|

Dünyada
önemli birçok şey vardır
Bunların en değerlisi evidir insanin
Nasıl ki farklıysa kişi kişiden
Ev de farklıdır evden
***
Değildir ev yalnızca dört duvar bir çatı
Değildir ev dizi dizi oda
Ne de sadece çimento, tuğla
Güvenlik ve derin duygulardır ev
***
Gümüşten
evler, altından saraylar
Sanat eserleri evler var
Ama yoksa içinde iyi duygular
Yalnızca boş kabuklardır bunlar
***
Hatırla
o halde, unutma hiç
Koru evini, titre üzerine
Bütün hazineleri ile
Güneş gibi ısıtır seni ev
***
Evler
var dağ tepelerinde
Ormanda, koruda ya da sahilde
Zengin olsun, fakir olsun
Benim diyeceğin bir evin olsun
***
Ev bir çiçektir, iyi pişmiş bir yemek
Güzel bir sofra, sevgiler gerçek
Bir anlaşmadır ev insanla dünya arasında
İçinde
mutluluk, neşe ve kahkaha

Popüler
bir deyiş vardır: “İnsanın evi
kalesidir.” Yahudiler
için ev kalenin de ötesindedir. Evi, insanın mabedidir.
Sinagogu ziyaret ederiz. Evlerimizde yaşarız.
Orada
çocuklarımızla oynar, ailece yemeklerimizi
yer, rahatlar
ve günün hırgüründen sıyrılır, eşlerimizle
aşk yaparız.
Cennet Adam ile Hava’nın eviydi; bizim için ev
cennettir.
Bu
bölümde bir evin çeşitli odalarında gezinecek,
dini anlamlarını ele alacağız.
Ön kapıdan girdiğinizde kapı kenarında
duran o tuhaf küçük kutuyu göreceksiniz.
Sonra mutfağa gelecek ve kaşer yiyeceğin
kanunlarını öğreneceksiniz.
Yemek odasında çeşitli bayram ve mevsimlere
özgü özel mönülerin tadına varacaksınız.
Hatta yatak odasına bir göz atacak ve seks hakkında
konuşacaksınız, çünkü seks Yahudilikte
“pis” değil, Tanrı’nın hazza ulaşmak
için verdiği bir olanak ve iki insan arasında mümkün
olan en yakın birleşmedir.
En sonunda çocuk odasına gidecek ve Yahudiliğin
çocuk yetiştirme konusundaki görüşlerini öğreneceksiniz.
Gezinizin
sonunda büyük olasılıkla Yahudiliğin Tanrı’nın
en önemli evinin sinagog değil de ev olduğunu
anlayacaksınız.
Evimize
hoşgeldiniz
Bu
bölümde
Kapı kenarındaki küçük kutunun anlamı
§
Mabet için değil de ev için “öteki
Hanuka”
§
Eskinin Bet-Amikdaş’ını hatırlatan
çağdaş unsurlar
§
Ve kitaplar, kitaplar, kitaplar...
Önce
ilginç bir ayrıntı ile başlayalım.
Alfabe sözcüğü aslında İbranice olan
iki sözcükten gelir. İlk
harf olan alef evrenin ilksel nedenini, Yaradan Tanrı’yı
temsil eder. Bet
ise ev anlamına gelir.
Ev için daha tanınmış olan sözcük bayit’tir.
Yahudi bilgelere göre harflerin dizilişi önemli
bir mesaj taşır.
Önem sırasıyla önce Tanrı, alef,
gelir, sonra da ev, bet gelir.
Bunlar Yahudilerin hayatta kalışının
kaynaklarıdır.
Tanrı
etrafımızdaki her yerdedir.
Mizmorlar der ki “Bütün dünya O’nun görkemi ile
doludur”. Yine de ancak kendimizi O’nun varlığına
hassaslaştırdığımız takdirde
O’nun yakınlığının farkına varırız.
Ünlü hasidik Kotsk Rabbi’sine “Tanrı
nerededir?” diye sorulmuştu.
Cevabı şuydu: “Girmesine izin verilen her
yerde.” Yahudi
evi sadece Yahudilerin yaşadığı bir yer değildir.
Yahudi evi Tanrı’nın davet edildiği
bir evdir.
Bazı
kişiler evlerini maksimum konfor elde edebilecekleri
şekilde tasarlar. Yahudiler
evlerine tinsel bir boyut ilave eder.
Bir eve içeriden olduğu kadar dışarıdan
da bakarak bir Yahudi’ye ait olduğunu anlayabilirsiniz.
Kapıya
dikkat edin lütfen
Ön
kapıya geldiniz. Şimdi
kapı kasasının sağ tarafına bakın.
O küçük kutuyu görüyor musunuz?
Çok gösterişli, stilize, gümüşten yapılmış
olabilir. Tahta,
hatta plastikten yapılmış basit bir dikdörtgen
kutu da olabilir. Tutkalla
yapıştırılmış veya çivilerle çakılmıştır.
Dünyanın neresine giderseniz gidin, o evde
Yahudilerin yaşadığını hemen anlarsınız.
Bu
kutunun bir adı vardır: mezuza.
Ve çok eski zamanlardan beri Yahudi evlerinin kapı
girişlerine tutturulmuştur: “Ve bugün size
emrettiğim bu sözcükleri... evinizin kapı kenarına
ve bahçe kapılarınıza yazacaksınız”
(Devarim 6:9)
Talmud
sözcüklerin kapı kenarının üstüne değil
de tıpkı Tora’nın yazıldığı
gibi, bir parşömen parçasına yazıldığını
açıklar. Parşömen
sonra rulo haline getirilir ve koruyucu bir kutunun içinde
yerleştirilir. Sizin
gördüğünüz bir kutudur ama gerçekte her Yahudi
evinin kapı kenarında bulunan, bir sofer (yazıcı)
tarafından yazılmış ve Tora’nın en
önemli bölümlerinden birini içeren “mini bir Tora”dır.
Dağın
zirvesinden...*
Mezuza
kutusunun üzerinde çoğu zaman bir İbrani harfi görürsünüz.
Yatay bir tabandan yükselen üç dikey çizgi.
Bu harfin adı şin’dir ve Tanrı’nın
isimlerinden biri olan Şaday’ın ilk
harfidir. Ayrıca
şomer daltey Yisrael’in yani
Yisrael kapılarının koruyucusu sözcüklerinin
de kısaltılmışıdır.
*Yahudiler
Tanrı onlarla doğrularını paylaştığında,
Sinay Dağı’nın zirvesinden gelen çok
şey öğrendi.
Bir
an şunu düşünün.
Bazı insanlar evlerine döndüklerinde köpeklerinin
onları nasıl sevinçle karşıladığını
övünerek anlatır.
Mezuza’ları olanlar simgesel olarak daha da sıcak
karşılanır.
Tanrı’dan ve O’nun sözlerinden küçük bir
parça sizi orada bekliyor.
İşte ben buna eve dönmeye değer derim!
Rabi’ye
sorun
Yeni
bir eve taşındığınıza mezuza
koymak için otuz gün süreniz vardır.
Bu zamanı gerçekten güzel bir mezuza bulmak için
kullanabilirsiniz ama daha fazla gecikmeyin. Mezuza’sız ev sigorta poliçesi olmayan ev gibidir.
|