A.Culmell
Biz olayları oldukları gibi değil, kendi istediğimiz şekilde görürüz.
15 Nisan 5780 :: 09 Nisan 2020              :: PESAH 1. gün

Haftanın Bilgileri


05 Nis 2020 - 11 Nis 2020

11 Nisan 5780 - 17 Nisan 5780

İstanbul

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:24

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:05

İzmir

Şabat Başlangıç :
(Kabalat Şabat)

19:22

Şabat Bitiş :
(Motsae Şabat)

20:13

Haftanın Peraşası

Şemini

Haftanın Peraşası Bülteni 5769 Yazdır

Lütfen Peraşa Kâğıtlarını Dua Sırasında Okumayınız

               Bu Hafta İçin Saatler              

26 Eylül

Gelecek Hafta İçin Saatler

Şabat

Başlangıç

Bitiş

2009

Şabat

Başlangıç

Bitiş

Yeruşalayim

6:15

7:25

-----

Yeruşalayim

6:04

7:14

Tel Aviv

6:30

7:27

8 Tişri

Tel Aviv

6:19

7:16

İstanbul

6:45

7:25

5770

İstanbul

6:30

7:10

A A Z İ N U

 Hatırlatmalar:

ü Şabat TeŞuva

ü 28 Eylül Pazartesi: Yom Kipur

ü 3 Ekim Şabat: Sukot I

ü 4 Ekim Pazar: Sukot II (Diaspora'da Yom Tov)

ü 9 Ekim Cuma: Oşana Raba

ü 10 Ekim Şabat: Şemini Hag Aatseret (Erets Yisrael'de Simhat Tora)

ü 11 Ekim Pazar: Diaspora'da Şemini Hag Aatseret II - Simhat Tora

 

Bu HP  .....'nin aziz ruhuna ithaf edilmiştir.

 

 

Peraşa Özeti (Devarim 32:1-52)

[www.chabad.org]

 

Aazinu peraşasının büyük bölümü, 70 dizelik bir şarkıdan oluşur. Bu şarkı, Moşe tarafından, dünyadaki hayatının son gününde Bene-Yisrael'e söylenmiştir.

Yeryüzü ve gökleri tanık olarak davet eden Moşe, halkı "Eski günleri hatırla / Tüm nesillerin yıllarını anlayın / Babana sor ve o sana anlatsın / Yaşlılarına [sor] ve sana söylesinler" sözleriyle teşvik etmektedir. Bahsettiği, Tanrı'nın onları çölde nasıl bir ulus haline getirdiğinin, Kendi Halkı olarak seçtiğinin ve onlara bollukla mübarek kılınmış bir ülkeyi bahşettiğinin halk tarafından hiçbir kuşkuya yer olmadan bilinmesinin önemidir. Şarkı aynı zamanda bir uyarıda bulunur: "Yeşurun [=Yisrael] şişmanladı ve tekmeledi / Yağ bağladın, kalınlaştın ve kabalaştın / Onu meydana getiren Tanrı'ya sırtını döndü / Ve kurtuluşunun Kayası'nı hakir gördü". Bu durumun sonucu, akıl almaz felaketler olacaktır. Tanrı bunu Tanrı'nın "Yüzü'nü Saklaması" olarak tanımlar. Yine de Moşe bir söz verir: Sonunda Tanrı, Kulları'nın kanlarının intikamını alacak ve Halkı ile Ülkesi ile teselli edecektir.

Peraşa Tanrı'nın Moşe'ye, Nevo dağının zirvesine çıkması konusunda talimat vermesiyle sona erer. Moşe buradan, ölmeden önce Erets-Yisrael'i görebilecektir. Ancak oraya, Tanrı'nın Bene-Yisrael'e verdiği Ülke'ye giremeyecektir.

MİŞNE TORA

[Rambam'ın Sözlü Tora'nın tüm konularını kapsayan devasa kanun kodeksi Mişne Tora'nın çok kısa bir özeti. Hazırlayan: Rabi Dr. Azriel Rosenfeld]

Önemli Not: Bu yazı dizisinin amacı Tora'nın tüm kanuni konuları hakkında okuyucuya bir fikir vermekten ibarettir. Okuyucu, pratik Alaha konusunda burada yazılacak - hem de çok kısa bir özet olan - kanunları bir temel olarak kullanamayacağını bilmelidir. Alaha konusundaki pratik uygulamalar için uzman bir Haham'a danışmak gerekir.

Üçüncü Kitap: ZEMANİM / ZAMANLAR (Devam)

17. Şofar, Suka ve Lulav (Devam)

 

c) Lulav

 

Sukot'ta bir hurma dalı (lulav), bir ağaçkavunu (etrog), üç veya daha fazla mersin dalı (adas) ve iki söğüt ağacı dalı (arava) tutmamız emredilmiştir. Pasukta söylendiği gibi: "İlk günde kendinize etrog ağacı meyvesi, hurma dalı, mersin ağacı dalları ve dere söğütleri alıp, Tanrınız'ın Huzuru'nda yedi gün boyunca sevinç ifade edeceksiniz" (Vayikra 23:40). Bu dallar dik tutulmalı ve Alel (yeni aylarda, bayramlarda ve Hanuka'da sabahleyin okunan Amida'dan sonra söylenen Teilim 113-118. pereklerden oluşan övgüler) okurken, bazı yerlerde onları sallamamız gerekir. Ve tıpkı Bet-Amikdaş'ta Mizbeah'ın etrafında yapıldığı gibi, Sukot'un ilk altı gününde birer kez, yedinci günde ise yedi kez onlarla sinagogun merkezindeki Teva'da duran Sefer Tora'nın etrafında tur atılır.

Bu emir aslında sadece Sukot'un ilk gününde yerine getirilirdi ve yedi günlük kutlama pasuktaki "Tanrınız'ın Huzuru'nda yedi gün boyunca sevinç ifade edeceksiniz" ifadesinden de anlaşıldığı üzere sadece Bet-Amikdaş'ta yapılırdı. Fakat Bet-Amikdaş'ın yıkılışıyla birlikte, oradaki kutlamanın anısına, Hahamlarımız (Şabat haricinde) yedi günlük kutlamanın her yerde yapılmasına hükmetmişlerdir. Bet-Amikdaş zamanında bunun yanı sıra, yedi günün her birinde Mizbeah'ın kenarlarına başları Mizbeah'a bakacak şekilde söğüt dalları dikilirdi. "Tanrınız'ın Huzuru'nda ... sevinç ifade edeceksiniz" sözünde belirtildiği gibi Sukot bayramı Bet-Amikdaş'ta çok büyük eğlencelerle, şarkılar ve çalgılarla kutlanırdı.

DÜŞÜNCELER

["Straight Talk" / Rabi Shaul Rosenblatt - www.aish.com]

Su Yüzünde Durmak

 

Bu haftaki peraşa, Yahudilerin "şişmanladıklarını ve tekmelediklerini" yani Tanrı'ya karşı isyan ettiklerini yazar (Devarim 32:15).

İşler iyi gittiği zaman, doğal olarak Tanrı kavramını kaybetmek insanın doğasının en tipik örneklerindendir. Aslan ininde hiç ateist bulunmayabilir, ama lüks yatlarda onlara çok rastlanır. Maddi başarı ve maneviyat çok zor bir birleşimdir. Ve bu aslında insanı utandırmalıdır, çünkü ikisinin birleşmemesi için teknik bir neden yoktur.

En yüce insanlar için bile, başarının düşüşe neden olduğu sıklıkla görülebilir. Örneğin, Kral Şaul'a bakın. Kral olana kadar, herkesten çok daha alçakgönüllü ve dindardı. Ya da Sözlü Geleneğe göre, Moşe'den bile daha büyük olma potansiyeline sahip olan Korah'a bakın. İnsanların en akıllısı olan Kral Şelomo bile başarısı hakkındaki bakış açısını sağlam tutabilmek için çok çabalamak zorunda kalmıştır.

Ve tarih boyunca Yahudilere bir göz atın. Nedense tarih boyunca manevi gelişimi en çok gösterdiğimiz dönemler, baskı altında yaşadığımız dönemler olmuştur. İster Roma dönemindeki büyük hahamlar olsun, Batı Avrupa'da Ortaçağ Yahudiliğinden gelen inanılmaz yaratıcılık veya Doğu Avrupa'da cereyan eden katliamlar ve sürgünler sırasında olsun bunun örnekleri çoktur. Diğer taraftan, Yahudiler için refah ve başarı dönemleri, ister İspanya'daki Altın Çağı olsun, ister 20. yüzyılın başında Batı Avrupa olsun, ya da kendi neslimiz bile olsun, asimilasyon dönemleri olmuştur.

Neden başarı bizim "tekmelememize" yol açmıştır? Çünkü bizler başardıkça, zihnimizin bir yerinde, hayatımızda Tanrı'ya olan ihtiyacımızın azaldığına dair bir fısıltı başlar. Eğer beni sıcak tutacak büyük bir evim varsa, buzdolabımda ailemi besleyecek yiyeceğim varsa, güvenliğim için bankada param varsa, beni sağlığıma kavuşturacak iyi doktorlar ve hastaneler varsa, neden Tanrı'ya ihtiyacım olsun? O'nu işsizlerin arasına göndermek ve banka sistemi çöktüğü zaman veya çocuk hastalandığında doktorların yapılacak hiçbir şeyin kalmadığını söyledikleri sırada O'nu geri çağırmaya hazır olmak çok daha kolaydır.

Tanrı hayatımızın bir parçası olmak ister, o halde bunun gerçekleşmesi için iki yol vardır. Ya başarı elde edildiği zaman kaynağını hatırlamaya çalışırız - ve bunun için de çok çaba sarf etmeliyiz, çünkü bizim kaynak olarak Tanrı'yı görmemiz çok zordur. Ya da eğer sadece bir kriz olduğu zaman Tanrı'yı çağırıyorsak, o zaman belki de daha fazla krize ihtiyacımız vardır! İşte daha sonra Tora'nın tam olarak söylediği de budur: "Üzerlerine kötülükler yığacağım. Oklarımı onların üzerinde tüketeceğim" (Devarim 32:23).

O halde çözüm nedir? Eğer başarımızın sürekli olmasını istiyorsak, sadece minnettar olmamız gerekir. Minnet, sahip olduklarımızı korur. Ne kadar çok sevinir ve takdir edersek, o kadar çok minnet duyar, bize bahşedilen berekete hak kazanırız. Diğer bir deyişle, eğer Tanrı'yı lüks yatınıza davet ederseniz, su yüzünde kalma olasılığınız çok daha yüksek olacaktır.

YAHUDİ EVİNİN TEMELLERİ

[Rabi Nisim Behar / "El Gid Para El Pratikante"]

[Sefer Yalkut Yosef - Rabi Yitshak Yosef]

 

Yom Kipur

 

A. Erev Yom Kipur

 

1. Kipur'dan bir önceki gece sabaha karşı Selihot ve bitiminde Atarat Nedarim yapılır. Erev Yom Kipur'da Tahanunim (özür ve yaranma duaları) okunmaz.

2. Kapara yapma geleneği çok eskidir. Buna göre ailedeki her erkek için bir horoz ve her kadın için bir tavuk kesilir. Bunun için imkân yoksa her aile için bir horoz bir tavuk yeterlidir. Hamile kadınlar için bir horoz ve iki tavuk kesilir.

3. Kapara yapılırken, kişinin Teşuva yapmaya odaklanması gerekir. Kişi, tavuğun ya da horozun başına gelenleri aslında günahları sebebiyle kendisinin hak ettiğini düşünmelidir; zira bu, Teşuva'nın gerçekleşmesi yolunda bir araçtır. Kesilen hayvanın eti fakirlere ya da hayır kurumlarına bağışlanır. Ancak daha iyisi günah affı için kesilmiş bir hayvanı vererek ihtiyaç sahibi kişiyi utandırmak yerine, bunların parasını takdim etmektir. Böylece Tsedaka mitsvası da yerine getirilmiş olur. Günümüzde yaygın uygulamalardan biri, Kapara yapmak yerine "bu para benim kaparam [=günahlarımın onarımı] olsun" diyerek Tsedaka vermektir.

4. Kapara'nın, elbette, usta bir Şohet tarafından yapılması gerekir. Şohet'in, bıçağının keskinliğini sık sık kontrol etmesi, hayvanın Kaşer kesilmeme ihtimalini giderecektir. Kaşer kesim bu tip bir sebeple gerçekleşemezse tekrar Kapara yapılmalıdır. Kaparaların geciktirilmemesi, hatta daha önceden yapılması tercih edilmelidir. Ayrıca akan kanın toprakla örtülmesinin Tora'nın bir mitsvası olduğu unutulmamalıdır.

5. Kipur öncesinde, ölmüş yakınları mezarlarında ziyaret etmek gelenekselleşmiştir.

6. Yom Kipur öncesinde Mikve'ye dalmak (Tevila) güzel bir gelenektir. Bu Tevila için beraha söylenmez. Gidemeyen, üzerine 13 lt. su döktürerek bu geleneği yerine getirebilir. Bu duşta da yapılabilir. Evlenmemiş genç kızlar ise Mikve'ye gitmezler.

7. Öğleden sonra, Seuda Mafseket'ten (Erev Yom Kipur'da yenen son yemek) önce sinagoga gidilir ve bugüne özel Minha okunur.

8. Seuda Mafseket'te çok ve çeşitli yiyecek yemek mitsvadır. Bunu yapan kişi iki kez oruç tutmuş gibidir. Bu gün içinde ne sebeple olursa olsun oruç tutmak yasaktır. Seuda Mafseket herkesin sorumlu olduğu bir kuraldır. Bu yemekte çok çeşit gerekli olmasına karşın, ağır, yağlı ve fazlaca baharatlı yemekler yememeye özen gösterilmelidir. Masa, tıpkı Şabat için olduğu gibi en güzel şekilde düzenlenir.

9. Kipur, Tanrı'ya yönelik günahlarımızı affettirme gücüne sahiptir. Ancak insanlar arası hatalar, sadece hatanın muhatabının affı ile bağışlanır. Bu sebeple, kişinin, başta ailesi olmak üzere herkesle barış içinde olmaya özen göstermesi, herhangi bir sorunun getirdiği tatsızlıkları Kipur'dan önce gidermesi gerekir. İnsanın hırsızlık yaptığını fark etmediği ya da hırsızlık olarak tanımlamadığı durumlar vardır. Bu durumlar bile düşünülmeli ve "ele hatayla yapışmış" paralar bile asıl sahibine geri verilmelidir.

10. İnsana söz ya da hareketle verilen zarar ya da üzüntü, parasını çalmaktan bile daha ağırdır. Bu sebeple kişi, elinden geleni yapıp kırgınlıkları gidermelidir. Bunun için yanında üç kişi ve gerekirse hediyelerle giderek diğer taraftan özür dilemelidir. Bir kerede olmazsa başka üç kişiyle gitmelidir. Ve bunu gerekirse üçüncü kez tekrarlamalıdır. Bundan sonra daha fazla gitmesi gerekli değildir. Ama zarar görmüş kişi bir Haham ise, gerekirse bin kez gitmelidir. Bu konuda elçi kullanılmamalı, özür şahsen dilenmelidir. Fakat elçi durumu yumuşatabilecek bir kişiyse önce elçiyi göndermeli, ardından kendisi gitmelidir.

11. Zarar görmüş kişi acımasız olmamalıdır. Zira gördüğü zararı hak etmemiş olsa, görmeyecektir. Ve eğer kendisi af etmeye gayret etmezse, Tanrı da onu affetme konusunda hızlı davranmayacaktır.

12. Yom Kipur öncesinde herkesin anne-babasından, eşlerin birbirinden özür dilemeleri kutsal bir yükümlülüktür. Bunu yapmayan kişi günahkâr sayılır. Yine de, özür dilenmemişse, karşı taraf kalbinde af etmelidir.

13. Kadınlar gün batmadan önce tıpkı Şabat'ta olduğu gibi mum yakarlar. Ardından "B. A. AD. E. M. A. A. K. B. V. Leadlik Ner Şel Yom Akipurim" berahasını söylerler. Bir erkek yalnızsa mumları kendisi yakar ve berahayı da söyler. Şeehayanu berahası söylenmez.

 

B. Yasaklar

 

14. Kipur'da, (i) Yemek/içmek, (ii) Yıkanmak, (iii) Ferahlatıcı bir şeyler sürmek, (iv) Deri ayakkabı ya da terlik giymek ve (v) Eşler arası yakınlık yasaktır. Kipur, sadece oruç tutmaktan ibaret değildir ve her kurala eşit olarak uyulmalıdır. Ayrıca "Şabatlar Şabatı" olarak anılan Kipur'da, Şabat günü yasak olan her iş yasaktır. Kipur gecesi ile gündüzü arasında kural açısından hiçbir fark yoktur.

15. Hata sonucu bir yemeğe beraha söylemiş, ancak yemeden hatırlamış bir kişi, "Baruh Şem Kevod Malhuto Leolam Vaed" der ve yemez.

16. Yıkanmak, gerek sıcak gerek soğuk suyla olsun yasaktır. Sabah kalkıldığında eller sadece parmakların başlangıç yerine kadar yıkanır ve Netilat Yadayim berahası söylenir. Kurulandıktan sonra gözler elde kalan nemle silinir.

17. Vücutta kirlenmiş bir yer normal yıkanır. Koenler de, halka beraha vermek üzere "Nesiat Kapayim"e çıkmadan önce her zaman olduğu gibi bileklerine kadar ellerini yıkarlar.

18. Kipur günü, herhangi bir merhem ya da ferahlatıcı şey sürülmez. Sağlık açısından bir problem söz konusu olduğunda bir Haham'a danışmak gerekir.

19. Deri ayakkabı yasaktır. Ancak lastik ya da bez ayakkabı, ne kadar rahat ya da pahalı olursa olsun giyilebilir. Çünkü kural, rahatlık ya da zenginlikle ilgili değildir. Diğer yandan otuz gün içinde doğum yapmış kadınlar, ölüm tehlikesi olmasa bile hastalar ya da ayağında sorun olanlar, daha rahat hissedeceklerse deri ayakkabı giyebilirler.

20. Dokuz yaşından küçük çocuklara oruç tutturulmaz. Bunun üzerindeki çocuklara eğitim amacıyla birkaç saat oruç tutturulur. Gerekirse sabah yemek verilir. 11 yaşından büyük çocuğa, eğer sağlığı ve dayanıklılığı elverecekse tüm gün oruç tutturulur. 12 yaşını doldurmuş bir kız ve 13 yaşını doldurmuş bir erkek çocuk ise, büyüklerle aynı kategoridedir.

21. Hamile ya da süt veren kadınlar oruç tutarlar. Son üç gün içinde doğum yapmış bir kadın, kendisi uygun görse doktor da izin verse bile oruç tutmaz; tutma konusunda ısrar etmesi yasaktır. Yine de, yemeğini küçük lokmalar halinde yemelidir. Düşük yapmış bir kadın için de kural aynıdır. Hepsi, ölüm tehlikesi olan hasta sınıfındadır ve oruç tutmaları yasaktır. Doğumdan itibaren yedi gün geçtikten sonra ise, normal biri gibidir.

22. Doktorun oruç tutmayı yasakladığı bir kişi Kipur'da yemek yemelidir. Eğer hasta kendini iyi hissettiğini söylerse bile oruç tutmasına izin verilmez. Zira Tora mitsvalarla "yaşamamızı" emretmektedir; ölmemizi değil.

23. Doktor oruç tutmanın sorun olmadığını söylerse, ancak hasta aynı fikirde değilse, oruç tutmaz.

24. Sağlık sebebiyle Kipur günü yemek yemiş bir kişinin, ne bunun için Teşuva yapması, ne de başka bir zaman oruç tutması gereklidir. Ancak yediğinde 27 gr.dan az parçalar halinde ve on dakikada bir yemeye, 40 gr.dan az yudumlar halinde ve beş dakikada bir içmeye gayret etmelidir. Her biri için başta tek beraha yeterlidir. Elbette; sağlık koşulları bu aralık için uygun olmadığı takdirde normal yemek yenebilir.

 

C. Dualar

 

25. Kipur gecesi Arvit duasında erkekler Talit giyer. Giydiğinde henüz güneş batmamışsa, Talit berahasını söyler, batmışsa söylemez.

26. Kal Nidre Sefer-Tora'larını taşıma mitsvası çok değerlidir ve kişi bu mitsvayı yapabilmek için elinden geleni yapmalıdır.

27. Kipur günü dualarda pişmanlık hisleri ile ağlamaya gayret edilmelidir. Bu olmuyorsa, duayı ağlamaklı sesle yapmak bile işe yarar. Zira Teilim'de "Tanrı ağlama sesimi işitti" denmektedir. Tanrı'nın işittiği pişmanlıktan kaynaklanan "ağlama" ise bu en iyisidir; ama sadece "ağlama sesi" bile yeterlidir.

28. Kipur günü boyunca, tüm yıl boyu yüksek sesle söylenmesi yasak olan "Baruh Şem Kevod Malhuto Leolam Vaed" cümlesi yüksek sesle okunur. Zira bu, meleklerin Tanrı'yı överken kullandıkları cümlelerden biridir ve Yahudiler, Kipur günü melek düzeyindedirler.

29. Kipur sabahı, Birhot Aşahar [Sabah Berahaları] içinde "Şeasa Li Kol Tsorki" berahası atlanmalıdır. Zira bu beraha [deri] ayakkabı içindir ve Kipur'da [bu tipte] ayakkabı giymek yasaktır.

30. Tıpkı Roş Aşana'da olduğu gibi, Kipur'da da Sefer-Tora'ya, gerekenden fazla kişi çağrılabilir; ancak gabaylar hem zaman hem de halkın konsantrasyon kaybını önlemek amacıyla bu konuda dikkatli olmalıdırlar.

31. Çıplak taş üzerinde eğilmek Tora'ya göre önemli bir yasaktır. Bu sebeple özellikle Musaf duasında, Koen Gadol'un Bet-Amikdaş'ta Kipur günü yaptıklarını anlatan bölüm okunurken yere kapananlar, doğrudan taşa eğilmemeye dikkat etmelidirler. Bunun için en azından uygun bir bez parçası ile taş örtülmelidir. Yoksa koltuğa doğru eğilmek tercih edilir.

 

D. Kipur Çıkışı

 

32. Şofar, yıldızlar çıktıktan sonra çalınır. Şofar çalınmasından sonra ayrıca Arvit duası okunması gerektiği unutulmamalıdır. Kişinin özellikle yoğun bir günün ardından "okuldan kaçmak isteyen çocuk"a benzememeye dikkat etmesi gerekir.

33. Kipur çıkışı Arvit Amidası'nda, Teşuva günleri boyunca yapılan eklemeler ve değişiklikler sona erer. Normal Amida okunur. Tek fark, Şabat ve bayram çıkışlarında okunan "Ata Honantanu" bölümüdür.

34. Arvit'ten sonra Avdala yapılır. Avdala'da kullanılacak ateşin, Kipur öncesinden yakılmış olması gerekir. Bu sebeple sinagogda, Erev Kipur'da yakılmış bir mum bulundurulmalı, Avdala ateşi bu mumdan alınmalıdır.

35. İstanbul geleneğine göre Arvit çıkışında "Birkat Alevana - Ay Duası" okunur.

36. Sağlıklı bir insan, gün batımından 72 dakika sonra yemek yemelidir. Arvit ve Birkat Alevana okuyup eve gidene kadar bu süre zaten geçer.

37. Kipur çıkışında hemen Suka yapımına başlanır. Bunun için minimum bir iş yeterlidir. Bu şekilde bir mitsvadan diğer mitsvaya ara vermeden geçilmiş olur.

 

Haftanın Sözü

["Shabbat Shalom Weekly" - Rabi Kalman Packouz]

Hiç hata yapmayan kişi genellikle hiçbir şey yapmayan kişidir.

 

Haftanın Peraşası'nı, t  e  b  e  r  r  u  d  a     b  u  l  u  n  a  r  a  k, ölmüşlerinin ruhuna veya hasta bir yakınının şifasına ithaf etmek isteyenlerin,

 ilgililer (050 - 38 41 30) ile temasa geçmeleri rica olunur.

Peraşa kağıtları Tora ile ilgili yazılar içerdiğinden çöpe atılmamalıdır.

Lütfen Geniza'ya getiriniz.

 

 
Ekle: facebook Ekle: twitter

Günün Öğretisi

Mum Yandığı Müddetçe Mum Yandığı Müddetçe

Kendini Geliştirmenin Yolları

DERTLERİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞIN DERTLERİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞIN

Miladi Takvimi Çevir


    

İbrani Takvimi Çevir