Benjamin D''İsraeli
Eylem her zaman mutluluk getirmeyebilir; ama eylemsiz mutluluk da yoktur.
11 Heshvan 5779 :: 20 Ekim 2018             

Haftanın Bilgileri


14 Eki 2018 - 20 Eki 2018

5 Heşvan 5779 - 11 Heşvan 5779

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

18:03

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

18:43

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

18:06

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

18:55

Haftanın Peraşası

Leh Leha

Arkeoloji ve Mısır'dan Çıkış Yazdır

Arkeoloji ve Mısır'dan ÇıkışLos Angeles'ten Rabi David Wolpe'un iyi duyurulan "Mısır'dan çıkış -eğer gerçekten olduysa- Tora'nın tarif ettiği gibi olmadı" şeklindeki beyanı Yahudi aleminde bir tartışma fırtınasına yol açtı. 

Wolpe bu beyanı Conservative Sinai Temple'da (Muhafazakâr Sinay Sinagogu) 2.000 müminin huzurunda yaptı ve söylev Los Angeles Times gazetesinin baş sayfasında yer aldı. "Mısır'dan Çıkış Hikâyesi Hakkındaki Kuşku" başlıklı yazı, arkeolojinin Tora'nın anlatımının geçerliliğini çürüttüğünü öne sürmektedir.

İnsanlar genellikle arkeoloji konusunda heyecana kapılmasa da, arkeoloji ve Tora hakkındaki tartışmalar çoğu zaman ateşli ve öfkelidir.

Tora Arkeolojisi çoğunlukla iki kampa bölünür: "Minimalistler" Tora'nın tarihi doğruluğunu azaltma, çoğunlukta olan ve genellikle dindar olmayan "maksimalistler" ise arkeolojik kanıtların Tora metninin temel tarihselliğini desteklediğini ileri sürme eğilimindedir.

Arkeolojinin bir bilim olarak ne olduğunu ve ne olmadığını anlamak zorundayız.

Arkeolojinin iki bileşeni vardır: eski eserlerin ortaya çıkarılması ve bu eserlerin yorumlanması. Ortaya çıkarma daha çok mekanik bir beceri, yorumlama ise çok sübjektiftir. İki arkeoloji ekolü, aynı eser karşısında tamamıyla farklı sonuçlara ulaşabilir; özellikle ego, politika ve dini inançlar devreye girerse.

Tora Arkeolojisi sübjektif bir alan olup "arkeoloji kanıtlamıştır ki..." şeklinde kesin bir beyan yapan biri, muhtemelen taraf tutmaya karar vermiştir ve konunun bütün yönlerini ele almamaktadır. Times muhabiri Teresa Watanabe "rabi cemaatine sadece bilginlerin on yıldan fazla zamandır bildiğini söyledi" derken, (vurgu sonradan eklenmiştir) Tora karşıtı tarafgirliğini ortaya çıkarmaktadır.

O ZAMANLAR VE ŞİMDİ TARİH

Çıkış dönemi hakkında Mısır belgelerinin fazla olmadığını kabul etmek zorundayız. Neden?

Eskiden insanların tarihi kayıt etme fikrine nasıl baktığını anlamalıyız. Antik zamanda bulunan yazıların büyük bir çoğunluğunun spesifik bir gündemi bulunmaktadır: kralın yaptıklarını övmek ve askeri gücünü göstermek.

Bilinen ve terimin çağda? tanımına uyan ilk objektif "tarihçi", Yunanlı yazar Heredot'tur. Yunanlılarla Persler arasındaki savaşın kayıtlarını tarafsız bir şekilde toplamaya yeltendiği için genellikle "tarihçilerin babası" olarak kabul edilmektedir. Avraam M.Ö. 18. yüzıl, Çıkış ise genellikle M.Ö.13 yüzıla uzanmaktadır, yani Heredot'tan 800 yıl öncesine.

Bu, eski medeniyetlerin olayları kaydetmediği anlamına gelmez. Sadece amaçları objektif bir tarihi kayıt oluşturmaktan çok, propaganda idi.

Londra'daki British Museum Asur İmparatoru Sançeriv'in sarayındaki duvar yazıtlarını sergiler. Bunlar, yok edilen düşmanların grafik şeklindeki tasvirleri (kesilen başlar, kazığa oturtmalar, vb.) dahil olmak üzere, M.Ö. 8. yüzıldan Sançeriv'in askeri seferlerinden sahnelerdir. Sançeriv'in kendisi de efsanevi bir şekilde resmedilmiştir.

Ama bu yazıtlarda eksik olan bir unsur vardır: ölü Asurlular! Bu, eski "tarihi" tarzla uyumludur. Olumsuz olaylar, başarısızlıklar ve kusurlar hiç resmedilmemiştir. Bir ulus utanç verici bir yenilgiye uğradığında genellikle hataların üstü örtülür ve kanıtlar ortadan kaldırılır.

Bu fikrin arkeoloji ve Çıkış açısından önemli sonuçları vardır. Mısırlıların kayıt etmeyi istedikleri en son şey, çelimsiz bir tutsak ulusun Tanrı'sı tarafından tamamıyla yok edilme utancıdır. Mısırlılar tarlalarının, sürülerinin ve ilk doğanların, artı Paro ile tüm Mısır ordusunun Kızıldeniz'de yok oluşunun ayrıntılarını kaydedip muhafaza etmeyi arzu eder miydi?

Başka bir deyişle, eğer olduysa bile, dikkati Moşe'nin Paro'yu küçük düşürüşünü gösterecek bir kanıt bulmayı beklememeliyiz.

Önemli bir olay olan Hititler ile Mısır Firavunu II. Ramses arasındaki Kadeş Savaşı'nı her iki taraf da önemli bir zafer olarak kaydetmiş ve öyle resmetmiştir.

İlginç olan şudur ki Tora tüm eski ulusal edebiyat arasında, halkının hem zaferlerini, hem de yenilgilerini tasvir etmesi açısından tektir. Yahudiler, bazen de liderleri, isyankar, yakınan, put yapan, hatta tutsakların torunları olarak gösterilmektedir.

Bu objektif tanımlar, Tora'ya büyük inandırıcılık kazandırmaktadır. Yazar Israel Zangwill'in dediği gibi "Tora antisemit bir kitaptır. Yisrael kendi tarihinde, kahraman değil, kötü adamdır. Destanlar arasında kahramanlık için değil, gerçek için olan tek destandır.

TAM OLMAYAN ARKEOLOJİK KAYIT

Arkeolojik süreç zahmetli ve masraflıdır. Günümüze kadar Tora ile ilgili arkeolojik sitlerin sadece çok küçük bir bölümü ortaya çıkarılmıştır.

Bu zayıf arkeolojik kayıt, sonuçların spekülasyon ve tahmine dayandığı anlamına gelir. Arkeoloji sadece ortaya çıkarılmış olan eserlerin varlığını kanıtlayabilir. Bulunmayanı yok sayamaz. Kanıt olmaması... olmadığının kanıtı değildir.

Yine de bunlar bazı arkeologların cüretli beyanlarda bulunmasını engelleyememiştir. 1950lerde dünyaca tanınmış arkeolog Kathleen Kenıon, Yeoşua'nın M.Ö. 1272 yılında ülkeyi fethi zamanından kalan bazı yerleşim kalıntıları aramış ve Yeriho'da küçük bir bölümde kazı yapmıştır. Kanıt bulamamış ve buna dayanarak Tora'nın sahte olduğuna karar vermiştir.

Sorun şudur ki Kenıon Yeriho'nun sadece küçük bir bölümünü kazmış ve sonuçlarını bu sınırlı bilgiye dayandırmıştır. Bugün tartışma devam etse de, birçok arkeolog Yeoşua zamanında Yeriho'da oturulduğunun gerçekten de açık kanıtlarının bulunduğunu ileri sürmektedir.

Arkeoloji yeni bir bilimdir, kayıtlar ise tam olmaktan uzaktır. Yüzeyi kazımaya ancak başladık.

METİNSEL YANLIŞLAR

Times muhabiri başka yanlışlar da yapmaktadır. Tora metnini Talmud'un açıklaması olmadan okumak gibi. Örneğin Tora'nın tutarsızlığını kanıtlamaya çalışırken Times şöyle yazmaktadır: "Çıkış'ta bir bölüm Paro'nun savaş arabacılarının cesetlerinin sahilde bulunduğunu söylerken, bir sonraki dizede denizin dibine battıklarını söylemektedir."

Önde gelen Tora yorumcusu Raşi, Yahudi halkının düşmanlarının artık peşinde olmadığını bilerek rahatlaması için, Mısırlılar boğulduktan sonra denizin onları sahile attığını açıklar. (Şemot 14:30)

Times'in güvenilirliği, "bizim (Yahudilerin) piramitleri inşaa edip etmememizin bir önemi yoktur" şeklinde hatalı bir beyanda bulunan Los Angelesli başka bir rabinin sözlerini aktarmasıyla daha da zedelenmektedir.

Şemot 1:11 ve Pesah Agadası'nda açıkça belirtildiği gibi Yahudiler "Pitom ve Ramses ambar şehirlerini kurdu". Yahudiler hiçbir zaman piramit inşaa etmemiştir çünkü bunlar M.Ö. 2.500 yılında, yani Çıkış'tan yaklaşık 1.200 yıl önce yapılmıştır.

ULUSUMUZUN TEMELİ

Los Angeles Times gazetesi şöyle bildirmektedir: "Laik Yahudiler ve birçok rabi dahil olmak üzere görüştüğümüz birçok cemaat üyesi Çıkış'ın tarihi olarak gerçek olup olmadığının konu dışı olduğunu söyledi."

Biz aynı fikirde değiliz. Metnin gerçekliği konunun tam kendisidir. Bu rabiler Çıkış'ın doğruluğuna saldırarak ve basit bir öyküye dönüştürerek Yahudiliğin son 3.300 yıllık en temel ilkesini yıkmaktadır.

On Emir böyle başlar "Ben senin Tanrınım."

Ama bu hikâyenin ancak yarısıdır. Dizenin bütünü okunduğunda Tanrı'ya inancın nasıl Çıkış deneyimine dayandırıldığı görülür. "Seni Mısır esaretinden kurtaran..." (Şemot 20:2).

Yahudi ulusu binlerce yıl boyunca, başlarına bütün gelenlere rağmen hayatta kaldı çünkü Tora'nın doğruluğunu açık olarak biliyorduk. Haçlı Seferleri sırasında Yahudiler din değiştirmektense yakılmayı yeğlediğinde, belirsiz bir öyküye dayanmıyorlardı. Bunun aksini ileri sürmek inançlarımız için ölen milıonlarca Yahudi'ye hakaret etmektir.

Rabi olsun olmasın Tora'nın doğruluğunu ve emirlerin zorlayıcı doğasını inkar edenler, bunun ardından Tora'nın tarihi anlatılarını da inkar edecektir.

Yahudi ulusu 3.000 yıldan uzun bir zamandır Çıkış hikâyesini sadakatle babadan oğula, öğretmenden öğrenciye, kesiksiz bir zincir halinde aktarmıştır. Bu, dünya tarihinde benzersizdir. Öyle değil mi?

 

Gelecek Bayram


HANUKA

Kendini Geliştirmenin Yolları

KORKUYU AŞMAK KORKUYU AŞMAK

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir