|
Ertesi sabah ailece inşaata gittiler.
İşçilerin toprakta derin delikler açtıklarını
gördüler. Baba,
‘’İşte, evimiz burada inşa edilecek ve
balkonumuzdan Bet-Amikdaş’ı görebileceğiz’’ dedi.
Ron ,işçilerin evi inşa etmek
yerine neden bu delikleri açtıklarını
sordu..Annesi gülümseyerek ‘’ Binanın sağlam olması
ve çökmemesi için
önce temeli yapılıyor’’ dedi..
Ancak birdenbire işçilerden
biri onlara doğru koşarak, “ Burada olduğunuz için
çok şanslısınız.Evin temelini kazarken bakın ne
buldum” diye bağırdı heyecanla...
Anne, baba ve Dina
çukurun başına koştular
ama en hızlı
Ron koştu.Herkesten
evvel varmak istemişti. İşçilerden biri temelin
köşesini işaret ederek, ‘’ Bakın, buradaki sıra sıra
birbirinin üzerine kümelenmiş taşları görüyor
musunuz?. Sanki bir odanın duvarı gibi duruyor. Duvarın
dibinde de kahverengi yuvarlak çıkıntılar var “dedi.
Baba temele indi ,
küçük bir kürekle kahverengi cismin etrafındaki
toprağı temizledi . Herkes merakla bekliyordu.
Sonunda taş duvarın yakınında bir takım çanak çömlekler
göründü.. Baba şaşkınlıkla,
‘’Sanırım
burada eski zamanlara
ait çanak çömlek bulduk’’ dedi.
Dina bunun ne
anlama geldiğini sorduğunda
babası,
‘’Bunlar
çok eski çağlarda yapılmış ve
kullanılmış eşyalardır. Bu
bir bardak, bir testi veya bir sürahi
olabilir.’’ diye açıkladı.
Bu duvarın eskiden
inşa edilmiş bir binanın duvarı olabileceğini ve
bunun Kutsal Tapınak –Bet-Amikdaş– zamanından kalmış
olabileceğini anlattı ve devam etti,
‘’Galiba burada
daha evvel bizim gibi bir aile yaşamış ve
bulduğumuz bu çanağı da
çorba içerken
kullanmış olabilirler
“ dedi.
Çocuklar hayretle
babalarına baktılar ve ‘’ Sen bize toprağın altında
bir ev olduğunu söylüyorsun ancak bu insanlar bu tünelden
nasıl evlerine girmişler ve penceresiz bir evde
nasıl oturabilmişler ’’ diye sordular.
Anne ‘’ Eskiden
bu ev toprağın üzerindeydi ve insanlar herkes
gibi kapıdan içeri girip çıkarlardı. Ancak
zamanla bu ev ve çevre evlerde
yaşayanlar buralardan ayrıldı .
Kir ,toz ve toprak bu evlerin üzerini örttü
ve toprağın
altında kaldılar.
Ron şaşkınlıkla,
‘’ Siz bunların
çok eski çağlardan kaldığına emin misiniz? Belki
bunları birileri satın alıp buraya dün getirip gömmüştür!
‘’dedi.
Babaları elindeki kahverengi kaseyi göstererek,
‘’ Bu bulduğumuz
eşyaların eski
çağlardan kalıp kalmadığını anlamamızın bir çok
yolu var. Örneğin
şekilleri bu gün kullandıklarımızdan farklı
olabilir ya da
daha değişik bir malzemeden
yapılmış olabilirler.
Arkeolog dediğimiz
insanlar bunların eski mi
yeni mi olduğunu anlayabilirler. Arkadaşım David arkeologdur ve
onu buraya davet eder bunları inceleyip bize gerçeği söylemesini
rica ederiz. Ancak o zaman antik evi keşfedip etmediğimizi
anlarız.’’
Arkeolog David öğlene
doğru gelir ve çukura iner. Taş duvarı ve kaseyi
inceledikten sonra onaylar ve‘’ Siz gerçekten
Bet-Amikdaş zamanından
kalma çok eski şeyler bulmuşsunuz. Bütün çevreyi kazıp
daha başka keşifler yapmalısınız’’ der.
Ron korkmuştu.
‘’ Eğer bunu
yaparsak yine evimizi inşa edebilecek miyiz? “diye
sordu.
Arkeolog David,
‘’ Tabii . Üstelik
eviniz kutsal tapınak zamanından kalma antik bir evin üzerinde
olacağı için daha özel olacaktır.Kolonların üzerine
beton bir kat yapacaksınız ve işçiler sizin evinizi inşa
ederken diğer yandan yeni bir şeyler keşfetmek için
toprağın altını kazacaklar’’ dedi.
Dina ve Ron her gün
inşaata geldiler ve gelişmeleri izlediler. Gerçekten çoğu
kırık olan bir takım eski
eşyalar daha bulundu. Bu eşyaların arasında
çömlekler,tabaklar, gaz lambaları, çamur
testiler vardı. David kırık parçaları korumak
için sandıklara yerleştirdi.
Baba, ‘’ Her
parçayı iyice inceleyip hangi zamana
ait olduğunu bulacağız. Ayrıca kırık olanları
yapıştırıp orijinal şekillerine dönüştüreceğiz’’
dedi.
Haftalar sonra
toprağın üzerinde yeni evlerinin inşaatı bitmiş ve
toprağın altında da antik ev keşfedilmişti.
Yeni evlerine taşındılar.
Balkonlarından Bet- Amikdaş’ı seyrettikleri
, toprağının altında da Kutsal Tapınak zamanından
kalma antik bir evin olduğu
güzel bir evleri vardı artık....
Dina ve Ron’un antik ev hakkında çok soruları oldu.
‘’Burada kim yaşadı’’?
‘’Ailede kaç
çocuk vardı’’?
‘’
Hangi oyunları severlerdi’’?
Bütün bu soruları
zaman zaman anne ve babalarına
da sordular, ancak aldıkları cevaplar hep
belki
ya da galiba
diye başlardı. Anne ve babaları,
‘’ Yetişkinler
bile bu soruların cevabını tam olarak bilemezler’’
demişlerdi.
Dina
ve Ron bu antik evde yaşayan çocuklar hakkında
ilginç hikayeler
ürettiler ve
bundan çok keyif aldılar.
SİZ DE YAPABİLİRMİSİNİZ?
|