H A N U K A
Beni’nin İlk Hanuka’sı

Sabah hava soğuktu.  Beni yorganına sıkıca sarındı ve pençesini heyecanla kıvırdı.  Güneş battığında Hanuka’nın ilk akşamı olacaktı.  Beni’nın hatırlayacak kadar büyümüş olduğu ilk Hanuka.  

Kahvaltıdan sonra Beni annesinin patates ayıklamasına yardım etti.  Kızkardeşi Sara kekler için elma sosu yaptı.  Mutfakta taze tarçın ve liman kabuğu kokusu vardı. 

Sara annesinin en güzel kabına krema doldurdu, Beni ise babası lokma kızartırken ona yardım etti.  Burunlarının üstü toz şeker kaplıydı.

Sonra Beni ile Sara Hanuka armağanlarını aramaya koyuldu: sekiz akşamın her biri için bir armağan ama hiçbir şey bulamadılar. 

İnce kar taneleri ağaçları kaplamaya başladı.  Beni ile Sara burunlarını pencereye dayadı.  Dışarıda oynayabileceklerini umuyorlardı.  Anne “Sıkı giyinin” dedi.  Baba uzun yün atkılarını boyunlarına doladı. 

Sara kartopları yapmaya çalıştı ama karlar dağıldı.  Beni güldü: “Annemizin keklerine benziyor!”  Yermiş gibi yaptılar.

“Hadi gidip Selim ve Nedim’i ziyaret edelim” dedi Beni. 

Sara onun peşinden gitti, yolda çeşitli hazineler buldular.

Arkadaşlarının evine vardıklarında Beni, Selim ile Nedim’in ağacının alttaki dalına özel bir çam kozalağı yerleştirdi.  Sara uzanabildiği kadar yüksekteki bir dala kırmızı kış kirazları koydu.  İnce dallardan bir yıldız yaptılar ve ağacın tepesine oturttular.  Kar tepelerinin arkasında gökyüzü pembe ve turuncu bir renk almıştı.  Beni ve Sara eve dönerken Selim’le Nedim’i de davet etti.

Akşam olunca bütün aile geldi.  Büyükanneler ve büyükbabalar, teyzeler, amcalar ve kuzenler.

Beni bir kutu renkli mum açtı.  Kendisi için en çok sevdiği renk olan sarıyı seçti.  Şamaş içinse yeşil bir mum aldı.  Baba Beni’yi kollarına aldı ve yeşil mumu yaktı.  Beni babasının ardından duayı tekrarladı.  Anne gururla gülümsedi.

Hanukiya’nın ışığı dışarıdaki soğuğu yumuşattı.  Beni ile Sara, Selim’le Nedim’e topacın nasıl döndürüldüğünü öğretti.  Herkes şarkılar söyledi.  Sonra armağan zamanı geldi. 

Önce Sara armağanını aldı sonra küçük kardeşinin ve kuzenlerinin paketlerini açmasına yardım etti.  Beni’nin armağanı tam istediği gibiydi.  Selim ve Nedim’in çikolatadan altın paraları vardı. 

Herkes şöminenin etrafına oturdu.  Büyükbaba Hanuka’nın hikâyesini, yağın sekiz gün boyunca sihirli bir şekilde nasıl yandığını anlattı.  Beni bir Makabi savaşçısı imiş gibi yaptı.

Hanuka’nın ilk gecesi sona erdiğinde Selim ile Nedim “Harikaydı” dedi.  Beni anne ve babasına sordu: “İkinci akşam da gelebilirler mi?” Anne ve baba ‘evet’ anlamında başlarını salladılar.

Yatarken anne ve babası Beni’yi öptü ve “Mutlu Hanuka!” dediler.  Beni oyuncak ayısına biraz daha sıkı sarıldı.  “Bu şimdiye kadar geçirdiğim en güzel Hanuka idi.”  Sara odaya daldı.  Anne ve baba Beni’yi kollarına aldı ve “Bizim için de öyle” diye fısıldadı.