Talmud Baba Kama 93a
Zalim olmaktansa mazlum olmayı tercih et.
16 Nisan 5780 :: 10 Nisan 2020              :: PESAH 2. gün

Haftanın Bilgileri


05 Nis 2020 - 11 Nis 2020

11 Nisan 5780 - 17 Nisan 5780

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:24

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:05

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:22

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:13

Haftanın Peraşası

Şemini

Haftanın Peraşası Bülteni 5770 Yazdır

Lütfen Peraşa Kağıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

  7 Kasım

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

2009

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

4:11

5:22

-----

Yeruşalayim

4:11

5:22

Tel Aviv

4:25

5:24

20 Heşvan

Tel Aviv

4:25

5:24

İstanbul

4:41

5:21

5770

İstanbul

4:34

5:14

V A Y E R A

 Hatırlatmalar:

ü 17-18 Kasım: Roş Hodeş Kislev

 

Bu HP  .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özeti (Bereşit 18:1-22:24)

[www.chabad.org]

 

Tanrı, 99 yaşındaki sünnetini takip eden üçüncü günde, Avraam Avinu'ya görünür; fakat Avraam, çöl sıcağında birden bire ortaya çıkan üç konuğa yiyecek hazırlamak üzere konuşmayı yarıda keser. Gerçekte insan kılığında melekler olan üç konuktan ilki, tam bir yıl sonra, kısır olan Sara'nın bir oğul doğuracağını bildirir. Sara güler.

Avraam, kötülükleriyle ünlü şehrin yok olmaması için Tanrı'ya yalvarır. Üç melekten ikisi, yok edilmeye mahkûm edilen şehre gelir. Avraam'ın burada yaşayan yeğeni Lot, onlara misafirperverliğini gösterir ve Sedom'lu serseri kalabalığın niyetlendiği kötülükten onları korur. İki konuk, bölgeyi tersyüz etmeye, bu arada da Lot ile ailesini kurtarmaya geldiklerini açıklarlar. Kaçtıkları sırada ateş ve kükürt yağmuru ile yok olan şehre bakmamaları söylenmesine karşın, Lot'un eşi bu uyarıya uymaz ve dönüp baktığı anda tuzdan bir sütun haline gelir.

Lot, iki kızıyla bir mağaraya sığınır. Dünyada başka kimsenin kalmadığını düşünen kızları, babalarını sarhoş edip ondan hamile kalırlar. Bu olayın ardından doğan iki oğul, Moav ve Amon uluslarının atalarıdır.

Avraam Gerar'a taşınır. Burada, kral Avimeleh, kendisini Avraam'ın kız kardeşi olarak tanıtan Sara'yı sarayına alır. Bir rüyayla, Tanrı Avimeleh'i uyararak, Sara'yı kocasına geri vermediği takdirde öleceğini söyler. Avraam, açıklama bekleyen Avimeleh'e, Sara'nın güzelliği sebebiyle kendisini öldürmelerinden korktuğunu söyler.

Tanrı, Sara'ya vermiş olduğu sözü tutar ve Avraam'ın bir oğlu olur; adını Yitshak ("gülecek") koyarlar. Yitshak sekiz günlükken sünnet edilir. Bu sırada Avraam 100, Sara ise 90 yaşındadır. Agar ve Yişmael Sara'nın isteği ve Tanrı'nın onayı üzerine Avraam'ın evinden kovulurlar. Çölde dolaşırlarken, Tanrı, ölecek hale gelen çocuğun sesini duyar ve bir kuyu göstererek onları hayatta tutar. Avimeleh, Beer-Şeva'da Avraam'la bir antlaşma yapar ve bunun işareti olarak, Avraam Avimeleh'e yedi kuzu verir.

Tanrı, Yitshak'ı Moriya Dağı'nda (Yeruşalayim) korban olarak getirmesini emrederek, Avraam'ı sınar. Yitshak bağlanıp sunağa yerleştirilir ve Avraam, oğlunu boğazlamak üzere bıçağı kaldırır. Göklerden gelen bir ses onu durdurur; Yitshak'ın yerine, boynuzlarından çalılıklara takılmış bir koç korban edilir. Avraam, yeğeni Betuel'in Rivka isimli bir kızı olduğuna dair haber alır.

DEVAR TORA

["Kol Hakollel" / Rabi Aaron Gross - www.torah.org]

 

Ortak Yararı Geliştirmek

 

Geçen haftaki peraşa, Avraam Avinu'ya ve onun soyuna verilen Berit Mila emri ile son bulmuştu. Avraam doksan dokuz yaşında iken, diğer dokuz sınav gibi kendisinden beklendiği gibi davranır ve Tanrı'nın çağrısı üzerine, ailesinin diğer fertleriyle birlikte sünnet olur. Bu haftaki peraşaya başladığımız zaman, Avraam nekahet dönemini yaşamakta ve çadırının önünde oturmaktadır. Operasyondan sonraki üçüncü gün Tanrı ilk kayıtlı resmi hasta ziyaretini yapar. (Yeri gelmişken şunu söylememiz gerekir ki, Hahamlarımız bize bunun Tanrı tarafından örnek teşkil edecek bir sevgi gösterisi olduğunu ve biz Yahudilerin gerçek hayatta bu hareketi taklit etmeye çalışmamız gerektiğini öğretirler.)

İlahi "ziyaret", bir kehanet deneyimi olarak cereyan eder. "Tanrı ona [Avraam'a] Mamre Düzlüğü'nde göründü..." (Bereşit 18:1). Raşi bir Midraş'ta bu karşılaşmanın yerini açıklarken, Mamre adlı dostunun, Avraam'a, Tanrı'nın emri doğrultusunda sünnet olması gerektiğini söylediğini ve onu bu konuda teşvik ettiğini belirtir. Bu nedenle, Tanrı Avraam'a Mamre'nin topraklarında görünerek, Mamre'yi onurlandırmıştır. Midraş'a göre, belirli bir yerde İlahi Varlığın açığa çıkması, Tanrı'nın niyeti olmadan cereyan etmez ve bu çok saygın bir ödül olarak kabul edilmelidir.

1847-1905 yılları arasında yaşamış olan Polonyalı Yahudilerin lideri ve Gur Hasidizmi'nin ikinci Hahamı Rabi Yehuda Arye Leib Alter'in, Tora ve diğer konular hakkındaki deraşalarından oluşan Sefat Emet adlı eser, Mamre'nin övülmesi gereken erdemini sorgular. Mamre, Avraam'a sünnet olmayı tavsiye ederken kaybedecek nesi vardı? Mamre'nin bu öğüdü ve teşviki samimi olmasına rağmen, kendisine verilen bu denli büyük ödülle nasıl bire bir örtüşmektedir? Rabi Alter'e göre, Mamre Tanrı ile Avraam ve torunları arasında bir antlaşmanın sünnet yoluyla gerçekleşeceğini biliyordu. Bu antlaşma, Avraam ve torunlarını dünyadaki diğer milletlerden, Mamre dâhil olmak üzere, fiziksel ve manevi anlamda farklı kılacak ve yüceltecekti. Daha önceleri öğüdüne başvurulan Mamre'nin diğer iki kardeşi (Raşi 14:13) bu gerçeği kabul edememiş ve Avraam'ı teşvike yanaşmamışlar, hatta onu bundan caydırmak istemişti (Raşi 17:23). Oysa Mamre, bu antlaşmanın Tanrı adına daha büyük bir saygınlığa yol açacağını bildiği için, şimdi Avraam'ın ondan farklı olacağı gerçeğini kabullenmişti. Mamre daha büyük bir iyilik adına, kendini bu anlaşmanın dışında tutarak, kendi konumundan ödün vermiş oluyordu.

1194-1270 yılları arasında İspanya'nın Gerona şehrinde yaşamış ve Ortaçağ'ın en büyük Tora liderlerinden olan ve 1263'te Barselona'da yapılan çarpıcı tartışmada Yahudiliği büyük bir başarı ile savunan Ramban'ın, "Akranını kendin gibi sev" (Vayikra 19:18) mitsvası hakkındaki açıklamalarının ışığı altında, Mamre'nin cesareti gerçekten övgüye değer. Bu açıklamalar başkalarını gerçekten sevmeye karşı doğal bir dirence odaklanır. İnsanın doğasında bencillik vardır ve kimsenin başkasını kendisi gibi sevmesi tam olarak mümkün değildir. O yüzden Ramban bu mitsvayı şöyle açıklar: Bazıları başkaları için en iyisini dileyen bir sevgiye izin verirler. Ama bu sadece sınırlı bir şekilde veya hayatın özel bir bölümünde gerçekleşir. "O zengin veya zeki olsun, ama ikisi birden olmasın!" Diğerleri ise daha merhametlidir ve "Benim kadar zengin ve zeki olmadığı müddetçe!" zihniyeti ile hayatın her yönünde gerçekten başkaları için en iyisini dilerler. Tora bu iki tavra, yüreğimizi açıp bencilliği bir kenara bırakmayı ve hayatta kendimiz için dilediğimiz en iyi şeyleri dostlarımız için de eşit derecede dilemeyi öneren bir emirle cevap verir. Kıskançlığın en ufak zerresini bu sevgiye karıştırmamamız emredilmiştir. Mamre'nin bencillikten uzak bu tavrı, Tanrı'nın bu açığa çıkışının kendisine ait arazide yer almasıyla ödüllendirilmiştir. Sefat Emet'in sözleriyle "(Mamre bu şekilde, Tanrı ile arasında) mesafeden doğan bir bağ kurdu". Başka bir deyişle Tanrı'nın Avraam'ı seçmesini kabullenerek kendisini gereken mesafede tutmakla Tanrı ile arasında bağ kurmayı başlamıştı.

Sefat Emet, Tora'nın derslerinin belirli bir mekân veya devirle sınırlı olmadığı açıklamasında bulunur. Bireyin gündeminin toplumunkiyle uyuşmadığı zamanlar olabilir. Böyle zamanlarda, cemaat sayesinde Tanrı adına saygıda daha yüksek bir mertebeye ulaşılacaksa, kişi cemaati ve onun kararlarını desteklemek için cesur olmalı, kendi beklentilerinden feragat etmeyi bilmelidir. Esasında daha büyük yararlar için kişisel amaçları bir kenara koyan birey, bu çabaları ve desteği sayesinde kendini daha şerefli bir konumda bulacaktır.

İKİLEM

Bu kısımda bazı ikilemler ve sorular sunacağız. Bunları Şabat masasında ailece tartışma konusunun bir parçası yapabilirsiniz. Peraşa broşürünün sonunda bu soruya Yahudilik'in bakış açısıyla verilebilecek bir cevabı bulabilirsiniz.

 

Oturduğum çevrede bazı komşularına ait meyve ağaçlarının dalları kaldırıma kadar sarkmakta ve yayalar için yürümeyi engellemektedir. Eğer bu ağaçların sahipleri o dalları kesmeyi reddederlerse, yapılacak en doğru şey nedir?

 

MİŞNE TORA

[Rambam'ın Sözlü Tora'nın tüm konularını kapsayan devasa kanun kodeksi Mişne Tora'nın çok kısa bir özeti. Hazırlayan: Rabi Dr. Azriel Rosenfeld]

Önemli Not: Bu yazı dizisinin amacı Tora'nın tüm kanuni konuları hakkında okuyucuya bir fikir vermekten ibarettir. Okuyucu, pratik Alaha konusunda burada yazılacak - hem de çok kısa bir özet olan - kanunları bir temel olarak kullanamayacağını bilmelidir. Alaha konusundaki pratik uygulamalar için uzman bir Haham'a danışmak gerekir.

 

Dördüncü Kitap: NAŞİM / KADINLAR

22. İşut - Evlilik

 

"Dördüncü kitaba, evlilik, boşanma, Yibum (ölmüş kardeşin dul eşiyle evlenme) ve Halitsa gibi evliliğe dair kanunları dâhil edeceğim. Ve bu kitaba ‘Kadınlar Kitabı' adını verdim" (Rambam).

 

a) Evlilik

 

Eğer bir erkek bir kadınla evlenmek istiyorsa, öncelikle onu tanıklar önünde "kendisine ait kılması" gerekir [Bu "aidiyet" mülk benzeri bir aidiyet değil, birazdan açıklanacağı şekilde, kadın ile erkek arasındaki, başkalarıyla olmayan ve sadece ikisini ilgilendiren türdeki bir "bağlılık" anlamındadır.]. Bu ait kılma eylemine Kiduşin ("adama" veya "kutsal kılma") ya da İrusin ("nişanlanma") adı verilir (ancak bu günümüzdeki nişandan farklı olarak evlilik anlamındadır, bağlayıcıdır ve bu bağın bozulması ancak ölüm ya da boşanmayla olabilir). Bir erkek bir kadınla, ancak onun rızası ile evlenebilir. Bahsedilen bu ati kılma eylemi, yani Kiduşin veya İrusin, bir evliliğin sadece ilk aşamasıdır. Yine de bu aşama geçildikten sonra bu kadın evli sayılır [ve başkasıyla ilişkisi zina sınıfına girer]. Ancak buna karşılık, evliliğin tamamlanması için bir aşama daha gereklidir ve bu aşama geçilene kadar karı-koca birlikte yaşayamazlar. Evliliğin bu ikinci aşamasına Nisuin adı verilir. Evlilik, gelin ve damadın ilk kez baş başa kalmalarıyla tamamlanır. Bunu sembolize etmek için evliliğin ikinci aşaması Hupa adı altında bir tente [ya da gelin ve damadın üzerine gerilen bir talit] altında gerçekleştirilir. Geçmişte evliliğin iki aşaması arasında zaman farkı olurdu. Ama günümüzde her iki aşama da aynı ortamda gerçekleştirilir.

Bir kadınla, onunla evlenmeden önce ilişkiye girmek yasaktır. Pasukta söylendiği gibi, "Yisrael kızlarının arasında fahişe olmamalıdır" (Devarim 23:18). Böylece Yahudilik kadınların onuruna özellikle önem verir. Bir erkeğin, evlilik bağı dışında bir kızla ilişkiye girerek onun onurunu çiğnemesi, aynı şekilde bir kızın da kendisini böyle bir ilişkiye teslim etmesi yasaktır. Cinsel ilişki, iki tarafın, birbirlerine karşı ciddi ve samimi olduklarını resmileştiren kutsal evlilik bağı içindir.

Her erkek, dürtüleri sonucunda günaha kaymamak için kendisine uygun bir eş bulup evlenmekle yükümlüdür. Benzer şekilde her kadın da bekâr kalmamaya özen göstermelidir. Karı koca birbirlerini sevip saymalı ve beraber sürdürdükleri hayat saygın ve övgüye değer olmalıdır. Kişi sağlıklı ve eğitimli bir aileye sahip olmak için mutlaka evlenmeli, hayatın gerçek verimliliğinin ancak bu ortamda yaşanabileceğini aklında tutmalıdır.

MODERN ÇAĞ Ve TORA

["Şabat BeŞabato" - www.zomet.org.il]

 

İhbar

 

Lot'un eşi, komşularına eşinin eve misafir davet ettiğini anlattığı için cezalandırılmıştır. Bu ciddi bir olaydı, çünkü kadın sadece dedikodu yasağını çiğnemekle kalmıyor, aynı zamanda [Sedom'da misafirler hiç hoş karşılanmadığı için] misafirlerin hayatını da tehlikeye atıyordu. Ancak, bazı durumlarda başkalarına ait bilgileri aktarmak, tehlikeli değil, daha ziyade hayat kurtarmakta bir araç olabilir.

Örneğin bir doktor hastasına yaptığı kontrolde, bazen şuurunu kaybettiğini anlar. Doktor hastasına araba kullanmayı bırakmasını tembihler, ancak hastanın tepkisinden, onun tavsiyesini ciddiye almadığını görür. Doktor onu yetkili kişilere ihbar etmeli midir? Aynı soru, bir arkadaşının tehlikeli araba kullanma alışkanlıkları olduğunu fark eden herhangi biri için de geçerlidir.

Alaha'ya göre, bir tanığın mahkemede ifade vermesi isteğe bağlı değil, Tora'nın yüklediği bir sorumluluk, bir yükümlülüktür. Pasukta söylendiği gibi, "Eğer söylemezse, günahını taşıyacaktır" (Vayikra 5:1). Para veya mülk ile ilgili konularda (örneğin bir eve hırsız girmesine tanık olmak gibi) bu zorunluluk, kaybolmuş bir eşyayı geri vermekle ilgili kurallar dâhilindedir. Böyle bir durumda, eğer bir kayba veya tehlikeye yol açacaksa (yol masrafı veya suçlunun intikamından korkmak gibi) tanık olarak ortaya çıkmama eğilimi doğabilir. Ancak böyle bir durumda bile, iyilikseverlik mitsvası gereği, bu gibi endişeler göz ardı edilmelidir. Şoförü ehliyet bürosuna ihbar etme durumunda, tanık adına maddi bir kayıp veya tehlike olasılığı çok daha düşüktür. Hatta kişi, şoförün, muhtemel bir kazayı engellediği için ihbarcıya teşekkür edeceğini bile ümit edebilir.

Buna ek olarak, trafik kazalarındaki kurban sayısının yüksekliği şu anlama gelmektedir: Bu kazaları önlemek için bir eylemde bulunmayan kişi, bir emri çiğnemiş sayılır. "Arkadaşının kanına [=içinde bulunduğu tehlikeye] seyirci kalma" (Vayikra 19:16). Tehlike saçan şoför ihbara itiraz etse bile, yine de "aranızdan kötülüğü yok etmelisiniz" (Devarim 13:6) pasuğu bizi bunu yapmakla yükümlü kılmaktadır.

İspiyoncu olmaktan kaçınmanın bir nedeni eylemin saygın konumunuza uygun olmamasıdır. Talmud'da bir kadının bir Haham'dan, kendisini evlendirmesini istediği anlatılmaktadır. Ancak bu Haham, kadının zaten bir başkasıyla evli olduğunu bilmektedir (Şevuot 30b). Haham mahkemeye bunu ihbar etmese, kadın bu durumu bilmeyen bir başkasına gidip kendisini evlendirmesini isteyebilecektir. Diğer yandan mahkemeye gelen her şahit, son derece sert bir şekilde sorgulanır. Acaba bu Haham konumunu göz ardı edip, muhtemelen utanç duymasına neden olacak şekilde, mahkemenin bu sorgusunu göğüslemeyi kabul etmeli midir? Talmud'a göre bunu şüphesiz kabul etmelidir. Aksi takdirde, hiçbir eylemde bulunmaması onu günaha ortak edecektir.

Kaynak: Rabi Yona Podor, "Tehumin"  21. cilt, sayfa 193-197.

YAHUDİ EVİNİN TEMELLERİ

[Dini Uygulama Rehberi - Rabi Nisim Behar]

 

Et ve Süt

 

1. Et ve sütü beraber yeme yasağı Tora'da üç kez tekrar edilmiştir (Şemot 23:19 ve 34:26, Devarim 14:28). Bu yüzden Talmud zamanındaki Hahamlarımız, bu emri - Has Veşalom - ihlal etmememiz için onu çitlerle çevrelemişler ve böylece yanılgıları önlemek için her türlü önlemi almışlardır.

2. Et ve süt karıştırma yasağı üç şekildedir:

a. Et ve süt birlikte yenemez.

b. Et ve sütlü maddeler birlikte pişirilemez, kızartılamaz ve ızgara yapılamaz [ya da başka herhangi bir şekilde pişirilemez].

c. Et ve sütün beraber pişirilmiş olduğu bir yemekten yarar veya gelir sağlanamaz.

3. Et, tavuk veya başka bir kuşun, etiyle, suyu veya yağı arasında hiçbir fark yoktur. Etlerden sonra süt veya sütten yapılmış şeyler yiyebilmek için altı saat beklemek gerekir.

4. Süt içtikten veya tereyağı, yoğurt, peynir ya da benzeri sütlü ürünler yedikten sonra, ağız iyice çalkalanır, dişler fırçalanır. Hemen ardından da et ve etli yemekler yenebilir. Elbette masa kaldırılıp yerine etli yemek için ayrı örtü, çatal bıçak ve tabaklar konmalıdır.

5. Bir hasta, hayati tehlike yoksa bile, et yiyip, bir saat bekledikten sonra sütlü yiyebilir. Fakat önce, etli olan sofrayı kaldırıp Birkat Amazon söylemek gerekir.

6. Etli tencerede pişen etsiz bir yemek yendikten hemen sonra peynirli şeyler yenebilir.

 

İKİLEME CEVAP

[Rabi Mendel Weinbach / gatewaysonline.com]

 

Bu soru Bene Barak'ta Ramat Elhanan cemaatinin hahamı Rabi Yitshak Zilberstein'a sorulduğu zaman, durumu tehlikeli bir hayvan barındıran birininkine benzetmiştir. Hahamlarımız'ın öngördükleri kurallara göre, böyle tehlikeli bir durumda kişi kanunu eline alıp tehlikeyi yok edebilir. Bu kural, Hahamların halkın geneli için tehlike teşkil eden bir şeyi, sahibinin mülkiyetinden çıkarma kuvvetine sahip olmaları esasına dayanır.

Rabi Zilberstein bir adım öteye gitmiştir. Zarar veren dallar bir etrog ağacına aitse, o dalları kesen vatanperver Yahudi, Sukot'ta Lulav mitsvasını gerçekleştirme amacıyla o ağaçtan bir etrog kullanabilir. Normal şartlarda bayramın ilk gününde kişinin kullandığı etrogun sahibi olması gerekir. Dolayısıyla bu dalı kesen bir kişinin, yine de etrogun iyeliğini ağacın sahibinden çıkarmış olmayacağını ve ilk gün mitsvada kullanamayacağını düşünebilirdik. Ancak Rabi Zilberstein, açık bir şekilde, böyle bir durumda ağacın dalının, üzerindeki etrogla birlikte, kesildiği andan itibaren sahipsiz sayılacağını ve onu alan ilk kişiye ait hale geleceğini, dolayısıyla o kişinin bu etrogu ilk gün mitsvada kullanabileceğini söylemiştir.

Haftanın Sözü

["Shabbat Shalom Weekly" - Rabi Kalman Packouz]

 

Tavsiyelerin iyi karşılanması çok enderdir;

ve onları en çok isteyenler, hep en az beğenirler.

 

-- Chesterfield Kontu

 

Haftanın Peraşası'nı, t  e  b  e  r  r  u  d  a     b  u  l  u  n  a  r  a  k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

 ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kağıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.

 

 

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Kendini Geliştirmenin Yolları

TEMİZ KALPLİLİK TEMİZ KALPLİLİK

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir