F.Scott Fitzgerald
Karar vermeniz gereken, ne kadar değerli olduğunuz değil, nasıl değerli olabileceğinizdir.
22 Sivan 5779 :: 25 Haziran 2019             

Haftanın Bilgileri


23 Haz 2019 - 29 Haz 2019

20 Sivan 5779 - 26 Sivan 5779

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

20:25

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

21:07

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

20:18

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

21:08

Haftanın Peraşası

?elah Leha

Talmud Tora Çocuk Peraşası 5774 Yazdır

Talmud Tora Çoçuk PeraşasıZeki veya güçlü olmak, her mücadeleyi kazanacağımız anlamına gelmez; ancak zeki veya güçlü biri, karşı tarafın fikirlerini dinlemeye hazır ve karşı taraf haklı olduğunda bunu kabul edebilendir. Bu haftanın peraşasında, (Vayikra 10:20) Moşe, Aaron ile anlaşmazlığa düştükleri bir konuda Aaron'un söylediklerini dinledikten sonra nasıl Aaron'un görüşlerini kabul ettiğini okuruz. Bizler de buradan, her zaman başkalarının fikir ve düşüncelerine kulak vermemiz gerektiği dersini çıkarmalıyız.       


arşiv...

Hikaye:

Hikayemizde, başkalarının da fikir ve düşüncelerine kulak veren bir çocuğun hikayesini okuyacağız. 

BAŞKALARINA KULAK VERMEK

Eli, okul bahçesindeki basketbol sahasında koşarak, “Pas ver, boştayım!” diye bağırdı. Eli ve arkadaşları tenefüste basketbol maçı yaparak harika vakit geçiriyorlardı. Eli, beklediği pası tam yakalamak üzereydi ki, birdenbire büyük bir el araya girerek topu yakaladı.

Yaşça Eli’den daha büyük olan İzak sırıtarak, “Oyun bitti bücür” dedi. İzak, arkasında duran kendisiyle yaşıt olan arkadaşlarını da işaret ederek, “Şimdi sahadan çıkın bakalım; biz oynayacağız” dedi ve sonra elindeki topu arkadaşlarından birine attı. Arkadaşı ise sırıtarak topu, şaşkınlıktan donakalmış küçük çocukların arasında sektire sektire potaya doğru koşmaya başladı.

Eli, “Hey! Bu hiç de doğru değil!” diye bağırdı. Fakat İzak ve diğer büyük çocuklar onu sanki yokmuş gibi görmezden geldiler.

Eli ve arkadaşları ne kadar karşı çıkmaya çalışsalar da, hiçbir şey elde edemeyeceklerini anlayınca, üzgün bir şekilde sahadan ayrıldılar. Sahanın kenarında oturmuş kendilerinden büyük çocukların basketbol oyununu kıskançlıkla seyrediyorlardı.

Eli, oturduğu yerde başının üzerinden bir gölgenin geçtiğini hissetti. Kafasını yukarı kaldırdığında ise, güneşin önüne geçenin aslında okulun en uzun ve sert çocuğu olan, aynı zamanda da okulun basketbol takımının yıldızı, Yaakov olduğunu gördü. O da arkadaşlarına katılmak için sahaya doğru yürüyordu.

Yaakov, Eli’nin yanından henüz geçmişti ki Eli, “Bu hiç de adil değil!” diye bağırdı.

Arkadaşları, Eli’ye deliymiş gibi bakıyor, içlerinden Yaakov’un onu duymamasını, duysa bile umursamamasını diliyorlardı.

Fakat hiç de umdukları gibi olmadı.

Okulun basketbol yıldızı Yaakov, geniş omuzlarıyla Eli’ye doğru dönerek, Eli ve arkadaşlarının oturdukları yöne doğru yürüdü.

“Biri bir şey mi dedi?” diye sordu.

Eli’nin yanında oturan arkadaşları korkudan geri çekildiler; ancak Eli oturduğu yerden kalktı ve bir adım öne atarak, “Evet, ben bunun hiç adil olmadığını söyledim. Basket sahasında biz maç yaparken, arkadaşların gelip bizi dışarı çıkardılar ve topumuzu aldılar.”

Yaakov hiçbir şey söylemeden öylece durdu. Tam o sırada, İzak ve diğer çocuklar okulun en popüler yıldız basketbolcunun, küçük çocuklarla konuştuğunu görünce, merakla ne olup bittiğini görmek için yanlarına geldiler.

Yaakov, “Bu çocuklar, sizden önce sahada oynadıklarını söylüyorlar, doğru mu?” diye sordu.

İzak omuzlarını silkerek, “Evet, bu bücürler gerçek oyuncular gelene kadar sadece sahayı ısıtıyorlardı” diye cevap verdi ve elindeki basketbol topunu Yaakov’a doğru fırlattı. “Hadi Yaakov, gel de maç yapalım.”

Fakat Yaakov yerinden hiç kıpırdamadı. Düşünceli bir şekilde, basketbol topunu sanki yumuşak bir topmuş gibi elinde döndürmeye başladı.

 İzak ve arkadaşları, bir an önce oyuna devam etmeyi beklerken, Eli ve arkadaşları büyük bir heyecanla Yaakov’un ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorlardı. 

Yaakov, “Hadi o zaman! Oyun zamanı!” diye bağırdı ve topu sıkıca kavradı. İzak tam topu almaya yönelmişti ki Yaakov, İzak’ın yanından geçti ve basketbol topunu Eli’ye doğru fırlattı.

İzak şaşkınlık içinde, “Ama Yaakov…” diye seslendi.

Yaakov İzak’a dönerek, “ İzak, çocuklar haklı. Basketbol oynama sırası onlarda. Eğer mahkemenin huzurunda olsaydık bu davayı kazanan onlar olurdu. O yüzden saha da onların!” dedi.  

TARTIŞMA SORULARI:

Yaş 3-5

S: İzak, Eli ve arkadaşlarını basketbol sahasından çıkarma konusunda ne düşünüyordu?

C: İzak, istediğini yapabileceğini ve kendinden küçük olan çocukları sahadan çıkarmakta hiçbir sakınca olmadığını düşünüyordu.

 

S: Peki, Yaakov’un bu konudaki düşüncesi neydi?

C: Yaakov, Eli’nin hikayesini dinledikten sonra, onun ve arkadaşlarının haklı olduğuna kanaat

getirdi ve sahayı onlara geri vermek istedi.

Yaş 6-9

S: Olanlardan ne gibi bir hayat dersi çıkarabiliriz?

C:Yaakov, büyük ve okulda popüler bir basketnolcu olduğu için, arkadaşları onun, küçük çocukların lafına aldırış etmeyeceğini düşündüler. Ama o, kendinden daha küçük olan çocukların söylediklerini dinledi ve onlara hak vererek, onlara sahayı tekrar geri kazandırdı. Doğru olanı yapmaya çalışmak olumlu ve çok önemli bir özelliktir.   

 

S: Sizce, güçlü olmak, her zaman haklı olduğunuz konusunda ısrarcı olmak mıdır yoksa yanlış yaptığınızda bunu kabullenebilmek midir? 

C: Güçlü olmak, olaylara doğru şekilde bakmaktan korkmamaktır ve eğer hatalı bir durum varsa bunu kabul edebilmektir. 

Vaani Tefilati

“Veaavta Et A_do_nay Elo_eha Behol Levaveha, Uvhol Nafşeha - Tanrın Aşem’i

tüm kalbinle ve tüm canınla seveceksin.”

Büyük hahamlarımızdan biri olan Rabi Akiva, Tora’daki her mitsvayı yapmaktan mutluluk duyan bir kişiydi.

Gimara bize, Romalılar’ın Erets Yisrael’e hükmettikleri zamanlarda, Yahudiler’in Tora öğrenmelerini yasakladıklarını anlatır. Buna karşın, dönemin dini liderlerinden biri olan Rabi Akiva, Yahudiler’in Tora’sız, sudan çıkmış balığa döneceklerini bildiği için, hem kendisi öğrenirken  hem de etrafındakilere gizlice Tora öğretmeye devam etmekteydi.

Çok geçmeden bu durum Romalılar’ın kulağına gitti ve Rabi Akiva tutuklanarak hapse atıldı. Sonrasında da büyük işkencelerle ölüme mahkum edildi.

Rabi Akiva ölmeden evvel, Tanrı’nın tüm varlığını kendi içinde hissederek, Şema’yı söylemeye başladı. Öğrencileri Rabi Akiva’nın yanına gelerek, “Ribi, artık yeter! Bu kadar işkence görüp acı çekerken bile Şema mı söylüyorsun?!” diye sordular.

Rabi Akiva öğrencilerine, “Hayatım boyunca Tanrı’yı tüm kalbimle sevdim ama tüm canınla sevmenin ne olduğunu hiç bilemedim. Şimdi Tanrı canımı alırken, ona olan sevgimi haykırmayıp da ne yapacağım?!” diye cevap verdi.

 Sevgili dostlar, gelin birlikte Tanrı’ya olan sevgimizi nasıl gösterebileceğimizi düşünelim.

İşte size bir ipucu: Raşi bizlere, Tanrı’nın sözlerini kalpten yapmamızı öğütler.

Bu bağlamda, Şabat masasını hazırlamak için gösterdiğiniz özeni düşünün. 

pdf Peraşayı indirmek için tıklayın

 

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Kendini Geliştirmenin Yolları

DOĞRU KARİZMA VE DİKKAT ÇEKİCİLİK DOĞRU KARİZMA VE DİKKAT ÇEKİCİLİK

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir