|
Yigal
ne yapacağını tam olarak biliyormuş. “Bana büyük
bir fıçı bul, içini ağzına kadar limonata doldur.”
Sigal söyleneni yapmış. “Şimdi fıçının içine
bak” diye emretmiş Yigal. Sigal fıçının içine
baktığında ayın, pırıl pırıl parlayan yansımasını
görmüş.
“Başardın!” diye bağırmış Sigal. “Ayı fıçının
içine hapsettin.”
“Şimdi çabuk fıçıyı kapat. Yeni ayı kutsama
zamanı geldiğinde fıçıyı açacak, ayı kiralayacağız.”
“Harika fikir.” diye bağırmış Sigal sevinçle.
“Bizim köyün muhtarı gibisi yok.”
O ay boyunca köy halkı yeni planları üzerinde çok sıkı
çalışmış. Kartvizitler, broşürler ve
kataloglar bastırıp diğer köylere dağıtmışlar.
Ay kiralanır afişleri bölgenin her yerine asılmış.
Sonunda
yeni ay gelmiş. O sabah herkes fıçının etrafına
toplanarak içine hapis edilmiş ay dedeyi görmek için
beklemeye koyulmuş. Muhtar Yigal kapağı sökmüş
ve kaldırmış. Herkes fıçının içine bakmış
ama sadece vıcık vıcık limonatadan başka bir şey görememiş.
“Olamaz! Ay nerede?” diye bağırmış herkes.
“Bu nasıl olur? Biri mi çaldı acaba?”
Yigal alnını sıvazlarken derin derin düşünmüş.
“Herhalde ay limonatanın içinde eridi” diye açıklamış.
“Korkarım limonatayı sokağa dökmeliyiz. Bu ay,
ay dedeyi kiralamayacağız.”
O gece köy halkı hüzünlüymüş çünkü tüm
zenginlik düşleri havaya uçmuş
|