ALLAHIN MELEĞİNDEN YENİLENEN SÖZÜN SONUNA
ALLAHIN
MELEĞİ
Allah insanlara şöyle söyledi
: Senede üç kez bana bayram yapacaksınız. Mayalanmamış
ekmek (Pesah), Ürünlerin bayramı ( Şavuot) ve hasat bayramı (
Sukot). Senede üç kez erkekler benim karşıma çıkacaklar. Sizin
için hazırladığım yere giden yolu göstermesi için bir
melek yollayacağım. Ona itaat edin çünkü sizi günahlarınızdan
dolayı affetmeyecektir.Eğer ona itaat ederseniz düşmanlarınıza
düşman , dostlarınıza dost olacağım. Allahınıza
hizmet ederseniz O size ekmeğinizi , suyunuzu bağışlayacak,
hastalıkları yok edecek. Gideceğiniz topraklardaki insanları
o topraklardan çıkarmayacağım çünkü toprak verimsizleşebilir
ve hayvanlar çoğalarak size karşı gelebilir. Fakat yavaş
yavaş onları topraktan çıkaracağım
; sizin aileleriniz çoğalacak ve toprağa sahip olacaklardır.
ALLAHIN
ON EMRİ İÇİNDE BULUNDURDUĞU DOLABI: AARON ABERİT
Moşe Allahın tüm sözlerini
yazdı . İnsanlar Allahın tüm söylediklerini yerine
getireceğiz. dedi. Daha
sonra Allah Moşeye şöyle söyledi: Sinay Dağına
gel ; sana taş levhalarda kanun ve emirlerimi vereceğim. Böylelikle
onları öğretebilirsin.
Moşe ve onun sadık dostu
Yeoşua dağa gittiler ve Moşe gittiğinde orayı
altı gün boyunca bir bulut kapladı. Moşe bulutun içine doğru
gitti ve orada kırk gün kırk gece kaldı. Allah Moşeye
şunları söyledi :
İnsanlar bana akasya ağacından
Aaron Aberit ( Ahit Sandığı )
yapacaklar. Bir metre uzunluğunda ,bir metre genişliğinde
ve bir metre yüksekliğinde olacak. İçi ve dışı altınla
kaplanacak ; altın halkaları bulunacak ve Aaron Aberitin taşınabilmesi
için bu halkalardan akasya ağacından yapılmış altın
kaplama çubuklar geçecek. Aaron Aberitin içine sana verdiğim emirleri
koyacaksınız.
Daha sonra
bana bir metre uzunluğunda ve bir metre genişliğinde saf
altından bir taç yapacaksınız. Her iki ucunda çocuk yüzlü bir
melek figürü ( kerubim )
olacak ve bu melekler tacı korumak için kanatlarını yukarı
doğru uzatacaklar. Yüzleri birbirine dönük
olacak ancak melekler yere bakacaklar.
Taç da Aaron Aberitin üzerine konacak.
Ayrıca bana akasya ağacından
bir masa yapacaksınız. Altınla kaplanacak, etrafına her iki
köşesinde altın halkalar bulunan altın bir şerit koyacaksınız.
Daha sonra altın bir şamdan (
menora ) yapacaksınız.
Her iki yanında da üç kolu olacak. Böylece yedi tane mumluğu olmuş
olacak.
İnsanlara keten ipli; mavi, mor ve
kırmızı kumaştan bir çadır ( mişkan ) yaptıracak;
Aaron Aberiti ve tacı bunun içine koyup mavi,mor ve kırmızı
bir perde ile örteceksin. Her şabat oraya Kohenlerin yemesi için
oniki somun ekmek konacak. İsraeloğulları bir mezbah yapıp
çadırın önüne koyacak.
Aaron ve oğulları benim
Kohenlerim olacak. Şanı ve güzelliği için Aarona bir göğüs
levhası
( urim ve tumim ),şal,cüppe,işlemeli
palto,sarık ve kemer yapacaksınız.
Şal , altından ve mavi ,mor ve kırmızı ketenden
olacak. Göğüs levhasında altından zincirler olacak . Sarığın
üstünde ise Allaha kutsallık yazısının
oyulduğu başka bir altın levha olacak ve Aaron
bunu alnının üstüne koyacak. Aaron, bu levhayı her zaman
giyecek, kendisi ve oğulları Kohen olacaktır.
Allah Sinay Dağında Moşeye
söyleyeceklerini bitirdiğinde ona, kanunun iki levhasını ve
Allah tarafından yazılmış emirleri verdi.
İnsanlar
Moşenin dağdan inmediğini görünce Aaronun etrafına
toplanarak ona şöyle dediler:
Bize tanrılar yap çünkü Moşeye ne olduğunu
bilmiyoruz.
Aaron
onlara ,karılarından ve kızlarından küpelerini alarak
kendisine getirmelerini söyledi. Aaron altınları
eriterek altin bir buzağı meydana getirdi. İşte
sizin Allahınız. diyerek
önünde bir mezbah yaptı ve insanlara Yarın Allahınız
Altın Buzağı için bayram olacak dedi.
Ertesi
sabah insanlar erkenden kalktılar ve altın buzağıya sunular
getirdiler. Yediler,içtiler ve dans ettiler.
Allah
Moşeye şöyle dedi: Git! İnsanların günah işledi
ve emirlerimden birini çiğnedi
Allah
çok öfkeli olmasına rağmen Moşe onunla konuştu ,onu yumuşattı
ve Onun öfkesini insanlara yansıtmadı.
Moşe dağdan indi . Elinde
Allah tarafından yazılmış iki kanun levhası vardı.
Yeoşua insanların yüksek seslerini duyunca Çadırda savaş
var galiba dedi. Savaş değil bu, şarkı
sesi dedi Moşe.
Moşe
çadırların yanına gelir gelmez altın
buzağıyı ve insanların dans ettiğini gördü. Çok
sinirlendi ve elinden levhaları attı ; levhalar kırıldı.
Daha sonra buzağıyı alarak onu ateşte yaktı ; tozunu öğüttü
ve suda karıştırdı. Bu karışımı İsraeloğullarını
içirdi. Ertesi gün Moşe insanlara şöyle dedi: Çok büyük
bir günah işlediniz. Şimdi
Allaha gideceğim. Belki sizi affettirebilirim.
Moşe
Allaha konuştuğunda Allah ona şöyle söyledi : Git ve
halkını söylediğim yere götür . Meleğim sizin önünüzden
gidecek. İnsanları günahlarından
dolayı cezalandıracağım gün de gelecektir.
Allah Moşeye şunları söyledi
: İlki gibi iki taş levha al. Bu levhaların üstüne kırıldıkları
zaman diğerlerinin üzerinde yazan sözleri yazacağım. Yarın
sabah Sinay dağına gel ve dağın
tepesinde benim önüme çık. Ancak , yalnız gelmelisin.
Böylece Moşe iki taş levha kesti. Ertesi sabah erken kalkarak Allahın emrettiği gibi elinde iki taş levhayla Sinay Dağına çıktı. Allah, bir bulut içinde Moşenin yanına geldi ve şöyle söyledi : Bir söz vereceğim. Halkın için daha önceden hiç meydana gelmemiş mucizeler yapacağım. Tüm herkes Allahın işini görecek. Fakat emirlerimi yerine getirmeli, bana kanunlarımdaki gibi tapmalısınız.
Moşe
kırk gün kırk gece Allahla kaldı. Bu
süre içinde ne yemek yedi ne de bir şey
içti. Sadece bu levhaların üstüne on emri ve kanunların sözlerini
yazdı.
Moşe elinde levhalarla Sinay Dağından
indiğinde yüzü öyle bir parlıyordu ki İsraeloğulları
ona yaklaşmaya korktu. Moşe yüzüne bir peçe koyarak konuştu ve
onlara Allahın söylediklerini
iletti. Sonra yüzündeki peçeyi çıkarttı ve İsraeloğulları
onun nurlanmış parlayan yüzünü
gördü.