A.Culmell
Biz olayları oldukları gibi değil, kendi istediğimiz şekilde görürüz.
15 Nisan 5780 :: 09 Nisan 2020              :: PESAH 1. gün

Haftanın Bilgileri


05 Nis 2020 - 11 Nis 2020

11 Nisan 5780 - 17 Nisan 5780

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:24

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:05

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:22

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:13

Haftanın Peraşası

Şemini

Haftanın Peraşası Bülteni 5773 Yazdır

Lütfen Peraşa Kağıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

18 Heşvan

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5773

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

4:13

5:25

-----

Yeruşalayim

4:08

5:20

Tel Aviv

4:28

5:27

  3 Kasım

Tel Aviv

4:23

5:22

İstanbul

4:45

5:25

2012

İstanbul

4:38

5:18

V A Y E R A

 Hatırlatmalar

 

15 Kasım Perşembe: Roş Hodeş Kislev

 

 

Bu HP .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özeti (Bereşit 18:1-22:24)

[www.chabad.org]

 

Tanrı, 99 yaşındaki sünnetini takip eden üçüncü günde, Avraam Avinu'ya görünür; fakat Avraam, çöl sıcağında birden bire ortaya çıkan üç konuğa yiyecek hazırlamak üzere konuşmayı yarıda keser. Gerçekte insan kılığında melekler olan üç konuktan ilki, tam bir yıl sonra, kısır olan Sara'nın bir oğul doğuracağını bildirir. Sara güler.

Avraam, kötülükleriyle ünlü şehrin yok olmaması için Tanrı'ya yalvarır. Üç melekten ikisi, yok edilmeye mahkûm edilen şehre gelir. Avraam'ın burada yaşayan yeğeni Lot, onlara misafirperverliğini gösterir ve Sedom'lu serseri kalabalığın niyetlendiği kötülükten onları korur. İki konuk, bölgeyi tersyüz etmeye, bu arada da Lot ile ailesini kurtarmaya geldiklerini açıklarlar. Kaçtıkları sırada ateş ve kükürt yağmuru ile yok olan şehre bakmamaları söylenmesine karşın, Lot'un eşi bu uyarıya uymaz ve dönüp baktığı anda tuzdan bir sütun haline gelir.

Lot, iki kızıyla bir mağaraya sığınır. Dünyada başka kimsenin kalmadığını düşünen kızları, babalarını sarhoş edip ondan hamile kalırlar. Bu olayın ardından doğan iki oğul, Moav ve Amon uluslarının atalarıdır.

Avraam Gerar'a taşınır. Burada, kral Avimeleh, kendisini Avraam'ın kız kardeşi olarak tanıtan Sara'yı sarayına alır. Bir rüyayla, Tanrı Avimeleh'i uyararak, Sara'yı kocasına geri vermediği takdirde öleceğini söyler. Avraam, açıklama bekleyen Avimeleh'e, Sara'nın güzelliği sebebiyle kendisini öldürmelerinden korktuğunu söyler.

Tanrı, Sara'ya vermiş olduğu sözü tutar ve Avraam'ın bir oğlu olur; adını Yitshak ("gülecek") koyarlar. Yitshak sekiz günlükken sünnet edilir. Bu sırada Avraam 100, Sara ise 90 yaşındadır. Agar ve Yişmael Sara'nın isteği ve Tanrı'nın onayı üzerine Avraam'ın evinden kovulurlar. Çölde dolaşırlarken, Tanrı, ölecek hale gelen çocuğun sesini duyar ve bir kuyu göstererek onları hayatta tutar. Avimeleh, Beer-Şeva'da Avraam'la bir antlaşma yapar ve bunun işareti olarak, Avraam Avimeleh'e yedi kuzu verir.

Tanrı, Yitshak'ı Moriya Dağı'nda (Yeruşalayim) korban olarak getirmesini emrederek, Avraam'ı sınar. Yitshak bağlanıp sunağa yerleştirilir ve Avraam, oğlunu boğazlamak üzere bıçağı kaldırır. Göklerden gelen bir ses onu durdurur; Yitshak'ın yerine, boynuzlarından çalılıklara takılmış bir koç korban edilir. Avraam, yeğeni Betuel'in Rivka isimli bir kızı olduğuna dair haber alır.

GEÇMİŞ YILLARDAN

[Haftanın Peraşası 5758 - Vayera]

 

Gemara'ya göre (Baba Metsia 86b), Avraam'ın melekler için bizzat hazırladığı her şey için, Tanrı da Bene-Yisrael'e çölde Bizzat; Avraam'ın meleklere bir aracı yoluyla sunmuş olduğu her şey için de, Tanrı yine bir aracı kullanarak karşılık vermiştir.

 "Ve Avraam inek sürüsüne koştu ve körpe ve iyi bir buzağı aldı ve gence verdi; (genç de hayvanı ) hazırlamak için acele etti." (18:7)

Rav Hatzkel Sarna, buradaki gencin Yişmael olduğuna işaret ederek, Avraam'ın konukları için hazırlık yaparken Yişmael'e görev verdiğini hatırlatır. Yukarıda değindiğimiz Gemara'ya bakılırsa, Avraam'ın bu hareketi mitsvayı yerine getirmenin nispeten düşük düzeyli bir yoluydu. Zira Avraam, buzağıyı yemeğe hazırlamak için, kendisi çalışmak yerine bir aracıyı; Yişmael'i görevlendirmişti.

Rav Hatzkel Sarna, burada Avraam'ın hatasının nerede olduğunu sorar. Avraam'ın mitsvayı yerine getirirken Yişmael'e görev vermesinde ne gibi bir yanlış vardır ki? Atamızın burada yapmak istediği şey, oğlunu, misafirleri ağırlama konusunda eğitmekti. Böylesine bir amacı eleştirme, ne gibi temellere dayandırılabilir? Avraam, buzağıyı hazırlama işini tembellik etmek için değil, Yişmael'i eğitmek için kendisine vermişti. Zaten Midraş da olayı bu şekilde açıklamaktadır.

Rav Sarna sorusunu, temel bir prensiple cevaplar: İnsanın çocuğunu eğitmek için izlemesi gereken en etkili yol, örnek olmaktır. İnsanlara iyi davranmanın önemli bir fazilet olduğunu söylemektense, bir anne-baba, davranışlarıyla bunu göstermelidir. Eğitimde pratik örnekler daima teorik bilgiden daha etkilidir.

Bir Yahudi Hafets Hayim'e gelerek, oğlunun bir türlü öğrenmek istemediğinden dert yanar. Oğlunun bu davranışına bir anlam verememektedir. "Yaptıklarım ona bazı şeyleri açıklıyor olması lazım." der. "Ravları daima takdir eder onlara saygılı davranırım. Yeşivalara parasal yardım yaparım. Tora öğrenen kişilere destek olurum. Nasıl olur da, bunları görmesine rağmen Tora öğrenmenin önemini anlamaz?"

 "Sen Tora öğreniyor musun?" diye sorar Hafets Hayim.

 "Şey, bilirsiniz ben çok meşgul bir adamım. İşim başımdan aşkın; dolayısıyla pek zaman bulamıyorum."

 "Topluma yararlı bir çocuk yetiştiriyorsun" der Hafets Hayim. "Ravları takdir edip, onlara saygılı olacak; Yeşivalara parasal yardım yapacak ve Tora öğrenen kişilere de destek olacak. Fakat bu şekilde devam ederse, hiçbir zaman Tora öğrenemeyecek. Neden mi? Çünkü kendisine sadece bunları öğretiyorsun. Çocuğuna Tora öğrenmenin önemini öğretmek istiyorsan, önce sen Tora öğrenmelisin."

Eğitim teoride kaldığı zaman etkisiz kalır. En iyi eğitim, hareketlerle verilir

AFTARA ve ÖTESİ

[Rabi Reuven İbrahimof - www.haftorahman.com]

 

Bu hafta aftara: Veişa Ahat (Melahim II 4:1-23)

 

Aftaranın Konusu: Fakir bir dul kadın Yisrael Kralı Ahav ve kötü kalpli eşi Kraliçe İzevel'in oğluna olan borcunu ödeyecek parası olmadığı konusunda Elişa'ya yakınız. Dul kadının vefat etmiş olan eşi, Kral Ahav'ın bakanlarından, peygamber Ovadya idi. Ovadya yüz peygamberi, onları öldürmek isteyen kötü kalpli Kral Ahav ve eşi İzevel'den sakladığı iki mağarayı aydınlatan fenerlerin gereken yağı için bütün parasını harcamıştı. Elişa dul kadına değerli bir şeye sahip olup olmadığını sorar ve kadın cevap olarak çok az yağı olan küçük bir testisi olduğunu söyler. Elişa kadının elindeki tüm boş testileri getirmesini ister. Mucize eseri o küçük yağ miktarı ile birçok testi dolar. Daha sonra kadın o yağı satarak, borçlarını öder ve üstüne hayatını sürdürecek kadar parası kalır.

Hizmetkârı Gehazi ile seyahat eden Elişa, Şunem'de misafirperverliği ile ünlü bir kadının evinde kalır. Şunemli kadın ve kocası Elişa'ya karşı çok nazik ve misafirperver davranırlar. Ona kendine ait bir oda ile birlikte bir yatak, bir iskemle ve bir fener verirler. Kadın Elişa'nın kasabaya her geldiğinde kalacak ve öğrenim görecek bir yeri olmasını sağlar. Roş Aşana'da Elişa kadına borcunu nasıl ödeyebileceğini öğrenmek için hizmetkârını gönderir. Kadın hiçbir şey istemez. Elişa bunu kabul etmez ve bu arada Gehazi kadının çocuk sahibi olmadığını belirtir. Elişa kadını çağırır ve ona bir oğlu olacağına dair söz verir. Kadının bir oğlu olur, ancak birkaç sene sonra bir felaket sonucunda çocuğu güneş çarpar. Kadın ölmekte olan oğlunu kollarında tutmak için tarlaya koşar. Şunemli kadın başına gelenleri anlatmak için Elişa'yı bulmak üzere yola çıkar. Aftara burada sona erer, ancak öykü şöyle devam eder: Elişa büyük bir merhametle çocuğu hayata döndürmek için Gehazi'yi gönderir. Gehazi'nin mucizeyi gerçekleştirmek için bulunduğu girişim başarısız olur. Elişa mucizeyi kendisi gerçekleştirmek için Şunem'e gelir. Elişa ağzını çocuğun üzerine koyar ve Tanrı'nın İsmini söyler. Çocuk yedi kez hapşırır ve uyanır.

Aftara-Peraşa Bağlantısı: Tıpkı Avraam ve Sara gibi, Şunemli kadın ve kocası da yaşlı ve çocuksuzdular. Tanrı her iki örnekte de mucizevî bir şekilde onlara bir çocuk bağışladı.

Peygamber Elişa Hakkında Bilgiler:

·      İsmi "Tanrım kurtuluştur" anlamına gelir.

·      Yaklaşık 2850 sene önce Yarden Vadisi'ndeki Avel Mehola kasabasında yaşardı. Elişa zengin bir aileden gelmişti ve başlarda bir çiftçiydi.

·      Bene Aneviim (Peygamberlerin Çocukları) olarak adlandırılan okulda baş öğretmendi. Bu okulda öğrenciler peygamberliğin inceliklerini öğrenirlerdi.

·      Elişa, Eliyau Anavi'nin öğrencisi ve halefidir. Her yere onunla birlikte seyahat ederdi. Elişa'nın uzun süren peygamberliği, Eliyau'nun ateşten bir araba ve kasırga ile göklere yükselmesiyle başlamıştı. Eliyau'yu göklere götürecek olan araba ortaya çıkmadan hemen önce Eliyau, Elişa'ya kendisinden ne istediğini sordu. Elişa "Bana senin peygamberlik ruhundan çifte pay miras bırak" diye cevap verdi. Eliyau, Tanrı'nın ona bu berahayı bahşedeceğinden emin olamadığından, Elişa'ya bu berahanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmesi için bir işaret verdi: Kaftanı göklerden aşağıya düştüğü takdirde, beraha gerçekleşecekti. Ve gerçekten de kaftan göklerden aşağıya indi. Eliyau toplam sekiz tane mucize gerçekleştirmiş ve bir ölüyü hayata geri döndürmüştü. Öğrencisi Elişa on altı mucize gerçekleştirdi ve iki ölüyü diriltti. Böylece beraha gerçekleşmiş oldu.

Dönem ve Yer: Bu aftara I. Bet-Amikdaş'ın ayakta olduğu dönemde, Yahudi sayımına göre 3040 yılında cereyan eder. Şunem Erets-Yisrael'in kuzeydoğu kesiminde bir şehirdir.

Aftara ve Peraşadan Ders: İnsanoğlu mantığın kurallarıyla sınırlı olsa da, Tanrı öyle değildir. Avraam ve Elişa Tanrı'nın doğanın ve mantığın üstüne çıktığını anlamışlardır. Zira Tanrı tüm güçlerin yaratıcısıdır ve bu nedenle hem Avraam hem de Elişa'nın Tanrı'ya olan güvenleri tamdı. Eğer Tanrı bir insanın yüz yaşında iken bir çocuk sahibi olmasını isterse bunu gerçekleştirir. Eğer Tanrı fakir bir insanın zengin olmasını isterse, bu bir saniyede gerçekleşebilir. Hepimiz bunu biliriz, ancak çoğumuz hâlâ "İşler iyi değil, daha çok çalışmam lazım" der. Oysa "Tanrı bütün bereketin kaynağıdır ve bana yardımcı olması için Ona dua edeceğim" dememiz gerekir. Gelecek sefere soğuk ve tatsız mantık yerine sıcak ve lezzetli inancı seçin ve neler olacağını görün.

ŞABAT ALAHALARINA GİRİŞ

[Rabi Daniel Schloss - www.pidyon.org]

Şabat alahalarıyla ilgili bu yazı dizisi Mişna'da (Şabat 7:2) listelenen 39 melahaya dair temel prensipleri, Rabinik yasaklamalarla birlikte ele alacaktır. Bu dizi Şabat kanunlarını orijinal kaynaklarından öğrenmenin yerini tutma amaçlı değildir. Amaç, Şabat'ın ayrıntılı kanunlarını anlamakta, hatırlamakta ve uygulamakta yardımcı olacak bir rehber sunmaktır. Şabat çok önemli bir konu olduğundan, burada yazılanlardan uygulamasal sonuçlara varılmamalı, çıkabilecek sorularda bir Rav'a başvurulmalıdır.

 

Şabat günü lekeleri çıkarma ve ıslak giysileri asmaya dair kurallar

 

Melaha 21: KOŞER - Düğüm Atma

Av Melaha: Kalıcı bir düğüm atmak (dokunmuş bir kumaşın ipliğinde).

Temel Prensip: İki ucu [üçüncü bir nesne kullanmadan] kalıcı olarak birbirine bağlamak.

Tolada: Daha sağlam ve yeni bir ip meydana getirmek için iki ipliği birlikte bükmek.

Bu nedenle kişi öneğin bir tsitsitin dolanmış uçlarını tek parça halinde tutmak için birlikte bükmemelidir. (Plastik torbaları kapatmakta kullanılan bükülebilen telciklerin kullanımı ile ilgili farklı görüşler vardır.)

Kalıcı düğümler atmak:

Kurallar:

1.      Bir bağlantı, yalnızca şu şartlar yerine geliyorsa "düğüm" olarak adlandırılır:

a.       İpin iki ucu da düğümün içinden diğer tarafa geçiyorsa; ve

b.      Düğüm sıkı halde kalıyorsa (ya kendiliğinden ya da başka yöntemlerle) ve kolaylıkla çözülmüyorsa.

Örneğin, ne bir fiyonk ne bir ilmek ne de gevşek bir düğüm gerçek bir "düğüm" sayılır. (Buna karşılık, var olan kalıcı bir düğümü sıkılaştırmak yasaktır.)

2.      Yasak olan bir düğüm şöyle tanımlanır:

a. Düğümün çeşidine göre: örneğin profesyonel bir düğüm olup olmadığına göre; ve

b. Düğümün ne kadar zaman sıkı halde kalacağına göre.

BİR SORU - BİR CEVAP

[www.shlomokluger.com]

 

Soru: Yabancı birinin evinde onun ikram ettiği yemeği yemek insanı mahcup eder. Avraam evine davet ettiği misafirlerinin bu yöndeki olası endişesini nasıl gidermiştir?

Cevap: "‘Bir somun ekmek alayım ve kalbinizi doyurun; daha sonra yolunuza devam edersiniz. Çünkü bunun için kulunuzun evinden geçiyorsunuz.' Ve dediler: ‘Dediğin gibi yap'" (Bereşit 18:5).

Hahamlarımız şöyle derler: fakir kişi veren kişiye, veren kişinin fakire sağladığı faydadan daha fazlasını sağlar.

Bir insan fakirse ve yiyecek hiçbir şeyi yoksa yemek yemeden önce olağanüstü bir yeme arzusu hissetmesi normaldir ve açlığı yüzünden yemeğin nereden geldiğine pek önem vermez. Ama bir kez açlığını giderdikten sonra, bu yemeğin bir "utanç ekmeği" (hak edilmemiş bir armağan) olduğunu hisseder ve başkalarından geldiği için bu yemekten zevk almamaya başlar. Öte yandan eğer yemek kendisinden gelseydi, bundan çok daha fazla keyif alırdı. Ama esasında bunu doğru bir şekilde kavrayan kişinin hiç endişe duyması gerekmez, çünkü Hahamlarımızın söyledikleri gibi, onun vericiye sağladığı fayda vericinin ona sağladığı faydadan daha çoktur ve vericinin bu yemek sayesinde daha fazla ödül hak etmesine vesile olur. Eğer durum böyle ise, bu durum asla utanç ekmeği yemek sınıfına girmiyor demektir.

Avraam'ın misafirlerine söylediği de buydu; kendi sunduğu yemeği yedikleri için bundan endişe veya mahcubiyet duymalarına gerek yoktu. Çünkü burada ekmek "verme" eyleminden ziyade "alma" eylemi söz konusudur. İşte bu nedenle Avraam "bir somun ekmek alayım" - asıl alıcı benim. Sizin için bir parça ekmek alacağım ve sizin sayenizde geçimim sağlanacak. Bu nedenle, "kalbinizi doyurun; daha sonra yolunuza devam edersiniz", hatta yolunuza devam ederken bile utanç ekmeği yediğinizi söyleyerek içiniz içinizi yemeyecek, çünkü esasında alan taraf benim. "Çünkü bunun için kulunuzun evinden geçiyorsunuz" - Tanrı sizi buraya sizin yararınıza değil benim yararıma getirdi. Bu nedenle içiniz rahat bir şekilde yiyebilirsiniz; bu bir utanç ekmeği değildir (Rabi Şelomo Kluger).

ALİHOT OLAM

[Sefer Yalkut Yosef - Rabi Yitshak Yosef]

Tefilanın Vakti

 

1. Şahrit (sabah) tefilası için en makbul vakit, Nets Ahama, yani güneşin doğduğu vakittir. Pasukta söylendiği gibi "Güneşle [=güneşin doğumuyla] birlikte Senden korkacaklar [=Sana olan huşu duygularını ifade edecekler]" (Teilim 72:5). Ve her ne kadar Nets Ahama vaktinde dua etmek [=Amida söylemek] alahaya göre kesin bir yükümlülük değilse de, bu vakitte edilen duanın makbul niteliği bilinmektedir. Gemara'da söylendiği üzere, eskiler, duayı kurtuluşa bitiştirmek için [Şema ve berahalarını] nets ahama ile birlikte tamamlarlardı [zira Şema'dan sonra söylenen beraha kurtuluşla ilgilidir ve hemen ardından Amida'ya başlanır]. Hahamlarımız Nets Ahama vaktinde dua etme konusunu fazlasıyla övmüşlerdir. Ancak eğer bir Tora öğrencisi, bu kadar erken kalktığı için öğrenimi sekteye uğrayacaksa, duasını daha geç saatte söylemelidir. Yine de Şema ve Amida için belirlenmiş olan uygun vakit aşılmamalıdır.

2. Normal şartlarda Nets Ahama'dan daha önce Amida söylenmemelidir. Ama sıkışık bir durumda veya farkında olmadan, şafak sökme vaktiyle Nets Ahama arasında Amida söyleyen bir kişi yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılır. Ama şafak vaktinden önce söylenen sabah Amidası ile yükümlülük yerine getirilmez.

3. Sabah Şema söyleme vakti gündüzün ilk çeyreğinin sonuna kadar, sabah Amidası'nın vakti ise gündüzün ilk üçte birinin sonuna kadardır. "Gündüz" ile kastedilen zaman dilimi hakkında iki görüş vardır. Birine göre gündüz güneşin doğuşuyla batışı arasındaki süreyken, bir diğerine göre şafak vaktiyle yıldızların çıkışı arasındaki süredir. İlk görüşe göre Şema ve dua vakti, ikinci görüşe nazaran biraz daha geç saate kadar devam eder. Dolayısıyla özellikle Şema söyleme vakti açısından, çok sıkışık bir durum söz konusu olmadıkça ikinci görüşe göre hareket etmek gerekir.

4. Elde olmayan bir sebeple veya hata sonucunda, gün doğumundan itibaren gündüzün ilk üçte birinin bitimine kadar olan sürede dua etmemiş olan bir kişi, duasını üçte birlik süre geçtikten sonra da - gündüzün yarısına kadar - söyleyebilir. Ancak böyle bir durumda Şema'dan önceki ve sonraki berahaları söylememelidir, zira onların vakti günün ilk üçte biriyle sınırlıdır. Böyle istisnai bir durumda Birhot Aşahar adı verilen sabah berahalarını (Elokay Neşama vs.), Tora berahalarını (aşer bahar banu mikol aamim...), Baruh Şeamar'dan Yiştabah'ın sonuna kadar olan kısmı okur. Ardından Şema söyler [bu saatte Şema'yı söyleme vakti de sona ermiştir. Dolayısıyla burada yalnızca Tora okuma mitsvası söz konusudur. Şema'yı vaktinde söyleme mitsvası ise kaybedilmiştir]. Ardından Emet Veyatsiv ve Ezrat Avotenu kısımları okunur, ama Amida'nın hemen öncesindeki Baruh... Gaal Yisrael berahası atlanır. Sonra da Amida okunur. Eğer dua etme vaktini (gündüzün ilk üçte biri) kasten aşmışsa, duasını etmeden önce bunun "gönüllü bir dua" olmasına niyet etmek gerekir.

 

Haftanın Sözü

[www.weeklydvar.com]

                                                                                                                       

Hayat her zaman geriye bakışla öğrenilir, ama ileriye bakışla yaşanmalıdır.

 

Haftanın Peraşası'nı, t e b e r r u d a b u l u n a r a k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

 ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kağıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.

 

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Günün Öğretisi

Mum Yandığı Müddetçe Mum Yandığı Müddetçe

Kendini Geliştirmenin Yolları

DERTLERİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞIN DERTLERİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞIN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir