Breslov'lu Rabi Nahman
Her yeni başlangıç, yeni bir kapının açılmasını gerektirir.
19 Elul 5779 :: 19 Eylül 2019             

Haftanın Bilgileri


15 Eyl 2019 - 21 Eyl 2019

15 İlul 5779 - 21 İlul 5779

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

18:51

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

19:30

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

18:50

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

19:39

Haftanın Peraşası

Ki Tavo

Gece Vakti Yazdır

Gece vakti bir keresinde, karanlık, kalabalık, gürültü içinde hareket eden bir tren vagonunda uyandım ve o anda onu karşımdaki koltukta otururken gördüm ve o sırada onu tanıdım. Ne zaman trenle yolculuk yapsa geceleyin hiç bir zaman uyuyamayan ve uyuyamadığı zaman sizi sıkan ve sizi sıktığı zaman gözlerinizde bir şey arayan ve ruhunuzdan sessizce, küçük küçük ve hiç durmadan bir şey koparmak isteyen o yaşlı, tanıdık gece-Yahudisiydi orada oturan.

"Genç adam" diye bana baktı yaşlı, matem dolu gözleriyle, "Nereye gidiyorsun genç adam?"

Ve sesi kulaklarımda yankılandı .. O kadar eski ve keskindi ki , zaman ve akıldan da eskiydi sanki.

Ve tüm söylediği bu olduğundan, sanki ses ondan değil de çok uzaklardan gelir ve beni hesap vermeye zorlar gibiydi.

"Genç adam, nerede gidiyorsun genç adamş"

Ve gözlerimi karanlık ve ağır ağır horlayan tren vagonunda ikinci kez açtığımda, tren hala siyah bataklıklar ve terk edilmiş sulak araziler arasında gidiyor, gece hala pencerelere, inleyen yağmur damlalarını kamçı darbeleriymişçesine indiriyor, ve vagonun uzak köşesindeki ışık titremeye ve arada sırada kaybolmaya devam ediyordu. İnce duvarın ötesinde, bu ikinci tren kompartımanında, kundaktaki bir bebek ciyak ciyak ağlıyordu ve orada, uyanan gece-Yahudisinin yanında , benim karşımdaki koltukta, bir başkası oturmuştu bile. Bu, ceket ve çizme giyen, kırmızı yanaklı bir gençti. Sanki onu da daha önceden tanıyordum, hem de uzun süredir. Bir şekilde başına sürekli bir şansızlık geliyordu ve onu doğduğu kentten uzaklaştırıyordu İnsanlar onun hikayesini dinliyor, yüzüne acı bir ifadeyle bakıyor ve onasessizce kulak veriyorlardı. Ama, yüzüne acı içinde bakarak ve sessizce dinleyerek onun düzgün bir insan olduğunu fark edip,

"Genç adam, neden kalkıp bize bir cezve çay ayarlamıyorsun?" diyorlardı.

Şimdiye kadar, genç, uyanan gece Yahudisine başına gelen bütün şansızlıkları anlatmıştı bile.

"Hiçbir şeyi başımdan atamıyor ve uyuyamıyorum bile." diye sessizce içini döktü ve sordu: "Ve bu kadar uzun bir gecede siz ne yapardınız, siz ne yapardınız?"

Sıkılmış gece Yahudisi anlamadı.

"Ne demek istiyorsun?..."

Kırmızı yanaklı gencin gözlerinde sürekli bir şey arayıp durmuş ve ruhundan bir şey koparmaya devam etmişti. "Ne yapmalısın?" diye tekrarladı ve sesi yeniden yavaşlayıp monotonlaştı. Zamandan ve akıldan da eski, keskin bir hal aldı.

"Kutsal bir kitap aç" dedi, "Kutsal yazıları çalış"

"Ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum" diye ağladı genç.

"Nasıl yapacağını bilmiyor musun?"

Yahudi derin derin düşündü.

"Nasıl yapacağını bilmiyorsan, benim ardımdan kelimesi kelimesine tekrarla."

"Başlangıçta" iye tekrarladı genç, "Dünya boş ve vahşiydi ve derin yarık kanalıktı ve Tanrı'nın Ruhu suların üstündeydi."

Ağır ağır ilerleyen, karanlıklaştırılmış vagonun tümü, hala titreyen ışıkta üst üste alt alta uyuyakalmış horlayan ve hırıldayan yolcularla doluydu. Terli yüzler kıpkırmızı, şişmiş yanaklar sarkıktı ve burunların hepsinden ıslık sesleri geliyordu. Masumiyetin ruhu gibi duyulan ve son derece ağırbaşlı ve saygın bir ses geliyor ve sanki :

"Eve, ben uyuyorum...Tabii ki uyuyorum" diyordu.

Aırıca çaresizliğin umutsuz sesleri de vardı.

"Uyuyorum çünkü dünya boş ve vahşi, dünya boş ve vahşi..."

Bunun yanında dolanarak yükselen bir şarkı da vardı: "Ne olmuş yani? Bütün dünya uykudaysa ne olmuş yani?"

Ve daha güçlü bir ses, hiç bir şeyle ilgilenmiyor ve şu şekilde uyarıyordu:

"Rahatsız etmeyin, hiç bir işe yaramayacak."

Horultular ve sesler arasında, kırmızı yanaklı genç sıkılmış gece Yahudisinin, Tanrı'nın gökleri ve dünyayı, güneşi ve yıldızları, gündüzü ve geceyi , sürüngenler ve hayvanları, kuşları, bitkileri ve insanları nasıl yarattığı , yılanın nasıl kurnaz olduğu ve insanın kötülüğü arttırdığı ve Tanrı'nın insanı yarattığı için pişman olup " Yarattığım her şeyi ve her şeyi , bütün sürüngenleri, havada uçan her kuşu dünyadan silmek istiyorum. Onları yarattığıma pişmanım" dediği hakkında söylediklerini kelimesi kelimesine tekrarladı.

Ve birdenbire, birdenbire, sıkılmış gece Yahudsinin yanında , Noah adında bir adam belirdi:

"Kelime kelimesine tekrarla." dedi kırmızı yanaklı gence, "Tekrarla....: ‘Ve Noah Tanrı'nın gözünde beğeni buldu."

"Ve Noah, " diye tekrarladı genç, "Tanrı'nın gözünde beğeni buldu."

Her tarafta hala horultular devam ediyordu, tren hala siyah bataklıklar ve ıssız sulak araziler arasında ilerliyor ve gece hala pencereler üstüne kamçı gibi yağmur damlalarını savuruyordu. Uyumayan tek yolcular ben, sıkılmış gece Yahudisi ve ceketli kırmızı yanaklı gençti. Yaşlı Yahudi ve genç donakalmış bir halde , birbirlerine bakarak otururlarken, ben uzanıyor ve şöyle düşünüyordum:

"Güzel bir kelime: "Ve Noah beğeni buldu". Dünyayı kurtardı."

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Gelecek Bayram


Günün Öğretisi

Kendini sevmek üzerine Kendini sevmek üzerine

Kendini Geliştirmenin Yolları

YAŞAMA HAYRAN OLUN YAŞAMA HAYRAN OLUN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir