Eflatun
Akıllı insanlar söyleyecek bir şeyleri olduğu için konuşur. Aptallar ise sırf bir şeyler söylemek için konuşur.
29 Tevet 5778 :: 16 Ocak 2018             

Haftanın Bilgileri


14 Oca 2018 - 20 Oca 2018

27 Tevet 5778 - 4 Şevat 5778

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

17:51

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

18:32

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

17:57

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

18:48

Haftanın Peraşası

Bo

Haftanın Peraşası Bülteni 5777 Yazdır

Bu Hafta İçin Saatler 

1 ŞEVAT

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5777

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

16:33

17:47

-----

Yeruşalayim

16:39

17:53

Tel Aviv

16:49

17:49

28 OCAK

Tel Aviv

16:55

17:55

İstanbul

18:02

18:43

2017

İstanbul

18:10

18:50

İzmir

18:07

18:58

 

İzmir

18:15

19:06

VAERA- וארא


ROŞ HODEŞ ŞEVAT

 

Peraşa Özetİ
[www.chabad.org]
(Şemot6:2-9:35)

 


Tanrı, Moşe ile temasa geçer. "Dört kurtuluş sözü" ile Bene-Yisrael'i Mısır'ın yükü altından çıkaracağına ve Mısırlıların köleleştirici işlerinden serbest kılacağına, büyük bir güç gösterisi ve sert yargılar eşliğinde Yahudiler'i özgürlüğe kavuşturacağına ve Sinay dağında onları Kendisi'ne Halk olarak alacağına söz verir. Bunun ertesinde Tanrı, Bene-Yisrael'i, Avraam, Yitshak ve Yaakov'a söz vermiş olduğu Ülke'ye getirip burayı onlara ebedi bir miras olarak vereceğini bildirir.
 

Moşe ve Aaron tekrar tekrar Paro'nun huzuruna çıkıp, Tanrı adına "Halkımı salıver ki Bana ibadet edebilsinler" talebinde bulunurlar. Fakat Paro da tekrar tekrar reddeder. Aaron'un asası bir yılana döner ve Mısırlı büyücülerin sihir asalarını yutar. Tanrı bunun ertesinde Mısırlılara bir dizi bela gönderir.

Nil'in suları kana dönüşür, ülkeyi kurbağalar istila eder, insan ve hayvanlar bitlerin saldırısına uğrar. Vahşi hayvan sürüleri şehirlere doluşur, bir salgın hastalık evcil hayvanları telef eder, Mısırlıların vücutları, acı veren çıbanlarla kaplanır. Yedinci belada göklerden buz ve ateşin bir arada bulunduğu yıkıcı bir dolu yağar. Buna karşın Paro'nun inadı sürer ve Tanrı'nın daha önce Moşe'ye bildirmiş olduğu üzere, Bene-Yisrael'i salıvermeyi reddeder.

 

Mİ-DRAŞ YİTSHAK
Rav İsak Alaluf
MOŞE KİMLERDENDİR?

 

RaMBaM tarafından belirlenen on üç iman prensibinde Moşe Rabenu’nun bütün peygamberlerin efendisi olduğuna dair bir ifade yer alır. Moşe gibi bu kadar kutsal bir insanın doğumunda da bazı özel durumların beklentisi olsa da Tora bu beklentiye cevap vermez. Tora Moşe’nin doğumu için “vayeleh iş mibet Levi veyikah et bat Levi” ifadesini kullanır. Burada Levi kabilesinden bir kişinin Levi’nin kızı ile evlendiği yazılıdır. Moşe de bir insandır. O da her insan gibi bir anne baba tarafından dünyaya getirilmiştir.

Annesi Yoheved onu dünyaya getirdikten sonra pasuk “vatere oto ki tov u – gördü ki o iyidir” demektedir. Bir anne için bile olsa bebekteki potansiyeli anlamak çok kolay değildir. Bilginler buradaki iyiliğin birinci sebebini Moşe’nin sünnetli doğmasına bağlarlar. Aslında bu doğal bir olaydır ama kutsallık konusunda bir potansiyele de işaret eder. Her ne olursa olsun Moşe bu hediyelerle doğmuş bile olsa bu sadece ona bahşedilen bir potansiyelden ibarettir. Bunu hayata geçirip geçirmemek sadece Moşe’nin kendisine bağlıdır. Bu kadar büyük bir potansiyel de Moşe’nin çok daha fazla bir sorumluluk altına girmesini ve bu potansiyelden bekleneni yerine getirmesini beklememize yol açacaktır.

AMRAM

Biraz da Moşe’nin anne ve babasının kim oldukları konusunda açıklama yapmaya çalışalım. Babası olan Amram zamanın en büyüklerinden hatta o zamanın mahkemesinin başkanı olarak kabul edilir. Avraam ile başlayan Tanrısal öğretinin aktarılma süreci Yaakov tarafından oğullarına ve onlardan biri olan Levi’ye kadar gelmiştir. Levi bunu Kehat’a o da oğlu Amram’a aktarır. Gemara Amram için günah işlemeyen dört kişiden biri ifadesini kullanır. Amram bu dünyayı sadece Adam nesline getirilen ölüm kararından dolayı terk eder. Arizal bu konuda Teilim 135/7’de yer alan bir cümleye dikkatimizi çeker: “Maale nesiim miktse aartes berakim lamatar asa motse ruah meotserotav – yeryüzünün uçlarından bulutları yükseltir yağmur için yıldırımlar yapar hazinelerinden rüzgar getirir.” Burada rüzgarın bir hazinede bulunduğu belirtilmektedir. Teilim 148’de de ruah searo osa devaro – rüzgar O’nun dediğini yapar” ifadesi yer alır çünkü rüzgarın başı ve sonu pek bulunmaz Tanrısal hazineden gelir ve gider. Arizal “ruah” sözcüğünün aynı zamanda ruh için de kullanıldığını öğretir. Tanrı’nın hazinesinde yer alan çok özel ruhlar vardır ve bunlar çok ender zamanlarda Tanrı tarafından dünyaya gönderilir. Bu özel ruhlardan bir tanesi Moşe ise onun bu dünyaya gelmesinde zehutu bulunan kişi de Amram’dır. Yukarıdaki cümlenin son dört sözcüğünün ilk harfleri bize “Amram” ismini verir. Gerek Tikune AZoar gerekse başka kaynaklar Maşiah döneminde Yahudiler’in liderliğini yine Moşe’nin yapacağını iddia eder. Şabat Musaf duasında yer alan “en gaalti ethem aharit kereşit” cümlesi son kurtuluşun ilk kurtuluş gibi olacağını ilk kurtuluşta nasıl ki Moşe liderlik yaptıysa son kurtuluşta yine onun liderlik yapacağını öğretir. 

YOHEVED BAT LEVİ

Amram ile ilgili söylediklerimizi noktalayıp biraz da Yoheved ile ilgili bilgilere bakalım. Mısır girişinde dünyaya gelen Yoheved onyedi yıl boyunca Yaakov Avinu ile birlikte yaşar. Bu ona özel bir karakter kazandırır. Bu arada Yoheved ile Amram iki kez evlenirler. İlk evliliklerinden Miryam ve Aaron doğar. Firavunun çocukları nehre atma emri yayınlandığında Amram bu dünyaya bu koşullar altında çocuk getirmenin anlamsızlığını iddia eder ve eşinden ayrılır. Halk liderlerini izler. Bu arada Miryam iki konuda babasına eleştiride bulunur. Erkekler için yapılan bu fedakarlığın aslında firavunun kararına destek görevi gördüğünü doğacak İbrani kızlarının da engellendiğini söyler. Aynı zamanda inanılmaz bir peygamberlik öngörüsü ile Yoheved’in doğacak çocuğunun ilk Geula’yı getireceğini iddia eder. Kızında kutsal bir neşama bulunduğunu anlayan Amram eşi ile yeniden evlenir ve Moşe doğar. Rabiler Moşe’nin İbrani takvimine göre 7 Adar 2448 Çarşamba günü saat 09.00’da doğduğunu öğretirler.

Düğün törenlerinde okunan “şeva berahot” içinde “sameah tesamah reim auvim kesamehaha yetsirha began eden mikedem” berahası vardır. Bu berahada nasıl ki birbirini bulan ideal çift olan Adam ve Hava nasıl sevindiyse ve Eden bahçesinde mutlu olduysa birbirini bulan siz iki sevgili de mutlu olun demektedir. Adam ve Hava mecburiyetten ideal çifttir. Çünkü başkası yoktur. Bunların önce iki çocuğu olur. Evel kardeşi Kayin tarafından öldürülür. Evel’in bir nesli yoktur Kayin de Tanrı tarafından lanetlendiğinden gelecek nesli olmamıştır. Günah sonrasında Adam eşinden ayrılır ve yüz otuz yaşına kadar yeniden evlenmez. Adam ve Hava ikinci evliliklerini yaptıklarında 130 yaşındadırlar ve üçüncü çocukları olan “Şet” dünyaya gelmiştir. Yoheved ikinci kez evlendiğinde aynı yaştadır ve üçüncü çocuğu Moşe dünyaya gelir. Şet ile Moşe arasında da benzerlikler vardır. Moşe geula’ya liderlik ederek dünyaya ışık getirdiyse Şet de kendinden sonra bir devam olmasını sağlayarak dünyayı aydınlatmıştır. Her ikisi de üçüncü çocuktur. Her ikisinin de anneleri 130 yaşındayken doğum yapmıştır. Her ikisi de ebeveynleri ikinci kez evlendikten sonra doğmuşlardır. Hava ismini vermeden Hava “işa” olarak çağırılır. Pasuk Moşe’ye hamile kalan Yoheved için de “vataar aişa” der. Bu noktadan hareketle Yoheved Hava’nın gilgul’u olarak değerlendirilir. Yoheved isminin sayısal değeri 42’dir. Bu sayı Tanrı’nın kainatı yarattığı ismi ile aynı değeri taşır. Bu sayı İbranice’de “mem – bet” harfleri ile gösterilir. Bu da “maase bereşit” yani yaratılış anlamına gelmektedir. Moşe’nin on tane ismi vardır. Bu isimlerden en bilineni olan Moşe kendisinin taşıdığı üç neşama’ya ait isimlerin ilk harflerinden oluşur. “Moşe – Evel ve Şet.” Bu arada bir insanın İbrani isminin de çok önemli olduğunu bu isimle çağırmanın kişinin neşama’sını olumlu etkilediğini ekleyelim.

TSADEKETLERİN ZEHUTU

Gemara’nın öğretisine göre Tanrı ebedi dünyada Tora öğrenmemiz için yedi “ehal – öğrenim evi” hazırlamıştır. Bunlar da özel tsadeketlerin isimleriyle anılmaktadır.

İlk Ehal, Ehal İmaot olarak bilinir. Ata annelerimiz Sara, Rivka, Rahel, ve Lea’nın öğrenim evleridir. Bir başkası Ehal Ester Amalka, bir diğeri Ehal Dvora Anevia, bir diğeri de Ehal Hana olarak adlandırılır. Beşinci Ehal Serah bat Aşer adınadır. Altıncı Ehal Yoheved ve yedinci Ehal da Batya adına oluşturulmuş öğrenim evleridir.

Batya’nın Ehal’inin çok özel bir durumu vardır. Moşe Rabenu alav aŞalom bu öğrenim evini günde üç kez ziyaret eder ve kendisini kurtaran Batya’ya teşekkür eder. Batya da bu mutlu olayı yaşadığı için günde üç kez Tanrı’ya şükranlarını sunar. Belki de günün birinde bizler de bu tsadeketlerin adına kurulan öğrenim evlerinde o büyük insanlardan bir şeyler öğrenme mutluluğuna sahip olabileceğiz. 

 

DİVRE TORA
Rav Selim Eskenazi
Kontrol Kimde?

 

 

Agada şel Pesah'ta "Tanrım, Sen bizi kurtarmasaydın, bizler ve çocuklarımız ve onların çocukları Mısır'da Paro'ya köle olmaya devam ediyor olurduk" deriz. Am Yisrael, Maşiah gelene kadar galut'ta (sürgünde) olduğuna göre, Mısır'dan kurtulmamızın ne gibi bir önemi olabilir?

Mısır'daki sürgünde Bene Yisrael'in ruhları ve vücutları tamamen ipotek altındaydı, kabullenmesi çok güç olan kölelik anlayışının bile çok farklı boyutunda bir sürgünden bahsediyoruz.  "Divre Şemuel" ruhun köleliğini, eziyet çekmesini şu şekilde açıklamaktadır: Bene Yisrael'in Tanrı’ya İbadetleri'nden duygu ve tat çıkarılmıştı. Tandrı’nın emirlerini yerine getirirken hiçbir duygu hissetmediler, hiçbir tat almadılar.

Toplumsal sürgün için söylendiği gibi, kişisel galut için de bunları söylemek mümkündür. Yetser Ara'nın Eli'nde sürgünde olan bir Yahudi’yi ele alalım, Yetser Ara doyumsuz bir şekilde, tamamen o kişinin üzerinde hüküm sürmek istemektedir, her attığı adımda, her aklından geçen düşüncede, duasının içinde, öğrendiği Tora'nın içinde bile, Rahamana Litslan (Tanrı bizleri korusun) o kişiyi kendisine ipoteklemek için elinden geleni yapmaktadır. Böyle bir kişi kendi kontrolünden çıkıp, yetser ara'nın kontrolüne girmektedir. Yahudi'nin görevi, kendisini yetser ara'nın hükmünden çıkartmak ve Tanrı'nın Hizmetine ipotek etmektir.  

Bizler her gün bunun için dua etmekteyiz, Netilat yadayim yaptıktan sonraki "Birkot aŞahar", Sabah Berahaları bölümündeki duanın içinde şöyle diyoruz. "vehof et yitsrenu leiştabed lah", "sana ipoteklenmemiz için, yetser ara'mızı zorla". Bizler her sabah bu duayı göz açıp kapayıncaya kadar söylerken, çok büyük Admor'lardan (Bir Hasidut'un Başındaki Büyük Haham) bir tanesi, bu cümleyi kalbine kazıyabilmek için her gün birkaç saat çalıştığını ifade etmiştir.

Tefilin mitsvasını yerine getirirken de bu düşünceyle yerine getirmeliyiz. Kol tefilinini takarken "Kalbimin tüm arzularını, tüm düşüncelerini, Tanrı'nın Hizmeti'ne ipotekliyorum", kafa tefilinini takarken "Beynimde bulunan neşama'mı diğer tüm hislerim ve kuvvetlerimle beraber Senin Hizmeti'ne ipotekliyorum", yapılan bu işlem Yahudi'nin bu dünyadaki temel ibadetidir.

Yüce Tora'mız bizlere günde 2 kere, Şema duasını okumamızı emretmiştir. Tora, Beşohbeha-Yatarken (Yıldızların çıkma vaktinden tan vaktine kadar-Arvit duasındaki Keriat Şema, mücbir bir sebep yoksa gece yarısına kadar söylenmelidir) ve uVkumeha- veKalkarken (tan vaktinden 3. alahik saatin sonuna kadar-Şahrit duasındaki Keriat Şema, ideal olarak gün doğumuyla beraber, alahik detaylar için Rav'a danışın) ifadelerini kullanırken genellikle insanların uykuda oldukları zamanı baz almıştır.

Rav Yosef Hayim z"tl kitabı Ben İş Hay'da, Rabinik seviyede 2 tane daha Şema okuma mitsvası olduğunu öğretir. Bunlardan birincisi Şahrit Duasının başlangıcındaki Korbanot bölümündedir.

Keriat Şema duası, " Tanrı’nın Krallığının Yükünü üzerime almayı kabul ediyorum" düşüncesini temsil etmektedir. Şema kelimesinin harfleri Şin-Mem-Ayin harfleridir ki bu harfler Şamayim-Malhut-Ol kelimelerinin baş harfleridir ( "Ol Malhut Şamayim"-"Göklerin Krallığının Yükü"). Sabahleyin Kabalaya göre ancak 2 kademede "Ol Malhut Şamayim" alınabileceği için, Hahamlarımız bu Rabinik Şema duasını okumamızı zorunlu kılmışlardır.

2. Rabinik Şema duası (Sadece Arvit söylemiş bir kişi için Rabinik'tir, fakat Arvit söylemeyen bir kişi için Tora'dan bir mitsvadır) uyumadan evvel söylediğimiz (kabalaya göre alahik gece yarısından evvel söylenmelidir) Şema duasıdır. Uykuya giderken, "iyi bir uyku almak istiyorum bu sayede, yarın Tanrı'ya zinde bir şekilde hizmet edebilirim" ifadesi ile beraber yatmadan evvel Göklerin Krallığının Yükünü üzerimize almamız, uykuda geçen saatleri kutsallaştırır ve bizleri Tanrı’nın Hizmetine ipotekler.

Yaptığımız mitsvalardan zevk almıyorsak, Tanrı’nın ibadeti bizlere zor ve sıkıcı geliyorsa, hala galut’tayız demektir.

İnsan gün içinde yaptığı tüm fiziksel ve ruhani aktivitelerde, konuşmalarda, kafasının içinde düşündüğü düşüncelerde bu soruyu sormalıdır.

Acaba Yetser Ara'nın galutunda mıyım yoksa Tanrı’nın geulasına geçebildim mi?

 

 

 

GENÇ NESİLDEN ÖĞRENİYORUZ
Beri Bahar
10 BELA

 

 “[Şimdi;] Tanrı şöyle diyor: ‘Benim Tanrı olduğumu şöyle anlayacaksın’. İşte! Ben elimdeki asayla Nil’deki suya vuracağım ve [sular] kana dönüşecek. Nil’deki balıklar ölecek ve Nil berbat kokacak. Mısırlılar Nil’den su içebilmek için boş yere uğraşacaklar.” Şemot 7: 17-18

Geçen haftaki peraşada Yaakov’un oğullarının hepsinin ölümüyle beraber Mısır esaretinin başladığını okumuştuk. Mısır esareti başladıktan sonra Moşe doğmuştu ve herkesin bildiği gibi Paro’nun Sarayında Mısır’dan kaçana kadar yaşayıp büyümüştü. Mısır’dan kaçtıktan sonra Tsipora’yla evlendi ve ardından da çocukları oldu. Ve ardından yanan bir çalılık aracılığıyla Tanrı’yla konuşur ve Tanrı’da ona Bene Yisrael’İ bu esaretten onun kurtaracağını söyler ve böylece de Moşe’nin görevi başlamış olur. Bu haftaki peraşada da Tanrı Bene Yisrael’in kurtuluşunun yakın olduğunun müjdesini verir ve Moşe’ye Paro’ya gidip Bene Yisrael’i bırakmasını söylemesini emreder ancak Moşe Tanrı’ya konuşma zorluğunun olduğunu söyler. Bunun üzerine de Tanrı Aaron’u Moşe’nin sözcüsü yapar. Moşe ile Aaron Paro’yla konuşmaya gitmişti ancak Paro Bene Yisrael’i bırakmamak konusunda çok ısrarlıydı. Bu yüzden de 10 bela başlar.

On belayı Malbim şöyle açıklar. On bela, her biri üçer beladan oluşan üç gruptan ve onların ardından gelen, Paro’nun direnişini kırarak Mısır’dan çıkışa yol açan, behorların ölümü ile ilgili beladan oluşur. Bu üç bela grubu, üç ebedi prensiple ilgili mesaj verir. İlk üç bela, Tanrı’nın varlığını kanıtlar. İkinci üçlü, Tanrı’nın takdirinin dünyevi konularla da çok yakından ilgilendiğini ve fiziksel dünyaya karşı kayıtsız olmadığını gösterir. Son grup ise Tanrı’nın gücünün hiçbir şeyle karşılaştırılamayacağı mesajını verir.

Bu üçlü gruplardan her birinde, Paro’ya yönelik uyarılar sadece ilk iki bela için yapılmıştır. Paro bu uyarılara aldırmayınca, bu iki bela yukarıda belirtilen temaya yönelik birer şahit niteliği ile meydana gelmiştir. Her bir gruptaki üçüncü bela için ise hiçbir uyarıda bulunulmamıştır. Belirtilmek istenen tema ilk iki belayla kuvvetle ve inkar edilemez biçimde kanıtlanmış olmasına karşın hala Tanrı’ya boyun eğmeyen Paro ve halkı için, her gruptaki üçüncü belalar birer ceza olarak gelmiştir. Başka bir deyişle her gruptaki ilk iki bela birer ders ve üçüncüleri ise bu dersi alamayanlar için bir cezadır.

 

YAZILI VE SÖZLÜ TORA
Rav İsak Alaluf
ŞEMUEL

 


Aron Aberit Peliştiler’in elindeyken büyük felaketlere sebep olur. Peliştiler çareyi onu geri göndermekte bulurlar. Aron Aberit İsrael topraklarına Bet Şemeş’ten giriş yapar. Halk koşarak teşekkür kurbanları keser. Ancak yetmiş kişi sandığa yakından bakmak isteyince hayatını kaybeder. Bet Şemeş halkı Kiryat Yearim adlı yere haber göndererek Aron Aberit’i almalarını isterler. Aron Aberit David Yeruşalayim’i fethedene kadar orada kalır.

Bu arada halk tarafından çok sevilen Şemuel hakim olarak başa geçer. Şemuel’in ilk yaptığı halka ciddi bir teşuva yaptırmaktır. Mitspa’da toplanan halk liderlerinin isteğine uyar ve kötü yollardan döner. Bu toplantıyı savaş hazırlığı zanneden Peliştiler kalabalık bir ordu ile savaşa girerler. Şemuel halka bu savaşı kazanacaklarını söyler. Rav Aşer Margaliyot’un (Z’’L) öğretisine göre Peliştiler Şemuel hayatta iken bir daha saldırma cesaretini gösterememişlerdir.



MİMAAYAN
Rav İsak Alaluf
BATYA

 


M
oşe’ye herkesin bildiği ismi veren kişi firavunun kızı Batya’dır. Batya hem çok özel bir isimdir hem de çok özel bir neşama taşımaktadır. Tora onun için “bat paro – firavunun kızı” ismini kullanır. Batya Moşe’yi sudan çıkardıktan sonra Miryam’ın getirdiği sütanneye yani Yoheved’e onu iki sene boyunca emzirmesi için verir. Yoheved oğlunu daha sonra ona geri getirir. Burada Tora Batya’nın Moşe’yi “kendisi için bir oğul” olarak aldığını öğretir. Tanrı burada bir karar verir. Babasının bütün kararlarına rağmen bir İbrani çocuğu kurtaran ve onu kendine oğul olarak alan “firavunun kızı”na “Tanrı’nın kızı” anlamına gelen Batya adını verir. Aynı zamanda onun verdiği Moşe ismini de peygamberimizin asıl ismi olarak ilan eder.

Herkes bu dünyaya bir amaç için gelir. Batya’nın bu dünyaya geliş amacı o sepetin içinden Moşe’yi kurtarmaktır. Sepet anlamına gelen “teva” sözcüğü “Tav – Yud – bet – he” harfleri ile yazılır ki bu aynı zamanda Batya isminin de harfleridir.

 

HER HAFTA İKİ ALAHA

 

 

*Bar Mitsva öncesinde de Talit Katan giyilebilir.

*Ben İş Hay’a göre Yeni bir Talit Katan için “şeeheyanu” berahası söylenmez.

 

HAFTANIN SÖZÜ

 

İnsan  vücudu  bütün  diğer canlılar  gibi bir  gün  toprak olacaktır. Ancak  yaratana  olan benzerlik, ruhunun ölümsüzlüğüdür. (Rav Moşe Benveniste  Z’’L)

 

 

Gelecek Bayram


TU BİŞVAT

Kendini Geliştirmenin Yolları

BAŞKALARINI DEĞERLİ KILIN BAŞKALARINI DEĞERLİ KILIN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir