| Yahudilikte
neden bu kadar çok kısıtlama var? Sanki Tanrı
hiç iyi vakit geçirmemizi istemiyor. Eğlenmenin
nesi kötü? |
 |
Cevap:
Bu, sadece sözcüklerle açıklaması çok zor bir
soru. Çünkü sözcükler mazeret gibi, hatta boş
gelebilirler.
Söylemek
istediğim, anlam ifade eden bir cevap sadece yaşayarak
ve tecrübeyle edinilebilir.Bu soruyu yanıtlarken savunucu
ya da yargılayıcı olmamalısın.
Bu, çocuğunun düşündüğünü gösteren iyi
bir soru, konuyu
ele alışın ona
duygularını yansıtmalı.
Her
şeyden önce
konuyu ciddiye al ve açıklama yaparken karşına
çıkacak bütün duygu ve kızgınlıklara
diren.
Daha
sonra,
esas olan cevabında eğlencenin Yahudilikte ne kadar
önemli bir yeri olduğunu belirtmen. Eğlenmek güvenli
olduğu sürece yanlış değildir (hem vücut
hem de kafa için güvenli). Aksine, eğlenmek, gülmek,
birisinin hayatına mutluluk getirmek Yahudiliğin bir
gereğidir.
Üçüncü
olarak, çocuğunun duygularına değer ver ve
onun bu konuda ne hissettiğini anlayabildiğini göster.
Bu konuda kendi sorularını onunla paylaşabilirsin.
Belki de ona, bir kez, senin de geleneğimizde neden bu
kadar çok “hayır” olduğunu merak ettiğini
söyleyebilirsin.
Dördüncü
olarak,
değişik eğlence çeşitleri üzerinde tartışmaya
başla. Çünkü sağlıklı olan ve sağlıklı
olmayan eğlenceler vardır. Mesela uyuşturucular
zevkli olabilir ama sağlıklı değiller. (başka
bir zaman uyuşturucular konusunda daha uzun bir konuşma
yapabiliriz) Yapıcı eğlenceler ve yıkıcı
eğlenceler vardır. Arkadaşları bir araya
getiren veya onları birbirinden ayıran eğlenceler
vardır (başkalarıyla eğlenmenin, eğlenceli
olmadığı gibi). Ve insanı iyi hissettiren
ya da insana utanç duydurtan eğlenceler vardır.
Ayrıca,
Tora aklımızı geliştiren ya da aksine ona
zarar veren, kutsallığa olan duyarlılığımızı
azaltan eğlenceleri birbirinden ayırır. Bütün
olumsuz emirler bizi korumak içindir ,çünkü Tanrı
yaratıcı olarak hepimizi yakından tanır,
yarattığı herkesin özelliklerini bilir, hayatımızı
ve ruhumuzu güzelleştirecek şekilde bizi yönlendirir.
Bunun
çocuğuna sigara içmenin zevkli olsa bile zararlı
ve kabul edilemez olduğunu ya da zehirli mantarların
lezzetli fakat tehlikeli olduğunu öğreten
sorumluluk sahibi bir anne-babadan farklı değildir.
Beşinci
ve belki de çocuğunun
gelişimi için en önemli olan, ona eğlence ve
mutluluk arasındaki derin farkı göstermeye başlamandır.
Eğlence
ve mutluluk birbirine benzeyebilir ve bu yüzden karıştırılabilir.
Fakat eğlence bazen mutluluğun sahte yüzüdür.
Amacım eğlenceye iftira etmek değil, fakat çocuğunun
mutluluk arayışının eğlenceyle tatmin
edilemeyeceğinin farkında olmasını ve içgüdüsel
olarak doğru bildiğini ifade etmesini sağlamak.
Birçok
genç veya çocuk bana “her zaman bir şeyler yapmamıza
gerek yok, sadece ailemle beraber olmak istiyorum.” Demiştir.
Çocuk; annesiyle babası birbirine gülümsediğinde
duyduğu güvenin, ailesiyle geçirdiği iyi zamanın,
sevilmenin ve takdir edilmenin verdiği kendine güvenin
huzurunu duymayı arzular.
Viktor
Frankl’ın “Hayatın Anlamını Arayan Adam”
adlı kitabında yazdığı gibi, gerçek
mutluluk anlamlı yaşamakla yani kendinden daha önemli
ve büyük bir şey için çabalamakla gelecektir. Günün
sonunda insanın aynaya baktığında gördüğü
şeyden memnun olma duygusudur.
Eğlence
cumartesi gecesidir, mutluluk cuma gecesidir. Şabat
bütün aile aynı masanın etrafına oturup yemek
yemenin ve şarkı söylemenin ve Tanrı-İnsan
yakınlığının verdiği sessiz mutluluktur.
Eğlence
dışa dönük ve kısa sürelidir, mutluluk ise
uzun süreli ve manevidir. Bunun da ötesinde, eğlencenin
genellikle acı veren bir bedeli vardır. Mutluluk ise
acıyla karşılaşıp onu yenmenin bir
sonucudur.
Son
olarak eğlence bir oyun parkıdır, mutluluk ise
sevdiğin insanın gözlerine bakmaktır.
|