|
Yeni
AY
Eskiden İsrael halkı yeni bir ayın başladığını
gösteren yeni ayın çıkışını
görmek için gökyüzüne bakardı.
Ay görünür görünmez, Yeruşalayimdeki
Zeytin Dağından başlayarak Babil sınırına
kadar yüksek tepelerde büyük ateşler yakarlar,
bu haberi yayarlardı.
Sanhedrin (en yüksek hukuk mahkemesi)
bayramların ve kutlamaların tarihlerini
belirler, bazı aylara yirmi dokuz gün, bazılarına
ise otuz gün verirdi.
Hızlı haberciler bilgileri iletirdi.
Ama
İran, İtalya ve Mısır gibi uzak ülkelerdeki
Yahudiler bu haberlere güvenemezdi çünkü bazen geç
ulaşırlardı.
Yeni ay olduğundan emin olmak için hem
otuzuncu güne, HEM DE bir sonraki güne bakarlardı.
Ne olur, ne olmaz!
O
zamandan beri gelenek, İsrael dışındaki
yerlerde Pesah, Şavuot ve Sukot bayramlarına
fazladan bir gün eklenmesini emreder.
|
 |
Yazılı
Takvim
Zaman geçti, halkımız Yahudi anavatanından
kovuldu.
Dünyanın dört bir yanına dağıldılar.
Artık merkezde bulunan bir Yahudi cemaati
ve dini kanunlar ve geleneklerle ilgilenecek bir başkan
yoktu.
O zaman yazılı bir takvim şart
oldu.
M.S.
359 yılında İkinci Rabi İlel
takvim yapmak için kuralları belirledi.
Yıllar dünyanın yaratıldığı
günden itibaren sayılmaya başlandı.
Yahudi günü güneş batımında
başlar çünkü Tora bize Yaradılışın
hikâyesinde şöyle der: gece vardı ve
sabah vardı, bir gün.
En baştaki ilk gün güneşin doğuşu
ile değil, güneşin batışı
ile başladı.
Bütün bayramlarımız bu sırayı
izler ve bir önceki gün güneşin batışında
başlar.
O
günden itibaren dünyanın her yerindeki
Yahudiler takvimi kendileri belirleyebildi ve
bayramları aynı gün kutlayabildi.
Takvimimiz
o zamandan beri hep aynı kaldı!
|
Ay
yılı ve Güneş yılı
Yeni
bir sorun ortaya çıktı çünkü ay yılı
354 gün ediyordu.
Bu demekti ki Pesah ilkbahar yerine kışın
kutlanacak, ekim yapılması gereken mevsimler
tamamen karışacaktı!
İnsanlar
güneşi dikkatle inceledi ve güneşe göre
hesaplanan bir yılın 365 gün olduğunu
fark etti.
Ay
yılı ile güneş yılını
birbirine uydurmak için bir plan yapmalıyız
dedi gökbilimciler.
O zaman Adardan sonra her iki-üç yılda
Adar Şeni (İkinci Adar ya da Veadar) diye
adlandırılan bir ek bir ayın geldiği
bir artıkyıl düzenlediler.
Böylece
İbrani takvimi hem aya, hem de güneşe uyan
bir takvim oldu.
|