| Kaşerut
– 3 : Kan |
 |
Midraş’a
göre, insanoğlu Tufan’a kadar vejetaryendi ve sadece
bitkilerle besleniyordu. Tufan’dan önce, Tanrı
Noah’tan gemiye hayvanlar almasını söylediği
zaman, “temiz” ve “temiz olmayan” hayvanlardan
bahsederek, Tufan’ın ardından hayvanların da
yenebileceği konusunda bir ipucu vermiştir. Gerçekten
de, Tufan bitip, Noah gemiden çıktıktan sonra
şu pasuk göze çarpar:
“Canlı
olan her hareketli (şey) sizin için yiyecek olacak;
hepsini size yeşil
otlar gibi verdim.” (Bereşit 9:3)
Bu
cümlenin ardından ilk Kaşerut kuralı
verilmektedir:
“Ancak,
eti canı (olan) kanı ile yemeyin.” (Bereşit
9:4)
Raşi,
bu cümleden iki tane kural çıktığını
belirtir. Bunlardan bir tanesi “Ever
Min Ahay”
yasağıdır. Bu, canlı bir hayvanın
herhangi bir organını keserek yemeyi yasaklamaktadır.
Bir hayvanın etinin yenmesi için, önce öldürülmesi
gerekir. Daha
da önemlisi bu yasak, “Şeva
Mitsvot Şel Bene Noah – Noah’ın
Oğulları İçin Yedi Mitsva”ya dahildir ve
sadece Yahudiler için değil, tüm insanlık için geçerlidir.
İkinci
kural ise, kan yememek üzerinedir. Tora “çünkü
kan, candır; ve eti canla beraber yemeyeceksiniz”
(Devarim 12:23) diyerek, etin yenmeden önce, kanından arındırılması
gerektiğini önemle belirtmektedir.
Kanla
ilgili kurallardan bir tanesi yumurtalarda ortaya çıkar.
Bazı yumurtaların içinde, yoğunlaşmış
kan parçacıklarına rastlanır. Bu yumurtalar
yenmemelidir. Dolayısıyla yemeklere yumurta katılmadan
önce, bu yumurtaların ayrı bir kapta kontrol
edilmesi gerekir. Kan lekesine rastlanan yumurta atılmalıdır.
Haşlanmış yumurta yenirken beyazın her
tarafı kontrol edilemeyeceğinden ve yumurtaların
çoğunluğunun kan lekesine sahip olmadığından
yola çıkılarak, detaylı kontrola gerek yoktur.
Yine de kana rastlandığı takdirde yumurta
yenmemelidir.
Bir
ipucu : Beyaz kabuklu yumurtalarda kan lekesi daha az görülür.
Kaşerut
– 4 : Eti Kanından Arındırma
Kanından
arındırılmamış et, “Kaşer değildir”.
Etin kanından arındırılması için iki
yöntem vardır:
a.
Tuzlama
“Et
ya da tavuk” parçaları, büyük bir kaba konur; kap, tüm
parçalar örtülecek şekilde suyla doldurulur ve yarım
saat beklenir. Bu iş için kullanılan kabın başka
hiçbir şey için kullanılmaması gerekir. Bu işlem
bittikten sonra parçalar kesildiği takdirde, kesilen parçalar
tekrar suda bekletilmelidir.
Sudan
çıkarılan parçalar, büyük delikli bir süzgece
konur ve suyun akması için kısa bir süre beklenir.
Etlerin “her tarafı” tuzlanır ve süzgeçte
yaklaşık “bir saat” bekletilir. Bu iş için,
kalın tuz kullanılmalıdır. Tuzlama sırasında,
kanın deliklerden akıp gitmesine ve et parçalarının
delikleri tıkayarak bunu engellememesine dikkat
edilmelidir. Tuzlama için kullanılan süzgeç, sadece
tuzlama için kullanılmalıdır. Tuzlama sırasında
parçalar kesilirse, o parçaların yıkanıp
tekrar tuzlanması gerekir.
Bir
saat bitiminde parçalar suda yıkanır. Daha sonra
etler su dolu bir kap içine konur. Kabın suyu üç kez
değiştirilir. Tüm bu işlemlerden sonra et Kaşer
statüsüne kavuşur.
b.
Izgara
Kanın
akıtılması için ikinci yöntem doğrudan
ateşte ızgara yapmaktır. Izgaradan önce etler
üzerine tuz, baharat vs. atılmamalıdır. Bu yöntem
için, ancak kanın alttan akıp gidebileceği bir
ızgara kullanılabilir. Teflon tavada yapılan
ızgara geçerli değildir. Izgara sırasında
akan kanın yenilemeyeceğini söylemeye gerek yoktur.
Ø
Tuzlanmadan önce eti kesmek için kullanılan bıçak
vs. trefadır ve başka işlerde kulllanılmamalıdır.
Ø
Et tuzlandıktan sonra, “tuzlanmamış etlerin
çekilmediği” bir makinede kıyma haline
getirilebilir. Fakat tuzlanmadan önce kıyma haline
getirilmiş bir et, ancak ızgara yöntemiyle pişirilirse
yenilebilir.
Ø
Sakatat ve özellikle ciğer fazlasıyla kan içerdiğinden
tuzlama ile kanından ayrılamaz, sadece ızgara yöntemiyle
pişirilebilir ve ancak bunun ardından yemeklere katılabilir.
Ø
Tavuk açılırken içinden çıkan doğmamış
yumurta etli statüsündedir, tuzlanmalıdır ve sütlü
yiyeceklerle yenemez. Kemik de yukarıdaki prosedüre göre
tuzlandıktan sonra yemeklere katılabilir.
NOT:
Bazı evlerde, etlerin tuzlanıp, tuzlu halde suya
konulması şeklinde bir uygulama yapılmaktadır.
Bu uygulama yanlıştır ve etler kanından arınmadığı
için Kaşer değildir.
|