|
İsrail askerleri cesurca
savaştılar ve önemli zaferler kazandılar. Kısa bir süre
sonra Yeruşalayim’in Eski Şehir bölümüne geldiler
ve içeriye girmeye hazırlandılar. Şehri saran yüksek
duvara ve sekiz kapısına baktılar. (yedisi açık, biri
kapalı.) Eski Şehir’e hangi kapıdan girmeleri gerektiğini
bilmiyorlardı. Ne yapmaları gerektiğine karar
verirlerken, kapılar konuşmaya başladı. Gittikçe yükselen
sesleri ile “ Eski Şehir’e buradan gir! İçeriye
buradan gir!” diyorlardı.
Yalvarışları cennetten duyuldu fakat Tanrı
ve melekler hangi kapının
Eski Şehri özgürlüğüne kavuşturmak için
gelen askerlere giriş kapısı olacağına karar
veremediler.
Melek
Mikael konuşmaya başladı. “Yüce Tanrım! Her kapı
birbirinden güzel. Her kapı, askerleri Eski Şehir’e
sokmayı hak ediyor. Her kapının konuşmasına ve neden
onu seçmemizi istediğini anlatmasına izin ver. Daha
sonra hangisinin bu göreve layık olduğunu seçebilirsin.”
dedi.
Tanrı bunun harika bir fikir olduğunu düşündü
ve her kapının konuşmasını istedi.
İlk olarak Yafa kapısı konuştu. “ İki
önemli yol buradan başlar. Biri Yafa’ya ve denize
gider, öteki Hebron’a atalarımızın mezarına. Avraam
ve Sara’nın, İzak ve Rebeka’nın Yaakov ve Lea’nın.
Lütfen İsrail askerlerinin benim kapımdan şehre
girmelerine izin ver. Ben
rüzgarın yıkması imkansız olan kapıyım.
Hemen yanımda David’in kulesi bulunur. İkimiz birlikte
İsrail askerlerinin şehre güvenle girmelerini sağlarız.”
dedi.
Melekler konuşulanları duyduktan sonra, yüksek
sesle:” Yafa kapısı askerlerin Eski Şehre girmeleri için
en uygun kapıdır çünkü
o aralarında en kuvvetli olandır.” dediler.
Uzun
ve dimdik duran Şam kapısı yüksek sesle konuşmaya başladı.
“ Kapılar arasında en büyük ve en güzel olan
benim.” Yeruşalayim’den itibaren kuzeye doğru giden
yol benden başlar. İşte bu yüzden askerlerin benim kapımdan
şehre girmelerine izin ver!” dedi.
Ve melekler, yüksek sesle:” Şam kapısı
askerlerin Eski Şehre girmeleri için en uygun kapıdır
çünkü o aralarında en büyük olandır. “dediler.
Sonra,
Sion kapısı ciddi bir ses tonuyla konuşmaya başladı:
“Yüce Tanrım! Kutsal şehrinin ismi olan Sion’u taşıyorum.
Bana bir bak. Etrafımda yapılan savaşlar sonucunda
incindim ve zarar gördüm. Zaferin benim aracılığımla
kazanılması en doğrusu olacaktır. Lütfen beni seç.”
dedi.
Ve
melekler, yüksek sesle:” Sion kapısı askerlerin Eski
Şehre girmesi için en uygun kapıdır çünkü o
aralarında en fazla acı çekmiş olandır ” dediler.
Dan
kapısı ses tonunu arttırarak sözüne başladı: “
Sevgili Tanrım! Halime bak. Mahcup ve perişan bir
haldeyim. Vücudumun yarısı toprağın altına gömülü.
Yüzyıllar boyunca Yeruşalayim’in çöpleri benim üzerime
atıldı. Fakat lütfen beni yanlış anlama – dünyanın
en kıymetli mücevherleri ile kaplanacağıma Yeruşalayim’in
çöpleri ile kaplanmayı tercih ederim! Her gün, hemen
yanımda duran ağlama duvarına bakıyorum, ve üzgün
olduğunu gördüğümde umut dolu cümlelerle onu telkin
ediyorum.” Dedi.
“ Söylediği doğru” diye mırıldandı
ağlama duvarı.
Ve
melekler yüksek sesle: “ Belki de Dan kapısı
askerlerin Eski Şehre girmeleri için en uygun kapıdır
çünkü bu kapı aralarında en merhametlisi olmasına rağmen
en çok ihmal edilmiş olan kapıdır” dediler.
Sonra
Çiçek kapısı konuşmaya başladı: “İsrail
askerlerinin kirli ve bakımsız olan Dan kapısından
Eski Şehre girmeleri uygun olmayacaktır. Eski Şehre
buradan girmeliler. Ben, askerler Eski şehre resmi yürüyüşleri
ile girerlerken onlara çelenklerle çiçekler sunacağım.
Onların şehre buradan girmelerine izin ver.” dedi.
Ve melekler yüksek sesle: “ Belki de Çiçek
kapısı askerlerin Eski Şehre girmeleri için en uygun
kapıdır çünkü o en tatlılarıdır.” dediler.
Sonra,
Yeni Kapının sesi duyuldu: “ Ben kapılar arasında en
küçük ve en yeni olanım. O kadar yeniyim ki Yeruşalayim’in
yedi kapısından biri olarak sayılmıyorum! Her hangi
bir ayrıcalık isteme gibi bir hakka sahip değilim. Tüm
gün süren savaş benim etrafımda gerçekleşiyor.
Araplar tepemde duruyorlar ve duvarın üstünden İsrail
askerlerini vuruyorlar. Kalbim sürekli sızlıyor.
Arapları buradan uzaklaştırmaya çalışıyorum fakat
başaramıyorum. Belki de şimdi İsrail askerleri buradan
Eski Şehre girerek bana yardım ederler.” dedi.
Ve melekler: “ Kesinlikle Yeni kapı
askerlerin Eski Şehre girmeleri için en uygun kapıdır
çünkü o İsrail’in düşmanlarını uzaklaştırmak için
çok uğraşmıştır.” dediler.
Sonra
sesi duyulan Altın Kapısı oldu, bağırıyordu. İki
tarafından sarılı olduğu için sesi boğulmuştu.
“Evrenin yaratıcısı” diyerek sözüne başladı.
“Senelerdir kapım kapalı. Diğer tüm kapılar açılıp
kapandılar fakat ben, beni engelleyen büyük taşlar yüzünden
hiçbir zaman kıpırdayamadım. Yahudilerin Yeruşalayimdeki
Zeytin Dağı’na benim kapımdan geçerek ulaşacaklarına
söz vermiştin. İsrail askerlerinin şehre benim aracılığımla
girmeleri en doğrusu olacaktır.” Dedi.
Ve melekler, “Aralarında en uygun olanı
olsa bile, Altın kapı sadece Maşiah geldiği
zaman açılabilir. Bu yüzden Maşiah gelene kadar
beklemelidir.” Dediler.
Tanrı,
Aslan Kapısını göstererek: “Hala kendisini tanıtmamış
olan bir kapı var. Onu dinledikten sonra karar vereceğiz”
dedi.
Fakat
Aslan Kapısı sessizliğini korumaya devam etti.
“Konuş!”
diye tekrarladı Tanrı.
Aslan Kapısı yumuşak bir ses tonu ile konuşmaya
başladı: “ Yüce Tanrım! Ne tarafa baksam savaşan ve
yaralanan askerleri görüyorum. Kalbim kırılıyor. Bunu
izlemeye daha fazla dayanamayacağım. Savaş bittikten
sonra, askerlerin hangi kapıdan şehre girecekleri hiç
önemli değil.” dedi.
Tanrı
ve melekler bu konuşulanları dinledi ve aralarında fısıldaştılar.
Sonra Tanrı Aslan Kapısına dönerek konuşmaya başladı.
“Sen, bu askerlerin hayatlarına kendi onuruna verdiğinden
daha fazla değer verdin. İşte bu yüzden, İsrail
askerlerinin Eski Şehre senden girmelerine karar verdik.
Bizim genç aslanlarımızın ilerlemelerine ve Aslan Kapısından
şehre girmelerine izin ver!” dedi.
O
saatin içinde, İsrail askerleri silahlı araçlarıyla
birlikte Aslan Kapısından geçtiler ve Zeytin Dağı’na
doğru yol alarak şehri özgürlüğüne kavuşturdular.
Ağlama Duvarının önünde, Şofarlarını
kuvvetlice çaldılar. Şofarın sesi, ülkenin her tarafından
duyuldu. Böylece herkes Eski Şehrin kapılarının açıldığını
ve Yeruşalayim’in yeniden alındığını öğrenmiş
oldu.
|