AVRAAM'DAN YAAKOVA

AVRAM’IN SÖZÜ

Bu uzak ülkelerin birinde Avram, karısı  Saray  ve ağabeyinin oğlu Lot ile birlikte yaşıyordu.Avram iyi bir insandı ve Allah onu uzun seneler boyunca izledi.Allah , Avram’a konuşarak ona şu sözü verdi : Eğer Avram Allah’ın istediği yere gider , oraya yerleşirse, Allah ondan büyük bir millet yapacaktı.. Avram Allah’ın istediğini yaparak ailesiyle birlikte Kenaan topraklarına gitti . Bir dağda çadır kurdu ancak uzun zamandır yağmur  yağmadığından toprak kuruydu ve kıtlık başlamıştı  . Avram bu biçimde yaşayamayacaklarını  biliyordu  ve bu yüzden Kenaan’da tekrar kuraklık bitinceye değin  ailesini Mısır’a götürdü..

AVRAM VE LOT

Avram Kenaan’a döndüğünde sığırları, gümüşleri ve altınları olan zengin bir adamdı ancak hic birşey eskisi gibi değildi. Avram Lot’la tartışıyordu va Avram için sürüleri güden adamlar ile Lot’un adamları arasında da problem çıkıyordu.

Avram “ Artık tartışmayalım. Burada çok toprak var” dedi ve ellerini kaldırarak  devam etti: “ Sen sol tarafımdaki toprakları al; ben de sağ tarafımdaki toprakları alacağım” . Lot, sol taraftaki  toprakların Yarden toprakları olduğunu gördü. Burada bir çok yeşillik ve su olduğundan sürüleri  için de iyi olacağını   düşünerek  Avram’a teşekkür etti ve  vedalaşarak çadırını Sedom yakınlarında kurdu.Ancak Sedom ve Amora şehri insanları kötü insanlardı ve orada savaş vardı. Lot ve sahip olduğu  herşey ele geçirildi , ama Avram, Lot ve sahip olduğu  eşyaları ve adamlarını Sedom halkından kurtardı.

 

AVRAM “ AVRAAM “ OLUR

Avram çok mutsuzdu çünkü çocukları olmuyordu . Kendisi 99 yaşındaydı ve Saray da aynı yaşlardaydı. Bir gün Allah ona şöyle dedi: “ Bir çok milletin babası olacağından  bundan sonra adın Avram değil Avraam olacak. Sana Kenaan topraklarını vereceğim. Karın Saray bundan sonra Sara olacak. Onu kutsayacağım ve ona bir oğlan çocuk vereceğim. Kralların annesi olacak.”

Avraam gülerek “ Ama biz çocuk sahibi olmak için çok yaşlıyız “ dedi. Allah şöyle cevap verdi : “ Bu gerçekleşecek. Ve Allah’ın sözlerine gülebildiğin için oğlunun adını da ‘ gülecek kişi’ anlamına gelen İshak koyacaksın”

AVRAAM VE ALLAH

Lot’un bulunduğu Sedom şehrinde kötülük devam ediyordu ve Lot bu konu ile ilgili  Avraam’la konuştu. Avraam, Allah’ın Sedom’daki kötü  insanlarla birlikte  iyi insanları da yok etmesinden ve Lot’un da bu insanlar arasında olmasından korkuyordu. Allah, Avraam’a Sedom’da elli iyi insan bulduğu takdirde tüm şehri kurtaracağını söyledi. Avraam , Allah karşısında çok  cesurdu ve şöyle söyledi: “ 45 tane iyi insan bulursanız 50 tane olmadığı için tüm şehri yok mu edeceksiniz?” Allah cevap verdi: “ Eğer Sedom’da 40 tane iyi insan bulursam şehri kurtaracağım” Avraam daha da cesurlaşarak “ Ya sadece 30 tane iyi insan varsa?” Allah kızdı ama yine de “ Eğer 10 tane iyi insan bulursam Sedom şehri yok olmayacak” diyerek Avraam’ı orada bıraktı.

 

LOT’UN KARISI

Lot Sedom’un kapısında oturuyordu.İki melek yanına geldiğinde, Lot  kalkarak onların karşısında eğildi ve daha sonra onları evine  misafir etti. Gece olmadan Sedom halkı Lot’un evine gelerek “ Bugün ziyaretine gelen adamlar nerde?” diye sordular. Lot kızgın  adamlarla konuşmak üzere dışarı  çıkarak şöyle söyledi : “ Bu kadar kötü olmayın. İki güzel kızım var; size onları vereyim ama bu adamlara dokunmayın “

“ Geri çekil “ diye bağıran adamlar neredeyse kapıyı kırdılar ancak melekler Lot’u evin içine alarak tekrar dışarı çıktılar ve adamlar gidene kadar  savaştılar.

“ Tüm aileni buradan götür çünkü buradaki insanlar çok kötü olduklarından burayı yok edeceğiz.”

Ertesi sabah güneş doğmadan Lot ve ailesi kalktılar. Melekler onları şehrin kapısına kadar  götürdükten sonra “ Buradan kaçın ve arkanıza hiç  bakmayın ” dediler. Güneş doğduğunda tüm Sedom ve Amora şehri yanıyordu ancak Lot ve ailesi kurtulmuştu. Lot’un karısı arkasına baktığı için bir tuz heykeline dönüştü..

 

RİVKA  KUYU BAŞINDA

Avraam yaşlandıkça ,oğlu İshak’ın kendisi ölmeden evlenmeyeceğinden endişelenmeye başladı. En eski ve en sadık hizmetkarından ona son bir  hizmette bulunmasını istedi. : “ Ülkeme git ve insanlarımın arasından oğlum İshak için bir eş bul ve buraya getir.” dedi. “ Peki ya seçtiğim kız benimle Kenaan’a gelmezse?” diye sordu hizmetkar. “Eğer kız isteyerek gelmezse o zaman yalnız dönersin; ama oğlumu oraya götürme” dedi Avraam. Hizmetkar elini Avraam’a vererek ona efendisinin isteğini yerine getireceğine dair yemin etti.

Ertesi sabah hizmetkar efendisinin on devesini alarak Mezopotamya’ya gitti.Şehrin dışındaki , kadınların  ve genç kızların su çekmeye gittikleri kuyunun  başında develeri oturttu. Hizmetkar kendi kendine “ Kafamı kaldırdığımda genç bir kız göreyim ve ona “ Testinden biraz su içeyim” diyeyim.Eğer o kız , benim yansıra develerimin içmesi için de su verirse bileceğim ki Avraam’ın oğluna  yakışır nazik ve kibar kızdır.” dedi. Hizmetkar kafasını kaldırdığında , omzunda su testisi bulunan Rivka  isimli güzel bir kız gördü. Kızın, kuyuya giderek  testisine su dolduruşunu izledi ve yanına yaklaştı : “ Lütfen testinden biraz su içmeme izin ver” dedi. Testisinden dilediği kadar su içebilmesi için hizmetkara testisini uzatan Rivka  “İçin efendim ; develeriniz için de kuyudan su çekeyim.” Diyerek, develer susuzluklarını giderene kadar kuyudan  su  çekti.

 

HİZMETKAR RİVKA'NIN EVİNDE

Hizmetkar Rivka’ya bir altın küpe ve iki altın bilezik verince Rebeka çok mutlu oldu. “ Kimin kızısın sen?” diye sordu hizmetkar.

“Ben Betuel’in kızı Rivka’yım “ dedi Rivka.

“ Babanın evinde bu gece kalabilmemiz için bir oda var mi? “ diye sordu Hizmetkar.

Rivka “ Hem üstünde yatacak saman , hem de kalacak odamız var “ diye yanıtladı . Rivka’nın ağabeyi hizmetkar ve develere kalacakları  yeri gösterdi. Ona güzel bir sofra kurdular ancak hizmetkar Rivka’nın babasına şöyle dedi : “ Size buraya neden geldiğimi söylemeden yemek yiyemem. Ben Avraam’ın hizmetkarıyım ve buraya oğlu İshak icin bir eş bulmaya geldim. Bir genç kızın isteyerek  benle geleceğinden emin olmadığım için bugün kuyuda dua ettim  ve sanki dualarımın cevabı olarak Rivka karşıma çıktı. “

Rivka’nın babası “ Bu kesinlikle Allah’ın arzusudur. Kızımı , efendinin oğluna eş olarak götür.” dedi.Rivka’yı çağırarak , hizmetkarla gitmeyi isteyip istemediğini sorduğunda  Rivka gideceğini söyledi. Rivka ve hizmetkarları deve üstünde Kenaan’a döndüler.

 

İSHAK VE RİVKA

Bir akşam İshak tarlasında düşüncelere dalmışken babasının hizmetkarının on deveyle birlikte ona doğru geldiğini gördü. Develer yaklaştıkça , İshak ,en öndeki devenin üstünde oturan  Rivka’yı gördü. Rivka da yakışıklı İshak’ı gördüğünde  evleneceği adamın o olduğunu anladı. İshak ,Rivka’yı ilk görüşte sevdi, evine götürdü ve kısa sürede evlendiler.

 

İKİZLER-ESAV VE YAAKOV

Rivka ve İshak çok mutlu oldular ve uzun süre sonra ikiz çocukları oldu. İlk doğan Esav , daha sonra doğan ise Yaakov’du. Esav’ın gür kızıl saçları vardı ve çok iyi bir avcı oldu. Yaakov ise avlanmayı sevmeyen  sade birisiydi. İshak Esav’ı Yaakov’dan daha çok seviyordu  çünkü Esav’ın avcı olması fikri hoşuna gidiyordu. Ancak Rivka  bu duruma çok üzülüyordu  ve küçük oğlunu daha çok seviyordu.

Bir gün Esav tarladan döndüğünde Yaakov çorba pişiriyordu.Uzun süredir yemek yemediği için Esav çok acıkmıştı. “lütfen bana yemek ver yoksa öleceğim.” dedi  kardeşine. Yaakov da babasının tüm mirasının evin en büyük oğlu olduğu için Esav’a kalacağını  bildiğinden “ O zaman bana doğum hakkını  sat. “ dedi. Esav o kadar açtı ki bunu kabul etti. Esav bir kase çorba karşılığında  doğum hakkını  Yaakov’a  satacağına dair yemin etti. Bunun üzerine Yaakov , Esav’a çorba ve ekmek verdi.

 

ALDATMACA

İshak yaşlandığında kör oldu. Esav’ı yanına çağırdı .: “oğlum” dedi.

“ Burdayım.” dedi Esav.

“ Ben yaşlandım ve ölüyorum. O yüzden seni kutsamak istiyorum.Git okunu al ve ormana  giderek  bir ceylan avla. Daha sonra bana onun etini pişir ; böylelikle seni kutsayacağım. “

Esav hemen babasının söylediğini yaptı. Fakat Rivka bu konuşmaya kulak misafiri olduğundan küçük oğlu Yaakov için endişelendi; çünkü o kutsanmayacaktı. Bunun üzerine Yaakov’la konuştu. : “ Beni dinle ve hemen sürüden iki kuzu getir. Ben de babana lezzetli bir yemek yapacağım. Böylece baban ağabeyini değil, seni kutsayacak.” dedi.

“ Fakat babam benim olduğumu anlayacaktır çünkü Esav gibi gür saçlarım yok ve ona yalan söylediğim için beni kutsamak yerine lanetleyecektir. “ dedi Yaakov.

“ Sen beni dinle ; o zaman lanetlenen ben olacağım ; sen değil. “ diye cevapladı Rivka.

Yaakov iki kuzuyu getirdi ve Rivka  onları pişirdi. Daha sonra Esav’ın kıyafetlerini Yaakov’a giydirerek saçlarının  uzun görünmesi için boynunun etrafına ceylanın derisinden koydu. Yaakov’a yemeği vererek babasının yanına yolladı.

“Baba” dedi Yaakov.

“ Hangi oğlumsun sen?” diye sordu İshak.

“ Ben Esav’ım . Benden istediğini yerine getirdim. “

“ Yanıma gel de seni hissedeyim. “ dedi İshak.

Yaakov ,babasının  kendisini hissetmesi için onun yanına gitti. “Sesin Yaakov’un sesine benziyor ama  vücudun Esav’ınkine benziyor.Yemeği getir de yiyeyim” dedi İshak. İshak yemeğini bitirdikten sonra

“ Yanıma gel  oğlum,seni öpeyim.” dedi. Yaakov babasının  yanına gitti.İshak onu öptüğünde  elbiselerinin kokusunu aldı ve “ Sen Esav’sın çünkü elbiselerinde tarla kokusu var. Seni kutsayacağım. Allah ,sana bereketli topraklar , iyi ürünler ve sana hizmet  ve itaat edecek insan ve milletler verecek. Kardeşine hükmedeceksin ve seni lanetleyen kişiler kendileri lanetlenecekler.” dedi.

İshak oğlunu kutsadıktan sonra  Yaakov İshak’ın yanından ayrıldı. Esav avdan döndüğünde o da babasına yemek pişirip getirdi.

“ Sen kimsin?” diye sordu babası.

‘ Ben Esav’ım baba.” dedi  Esav.

İshak titredi. “ Peki bana Esav olduğunu söyleyen ve kutsadığım kardeşin nerde?”

Esav bunları duyduğunda ağlamaya başladı ve “ Beni de kutsa baba” dedi. İshak ise “ Sözümden dönemem. Onu, senin efendin yaptım ve ona hizmetkarlar ve senin tarlalarını  verdim.” diye karşılık  verdi.

Esav Yaakov’dan nefret etti ve babasının  ölümünden sonra Yaakov’u öldüreceğine  dair and içti. Rivka Esav’ın bu andını duydu ve bunun üzerine Yaakov’u, Esav’ın öfkesi geçinceye kadar Haran’daki amcası Lavan’ın yanına yolladı.