moşe ben Maymon (Rambam) anıtsal kanunnamesi Mişne Tora'da, artık her Yahudi'nin bir Levi düzeyine yükselebileceğini belirtmiş ve kendi altın sözcükleri ile şöyle demiştir: "Bu dünyaya adım atan, Tanrı'nın karşısında durabilmek için, O'na gerçekten hizmet etmek için, O'na karşı sorumlu olmak için, O'nu tanımak için, Tanrı'nın onu yaratmış olduğu gibi, O'nun yolunda dimdik ilerlemek için, [dünyanın küçük şeylerinden] ayrı kalması konusunda, ruhunun onu coşturduğu ve zekasının onu bilgilendirdiği herhangi bir kimse, diğer insanların peşinde olduğu önemsiz şeylerden arınmış olan kimse, kutsalların kutsalı olarak, kendini kutsamıştır; bütün zamanlar içinde ve bütün evrende, Tanrı onun bir parçası ve mirasıdır; Tanrı'nın Koenler'e ve Leviler'e verdiği gibi, Gelecek Dünya'da uygun ve gerçek ödülü alacaktır."

O halde, Yahudi dünyasında ve evrensel dünyada, gerçek Leviler'i ayırdetmeye özen gösterelim. Gerçek bir Levi gibi davranan Levi'nin farkında olalım; bu övgüye değer kişiye gereken şerefi verelim, onu tanıyalım ve örnek alalım. Bu Leviler'i, yani Levi olmasa bile bir Levi'ye yakışan türde bir Yahudi yaşamı süren insanları diğerlerinden ayrı sayalım, onlara takdirlerimizi ve kutsamalarımızı verelim.

 

DEVAR TORA

[Rabi Avraam Twersky - Living Each Week]

 

Örnekle Öğretmek

 

Bir melek, Şimşon'ın annesine, doğuracağı bebeğin bir Nazir olacağını söylediği zaman, annenin de şaraptan ve diğer üzüm ürünlerinden uzak kalması gerektiği söylenmiştir (Şofetim 13:4). Bundan şu sonucu çıkarabiliriz: Bir ebeveyn çocuğundan belli bir standart bekliyorsa, onu sadece eğiterek değil, hareketleri ile ona bir örnek teşkil ederek sonuca ulaşmalıdır. Aileler, çocuklarına kaliteli bir Yahudi eğitimi vererek, çocuklarını düzgün bir hayata yönlendirme zorunluluklarını gerçekleştirdiklerini sanabilirler. Ancak, resmî eğitim ne kadar hayatî bir önem taşısa da, sadece, çocuğun evde gözlemlediğini takviye edebilir. Çocuklarımızın öğrendikleriyle çelişmeyecek, onları destekleyecek bir yaşam sürmemiz, onlar için en iyi eğitim olacaktır.

 

DEVAR TORA

[Rabi Zelig Pliskin - Growth Through Torah]

 

Arzudan Bağımsız Olmak

 

Gerçekten özgür olan kişi, arzularından sıyrılmayı başarmış kişidir "zira Tanrısı'na ait taç, başındadır" (Bamidbar 6:7). İbn Ezra şöyle yazar: "‘Nazir' sözcüğü İbranice "Nezer - Taç" kelimesinden gelir. Hemen hemen herkes dünyevi zevklerin kölesidir. Ama gerçek bir "kral", kendini arzulardan kurtarmış kişidir. Arzularına bağımlı kişiler kendilerini şanslı görmekle hata ederler; onlar, bu arzuların köleleridirler ve onlara sahip olmadıkları zaman, çok büyük bir kayıp hissederler. Düşünceleri, onların tadını çıkarmaktan ziyade, onları elde etmeye sabitlenmiştir. Arzuların peşinde olmak, hayali bir amaç olabilir, çünkü o arzuların arayışı içinde olan  kişi, hiçbir zaman tatmin olmaz. Mutluluk çok daha değerli bir amaçtır ve ancak kişi arzularına hakim olduğu zaman elde edilebilir.

 

BİR MİtSVA

[Rabi Hayim Aşer Levene - www.torah .org]

 

Birkat Koanim: Koenler'in Berahası

 

Mitsva: Aaron'un torunları olan Koenler'e Birkat Koanim, yani Bet-Amikdaş'taki ibadetin bir bölümü olan, Koenler'in Berahası'nı halka verme görevi verilmiştir. Koenler, elleri havada, halkın önünde durarak, Yahudiler'e on beş sözcükten oluşan beraha metnini sevgiyle söylerlerdi (Vayikra 9:22, Bamidbar 6:22:27). Günümüzde de Koenler, sabah duaları sırasında halkı aynı şekilde mübarek kılarlar.

Koenler bu mitsva için özel olarak seçilmişlerdir. Bu berahayı Bene-Yisrael'e vermeden önce şu sözleri söylerler: "Bizi Aaron'un kutsiyetiyle kutsal kılan ve bize Halkı Yisrael'i sevgiyle mübarek kılmamızı emreden, Sen, Tanrımız, Mübareksin."

Ama bu berahanın sözleriyle, dünyaya inecek olan Tanrısal bereketin iletici kanalı olmak üzere neden özellikle Koenler, yani Bet-Amikdaş'taki ibadetten sorumlu olan kişiler seçilmiştir? Neden özellikle onlar?

Her bir beraha, fedakâr iyiliği ile kurulmuş olan evrenimizin Yaratıcısı olan Tanrı'nın (Teilim 89:3) tüm berahaların ve bereketin Kaynağı olduğunu kabul etme temeline dayanır. Tüm bereket ve iyilik, O'ndan yayılır; o kadar ki, "içinde Tanrı'nın İsmi'ni içermeyen hiçbir beraha, beraha sayılmaz" (Talmud - Berahot 40b).

Bu bakımdan, beraha kavramı, esasında bu dünyaya ait bir şey değildir. Bereketin dışarıya akması olan beraha, sınırların yıkılması anlamına gelir; doğanın çerçevesi ve sınırları içinde işleyen ve katı yapısı olan fiziksel dünyamızın sınırları ile bir tezat teşkil eder. Böylelikle, beraha daha ziyade manevî dünyaya aittir (Maaral, Netiv ATora 11. bölüm).

Berahaların ilahî etkisinin aşağıya, dünyamıza doğru inmesi ve kısıtlamalarla dolu dünyamıza yayılması için, onu bu yüksek kaynaktan dünyamıza indirmeye uygun, manevi olan bu kaynağı bu dünya ile bağdaştıracak şekilde ayarlayabilecek manevi düzeye sahip bir kişi gerekir.

İşte bu aşamada Koen devreye girer.

Koen'in rolü, yani "Gökler ile yeryüzü arasında bağlantı kurmak ve maneviyatı bu dünyaya indirmek" olan görevi, en iyi, gündelik Bet Amikdaş'taki (kelimenin gerçek anlamı ile "Kutsiyet Evi") ibadette sergilenir. Bu görev, onu, maneviyatı bu dünyaya kadar indirmesi için, en iyi kanal olma konusunda uygun kişi haline getirir. Kendisi, fiziksel dünyaya maneviyatı kazandıran kutsallıkla en güçlü bağları kurmuş kişidir. Birkat Koanim'le, koruma, merhamet, başarı ve barışa dair berahalar Koen'in maneviyatla bezenmiş maddi varlığıyla filtre edilir ve bu dünyaya uygun hale gelir. Koen, yukarıya uzanan elleri ile tüm Tanrısal bereketi, sembolik olarak bir paratoner gibi çeker ve bunların, Tanrı'nın kullarına akıtan bir kanal halini alır.

Tanrısal sevgi, O'nun aracı olarak seçtiği kişinin yüreğinde de aynı duyguları gerektirir. Tanrı'nın seçilmiş elçileri olan (Talmud - Yoma 19a) Koenler, sevginin vücuda gelmiş halleridir. Sadece "Halkı Yisrael'i sevgiyle mübarek kılmakla" kalmazlar. Onlar aynı zamanda "Şefkat İnsanı" (Devarim 33:8) olarak tanımlanan Aaron'un torunlarıdır ve Aaron'un, kardeşleri Yahudilere olan sevgisi, onun barış arayışı, sevgiyi ve uyumu tesis etme çabalarıyla ifade bulmuştur.

İyilik ve sevginin timsali olan Koen'in aracılığı ile inen Tanrısal bereket, Tanrı'nın Bene-Yisrael'e beslediği özel sevginin bir ifadesidir. O'nun Kutsal İsmi, Kutsal Halkı'nın üerinde yerleşmiştir (Bamidbar 6:27).

Tanrısal bereket kutsal aracı Koen vasıtası ile indiği için, her Yahudi, Tanrı'nın sevgisini ve iyiliğini kabul eden şanslı bir alıcı olmanın minnettarlığını taşır. Bu da, her Yahudi'nin, berahaları, varlığına enerji veren, gizli gücünü icra etmesi için gerekli olan canlılığı ve coşkuyu içine dolduran bir kutsiyet aracına dönüştürmesine teşvik eder.

 

Her GÜn YAPILAN MİTSVALAR

[www.pirchei.com]

 

Minyanla Dua Etmek

 

Her Yahudi erkek, minyanla dua etmelidir. Yahudi kanununa göre, on yetişkin Yahudi erkek bir grup kurmak için toplandığı zaman, bu gruba "minyan" adı verilir. Bu grup (Tsibur - Cemaat) sadece on ayrı erkek demek değildir. Bir minyan, Gökler'e doğru güçlü bir enerjisi olan yeni bir birim meydana getirir.

Teilim'de "Tanrı'yı ağızlarıyla inandırmaya çalıştılar... ama kalpleri Onunla değildi..." (Teilim 78:36-37) dendikten sonra, bir sonraki cümle şöyledir: "Ama O merhametlidir; günahı bağışlar..." (Teilim 78:38). İlk bakışta önceki pasukla, devamı arasında bir çelişki var gibidir. Gerçekten dua etmedilerse Tanrı neden onlara merhamet etsin? Ama bu, bir minyanla dua etmenin gücünü göstermektedir. Bir grup, Tanrı'ya dua etmek için toplandığı zaman, bu dua çok güçlü olur. Bu güç, dua çok büyük bir konsantrasyonla söylemese bile Tanrı'nın günahı bağışlamasını sağlayabilir. Tanrı, minyandaki her insanın dualarını dinler ve bu dualara nasıl cevap vereceğine karar verir.

 

KAYNAKLARIMIZDAN - YAHUDİ TERBİYESİ

[Sefer Maase Avot]

 

Peşin Hüküm Vermemek

 

·                Hahamlarımız şöyle öğretmişlerdir: Başkalarının davranışlarını hep olumlu bir şekilde yorumlayan kişiye, Tanrı katında da aynı şekilde davranılır.

·                Uygunsuz bir davranışta bulunup anında bundan pişmanlık duyan kişinin bu davranışı hemen affedilir.

·                Başkaları hakkında peşin hüküm vermemek gerekir. İnsan sadece gözleriyle gördüğünü görebilir. Tanrı ise kalbi de gözlemler. İnsan başkasının kalbindekileri, niyetini ve düşüncelerini bilemez. Bu nedenle başkalarının uygunsuz görünen davranışlarını bile, mantıklı bir açıklaması olduğu yönünde yorumlamak gerekir.

·                Zoar'da şöyle yazılıdır: "Tanrı, Tora ve Yisrael bir bütündür". Dolayısıyla nasıl ki Tanrı'yı ve Tora'nın hükümlerini, anlamasak bile doğru ve haklı olduğu konusunda bir şüphe duymuyorsak, başkalarının anlayamadığımız davranışlarını da olumlu bir şekilde yorumlamakla yükümlüyüz.

 

YAHUDİ EVİNİN TEMELLERİ

[Dini Uygulama Rehberi - Rabi Nisim Behar]

 

Amida Kuralları

 

1.             Amida yüksek bir yere çıkılarak söylenmez. Kanape, iskemle veya tabure üstünde olan bir kişi Amida söylemek için aşağıya iner.

    Hazan, sesini dinletmek için daha yüksek yerde bulunabilir.

2.             Sabah duadan önce yemek yenmez. Yalnızca su veya herhangi bir ilaç içilebilir.

3.             Amida üç grupta toplanan 19 berahadan oluşur. İlk üçü Tanrı'ya övgü, son üçü Tanrı'ya teşekkür, ortadaki 13 beraha da istek berahalarıdır.

4.             Amida'da dört kez eğilmek gereklidir.

a.    İlk berahanın başlangıcında: Baruh Ata AD...

b.   Amida'nın ilk berahasının sonunda: Magen Avraam

c.    Onsekizinci berahanın başlangıcında: Modim Anahnu Lah

d.   Onsekizinci berahanın sonunda: Ulha Nae Leodot.

18.         Amida bittiğinde Ose Şalom kelimelerinde Kral'dan ayrılır gibi üç adım geri atılır.

    Ose Şalom Bimromav derken yüz sola çevrilir. U Berahamav Yaase Şalom Alenu'da sağa çevrilir. Veal Kol Amo Yisrael Veimru Amen derken öne doğru eğilinir.

 

HaftanIn Sözü

[İbn Gabirol - Mivhar Apninim]

 

Bin arkadaş gözüne çok görünmesin.

 

Haftanın Peraşası'nı, t  e  b  e  r  r  u  d  a     b  u  l  u  n  a  r  a  k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kâğıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.

 

 

Günün Öğretisi

İki Kağıt Parçası İki Kağıt Parçası

Kendini Geliştirmenin Yolları

SORUMLU KARARLAR SORUMLU KARARLAR

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir