|
Neli
gün boyunca herkesin ne giyeceğini dinlemiş durmuş.
Ama kendisi üzgünmüş. Purim için giysisi yokmuş.
Ailesi ona Purim giysisi almak bir yana, yiyecek alacak
yeterli paraya bile sahip değilmiş.
“Anneciğim.”
diye yakınmış Neli. “Sınıfımdaki herkesin
harika Purim giysileri var. Benimse hiçbir şeyim yok.
Neden başkaları gibi bir giysim olamıyor? Keşke
bu yıl Purim hiç gelmese.” Gözleri dolu doluymuş.
“Kızıma
verebileceğim bir şey olmalı” diye düşünmüş
annesi. “Yeni giysi alacak paramız yok ama onun için
yapabileceğim bir şey olmalı.”
Neli
ödevlerini yapmak için ağır adımlarla odasına gitmiş.
Yanakları hâlâ ıslakmış.
Annesi
tavan arasına koşmuş. Üstü toz kaplı büyük
sandığı açar açmaz aradığını bulmuş, üstüne
tutmuş, sonra da çalışma odasına kapanmış.
Anne
altı saat boyunca dikiş makinesinin başında, kesmiş,
biçmiş, tutturmuş ve dikmiş. “Mükemmel olması
gerekiyor”diye geçiriyormuş aklından.
Ertesi
sabah Neli’yi uyandırmak için odasına girdiğinde,
elinde kendi gelinliği varmış. Bütün gece onu
Neli’nin üstüne göre yapmak için çalışmış.
“İşte Purim giysin” demiş. “Umarım beğenirsin.”
Neli
o çok güzel gelinliğe bakakalmış. Gözleri
kocaman açılmış ve yüzünde geniş bir gülümseme
belirmiş. “Anneciğim, bu gördüğüm en güzel
giysi. Çok teşekkür ederim.” Artık Purim
gelsin diye sabırsızlanıyormuş.
|