A.Culmell
Biz olayları oldukları gibi değil, kendi istediğimiz şekilde görürüz.
15 Nisan 5780 :: 09 Nisan 2020              :: PESAH 1. gün

Haftanın Bilgileri


05 Nis 2020 - 11 Nis 2020

11 Nisan 5780 - 17 Nisan 5780

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:24

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:05

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:22

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:13

Haftanın Peraşası

Şemini

Talmud Tora Çocuk Peraşası 5774 Yazdır

Talmud Tora Çoçuk Peraşası Bizden farklı insanlarla karşılaştığımızda, onların bizim kadar iyi olmadıklarını düşünebiliriz. Ama Tora’nın yolu bu değildir. Bu haftanın peraşasında, Avraam Avinu’nun misafirperverliğini ve yoldan geçen ziyaretçileri çadırında nasıl büyük bir saygı ile ağırladığını okuruz. Avraam Avinu bize, kimseyi küçük görmememiz ve herkese aynı saygı ile yaklaşmamız gerektiğini öğretir. 


arşiv...

Hikaye:

Hikayemizde, başkalarını küçümsemenin yanlış bir davranış olduğunu anlayan bir çocuğun hikayesini okuyacağız.

 

BASKETBOL SEÇMELERİ

Heymi okul yemekhanesinden çıkarken, her zaman yemekten sonra yediği enerji gofretini çiğniyordu. Bu öğleden sonra düzenlenecek basketbol seçmelerine katılmak için enerjisini olabildiğince yüksekte tutmaya çalışıyordu. Bu sene okulun basketbol takımına yeni bir koç gelecekti ve geçen seneki takım oyuncularından mezun olanlar olduğu için, yeni oyuncu seçmeleri yapılacaktı. Heymi bu sene takıma girmek için şansının olduğunu hissediyordu.

Yemekhaneden çıkarken Heymi gofretinin son lokmasını da ağzına attı ve paketini buruşturup ileride duran çöp sepetine doğru fırlattı, ancak ıskaladı. Gülümseyerek içinden, “Takıma girmek için sanırım bundan daha iyisini yapmam gerekecek” dedi ve yürümeye devam etti.

Heymi yürürken arkadan birinin sert bir ses tonuyla, “Hey sen kaldır onu” dediğini duydu. Arkasını döndüğünde orta yaşlı bir adam gördü. “Yalnızca görevlilerden biri” diye düşündü ve omuz silkerek yürümeye devam etti.

“Bu nasıl bir davranış biçimi? Yere çöp attın ve şimdi onu kaldırmak zorundasın,” diye devam etti orta yaşlı adam, bu sefer sesini biraz daha yükseltmişti.

Heymi alaycı ve küçümseyici bir ses tonuyla, “Üzgünüm, yanılmıyorsam burada temizlik görevlisi olan sensin ve bu senin işin, benim değil. Eğer bunu yapmak istemiyorsan- senin adına çok üzüldüm!”diye cevap verdi ve adamın cevap vermesine fırsat vermeden okulun bahçesine doğru yürüdü. Heymi adama cevap verip, attığı çöpü kaldırmadan yemekhaneden çıktığında kendini çok havalı ve üstün hissediyordu.

Günün geri kalını hızlıca geçmişti. Okuldaki dersler bittiğinde Heymi, hiç vakit kaybetmeden seçmeler için spor salonuna doğru yöneldi. Seçmeler için ilk gelenlerdendi ve spor salonuna girerken takım eğitmeni ortalığı hazırlıyordu.

“Merhaba, seçmeler için mi geldin?” diye sordu Heymi’ye. “Koç şu anda eşya odasında. Kayıt olmak için koçun yanına uğra ardından da seçmeler başlayana kadar tribünde bekleyebilirsin. İyi şanslar!” dedi takım eğitmeni gülümseyerek.

Heymi kıyafetlerine çekidüzen verdi ve eşya odasına doğru ilerledi. Yeni koç üzerinde iyi bir izlenim bırakmak istiyordu. Büyük bir heyecanla eşya odasının kapısını vurdu.

“Evet, içeri gel” dedi Heymi’ye tanıdık gelen bir ses. Heymi’nin kapıyı açmasıyla yemekhanede terslediği görevli ile göz göze gelmesi bir olmuştu!! Ama niçin boynunda bir düdük vardı ve niçin okulun basket takımının şapkasını takıyordu!?! İşte tam o anda Heymi gerçekle yüz yüze geldi; o temizlik görevlisi değil- okulun yeni basketbol koçuydu!!

“Yine mi sen?” dedi koç sertçe. “Bana işimin ne olduğunu öğretmek için mi geri geldin?”

Heymi şaşkınlıkla titriyordu; ağzını açamıyordu. Sonunda mırıldanarak, “Gerçekten çok üzgünüm koç. Ben…ben bilmiyordum, kim olduğunuzu bilmiyordum. Ben sizi temizlik görevlisi sanmıştım.”

“Ve eğer olsaydım - ne olacaktı? Sence bu, senden büyük birine söylediklerin için seni haklı mı çıkaracaktı? Haa bu arada, eğer seçmeler için buradaysan, şimdiden unutsan iyi edersin.”

“Ama koç!?” dedi Heymi umutsuzca. “Söylediğim gibi ben çok üzgünüm. En azından bana bir şans verip nasıl basket oynağımı görseniz?” Koç, ‘hayır’ anlamında başını iki yana salladı.

“Bunu yapamam. Bir takımın parçası olabilmenin en önemli unsuru, senden daha iyi olsalar da olmasalar da herkese aynı saygıyı gösterebilmektir. Kendi çöpünü sırf onları küçük gördüğün için, başkalarına toplatman hiç doğru bir davranış değil. Bu konuda kendini düzeltmelisin. Eğer bunu başarabilirsen gelecek yıl seçmelere tekrar katılabilirsin. Ama şimdilik seni takıma kabul edemem.”

Heymi üzgün bir şekilde spor salonundan ayrıldı. Seçmeler sonrası için sakladığı enerji gofretini açtı ve kağıdını kaldırıma doğru fırlattı. Ama sonra koçun sözlerini hatırladı; hemen yere attığı çöpü kaldırımdan aldı ve çöpe attı. Çöp kutusuna attığı basket, onun için maçı kazandıracak sayı kadar değerliydi.

TARTIŞMA SORULARI:

Yaş 3-5

 

S: Heymi,  hikayenin başında temizlik görevlisine takındığı küçümseyici davranışından sonra kendini nasıl hissetti?

C: Heymi temizlik görevlisinin önemli bir şahıs olmadığını ve bu sebepten de davranışında bir sorun bulunmadığını düşündü.

 

S: Koç, Heymi’nin bu davranışı karşısında nasıl bir öğüt verdi?

C: Koç, kişilerin kim olduğuna bakılmaksızın herkese aynı saygının gösterilmesi gerektiğini öğütledi.

 

Yaş 6-9

S: Sizce bu hikayeden kendimize nasıl bir ders çıkarabiliriz?

C: İnsanları küçümsemek ve saygısızlık yapmak oldukça kolaydır; ancak Tora bizlere, kim olursa olsun herkese saygılı davranmamızı öğretmektedir.

 

S: Sizce koç, Heymi’yi insanlara karşı olan davranışlarıyla değil de yalnızca basketbol oynama yeteneği ile mi değerlendirmeliydi? Niçin?

C: Her insanın çeşitli özellikleri vardır. Bir kişinin başarılı bir sporcu olması çok güzel bir özelliktir ancak Heymi maalesef insanlara saygı gösterilmesi gerektiğini henüz öğrenememişti. Bu eksikliği de onun takım içerisindeki ve hayattaki başarısını tabiî ki etkileyecekti.

   

Vaani Tefilati

Tefila’nın Tarihsel Gelişimi: 

Moşe Rabenu’dan Ezra Asofer’e kadar olan zaman zarfında Yahudiler genellikle dualarını serbest bir dille ve kendi içlerinden geldiği gibi yaparlardı. Ancak 1. Bet Amikdaş’ın yıkılışından sonra ve Babil sürgünü sırasında, insanlar Babil kültürünü benimsemeye ve Laşon Akodeş olan İbranice’yi unutmaya başladılar. Bu nedenle, Ezra Asofer ve dönemin diğer Tora bilginleri (Anşe Kneset Agedola) günlük duaların üslubunu belirleme ihtiyacı gördüler ve Tefila konusunda bir birlik ve bütünlük sağlamak için çalıştılar.

Babil sürgünü yetmiş yıl sürdü; sürgündeki Yahudilerin bir kısmı Yeruşalayim’e geri dönerek Bet Amikdaş’ı tekrar kurdular ve 2.Bet Amikdaş, M.S. 70 yılında Romalılar tarafından yıkılana kadar ayakta kaldı. Yıkım, bir kez daha duaların unutulmasına, uygunsuz ve yanlış olarak dile getirilmesine sebep oldu. Ayrıca insanların yaşanan felaketten sonra, tekrar Tanrı’ya ibadet etmeleri konusunda cesaretlendirilmeleri de gerekiyordu. Çünkü Bet Amikdaş’ın olmaması sebebi ile artık Korbanlar da yapılamıyordu. 

Bu bağlamda, Bet Amikdaş’ta yapılan Korbanların yerini dualarımız aldı. Günlük duaların sayısı Bet Amikdaş’ta yapılan korbanların sayısı ile eşit olarak belirlendi ve sinagoglar Yahudi yaşamının merkezi haline geldi.

 

 

pdf Peraşayı indirmek için tıklayın

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Günün Öğretisi

Mum Yandığı Müddetçe Mum Yandığı Müddetçe

Kendini Geliştirmenin Yolları

DERTLERİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞIN DERTLERİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞIN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir