ŞABAT İÇİN HALA
Şabat tüm dünyadaki Yahudiler için çok özel bir gündür. Şabat
günü olduğunda Yahudiler farklı hislere bürünürler. Herkes benzer
şeyleri yapan tek bir kişiye ait olduğunu düşünür. Şabat
için Hala hikayesi de uzun zaman önce İsrael topraklarında Şabat
öncesi yaşanmış bir olayı anlatır.
Çok uzun zaman önce, Bet-Amikdaş Yeruşalayimde sapasağlam ayakta dururken, İsrael topraklarında Hanina Ben Dosa adında bir haham yaşarmış.
Haham Hanina ve ailesi başkalarına
yardım etmek, onların ihtiyaçlarını karşılamak ve
yerine getirilmesi gereken mitsvaları özellikle de Şabata ait
olanları uygulamak için her zaman ellerinden geleni yaparlarmış.
Her cuma sabahı Haninanın karısı
Şabat için özel yemekler hazırlarmış. Fırını
yakar, hamuru yoğurur ve iki hala pişirirmiş. Ev pişmekte
olan bu özel Şabat ekmeklerinin kokusuyla doldukça bütün aile Şabatın
yaklaşmakta olduğunu anlarmış.
Fakat Haham Hanina fakirmiş ve bazı
zamanlarda halayı yapabilmek için gerekli olan unu alacak yeterli parası
olmazmış.
Bir cuma Haham Haninanın karısı
Şabatta hazırlayacağı yemeklerde kullanacağı
gerekli şeyleri alabilmek için kocasından para istemiş. Ama
Haham Haninanın ona verecek parası yokmuş. Karısı çok
telaşlanmış. Çok üzülerek kendi kendine Şabat için
her Şabat yaptığım gibi özel yemekler pişirmek
istiyorum. Ama bir hala yapacak kadar bile unum yok. demiş.
Peki hahamın karısı ne yapmış?
Bir plan yaparak Her zaman olduğu gibi ailemin Şabat yemeğinde
bir arada oturmasını istiyorum. Her Şabat yaptığımız
gibi su içmeli, bahçede kendi yetiştirdiklerimizi yemeli ve Şabat
şarkıları söylemeliyiz. Ve hala içinse- fırındaki
alevi yakacağım ki komşular bacadan çıkan dumanı görsün
ve hiç kimse ailemizin hala pişiremeyecek kadar parası
olmadığını anlamasın. demiş.
Ancak Haham Hanina ve ailesinin tam yanlarında
cimri ve çok uyumsuz bir kadın otururmuş. Komşularının
sırf ne yaptıklarını, ne yiyip ne içtiklerini izlemek ve ne
giydiklerini görmek için onları ziyaret edermiş. Daha sonra da kapı
kapı dolaşıp gördükleri hakkında dedikodu yaparmış.
Yolda karşısına çıkan herkese Sol tarafta oturan komşumun
yemek yapamadığını biliyor musunuz? Çocuklarına verdiği
yemekler tatsız tuzsuzdur! diye anlatırmış. Ve sağ
tarafımda oturan komşularım Şabat için evlerini bile
temizlemez. Her yer toz ve örümcek ağıyla kaplıdır.
diye anlatırken
sinsi sinsi gülermiş. Sokağın karşı tarafında
oturanlar ise kıyafetlerini Pazardan Şabata kadar değiştirmez.
O kadar berbattır ki ona bakmaya dayanamıyorum bile! diye devam
eder, burnunu kırıştırarak başını sallarmış.
Haham Haninanın karısının
hala yapabilmek için una para bulamadığı gün, bu yaşlı,
cimri ve uyumsuz kadın Haham Haninaların bacasından dumanın
yükseldiğini görmüş. Kendi kendine Hahamın karısını
bu sabah Şabat alışverişi için pazarda görmedim ve de
evinden yemek kokuları da gelmiyor. O halde bacasından yükselen duman
da ne? Belki de Şabat için yemek yapıyor gibi görünmeye çalışıyordur
sadece. Onu bir ziyaret edeyim ve fırınının boş olduğunu
görürsem, bunu herkese anlatıp onu rezil edebilirim! demiş.
Kadın neşe içinde kendi kendine gülerek,
Haham Haninanın kapısını çalmış. İçeriye
davet edilmeyi beklemeden kapıyı açmış ve içeriye girmiş.
Haham Haninanın karısına Bilirim ki aileniz Şabatın
gereklerini yerine getirmeye çalışır ve ben de bu gece için ne
hazırladığınızı görmeye geldim. Şabat için
fırınınızda ne pişiriyorsunuz? demiş ve bunu
sorar sormaz sıcak fırına yaklaşarak fırının
kapağını açmak için elini uzatmış.
Hahamın karısı ne yapacağını
şaşırmış. Komşum kapağı açtığında
yanan odunları görecek. Hiçbir şeyin pişmediğini
anlayacak. Ve sonra da tüm komşulara giderek Haham Haninanın
ailesi Şabata önem vermiyor diyecek. diye düşünmüş.
Fakat cimri ve uyumsuz kadın fırının
kapağını açtığında, bütün evi harika bir koku
kaplamış ve fırının içinde neredeyse yenmeye hazır
iki tane paralayan hala görmüş.
Hahamın karısı sevinçle içinden ona ihtiyacı olduğu zaman yardım ettiği ve onu küçük düşürülmek ve utançtan kurtardığı için Tanrıya teşekkür etmiş. Ve onu herkese rezil etmeyi isteyen kötü ve uyumsuz kadın da yaptığından çok utanmış,özür dilemiş ve gitmiş.