Dünya için, anne bir insandan ibaret olabilir. Ama bir insan için, anne koca bir dünyadır.
5 Nisan 5780 :: 30 Mart 2020             

Haftanın Bilgileri


29 Mar 2020 - 04 Nis 2020

4 Nisan 5780 - 10 Nisan 5780

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:17

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

19:58

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:16

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:07

Haftanın Peraşası

Tsav

Haftanın Peraşası Bülteni 5778 Yazdır

Bu Hafta İçin Saatler 

15 HEŞVAN

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5778

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

16:12

17:24

-----

Yeruşalayim

16:07

17:19

Tel Aviv

16:28

17:25

4 KASIM

Tel Aviv

16:23

17:21

İstanbul

17:43

18:22

2017

İstanbul

17:36

18:15

İzmir

17:48

18:37

 

İzmir

17:41

18:31

        VAYERA-וירא


9 KASIM 2017 /15 KASIM 2003 SİNAGOG SALDIRILARINI ANMA GÜNÜ

 

Peraşa Özetİ
[www.chabad.org]
(Bereşit 18:1-22:24)

 


Kendisini sünnet ettikten üç gün sonra, Avraam Tanrı tarafından ziyaret edilir. Üç melek insan şeklinde göründüğü zaman, Avraam, en ağrılı döneminde olmasına karşın, aceleyle onları karşılar ve çadırına davet ederek misafirperverliğinden yararlanmalarını teklif eder. Meleklerin ağzından bir sonraki yıl içinde bir oğula sahip olacağını duyan Sara güler. Tanrı daha sonra Avraam'a, Sedom bölgesini yok edeceğini bildirir ve Avraam af için dua eder. Tanrı bu bölgede elli dürüst kişinin bulunması halinde kararından vaz geçeceğini söyler. Avraam on kişiye kadar sıkı bir pazarlık yapar; ancak ne yazık ki on tane bile dürüst insan yoktur.
 

Lot, eşi ve kızları, Sedom ve etrafındaki şehirlere kükürt ve ateş yağmurunun başlamasından çok kısa bir süre önce kurtarılırlar. Lot'un karısı, bunu yapmamaları söylenmesine karşın, arkasına dönüp bakar ve bunun sonucunda tuzdan bir sütun haline gelir. Lot'un kızları, bu yok oluştan sadece kendilerinin kurtulabildiğini düşünürler ve insan ırkının devamı için babalarını sarhoş ederler; ondan çocukları olur. Büyük kızdan Moav, küçüğünden Amon doğar.

Söz verildiği üzere Avraam ve Sara'nın bir oğlu, Yitshak doğar. Sekizinci günde Avraam, Tanrı'nın emrine uygun olarak Yitshak'ı sünnet eder. Yitshak'ın sütten kesildiği gün Avraam bir kutlama düzenler. Yişmael'de dejenere oluşun bazı işaretlerini gören Sara, Avraam'dan, Agar ve Yişmael'i evden uzaklaştırmasını ister. Oğlunu evden atma fikri Avraam'ı rahatsız etse de, Tanrı Avraam'a, Sara'yı dinlemesini söyler. Çölde susuzluktan neredeyse ölecek olan Yişmael, bir melek tarafından kurtarılır ve Tanrı onun kuvvetli bir milletin babası olacağı sözünü verir.

Avraam'ı sınamak isteyen Tanrı o sırada 37 yaşına gelmiş olan Yitshak'ı korban olarak sunmasını emreder. Avraam, gelecek nesilleri konusundaki tüm umudu yok etme ve hayat boyu savunduğu insan-kurbanı-karşıtı söylem ve davranışlarına ters düşme ihtimaline karşın emri yerine getirmek üzere yola koyulur. Tanrı son anda, Avraam'ı durdurmak üzere bir melek gönderir. Bu sorgusuz itaatkarlığı sebebiyle Tanrı Avraam'a, Bene-Yisrael gelecekte günah işleyecek olsa bile, hiçbir zaman düşmanları tarafından tam olarak yok edilmeyecekleri sözünü verir. 

 

 

AFTARA
Rav İsak Alaluf

 
Her ne kadar yukarıdaki yazımızda Peraşa ile Aftara’mız arasındaki bağı anlatmaya çalıştıysak da Aftara’nın ikinci kısmı hakkında birkaç söz söylemeye çalışalım. Melahim kitabının ikincisinde dördüncü bölümde yer alan Aftara’da Şunemli bir kadının peygamber Elişa’ya yaptığı iyilikten sonra ödüllendirilmesini ve bir oğul sahibi olmasını anlatır. Sara İmenu’nun oğul sahibi olması Peraşa ile olan diğer bir bağlantıdır. Bu çocuk erken yaşlarda hayatını kaybeder. Annesi Elişa’dan yardım ister. Elişa çocuğa adeta yaşam nefesini üfleyerek yeniden hayata dönmesini sağlar.

Şunemli kadın ödüllendirme konusunda çekingen davranmıştır. Kadın “ben halkımın arasında yaşıyorum” derken bir ayrıcalık istemediğini belirtir. Burada kadının “ayrıcalıktan” dolayı farklı yargıya tutulmasından çekindiğini bu nedenle böyle davrandığını öğreniyoruz.

HAFTANIN SÖZÜ

 


“Doğru kişinin davranışları yaşam ağacının meyvesine benzer. Bilge kişi hayat kurtarır.”  (Mişle 11/30)

 

Mİ-DRAŞ YİTSHAK
Rav İsak Alaluf
EŞLERİMİZ VE ANNELERİMİZ

 


Toplum önünde Tora okuma yasağının olduğu günlerde zamanın bilgeleri Tora’nın unutulmaması için bir gelenek geliştirirler. O haftanın peraşası ile ilintili peygamberler kitabından bir bölümü okumaya başlarlar. Böylelikle insanların Tora’yı unutmasına engel olmaya çalışırlar. Aftara olarak adlandırabileceğimiz bu bölüm Tora okuma yasağı kalktıktan sonra bile uygulanmaya devam etmiştir. Tora parçası ile Aftara arasında mutlaka bir bağlantı vardır ve bu bağlantının fark edilmesi gerekir. Çağımızın büyük bilgini Rav Moşe Feinstein’in oğlu Rav David Feinstein tarafından bu bağlantıların ne olduğunu anlatan bir kitap yazmıştır.

OVADYA PEYGAMBER’İN ERDEMİ

Bu hafta okuduğumuz Vayera peraşasının Aftara bölümü ilginç dersler içermektedir. Kral Ahav döneminde kendisi ve karısı İzevel tarafından peygamberler birer birer yakalanmakta ve katledilmekte iken zamanın büyük tsadiklerinden biri olan peygamber Ovadya tarafından yüz kadar peygamber iki mağarada tutulmaya başlanmış ve ihtiyaçları onun tarafından karşılanmıştı. Çok zengin olmamasına rağmen Ovadya her şeyini satmak suretiyle peygamberlere bakmıştır. Mal varlığı tükenince de zamanın prensi olan Yoram’dan borç para istemeye gider. Yoram parayı vermeyi kabul eder ama bundan kendisinin de karlı çıkması için bir takım şartlar öne sürer. Bu alahik olarak yasak olmasına rağmen peygamberlerin hayatı tehlikede olduğundan Ovadya bunu kabul eder. Derken Ovadya yaşamını tamamlar ve ebediyete göç eder. Yoram’ın adamları bir süre sonra karısından hem parayı hem de getirisini ister. Aksi durumda peygamberin iki oğlunu borca karşılık köle olarak alacaklarını söylerler. Bunun üzerine kadın zamanın peygamberi ve eşinin öğretmeni olan Elişa’nın yanına gider ve şikayette bulunur. Aftara da tam olarak burada başlar. Her ne kadar kadının ismi veya kim olduğu zikredilmiyorsa da Raşi bu kadının Ovadya peygamberin eşi olduğu konusunda görüş bildirir.

Ovadya peygamberin eşi için TaNaH “veişa ahat – bir kadın” terimini kullanır. Bunu açıklamadan önce kadının peygambere söylediklerine bakalım. Peygamberin eşi Elişa’ya eşinin vefat ettiğini, Tanrı’dan korkan biri olduğunu ve Yoram’dan bu uğurda borç aldığını paranın geri istendiğini aksi durumda çocuklarının köle olarak satılacaklarını anlatır. Gemara burada kadının “Tanrı’dan korkardı” sözüne açıklık getirir. Tora’da yer alan “et Ad... E.loeha tira” cümlesindeki “et” sözcüğü Gemara’nın öğretisine göre aynı zamanda Tora bilgelerini simgeler. O zaman kadının söylediklerini “öğrenciniz eşim vefat etti o hem Tanrı’dan korkan hem de bilgeleri koruyup kollayan biriydi” şeklinde okumak gerekir. Elişa bunun üzerine evde ne olduğunu sorar. Aldığı yanıt “küçük bir kap yağdan başka bir şeyim yok” ifadesidir.

PERAŞA İLE BAĞLANTI

Büyük bilge Rav Eliyau Akohen miİzmir Aftara’nın Peraşa ile bağlantısının burada olduğunu öğretir. Gemara Bava Metsia’da bir evde kadının elinin misafirlerine karşı çok cömert olmadığı yazılıdır. Çünkü kadın her şeyin iyisini eşi ve çocukları için muhafaza etmektedir. Peraşamızda Avraam gelen misafirlere ikram etmek için Sara’ya “maari şeloş şeim kemah solet luşi vaasi ugot” der ve ekmek yapmasını ister. Burda kullanılan “kemah” sözcüğü iyi olmayan cins unu, “solet” sözcüğü de iyi kalite unu işaret eder. Sara kemah kullanmak isterken Avraam solet kullan demektedir. Rav Eliyau Akohen bu noktada eşinin ata anneler kadar büyük bir insan olduğunu anladığımızı söylemektedir. Peygamberleri beslemek ve yaşatmak uğruna eşi evin her şeyini elden çıkarırken o kadın sesini bile çıkarmamıştır. Bu konuda Ovadya’nın eşi ata annelerin en büyüğü Sara imenu’dan bile daha büyük bir seviyeye erişmiştir. Bu yüzden Aftara “veişa ahat – bir kadın” diye başlamakta bu erdemlere sahip kadının milyonda bir olabileceğini öğretmektedir.

Elişa peygamber bundan sonra evinde bulunan yağın bereketlendirileceğini komşulardan alınan kapların yağ ile dolacağını ve yağın hala artacağını kadına söyler. Bilgeler o sırada yağ fiyatlarının arttığını ve iyi bir getiriye neden olduğunu öğretirler. Kadın yağı sattıktan sonra Elişa kalanı ile yaşamaya devam et der. Rabi Eliyau Akohen mi İzmir burada Gemara’ya dayalı bir açıklama daha getirir. Alaha’ya göre borç alınan paradan kazanç sağlamak isteyen ve bu kazancı ona veren kişi tehiyat ametim zamanında tekrar yaşama dönemez. Kadın bu korkuyla peygambere sormuş ve peygamber durumun farklı olduğunu burada alınan paranın ve verilen kazancın amacının “pikuah nefeş” peygamberlerin hayatlarını kurtarmak olduğunu söylemiştir. Bu yüzden kadının korkmasına neden yoktur çocuklarıyla birlikte tehiyat ametim zamanı dirilme şansı devam etmektedir. 

Aftara ile meşgul olduktan sonra peraşamıza geri dönelim. Sara oğlu Yitshak ile iyi ilişkiler içinde olmayan Yişmael ve Hagar’ın evden gönderilmesini ister. Olay Avraam’ın gözünde kötü görünür çünkü ortada oğlu vardır. Tanrı gözünde kötü görünmemesini, Sara’nın dediklerini yapmasını emreder. Avraam ertesi gün ekmek ve su alır ve onları gönderir. Burada Avraam’ın gözünde kötü olan şey nedir sorusuna Divre Hayim adlı kaynaktan yanıt bulmaya çalışacağız.

EĞİTİM

Yahudi anne babanın en önemli görevi “hinuh” dediğimiz eğitimdir. Eğitim Yahudi yaşamında birinci sıradadır. Hepimizin evine girerken sağ tarafta onları mezuza karşılar. Mezuza önceliklidir ondan sağ tarafa takılmıştır. Mezuza içinde Şema Yisrael duası yazılıdır ve burada eğitim ile ilgili her iki paragrafta da yazı vardır. Zohar buradaki cümlenin on emre gönderme yaptığını anlatır. “Veşinantam levaneha (1), vedibarta bam (2), beşivteha beveteha (3), uvlehteha vadereh (4), uvşohbeha (5) uvkumaha (5) Ukşartam leot al yadeha (6) veayu letotafot ben eneha (7) uhtavtam (8) al mezuzot (9) beteha uvişareha (10).” Divre Hayim ilk sözcük olan “Veşinantan – öğreteceksin” ile ilk emir “Anohi Ad…” arasında bağ kurar. Bu emir Tanrı tarafından bizzat söylenmiştir. Eğitim emri de benzer şekilde birinci derecede önceliklidir. Bu cümleler Tefilin ile bağlantılıdır. Nasıl ki Tefilin üzerimizde iken onu sürekli olarak düşünmek zorundayız, eğitimi de aklımızdan hiç çıkarmamak zorundayız.

Mişle “hosek şivto sone beno” ifadesini kullanır. Basit anlamı ile oğluna disiplin vermeyen kişi günün birinde oğlundan nefret eder. Midraş Raba duruma daha farklı yaklaşır ve oğlunun hatalarını görmeyen ve onu bu hatalardan kurtarmaya yanaşmayan kişinin bir gün oğlunun davranışlarından nefret edeceğini öğretir. Bunun en güzel örneği Yişmael’dir. Avraam oğlunu çok sevdiği için hatalarını çoğunlukla görmezden gelir. Sonunda nefrete neden olur ve hasta bile olsa Yişmael evden uzaklaştırılır. Burada Avraam’ın hoşuna gitmeyen şey oğluna gerekli eğitimin verilmemesi sonra da yabanıl bir yaşam sürmesidir. Bunu görmediği için Avraam üzgündür ama Sara imenu durumu fark etmiş ve evden gönderilmemelerinde ısrarcı olmuştur. Yahudi annenin çocuğun eğitimi konusunda çok daha hassas olduğunu görüyoruz. Yahudi anne çocuğun eğitimini her zaman birinci sırada muhafaza etmektedir.

ANNELERİN HASSASİYETİ

Şimdi benzerlik bulmak için Aftara’ya geri dönelim. Peygambere isyan eden her şeyini yitirmiş olan kadın kaybettiği eşi için, kaybettiği maddi varlık için veya çocuklarının köle olacağı için isyan etmemektedir. Pasuk “lakahat et şne banay lo laavadim” derken Yoram’ın kadının iki oğlunu kendine köle alacağını söylemektedir. Peygamberleri koruyan bu uğurda her ihtiyaçlarını karşılayan, hayatını tehlikeye atan Ovadya peygamberin iki oğlunun Yoram gibi biri tarafından belki de İzevel’in doktrinleri ile eğitilmesi ve yabancı bir kültürün parçası olmaları tehlikesi kadını isyana zorlamıştır. Bunun üzerine peygamber kadına saçma sapan bir soru sorar: “Evinde neyin var?” Peygamber kadının evinde hiçbir şeyi kalmadığını bile bile nasıl bunu sorar diye düşünürken alt yazıyı okumaya çalışalım. “Oğullarını kurtarmak için elinde nasıl bir zehut var?” Gemara Şabat mumunu yakmaya dikkat eden hanımların çocuklarının bilge olacağını paylaşır. Çünkü kadınlarımız Şabat mumunu yakmadan önce kendileri için, çocukları ve eşleri için dua etmektedirler. Çocuklarının Yahudi eğitimi ile büyümeleri için yakarmaktadırlar. İşte kadın da evinde “küçük bir yağ kabı” olduğunu söyler. Bu yağ kabının içindeki az miktarda yağ ile mağaralarda karanlıkta saklanan peygamberlerin ışığı olmakta Tora öğrenmelerini sağlamaktadır. Zohar “ki ner mitsva vetora or” pasuğunu açıklarken Tora bilgisinin gerçek bir ışık kaynağı olduğunu söylemektedir. Bu ışık kaynağı da çocukların eğitiminde kullanıınca her mitsva bir mum, bir ışık kaynağı olmaktadır. O zaman peygamber komşulardan aldığı kaplara yağ dökmesini o yağı satmasını, borçlarını ödemesini ve kalanı ile çocukları ile birlikte yaşamasını söyler. Kalan yağ ile çocukları olması gerektiği gibi tsadeket bir annenin elinde yetişecek ve yaşayacaktır. Çünkü Tora eğitimi olmadan yaşam da yoktur. İşte Aftara’daki ovadya’nın eşi nasıl çocuklarının yanlış eğitimi için isyan edip peygamberin karşısına dikildiyse peraşamızda da Sara imenu yanlış ellerde eğitim gören Yişmael’in Yitshak’ı yanlış yollara itmemesi için Avraam gibi birinin dahi karşısına dikilmiştir. Aftara ve peraşa bu noktada da birbirleriyle çakışmaktadır.

Buradaki en önemli ders de Yahudi eğitiminin sağ tarafa takılan mezuza gibi birinci derecede önemli olduğu ve bu uğurda çalışan Yahudi annelerin neler yapabilecekleridir.

 

DİVRE TORA
Rav İzak Peres
HESED (KARŞILIKSIZ İYİLİK) VE AHNASAT ORHİM (MİSAFİR PERVERLİK)

 


Avraam’ın karakterini oluşturan en önemli meziyetlerinden biri HESED, iyiliği ve başkalarına karşı olan misafirperverliğiydi. Hesed, Tanrı’nın dünyayı yaratırken dünyayı üzerine inşa ettiği üç sütundan biri gibidir. Çünkü HESED olmasaydı insanlar bir toplum içinde birlikte yaşayamazlardı.

HESED kavramını anlayabilmek için önümüzdeki en iyi örnek Tanrı’dır. Çünkü Tanrı’nın iyiliği sayesinde yemek, güneş ışığı, mutluluk ve bu mutluluğun beraberinde getirdiği diğer güzelliklere sahip olabiliyoruz.

Avraam bu iyiliğin bereketini anlamış, Tanrı’nın cömert yaklaşımını sergilemekte de başarılı olmuştur. Diğer insanlara para ya da başka sebeplerden değil, bunun Tanrı’nın isteği ve yapılacak en doğru şey olduğunu bildiği için yardım etmiştir.

Avraam 99 yaşındayken sünnet oldu ve iyileşme sürecindeyken Tanrı güneş ışınlarını iyice kızıştırdı. Yoğun sıcaklık herkesin evde kalmasına ve sokağa çıkamamalarına sebep oldu; böylelikle kimse Avraam’ı rahatsız edemeyecekti. Çünkü herhangi bir Avraam’ın evine yaklaşsaydı Avraam ağrısı olsa bile misafirlerine en iyi şekilde hizmet etmek isteyecekti. Fakat misafir gelmemesinin ve Ahnasat Orhim mitzvasını yerine getirememenin Avraam’ı üzdüğünü görünce, Tanrı insan kılığına girmiş üç meleği Avraam’ın evine yolladı. Avraam onları gördüğünde Hesed yapabilme imkanına sahip olduğu için o kadar sevindi ki hemen dışarı çıkarak onları karşıladı. ‘Ayaklarınızı dinlendirin, ben size su getireyim.’ Dedi. ( Bereşit 18:4) Fakat görkemli bir yemekle geri döndü. Avraam ‘Emor meat vease Arbe - az söyle ama çok yap- (Pirke Avot 1:15) sözüne çok inanırdı. Etkileyici sözler vermek yerine, herhangi birinin beklentilerinin üzerinde bir şey yapmayı başarırdı.

Midraş der ki, Avraam sadece Ahnasat Orhim, misafirperverlik, mitsvasını yapmak değil, aynı zamanda misafirlerine Tanrı’nın iyiliğini de yansıtmayı arzulamıştır. Yemeği yedikten sonra misafirler ona defalarca teşekkür etmişlerdir. ‘ Bana teşekkür etmeyin, Tanrı’ya teşekkür edin. Size bunları bahşeden O’dur.’ şeklinde cevap vermiştir. Daha sonra da Tanrı’nın iyiliklerinden bahsetmiştir. Avraam’ın bu olumlu etkisini, bir lokomotifin diğer vagonlara olan etkisine benzetebiliriz. Nasıl bir lokomotifin diğer vagonları kendi yönünde götürme gücü varsa, Avraam’ın da diğer insanları Tanrı’ya hizmet etme konusunda ikna etme gücü vardı. (Bereşit Raba 54:6)

Rav Yaşaya adlı bir Rav’ın Ahnasat Orhim mitzvasını uygulaması ile ilgili bir hikaye vardır. Bir Şabat akşamı bir adam ve eşi seyahat ederken küçük bir ev görürler. Yolculuktan ötürü çok yorgundurlar, o yüzden evin sahibine orada kalmalarının mümkün olup olmayacağını sormak isterler. Fakat konaklama ücretinin çok yüksek olmasından endişelenmektedirler.

Yola devam etmek üzereyken at arabalarının tekerleği kırılınca Şabat orada kalmak için ev sahibine konuşmak zorunda kalırlar.

Kapıyı çaldıklarında Rav Yeşaya kapıyı açar ve sorunlarını öğrenir öğrenmez onları içeri davet eder. Adam endişeli bir şekilde ne kadar ödemek zorunda kalacaklarını sorar. Rav Yeşaya 5 rubel karşılığında istedikleri kadar yemek de yiyebileceklerini söyler.

Karı koca yüksek bir meblağ olsa da kabul etmek zorunda kalırlar çünkü başka seçenekleri yoktur. En azından istedikleri kadar yemek yiyebileceklerdir.

Sonuç olarak, Şabat yemeklerini çok beğenirler ve huzur içinde uyurlar. Şabat bittiğinde yaşadıkları ortam 5 rubelden çok daha fazlası etmektedir, bu yüzden 5 rubeli memnuniyetle ödemeye hazırdırlar. Ancak Rav Yeşaya parayı almayı reddeder.

Adam ‘Fakat fiyat konusunda anlaşmıştık. Çok güzel bir şabat geçirdik. Neden parayı kabul etmiyorsunuz?’ diye sorar.

Rav Yeşaya şöyle cevap verir: ‘Ahanasat Orhim mitsvası benim yerine getirmeyi en sevdiğim mitzvalardan biri olduğu için, sizden para almaya hiç niyetli değildim aslında. Fakat size bunu en baştan söyleseydim rahatsız olacaktınız ve bunu kabul etmeyecektiniz. Şabat’tan keyif almanızı istedim ve aldınız. Benim için en büyük ödeme budur’.

Midraş der ki Şlomo Ameleh sürgündeyken iki evde yemek yemiştir. Zengin adamın evinde bolca yemek ve kalacak güzel bir ortam olmasına rağmen sürekli ne kadar talihsiz bir durumda olduğu hatırlatılmıştı. Fakir adamın evinde ise çok rahat ettirilmiş, bir yabancı değil de ev halkından biri gibi muamele görmüştü. Deneyimlerinin sonunda Şlomo şöyle söylemiştir: ‘Sürekli ne kadar kötü bir durumda olduğumun hatırlatıldığı zengin evinde en güzel et çeşitlerini yemektense, fakir birinin evinde fakat sevgi dolu bir ortamda ot yemeyi tercih ederim.’

Hofetz Hayim her fırsatta evine misafir çağırırdı. Şabatları kaldan gelir gelmez kiduş söyleyip hemen yemeye başlardı. Birisi ona neden zemirotları okumadan bu kadar çabuk yemeğe başladıklarını sorduğunda Hofetz Hayim şöyle cevap vermiştir: ‘ Çünkü misafirlerim var. Ve o an için aklımdaki en önemli şey onlardır. Melekler bekleyebilir çünkü onlar misafirlerim kadar aç değildir.’  

 

GENÇ NESİLDEN ÖĞRENİYORUZ
Beri Bahar

 


“Tanrı, söylediği üzere, Sara’yı hatırında tuttu ve Tanrı Sara için [Avraam’a] vermiş olduğu sözü yerine getirdi. Sara hamile kalıp, tam olarak Tanrı’nın belirtmiş olduğu vakitte, ileri yaşına [ulaşmış olan] Avraam’a bir oğul doğurdu.” Bereşit 21: 1-2

Roş Aşana’nın ilk günü Vayera peraşası içinde bulunan ve yukarıdaki pasuğunda bulunduğu bir bölümünü Tanrı’ya olan güvencimizi ve inancımızı arttırmak adına okuruz. Onun için hiçbir şey imkansız değildir. Sara 90 yaşındaydı ve doğanın bütün kurallarına göre Sara’nın bu ilerlemiş yaşında Yitshak’a hamile kalması ve hatta doğurması imkansız bir olaydı.

Her ne kadar umutsuz olacağınız bir durumdaysanız ve bu duruma bir çare bulmanız için çokta imkanınız yoksa bile, siz yine de umudunuzu kaybetmeyin. Tanrı’nın getireceği çare bir göz kırpması kadar hızlı bir zamanda gelebilir! Tanrı’nın kanunları Doğa kanunlarından çok daha güçlüdür. Bu farkındalık günlük hayatımız için çok önemlidir çünkü her yılın başında bu mesajı tekrar tekrar söyleriz: Asla ümidini yitirme!

ÇOCUK PERAŞASI

 

Avraam'ın her zaman çok misafiri olurdu. 
Böylece Ahnasat Orhim (misafir davet etmek) mitsva'sını yerine getirirdi.

Bir keresinde üç melek Avraam'ı ziyarete geldi. Melekler insan kılığındaydılar.
Avraam onlara çok güzel bir yemek sundu.

Meleklerden biri Avraam'a: "Tanrı bizi Sara'nın yakında bir oğlu olacağını söylememiz için gönderdi." dedi.
Tanrı: "Sedom halkı çok kötü." dedi.
"Çalıyorlar, öldürüyorlar. Fakir insanlara kötü davranıyorlar."
“Onları yok etmeliyim."
Gökten katran ve ateş yağdı. Sadece Lot ve ailesi ölmedi.
Tanrı'nın melekleri Lot ve ailesinin Sedom'u terk etmelerini sağlamışlardı.
Avraam ve Sara Peliştim ülkesine gittiler.
Kral Avimeleh de tıpkı Fıravun'un yapmış olduğu gibi, Sara'yı Avraam'dan aldı.
Tanrı Avraam ve Sara'ya yine yardım etti.
Tanrı Kral Avimeleh'e: "Sara'yı Avraam'a geri ver!" dedi.

Avimeleh Sara'yı Avraam'a geri vermek zorunda kaldı.

Avraam yüz yaşında iken Sara'nın bir oğlan bebeği oldu.
Bu büyük bir mucizeydi!

Bebeğe Yitshak adını verdiler.
Yitshak sekiz günlükken Avraam onun için bir Berit Mila yaptı.
Agar'ın oğlu Yişmael artık büyümüştü.
Yişmael'in putları vardı. Erkek kardeşi Yitshak'tan nefret ediyordu. Yitshak'a oklar atıyordu.
Tanrı Avraam'a: "Agar'la Yişmael'i kov!" dedi.
Agar ve Yişmael çöle gittiler.
Çölde su yoktu. Yişmael hastaydı, susamıştı. Tanrı'ya yalvardı.
Tanrı onların bir su kuyusu görmelerini sağladı. Nefis sudan içtiler ve kendilerini çok daha iyi hissettiler.
Tanrı Avraam'ı sınadı: "Ar Amoriya'ya git. Orada Yitshak'ı korban olarak Bana getir!"
Avraam "Tanrım, oğlumu korban olarak getiremem!" demedi.
Tanrı'nın yapmasını söylediği her şeyi yaptı.
Avraam Yitshak'ı Ar Amoriya'ya götürdü.
Yitshak'ı mizbeah'ın üzerine koydu.
Elinde bir bıçak vardı.
Tanrı'nın meleği bağırdı: "Avraam dur! Yitshak'a dokunma. Tanrı sadece seni sınamak istedi. Sınavı geçtin. Tanrı'yı dinledin. Sen mükemmel bir tsadik'sin."

BİR HİKAYE
BÜYÜK DEĞİŞİM

 

Yeni öğretmenin sınıfa girdiğini gördüğümüzde, kimse çok şaşırmamıştı. Ne olsa bu sene bizim sınıfa gelen üçüncü yeni öğretmendi. Bizim sınıf biraz yaramazdı ve bunu herkes bilirdi. Sanki okulun bütün sorun çıkartan öğrencileri bizim sınıfta toplanmıştı. 


Yeni öğretmenimize yakından baktım. Yüzündeki tatlı gülümsemesiyle, iyi birine benziyordu. Ama zaten, yeni gelen bütün öğretmenler, nasıl bir sınıf olduğumuzu keşfedinceye kadar hep böyle tatlı tatlı gülümserlerdi. Daha sonra bu gülümsemeler genellikle çatık kaşlara dönüşürdü. 

Yanımda oturan Eti, beni hayal kurduğum sırada yakaladı. "Hey Janet" dedi omuzumu dürtükleyerek, "Sence bu yeni gelen ne kadar dayanabilecek? Bir hafta kalmayı başarabilir mi?"


Ben güldüm ama içimden de, aslında devamlı bir öğretmeni olan normal bir sınıf olmayı diliyordum.

Ders başladı ve tabi ki, herkes her zamanki rahat, ciddiyetsiz tavırları içindeydi. Eti, yan sınıftaki arkadaşıyla cep telefonuyla sohbet ediyordu. Rakel parmaklarını şıklatıp, oldukça yüksek sesle bir şarkı mırıldanıyordu. Walkmaninin kulaklıklarını saçlarının arkasına gizlemeye bile gerek duymamıştı. Banaste ikizleri, herhangi bir sebep olmadığı halde her zamanki gibi, kahkahadan kırılıyorlardı. Ben ise, bir hayal dünyasındaydım işte. 

Yine de, bütün bunların ortasında öğretmenimiz Bayan Ceni, sakin bir şekilde devam edip sanki dünyanın en normal sınıfındaymış gibi dersini anlattı. Dersin sonlarına doğru, kitabı kapattı ve bir konuşma yapacakmış gibi ayağa kalktı. 

"İşte geliyor..." dedi Eti kolumu dürtükleyerek, "Yine ne kadar söz dinlemez ve yaramaz bir sınıf olduğumuz hakkında bir konuşma dinleyeceğiz..."

Bunu daha önceden sayısız kez yaşamıştık. Ama Bayan Ceni'nin bir konuşma yapmak yerine söyledikleri karşısında şaşkınlıktan neredeyse sıramdan düşüyordum.
 

Hala gülümseyerek, hepimize baktı ve "Böyle harika bir sınıfla beraber olmanın beni nasıl heyecanlandığını anlatamam" dedi. 

'Bu bir şaka mıydı?' diye düşündüm Ama öğretmen sözlerine devam etti. "Hepiniz inanılmaz yüksek enerjiyle dolusunuz. Bazı sınıflar yerlerinde donuk bir halde oturur durur, ama siz çocuklar, o kadar canlısınız ki! Beraber çok güzel bir sene geçireceğimizden eminim!"

Bu konuşma hepimizi sarstı. Hiç birimiz, daha önceden böyle sözler, özellikle de bir öğretmenden işitmemiştik. Ertesi gün de, neredeyse birincisi kadar gürültü patırtı içindeydi ama Bayan Ceni hala bizden memnun görünüyordu. İkizlerden birine, kahkahasının çok güzel olduğunu bile söyledi. Bir süre sonra, günler ve haftalar geçerken, sınıfımızda inanılmaz bir şey olmaya başladı. Bunun neden olduğundan çok emin değilim-belki de yeni öğretmenimizin bize karşı olumlu tavırlarındandır- ama bizler değişmeye başladık. Birden, kendi kendime daha az hayal kurar ve derse dikkatimi daha çok verir oldum. Eti, cep telefonunu kapalı tutmaya, ikizler de gerçekten ortada komik bir şey olduğunda gülmeye başladılar.
Tabii ki, Bayan Ceni kendimizi ne kadar geliştirdiğimizi, bunu biz kendi kendimize fark etmeden önce bile, sürekli dile getiriyordu. Sözlerin yavaş yavaş nasıl gerçekleştiğini görmek şaşırtıcı ve heyecanlıydı. Gerçekten öğrenmeye başlamıştık. O senenin, hepimiz için geçirdiğimiz en güzel okul yılı olduğunu söylememe gerek yok. İçimizdeki iyi yönleri gören ve bunu bizim de fark etmemizi sağlayan, bizleri birinci sınıf yaramaz bir sınıftan, birinci sınıf bir sınıfa dönüştüren öğretmenimize çok teşekkürler...


 

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Gelecek Bayram


PESAH

Kendini Geliştirmenin Yolları

DOST KİŞİLERLE BERABER ÇALIŞIN DOST KİŞİLERLE BERABER ÇALIŞIN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir