Talmud Baba Kama 93a
Zalim olmaktansa mazlum olmayı tercih et.
16 Nisan 5780 :: 10 Nisan 2020              :: PESAH 2. gün

Haftanın Bilgileri


05 Nis 2020 - 11 Nis 2020

11 Nisan 5780 - 17 Nisan 5780

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:24

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:05

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:22

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:13

Haftanın Peraşası

Şemini

Haftanın Peraşası Bülteni 5780 Yazdır

Bu Hafta İçin Saatler 

6 ŞEVAT

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

5780

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

16:36

17:50

-----

Yeruşalayim

16:42

17:56

Tel Aviv

16:52

17:51

1 ŞUBAT

Tel Aviv

16:58

17:57

İstanbul

18:05

18:47

2020

İstanbul

17:14

18:55

İzmir

18:11

19:02

 

İzmir

18:19

19:10

BO- בא



 

PeraşaÖzetİ
[www.chabad.org]
(Şemot10:1-13:16)

 


Mısır'da gerçekleşen on belanın son üç tanesi aktarılmaktadır: Bir çekirge istilası, tüm ürünleri ve bitki örtüsünü tüketir, koyu ve elle dokunulabilir bir karanlık, ülkeyi etkisi altına alır ve Nisan ayının 15'i gece yarısını vurduğu sırada Mısır'ın tüm behorları ölür.

Tanrı, Bene-Yisrael'e bir halk olarak verilen ilk mitsvayı bildirir: Ay'ın hareketlerine göre düzenlenmiş bir takvim belirlemek. Bene-Yisrael'e bunun yanında Tanrı Adına bir Pesah-korbanı getirmeleri emredilir. Buna göre bir kuzu ya da oğlak alınıp kesilecek ve Mısırlı behorları öldürmek üzere geldiğinde, Tanrı'nın Yahudi evlerini pas geçmesi için, bu hayvanın kanı evlerin kapı sövelerine sürülecektir. Korbanın ateşte çevirme yapılarak pişirilen eti, matsa (mayalanmamış ekmek) ve maror (acı otlar) ile birlikte yenecektir.

Behorların ölümü, sonunda Paro'nun direnişini kırar ve Bene-Yisrael'i ülkesinden kelimenin tam anlamıyla kovar. Yahudiler ülkeden o kadar tela? İçinde çıkmak zorunda kalırlar ki, yoğurdukları hamurlar mayalanmaya vakit bulamaz ve yolluk olarak yanlarına sadece mayalanmamış yiyecekler alırlar. Çıkışlarından önce Mısırlı komşularından altın gümüş ve giysiler isterler ve Mısır'ı servetinden ederler.

Bene-Yisrael'e tüm behorları kutsal olarak ayırmaları emredilir. Ayrıca her yıl, yedi (Diaspora'da sekiz) gün boyunca iyeliklerinde hiç (tahıl bazlı) mayalı yiyecek bulundurmayarak, matsa yiyerek ve kurtuluşlarını çocuklarına aktararak, Mısır Çıkışı'nın yıldönümünü kutlayacaklardır. Bunun yanında Mısır Çıkışı'nın ve bunun sonucunda Tanrı'ya olan sadakatlerinin bir hatırlatıcısı olarak kol ve başlarına tefilin takacaklardır.

 

KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ
Ehal

Sinagoglarda Sefer tora’nın bulunduğu dolaba Ehal adı verilir. Sefer toralar en içeridedir. Üzerinde üç perde veya kapı vardır. Mişkan’da kutsal olan ile daha az kutsiyetteki yerleri ayırmak için kullanılan örtülere gönderme yapılır. Sefer tora okunacağı zaman Ehal açılır ve Sefe rtora çıkarılır. Okuma bittikten sonra tekrar oraya yerleştirilir. Günümüzde Ehal kapılarını açmak büyük bir onur olarak kabul edilir. Birçok dua öncesinde konsantrasyonu arttırmak ve önemi vurgulamak için Ehal kapıları açılmaktadır.

Mİ-DRAŞ YİTSHAK
Rav İsak Alaluf
DEMİRDEN FIRIN

 

 

Şovavim: Yahudi tarihinde aşina olduğumuz belli başlı zamanlar vardır. Elul ayının hemen ardından gelen Yamim Noraim süreci, Pesah ile başlayan Omer ile devam eden Tora’yı karşılama süreci, bayramların bulunduğu zamanlar gibi. Şemot ile Mişpatim arasındaki peraşaların okunması sırasında “Şovavim” adını verdiğimiz bu süreç için fazla bir bilgi yoktur.  Bu haftalar “teşuva” dediğimiz yanlışlardan dönmek için son derece elverişli bir zamana işaret eder. Pasuk “şuvu banim şovavim – dik başlı çocuklarım dönün” diye seslenmektedir.

Bu haftaların özelliğini anlamak için Yaradılış bölümüne Adam tarafından o ağaçtan yenmek suretiyle insanoğluna getirilen “ölüm” kararına bakmak gerekir. Aslında insan olarak bu karara ilk itirazımız oldukça mantıklıdır. O ağaçtan yiyen Adam’dır biz değil. Belki orada olsak biz bu yanlışı yapmayabilirdik. Neden Adam’ın yaptığı bir yanlış yüzünden “ölüm” gibi bir cezaya maruz bırakılmaktayım ve neden onun işlediği günahtan dolayı ben yalvarmak zorundayım?

Fırsatlar: Sorunun cevabını şöyle vermeye çalışalım. Adam kendi bünyesinde altı yüz bin Neşama taşıyan çok özel bir insandır. Her birimiz bu gün o Neşama parçacıklarından bazılarına sahibiz. Kendi vücudu kutsal isimlerle kaplıdır. O vücut da yediği bu yasak meyveden faydalanmış ve kesinlikle itiraz etmemiştir. Bu duruma göre eğer bir Adam’ın parçalarından biriysek o ağaçtan biz de yemiş olmamız gerekir. Bunun için cezalandırılmamız da doğaldır. Tanrı sonsuz merhametiyle bu yanlışı düzeltmek ve “ölüm olayını bertaraf etmek için dünyaya birçok fırsat getirmiştir. Tufan nesli birçok şeyi düzeltebilecek kapasitede iken daha derin günahlara gömülmeyi özellikle çarpık ilişkiler konusunda derin günahlar işlemeyi seçmişlerdir. Onların neslinde evliliğin saf güzelliğinden söz etmek mümkün değildir. Bunu belgeleyen pasuk da Bereşit peraşasının sonlarında yer alır. “Vayar Ad… ki raba raat aadam – Tanrı insanın kötülüklerinin ne kadar fazlalaştığını gördü. Burada kullanılması gereken “iş – insan” sözcüğü yerine “adam” kullanılmıştır. Bu o neslin Adam’ın günahını tamir etmek konusunda başarısız olduklarını göstermektedir.

Bir diğer fırsat ise “Dor Apalaga” dediğimiz dağılma nesline verilmiştir. Bu nesil Adam’ın günahını tamir ile ilgileneceklerine Tanrı ile mücadele etmek ve karşı gelmek için bir kule inşaatına girişirler. Buradaki pasuk da bizlere insanların boş şeylerle ilgilendiklerini anlatır: “Vayered Ad… lirot er air veet amigdal aşer banu bene aadam – Tanrı insanların inşa ettikleri şehir ve kuleyi görmek için indi” ifadesinde tekrar fırsatı kaçırdıklarını Tora’nın kullandığı “Bene Aadam” ifadesiyle anlıyoruz.

Bir başka fırsatı Tanrı Mısır sürgününde atalarımıza vermiştir. Onlar sadece Adam’ın değil aynı zamanda tufan ve dağılma neslinin de günahlarını tamir edebilme fırsatına sahiptirler. Tora İbraniler’in o sürgünde “kur abarzel – demirden fırında” olduklarını yazar. Raşi bu ifadeye getirdiği açıklamada bu fırının altını saflaştırmak için kullanılan fırın olduğunu söyler. Atalarımızın işi çok zordur. Onlar kendi safsızlıklarının yanı sıra hem Adam, hem tufan hem de dağılma neslinin yanlışlarını saflaştırmaya ve orada saf altın gibi değerli ve özel çıkmaya çabalamışlardır. Paro’nun erkek çocukların Nil nehrine atılması emri ile tufan neslinin günahları saflaşırken, inşa edilen Pitom ve Ramses şehirleriyle dağılma neslinin günahları saflaşmıştır. Sonunda atalarımız büyük düzeltmeler yapmayı başarmışlardır.

İllel ve Şamay: Gemara Masehet Şabat 31’de İllel ve Şamay’a Yahudiliğe katılmak için başvuran birinin öyküsü yer alır. Bu kişi tek ayağı üzerinde durabileceği bir zaman zarfında Yahudiliği öğrenmek istemektedir. Şamay tarafından uzaklaştırılan bu kişi İllel’e başvurduğunda “kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma, bu Tora’nın tamamıdır. Kalanı teferruattır git ve öğren” demiştir. İllel elbette katılım sürecinin bu kadar basit ve kısa olmadığının farkındadır ve onun gerçekleştireceği katılım işlemi kusursuzdur. Bununla beraber verilen cevabı nasıl anlamamız gerektiğini biraz araştırmak gerekir.

Açıklama oldukça ilginçtir. Bu katılımcı aslında çok iyi öğrenen biridir özellikle “gilgul” dediğimiz kavramdan haberi vardır. Eğer kişi bu dünyada yerine getirmesi gereken Tora ve mitsvalar konusunda başarısız olursa bıraktığı yerden tekrar gelip başlamakla mükelleftir ve bu durum da rahatsız edicidir. Sadece rahatsız edici olmanın yanı sıra yanlış yollara düşme riski de her zaman vardır. Şamay’a gelen o kişi aslında mitsvalar ile ilgili yükümlülüklerini bu hayatta tek seferde tamamlamak istemektedir. “Tek ayak” kavramı buna işaret eder. Şamay bu durumun zor hatta imkansız olduğunu görüp onu biraz da sert bir biçimde geri çevirmiştir. İllel katılmak isteyen kişinin bunu başarmak için çaba göstermeye hazır olduğunu hissetmiş ve ona yardım elini uzatmıştır. İllel ilk adımın “kol Yisrael arevim ze baze” olduğunun bilincindedir. Çünkü yakınındaki kardeşini sevmek, ona bu şekilde bağlanmayı getirecektir. Bu sevgi onun yaptığı mitsvalarla da bağlantıyı sağlayacaktır. İllel’in ilk öğüdü kişiyi bu yola sokmak olmuştur. Kişi mitsvaları severek ve öğrenerek onlarla bağlantı kurabilir. Geri kalan emirler için “zil gmor – git öğren” diyen İllel de aslında buna gönderme yapmaktadır.

Değer Bilmek: Mısır esaretindeki atalarımız geçmiş dönemlerdeki derin günahların affını sağlamak için demir fırınların içine girmektedirler. Bunları okuyan ve öğrenen bizler de bu demir fırının saflaştırıcı etkisinden faydalanabilmek şansını elde etmiş olmaktayız. Şemot peraşasının ilk pasuğunda Mısır’a gelme ifadesi “şimdiki zaman” “abaim” şeklinde kullanılır. Çünkü her sene bu peraşa okunduğunda kişi Mısır’a o sıkıntıların içine girmiş gibi hissedecek, geçmişteki günahların tamirini sağlamak için demir fırının içine girecek, teşuva kavramını ve gereğini öğrenip hissederek bu yola girecektir.

Gelin bu haftaların değerini daha iyi idrak edelim. Bu haftalara iki Mişkan peraşası olan Teruma ve Tetsave’yi de ekleyerek, öğrenerek belki de Maşiah’ın günlerine daha süratli bir şekilde ulaşmaya çalışalım.    

 

 

GÜNLÜK YAŞAMDAN
Kaynak: www.hidabroot.org
Rav İzak Peres

Neden neder (vaatte bulunma) yasağı vardır?

Bilgelerimiz “Kol anoder af al pi şemekayemo…” yani vaadini yerine getirse bile bir şey vaad ettiği için yanlış yaptığını söylerler. Vaadini yerine getirmeyi gecikmesi durumunda göklerde hesabı açılır ve her türlü eylemi mercek altına alınır. Ancak tsedaka amaçlı nederlerin uygulanması mitsva olarak kabul edilir. Onları “atara – çözüm” arayışına girmeden yerine getirmesi çok önemlidir. Elinde imkan varsa hemen bu mitsvayı yerine getirmeli ve bunu neder adı altında söylememelidir. Eğer bir sinagog veya Tora öğrenimi yapılan bir yere bağış yapılacaksa “bli neder” denilerek bunu ifade edebilir.

 

DİVRE TORA
Rav Selim Eskenazi

 

"Kadeş li hol behor, peter kol rehem bivne Yisrael, baadam uvabeema li u" (Şemot 13:2)

"Bene Yisrael'de anne rahminden çıkan her behor (ilk doğan) bana kutsaldır, insanda ve hayvanda"

Ben İş Hay'ın Haftalık Peraşa Açıklamalarından:

Besiata dişmaya şu şekilde açıklayacağım,

"Siduro şel Şabat" adlı kitabın yazarı olan Rav şöyle açıklıyor:

Bazı mitsvalar vücudun aldığı zevke bağlıdır. Örnek olarak "mezuza ve maake" mitsvaları, insanın bu mitsvaları yerine getirebilmesi için evi olması gerekir. "leket, şihha ve pea"yı yerine getirebilmesi için tarlası olması gerekir. "Teruma, maaser, hala"yı yerine getirebilmesi için tahıl ve hamuru olması gerekir. Ve diğer Koenlere verilen hediyeleri (mesela "reşit gez ve zeroa lehayayim vekeva") yerine getirebilmesi için koyunları olması gerekir, vb…

Ve insan bütün bunlardan zevk aldığını görse bile, bunları arzulamayacak, bunları kendisini tatmin etmek amacıyla sahiplenmeye çabalamayacak, sadece bunlara bağlı olan mitsvaları yerine getirmeyi amaçlayacak. 

Ravı'n, Vayikra Raba 27:2'deki anlatımında belirttiği gibi: "Mi ikdimani vaaşalem" (İyov 41:3) yani kim benden önce davranırsa ona ödeme yapacağım. Kim ona daha ev vermediğim halde mezuza mitsvasını yerine getiriyorsa, ona ödeme yapacağım. 

Yani o kişi gerçekten mezuza mitsvasını yerine getiriyor, ama düşüncesinde bu mitsvalara öncelik vermedi, eve sahip olmayı arzuladı, evi kendi zevki için inşa etmek istedi ve tamamladıktan sonra aklına mezuza ve maake mitsvalarını yerine getirmeyi getirdi. 

Aynı şekilde hamur yoğuran bir kişi kendi vücudunun zevki için bunu yaptı, yoğurmayı bitirdikten sonra 'hala' mitsvasını yerine getirmeyi aklına getirdi ve diğer örnekler için de bu geçerlidir. (Buraya kadar bahsi geçen ravın sözleridir) 

Yani bir kişi düşüncesinde kendi alacağı fiziksel zevkten evvel, mitsvayı gerçekleştirmeye öncelik vermelidir. 

Ve bilindiği üzere düşünceye "behor" takma adı verilir çünkü herşeyin mükemmel olabilmesi için ya mahşava dibur maase'ye yani düşünce konuşma harekete; ya düşünceden konuşmaya ya da düşünceden harekete, kısacası mükemmeliyet için düşüncenin önceliği gereklidir. Eğer düşünmezse nasıl konuşabilir, nasıl harekete geçebilir?  Bu sebeple Zoar'da yazdığı gibi düşünceye "behor" sıfatı verilir, çünkü o her şeyin başıdır. 

Gene bilindiği üzere insan, düşünce sayesinde RaMaH (248) yap mitsvasını yerine getirmiş olur çünkü 248 mitsvanın bazılarını harekete dökemez, Akadoş Baruh U'nun düşünceyi hareketle birleştirmesi sayesinde bunları da yerine getirmiş gibi sayılmaktadır. (Talmud Kiduşin 40a) 

Eğer bir kişi bir mitsvayı yerine getirmeyi düşündüyse ve kazara yerine getiremediyse, Tora bu kişiyi sanki bu mitsvayı yerine getirmiş gibi kabul eder. (Talmud Berahot 6a) 

İşte "kadeş li hol behor" derken söylemek istediği şey;

"Behor" sıfatıyla bilinen bütün hareketlerin başlangıcı olan düşünceyi kutsa, "li"(bana) yani "Benim Adıma", yaptığın her işten evvel Benim Onurum için, Benim Emrimi yerine getirmek için olduğu kavanasıyla yap, bu şekilde düşüncenin kutsanması sayesinde öyle bir kuvveti olacak ki, yerine getiremesen bile (harekete dökemesen bile) RaMah yani 248 yap mitsvasını yerine getirmiş gibi sayılacaksın; [pasukta geçen Rehem yani "rehem" (rahim) kelimesi de RaMaH yani 248 mitsvayla aynı harflerden oluşmuştur, pasukta geçen Peter kelimesi de ptor yani muaf olmak (buradaki anlamı; yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmak) kelimesinin harfleridir.]

"Kol Rehem", senin düşünceni, hareketle birleştireceğim.

Bu sadece Bene Yisrael için geçerlidir çünkü sadece Yisrael için Akadoş Baruh U iyi bir düşünceyi hareketle birleştirir ve eğer o kişi düşündüyse ve kazara yerine getiremediyse Tora o kişiyi sanki yerine getirmiş gibi kabul eder, ama Umot AOlam için düşünce tek başına hiçbir fayda sağlamaz. (Tosfot Kiduşin 39b, Talmud Yeruşalmi adında)

Düşüncenin başka büyük bir yararı daha vardır. Düşüncenin sayesinde fiziksel zevk(anaa gaşmit) yani hayvansal nefeşin aldığı zevk(anaat nefeş beemit), kutsiyetin içine girer. Bu zevk de mitsva sayılır ve bunun için de ödül alınır çünkü düşüncenin kutsiyeti sayesinde insandaki hayvansal kısım arınmış olur. Pasukta geçen "baadam uvabeema li u" kelimeleri de bu şekilde açıklanmış olur.

Besiata dişmaya bu açıklamanın ışığında Talmudun Avoda Zara bölümünde 3b'deki bir gemara parçası anlaşılmış olur: 

Gelecekte (Atid) Akadoş Baruh U, Güneşi (şemeş tsedaka) tsadiklerin üzerine aydınlatıp, bununla onları iyileştirecek. Çünkü şu an her türlü refua (tedavi) için bir hareket (maase) yapılması gerekiyor.(ilaç almak, ellerle çalışılması...) Ama gelecekte tedavi hareket sayesinde değil, güneşin aydınlatması sayesinde gerçekleşecek, Tsadikler bakacaklar ve iyileşecekler.

Bunun sebebi şudur: Tsadikler, düşüncelerini kutsadıkları için bu sayede düşüncelerinde harekete geçirecek kuvvet oluşturmuş olurlar. (mitsvaları yapmak için eller vs. kullanılarak yapılan hareket gibi) Bu sebeple bunun zehutuna, gelecekte vücudun iyileşmesi için harekete ihtiyaç olmayacak, dünyada aydınlanan güneşe bakması yeterli olacak, bu şekilde her türlü hastalıktan iyileşme sağlanacak, 

Yani tsadiğin düşüncesindeki kuvvetin, nefeşte ve dünyaların tikununda yaptığı gibi (harekete ihtiyaç olmadan), güneşin de harekete ihtiyaç olmadan iyileştirmesi sağlanmış olur. 

Besiata dişmaya bu açıklamanın ışığında neden Şabat'ta güneşte pişirmek izinliyken, ateşte pişirmenin yasak olduğu anlaşılmış olur. 

Ateşte pişirmek veya ısıtmak yasaktır ve bu Şabat'ta yasak olan bir 'av melaha'dır. Ama güneş ışığında su ısıtmak veya yumurta pişirmek izinlidir. 

Şabat 7. bin seneye karşılık gelir ki o zamanda hareketle yapılacak bir tedaviye ihtiyaç olmayacak. Ona bakılması sayesinde güneş ışığı tedavi edecek ve iyileşme sağlanacak.

Tedavi etmek bir tür tikundur, pişirmek de başka bir tikundur, (yemek, pişirme sayesinde yemeğe uygun hale gelir bu da bir tür tamirattır) bu sebeple Şabat'ta ateşte pişirmek yasaktır, ama güneşte pişirmek izinlidir, 

Bu da Gelecekte layık olunacak büyük bir iyiliğe işaret eder, Bereşit Raba 17:7'de Rabilerimizin söylediği gibi Şabat, Olam Aba(Gelecek dünya) dan bir kesittir.

 

HAFTANIN SÖZÜ

 

Bir kişi her zaman saygın bir şekilde konuşmalıdır.
(Yalkut Şimoni Remez 55)

 

 

 

 

 

 

 

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Kendini Geliştirmenin Yolları

TEMİZ KALPLİLİK TEMİZ KALPLİLİK

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir