|
“Şştt
oğlum. Uyu. Bir şey yok.” diyormuş babası.
Ama
baba çocuğun giderek daha mutsuz olduğunu fark ediyormuş.
Sonunda Moske’ye gerçeği söyleme zamanının geldiğini
anlamış. “Moske, biz senin gerçek annenle baban
değiliz. Karımla ben seni, tüm aileni öldüren
Kazak’ların elinden kurtardık. Sen Yahudi’sin.
İşte bu yüzden rüyanda başka bir aile görüyorsun.”
Sonra da Moske’nin evinden aldıkları birkaç şeyi göstermiş.
Aralarından biri, deri kaplı küçük bir kitap
Moske’nin dikkatini çekmiş.
“Bu
ne?” diye sormuş Moske. “Kitabın içindeki bu
garip yazılar nedir?”
“Bilmiyorum
Moske.” diye cevap vermiş babası. “Gel gidip
hahama soralım.”
Babası
hahama bütün hikâyeyi anlatmış. Haham sakalını
sıvazlamış. “Kitabın içindeki bu yazı,
annenin adı Moske. Bu onun dua kitabıydı.
Bu gece Yom Kipur bayramı. Yahudi yılının en
kutsal günü. Bizimle sinagoga gelmek ister
misin?”
Babası
oturmuş, hahamı dinliyormuş. Hahamın evinden çıktıklarında
Moske’ye demiş ki “Artık halkını tanıma zamanı
geldi. Annenin kitabını al ve bu gece sinagoga
git.”
O
gece Moske sinagoga gitmiş. Etrafındaki insanlara
bakmış. Annesinin kitabını öpmüş ve göğsüne
bastırmış. Gözyaşları yanaklarından süzülüyormuş.
“Lütfen Tanrım, halkım hakkında çok az şey, gerçek
annemle babam hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
Elimde bir tek bu dua kitabı var. Bu garip harfleri
al ve Seninle konuşmak için ihtiyacım olan sözcüklere
dönüştür.”
Haham
Moşe’nin sinagogun arkasında ağladığını görmüş.
Onu teselli etmek için yanına gelmiş. “Bu gece
gelip, avludaki evimizde bana ve aileme katıl. Halkını
tanı. Annenin dua kitabını da yanında
getir.”demiş
|