Doğru cevabı almak için, doğru soruyu sorun.
23 Elul 5779 :: 23 Eylül 2019             

Haftanın Bilgileri


22 Eyl 2019 - 28 Eyl 2019

22 İlul 5779 - 28 İlul 5779

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

18:39

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

19:17

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

18:39

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

19:28

Haftanın Peraşası

Nitsavim

O'nun İsmi Adına Yazdır

Talamancalı Avraam kararını vermeden önce Tanrı sözünün üstünde uzun süre derin derin düşünmüştü. Dünyanın işaret ve alametlerini incelemişti. Büyük Kitabı tekrar tekrar okumuş ve kurtuluşunu aramıştı. Bir yerlerde ilahi dünyayı bulacaktı. Nedenini bilmediği bir şekilde derin bir endişe duyuyor ve cevabın, henüz bulamadığı bir yerlerde olduğunu biliyordu. Söz sessiz değildi ancak dilini anlamadığı için bulamıyordu. Tanrı sessiz değildi ama o, O'nu duyamıyordu. Aramaya devam etti ve zaman akıp gitmeyi sürdürdü. Açıklanamayan bir kesinlikle, kanıtlanamayan bir gerçeğin olduğuna emindi. Zamanı olmayan bir ses... Resmedilemeyen bir renk... Deşifre edilemeyen bir kelime...İfade edilemeyen bir düşünce...Öyleyse neye sahipti? İnsan nasıl şüphe ve belirtilerle yaşayabilirdi?

Talamancalı Avraam , düşüncelerinin , zihninin sonsuz ve hapsolmuş karmaşası içinde dönüp durduğunu hissediyordu. Kafasında oklar uçuşuyor ve zaman zaman artık çok ağırlaşan başını elleriyle tutarak desteklemek zorunda kalıyordu. Ve ardından acı gelirdi. İlk önce aydınlanmanın kaynağı olan gözlerinden başlar, sonra yayılır ve çok büyük bir acı çektirirdi. Görmeyen ağlamaz. Ağlamayan acı çekmez. Kafatasının ortasına bir kılıy saplanırdı. Sinirlerini kamçılayan, kaslarına çile çektiren bir acıydı bu. Işığı seven Avraam karanlığa kaçar, sözü arar ve sessizliğe kaçardı. Acı, kafasının yarısını hapsederken, diğer yarısı açıklık ve berraklığı arardı. Ama savaş hiçbir zaman kazanılamazdı, acı zafer kazanır ve Avraam elleriyle gözlerini kapatırdı: Işıksız ve sözsüz. Böylece ruhun giderek karanlıklaşan gecelerine dönüşen günleri kaybederdi...

Ama cevap ortaya çıkmaz. Otuz gün boyunca çektiği sürekli acıdan sonra, başının rahatsız olmayan tarafı da ancak rahatsız olan kadar dayandı ve Avraam kararını verdi. Haftanın altı günü akıp Şabat günü duran ya da Şabat günü akıp diğer altı gün duran Vaad edilmiş Topraklardaki uzak nehir Sambatio'yu aramaya gidecekti. Su ve kum değil, taşları sürükleyen hızlı ve gürültülü nehir, Şabat günü bulutlara gömülür ve sessizleşirdi. Nehir, üstünden geçenler için, kayıp On kabilenin yaşadığı cenneti korurdu. Avraam bu nehre erişmek ve bu nehri geçmek istiyordu.

Kitaplarını, çalışmalarını, dualarını ve meditasyonunu geride bırakacaktı. Haç yollarını ve gezginlerin, askerlerin, serserilerin, tüccarların ve maceraperestlerin patikalarını deneyecekti. Yol boyunca sükunet ve erdemi kaybedecekti. Tanınmadan yol alacak ve belki de diğerleri arasında kendini kaybedecekti. Kendini daha derinden keşfetmek için kaybolacak ve yalnız kalacaktı. Ve serin gündoğumları ve uzak diyarların tozu içinde , bilinmeyeni aradığını unutacaktı. Dağların ve denizin havasını derin derin içine çekecekti. Hiçbir şeye ve hiç kimseye ait olmayacaktı. Sadece kendisine sahip olan kişinin mutlak özgürlüğü... Bir kereliğine Tanrı olmayı deneyecekti. Bütünsel olması imkansız, her zaman ikiliği barındıran, her zamanki ilahi varlık. Kendi kendime konuşuyorum ve O bana cevap veriyor. Sonsuzluğun kıvılcımları... İnsan yalnız olabilir mi? Mutlak yalnızlıkş Hayır, hayır hayır. Tanrı, İsmi olmayan , Aranan, arzulanan, hiç bir zaman bulunmayan ve mükemmelliği isteyen Tanrı her zaman ortaya çıkar. Böylece Talamancalı Avraan ile aranamayanı arayarak dolaştık.

Avram, bir kaç eşya alarak, kendi kendine yeterek yolculuğa hazırlandı. Acı dinmişti. Şimdi ne aradığını biliyordu. Tanrı Adını arıyordu ve uzun yolculuğunun sonundaki nehri geçtiğinde bulacağını biliyordu. Sorulmanın ötesindeki sözcüğün anlamını arıyordu. İşaretin mükemmel olmadığı kabul edemiyordu. Nesneler ve isimleri arasındaki zor bağlantılar... Bir kelimenin içine mükemmellik, birlik, sonsuzluk , yaradılış ve sonsuz iyilik fikrini yerleştirme girişimi...Tanrı geleneksel bir işaretti. İnsan bunun gerçek özünü nasıl bulabilirdiş Baru Haşem. Tanrı'nın Kutsal İsmi.

Sonsuz büyüklüğe ufak ufak yaklaşmak ve zincirin halkalarını yavaş yavaş birleştirmek. Yava? yavaş aydınlığa doğru yükselen adımları atmak. Binlerce parça aynaların oluşturduğu parçalanmış yansımalarda kendimizi kaybetmek. Ve hala daha yükseklere çıkmaya çalışmak. Sadece rüyalarda başarılan o uçuşa özlem duymak. Dağı tırmanmak. Saf havanın ve masmavi gökıüzünün olduğu o doruğa ulaşmak. Aşağıdaki denizlerin, nehirlerin ve göllerin sütünde...

Avraam'ın önünde yol, açık araziler, kapalı bahçeler, patika ve yan yollar yukarı ve aşağı doğru açılır. Ve toprak bitip de kum suya sınır oluşturduğunda, suyu sürer ve boş adımlarını silen hafif köpükler ve yumuşak dalgalar yaratır. Güneş ve ayın dört hali de devasa mavi bir beşiğe yerleştirilmiştir. Uzaklarda deniz özgürlüğünü kaybettiğinde ve yüksek kayalar denizi geri çekilip kendi içine kapanmaya zorladığında , gezginin ayağı yeniden aşınmış, üzerinden sıklıkla geçilmiş, çok yer değiştirmiş kuma gömülür.

O, Kutsal Topraklar'a sadece ayaklarıyla değil, elleriyle de ulaşır, ince kumu dudaklarına götürür ve öper. Ve ancak o andan sonra hacca başlar. Gözler, ayaklar, eller, dudaklar isteklidir. İster eski bir mezar, altın kaya ya da çölün taşları olsun.. Ve ardından, kuzeye doğru, Sambatio'nun arayışına geçer. Açıklanmış sözün arayışı. Ama nehir bir seraptır. Ortaya çıkar kaybolur. Geri çekilir ve taşar. Şarkılar söyler ve sessizleşir. Yaklaşır ve sonsuza kadar geri çekilir. Yıllar boyunca umut Avraam'ı alıkoyar. Ardından kesinlik alıkoyar onu. Bu arada, sözü duyar, onun orada olduğunu ve kendisiyle beraber dolandığını bilir: Tıpkı vücudunda akan kan gibi onu neredeyse taşacak kadar doldurur. Bu onu cesaretlendirir, besler, ona hayat verir. Belirli bir şekli yoktur ama içinde onun olduğu bir kap verilmiştir ona. Özgürce, durmadan akıp gider. Hiçbir benzeri yoktur.

Avraam artık konuşmaz.Yazı da yazmaz. ‘Söz', kelimeleri elemiştir. İsim de... Vahiy aktarılamaz. Sessizlik her şeyi doldurur ve uygun şeklini bulur.

Avraam Sambatio'yu aramaya son verir. O'nun İsmi damarlarında dolaşmaktadır.

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Gelecek Bayram


Kendini Geliştirmenin Yolları

İÇİNİZDEKİ REHBERİ KULLANIN İÇİNİZDEKİ REHBERİ KULLANIN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir