|
Kol
Nidre birkaç dakika sonra başlayacakmış ve sevgili
rav’ları daha sinagogda değilmiş.
“Nasıl olur?” diye soruyormuş bazılar.
“Tanrı korusun, başına bir şey mi geldi?” diye
merak ediyormuş başkaları.
Hava kararıyormuş. Gabay sessizce sinagogdan çıkarak
hahamı aramaya koyulmuş.
Köyün her yerine bakmış ana onu hiçbir yerde bulamamış.
Sonunda gabay bir evden mırıltı şeklinde tatlı bir
melodi geldiğini duymuş. Pencereden baktığında
rav’ın içeride, küçük bir kız ve bir bebekle
birlikte olduğunu görmüş.
“Rabi, burada ne yapıyorsun? Kol Nidre zamanı
geldi.” diye kekelemiş gabay. “Her yerde seni
aradım. Herkes sinagogda seni bekliyor.”
“Şşştt” demiş rav. Bu küçük kızla
birlikte yarım saattir bebeğin beşiğini sallıyoruz.
Ancak sustu ve uyumak üzere.”
“Ama rabi, bütün köy sinagogda seni bekliyor.”
“Sinagoga gelmek üzere yoldaydım ki bir bebeğin ağladığını
duydum” diye açıklamış rav. “Kapıyı çaldım,
bu küçük kız açtı. Anne ve babası sinagoga
gitmiş ve erkek kardeşine bakması için onu bırakmışlar.
Ama bebek uyanmış, küçük kız onun sakinleştirememiş,
ben de yardıma geldim.”
“Ama Yom Kipur. Kol Nidre ne olacak?” diye ısrar
ermiş gabay.
“Bu küçük bebeği ağlayarak bırakıp sinagoga nasıl
gidebilirdim?” diye sormuş rav.
Bebek uyuduğunda Rav, gabay’la birlikte köydekilerle
Kol Nidre için sinagoga gitmiş.
|