Şans bazı insanların, Tanrı sözcüğünü telaffuz ediş şeklidir.
10 Tishri 5779 :: 19 Eylül 2018             
Talmud Tora Çocuk Peraşası 5774 Yazdır

Talmud Tora Çoçuk Peraşası Bazen çok fazla şeye sahip olmayı istemek, her şeyi kaybetmemize de sebep olabilir. Bu hafta Bereşit peraşası'nda, Tanrı'nın ilk insan Adam ve Hava'ya, tüm güzelliklerin bulunduğu mükemmel bir bahçe verdiğini okuruz. Tanrı onlara bahçeden istedikleri gibi faydalanabileceklerini ancak sadece yasak meyvenin bulunduğu ağaca dokunmamalarını söyler. Fakat Adam ve Havva, Tanrı'nın onlara koyduğu kuralı çiğnerler ve bunun sonucunda bahçedeki tüm güzellikleri arkalarında bırakarak bahçeden ayrılmak zorunda kalırlar. Buradan çıkarılacak ders: Yasakların ve kuralların çoğu zaman bizim iyiliğimiz için olduğudur.


arşiv...

Hikaye:

Hikayemizde, bazen daha az ile yetinerek daha fazla şey kazanabileceğini öğrenen bir çocuğun hikayesini okuyacağız.

KURALLAR

Beni, kavanozun içindeki son üç kurabiyeyi alıp ağzına atarken çevrede kimsenin onu görmediğinden emin olmak için çok sessizdi. Beni, annesinin yemekten önce kurabiye yemesine izin vermediğini ve babasının da kalan son üç kurabiyeyi abisi ve kardeşiyle paylaşması gerektiğini söyleyeceğini çok iyi biliyordu. Ama Beni anne ve babasından ‘hayır' cevabını duymayı sevmez ve genellikle kendi istediğini yapmaktan hoşlanırdı.

Hem bugün istediğini yapmak için haklı bir sebebi de vardı. Bugün Beni'nin doğum günüydü. Bu da parti, pizza ve her şeyden önemlisi bir sürü hediye demekti! Hatta Beni'nin uzun zamandan beri heyecanla beklediği ve büyükbabasının onun doğum günü için özel olarak sipariş ettiği hediyesi de gelmişti bile. Bu hediye Beni'nin uzun zamandır sahip olmayı hayal ettiği son model elektrikli bir yarış arabasıydı. Beni, babasının arabayı kurmasını büyük bir heyecanla bekliyor ve en kısa zamanda arabası ile mahallede tur atarak arkadaşlarını

kıskandırmak istiyordu. 

Beni ağzına attığı kurabiyeleri çiğnerken, garajdan babasının kendine seslendiğini duydu: "Beni araban hazır, istediğin zaman kullanabilirsin." Beni hızlıca ağzındaki kurabiyeleri yutmaya çalıştı ve garaja koştu. Babasının elinde parıldayan gümüş kırmızı bir sürücü kaskı vardı.

"İşte, doğum günü çocuğu! "dedi babası arabayı işaret ederek. Beni, hemen babasının elindeki kaskı aldı ve arabanın içine atladı. Babası, "Hemen sürebilirsin ama arabanı kullanırken uyman gereken birkaç kural var" deyince Beni irkildi; çünkü kurallardan nefret ederdi. Babası, "Kural bir, arabanı yalnızca kaldırımda süreceksin ve kural iki, kutudan çıkan kullanım kılavuzunda bu aracın kesinlikle suyla temas etmemesi gerektiği yazıyor. Bu da demek oluyor ki, kesinlikle su birikintilerine girmeyeceksin, anlaşıldı mı?"

"Evet baba anlaşıldı, problem yok. Şimdi gidebilir miyim?"

Babası henüz ‘evet' dememişti ki, Beni arabayı çalıştırdı ve yola koyuldu.

Beni kaldırımda hızlıca ilerlerken içinden "Aman Tanrı'm harika bir şey bu! Düşündüğümden çok daha iyiymiş" dedi. Arabasını sürerken Beni, insanları yolundan uzaklaştırmak için kornaya basıyordu. Aynı zamanda mahalledeki arkadaşlarının, kendisini gördüğünden de emin olmak için etrafına bakınıyordu.

O anda boş bir park alanı gördü. "Neden olmasın?" dedi kendi kendine. "Tamam, belki bir kaldırım değil ama yeterince yakın. Ayrıca orada kimse beni yavaşlatmadan, rahatlıkla arabamı sürebilirim."

Beni kaldırım boyunca daha da hızlandı ve birden önünde büyük bir su birikintisi gördü. İçinden "Suyun içinden geçerken her iki yanımdan suların sıçraması ne kadar da eğlenceli olur" diye geçirdi. Sonra babasının su birikintilerine girmemesi gerektiği ile ilgili kuralı hatırladı; ama "Gereksiz kurallar işte, arabamı niçin istediğim gibi süremiyorum ki? Ben şu an bu su birikintisinin içinden geçmek ve su sıçratmak istiyorum ve kimsenin söylediği de umurumda değil!" diye düşündü ve arabasını hızla su birikintisine doğru sürmeye başladı.

"Eveeeet, işte buu.." diye bağırdı Beni su birikintisinden geçerken. "İşte bu harika, kimin kurallara ve sınırlara ihtiyacı var ki!" diye düşündü.

Sonra birdenbire arabanın hızı kesildi ve durdu. Beni arabayı tekrardan defalarca çalıştırmayı denedi ama araba çalışmadı. Başka çaresinin olmadığını anlayınca Beni arabadan indi ve arabayı itmeye başladı. 

Ne kadar uzun ve sıkıcı gelse de, Beni tüm yolu arabasını garaja iterek döndü. Mahalledeki tüm arkadaşları ise yol boyunca kıkırdayarak ona bakıyordu.

"Evet Beni, gördüğüm kadarıyla su teması arabada kısa devre yapmış ve pillerin zarar görmesine sebep olmuş" dedi babası sert ve soğuk bir bakışla. " Bu garanti kapsamında bile değil; çünkü sana söylediğim gibi, kullanım kılavuzunda su birikintilerine girilmemesi gerektiği yazıyordu. Korkarım ki, yarış arabasını ilk sürüş deneyimin aynı zamanda son deneyimin de oldu."

Beni çok kızgın ve sinirliydi; babasına, arabaya, su birikintisine fakat en çok da kendisine. Eğer yalnızca bir kurala bile uysaydı, şimdi arabasıyla geziyor olacaktı. Belli ki tüm bu olanlardan sonra, Beni için kurallar çok daha anlamlı ve önemli olacaktı.

TARTIŞMA SORULARI:

Yaş 3-5

S: Beni en başta kurallar ile ilgili ne düşünüyordu?

C: Beni kurallardan nefret ediyor ve canı ne isterse onu yapmayı tercih ediyordu.

S: En sonda kendini nasıl hissetti?

C: Su birikintisi kuralına uymamanın sonuçlarını gördüğü zaman, kurallara uymanın bazen işlerin daha iyi yürümesi için oldukça gerekli ve önemli olduğunu anladı.

Yaş 6-9

S: Sizce Beni'nin doğum gününde öğrendiği hayat dersi neydi?

C: Beni kuralları, hayattan keyif almasını engelleyecek sınırlamalar olarak görüyordu; ancak kuralların bazen düşündüğünün tam aksine hayatı daha da keyifli hale getirebileceğini öğrendi.

S: Neden böyle düşünüyorsunuz?

C: Neredeyse her güzel şeyin tadı kurallar ve sınırlamalar olduğu zaman güzeldir. Örneğin, bir futbol maçını düşünün ve maçta kuralların olmadığını hayal edin. Oyuncuların topu elle tutuklarını ve birbirlerine tekme ile müdahale ettiklerini... Oyun tam bir karmaşaya dönerdi. İşte bu yüzden eğer düzenli ve mutlu olmak istiyorsak yaptıklarımızı kuralına uygun olarak yapmalıyız.

Vaani Tefilati

Sevgili Anne Baba ve Çocuklar,

Bu bölümümüzde duanın ve dua etmenin Yahudi yaşamındaki yeri ve öneminden bahsederken; neden, ne, nasıl, ne zaman, nerede dua edilir gibi birçok soruya cevap bulmaya çalışacak duaların anlamlarını ve içeriklerini hep beraber anlamaya çalışacağız.

Sidur

Sidur, Yahudilerin kullandığı dua kitabıdır; günlük ve Şabat dualarının yanı sıra bayramlar ve yaşam döngüsü (Sünnet, Bar / Bat Mitsva, Düğün vb.) ile ilgili bazı duaları içerir.

Sidur, Yahudiliğin en temel kitapları arasındadır ve belki de Yahudi yaşamı içerisinde en çok kullandığımızdır. Nesiller boyunca Sidur kitabı Yahudilerin, önce harfleri birleştirerek ve sonra kelimeleri bir araya getirerek okumayı öğrendikleri ilk kitap olmuştur. Çoğu zaman okuduklarımızın ne anlama geldiğini anlamasak bile, Sidur ile aramızda duygusal bir bağ kurulur ve Sidur kitabının içinden çeşitli bölümler ve cümleler hepimizin aklında yer eder.

 Sidur, Yahudi yaşantımızın her aşamasında bize eşlik ederken toplumsal bağlamda da bizlerin bir bütünün parçası olmamızı sağlar.

Öyle ise gelin hep birlikte haftaya, ‘Yahudilik'te Dua' kavramını anlamaya ve Sidur kitabının içindeki duaları tanımaya başlayalım.

 pdf Peraşayı indirmek için tıklayınız.

 

Gelecek Bayram


Günün Öğretisi

Gülmenin kutsallığı Gülmenin kutsallığı

Kendini Geliştirmenin Yolları

GERÇEKLİĞE GİRİŞ GERÇEKLİĞE GİRİŞ

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir